{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:03/02/2022<br>DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ:11/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:11/07/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ve diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan davacı ...  idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı sürücünün ve davacı yönetimindeki araçta yolcu konumunda seyahat eden davacı ...'nın eşi olan diğer davacı ...'in yaralandığı, davacıların geçici ve daimi iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğu, dava öncesi davacı ...'in geçici iş göremezliğine ilişkin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 12.169,00 TL ödendiği, ancak yapılan tediyenin gerçek zararı karşılamadığı, belirtilen yetersiz ödemeye ilişkin verilen ibranın da bakiye zarar bulunması nedeniyle iptali gerektiği, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise başvuruyu reddettiği, uğradığı bedensel zarardan dolayı davacıların acı ve ıstırap çektiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacı ... için 100,00 TL geçici ve 900,00 TL sürekli iş göremezlik zararının tüm davalılardan, davacı ... için 100,00 TL geçici ve 900,00 TL sürekli iş göremezlik zararının davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...'dan olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini, her bir davacı için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ve kazaya karışan ... plaka sayılı aracın trafik sigortası haricinde ... Sigorta A.Ş. nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğu, talep olunan manevi tazminatların poliçe kapsamında teminat altında alındığı, öncelikle davanın kasko sigortacısına ihbarını, esasa ilişkin olarak da kusurun ve zararın ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; hadisenin haksız fiilden kaynaklandığı, ticari dava niteliği olmadığı, asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olduğu, müvekkilinin faaliyet merkezi itibariyle de yetkisiz yerde davanın açıldığı, talebin zamanaşımına uğradığı, öncelikle belirtilen nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi icap ettiği, esasa ilişkin olarak dava dilekçesinde hadisenin iki taraflı trafik kazası olarak anlatıldığı, oysa davacıların idaresindeki aracın ilkin aynı istikamette ve önce ilerleyen ... plakalı araca arkadan çarptığı, akabinde müvekkili nezdinde sigortalı aracın davacıların bulunduğu araca arkadan çarptığı, davacılardaki yaralanmanın ilk kazadan kaynaklandığı, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ortaya konması icap ettiği, davacı ...'in içerisinde yolcu olarak seyahat ettiği aracın trafik sigortacısından tazminat isteyebileceği, davacı ...'nın ise kendi kusuru nedeniyle tazminat istemesinin mümkün olmadığı, davacı ...'in zararının tamamen ödendiği ve bakiye maddi tazminat alacağı da kalmadığı, davacı ...'nın maluliyetiyle kazadaki yaralanması arasında bir illiyet bağı olmadığı, kusurun ve zararın ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan evvel müvekkili şirkete başvuru yapılmasına ilişkin dava şartının usulünce yerine getirilmediği, kusurun ve zararın ispatı gerektiği, müterafik kusur durumunun tespiti halinde lazım gelen oranda indirim uygulanması icap ettiği, yine kazaya ilişkin SGK tarafından davacılara yapılan ödemenin de hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesini, müvekkili şirketin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, olay tarihinden ve avans faizi talebinin haksız ve yersiz olduğunu, ancak dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası örneği, trafik kazası tespit tutanağı, davacının tedavisine ilişkin hastane evrakları, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, trafik sigorta poliçesi örnekleri, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazanın zincirleme trafik kazası şeklinde meydana geldiği, olaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasında davalı sürücüye asli kusur yüklendiği, kaza yeri ve mahal koşulları ile gece vakti hadisenin vuku bulması nedeniyle tarafların müsavi derecede kusurlu olduğunun değerlendirildiği, yolcu konumunda bulunan davacıya ise kusur yansıtılamayacağı benimsenmiş, temin edilen sağlık raporlarında her iki davacının kazadaki yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle daimi iş göremezliğe maruz kalmadığı ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 güne kadar uzayacağının belirtildiği, davacıların daimi iş göremezlik zararını ispat edemediği, geçici iş göremezlik talepleri bakımından ise davacı ...'in 100,00 TL ve diğer davacı ...'nın 50,00 TL maddi zararının sübuta erdiği, öte yandan davacı ...'e dava öncesi yapılan tediye ile belirtilen zarar kaleminin tamamen karşılanmış olduğu ve talebin konusuz kaldığı, tarafların kusur oranı ile davacılardaki yaralanmanın derecesi dikkate alındığında manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50,00 TL geçici iş göremezlik zararının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik zararı talebiyle davacıların sürekli iş göremezlik zararı istemlerinin ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'in geçici iş göremezlik talebinin konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            :<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sürücü idaresindeki aracın müvekkili yönetimindeki araca arkadan çarptığını, bu trafik kazası sonucunda davacıların yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığını, kazadaki yaralanmaya bağlı arazının davacılarda daimi iş göremezlik oluşturduğunu, Denizli Servetgazi Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurul Raporuna göre davacı ...'nın %20, diğer davacı ...'in ise %7 oranında daimi iş göremez olduğunun belirtildiğini, ceza davası sırasında alınan sağlık kurul raporu ile iş bu dava dosyasında temin edilen maluliyet raporlarının taban tabana zıt olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ayrıca trafik kazası sonucu müvekkillerinin yaralandığı, bedensel zararından dolayı davacıların acı ve ıstırap çektiğini, tedavi süresince üzüntü duyduklarını, manen yıprandıkları ve hadisenin vukunda davalı sürücünün kusuru bulunduğunu, tüm bu olgular karşısında manevi tazminat taleplerinin tümden reddinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, uğramış olduğu cismani zarar nedeniyle davacıların manevi tazminata müstahak olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP            :<br>Davalı Türkiye (...) Sigorta A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden hükmedilen miktar itibariyle kararın kesin olduğu, davacıda kalıcı maluliyet oluşmadığı, maddi ve manevi zarardan kaynaklı tazminat taleplerine ilişen tüm istinaf itirazlarının yasal dayanağının bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacılar, zincirleme trafik kazası sonucu yaralandıklarını ve iş göremezliğe maruz kaldıklarını belirterek bu trafik kazasından mütevellit oluşan maddi zararın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini, ayrıca yolcu konumundaki davacının maddi zararı bakımından içerisinde seyahat ettiği aracın trafik sigortacısının müteselsil sorumlu tutulmasını, manevi tazminatların ise sadece davalı sürücüden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davacıların sürekli iş görmezlik zararı talepleri ile manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ...'in geçici iş göremezlik zararı talebinin konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'nın geçici iş göremezlik talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Somut olaya ilişkin olarak Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2017 gün, ... esas ve ... sayılı kararı ile davalı ...'ın davacı ...'e karşı işlediği taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK.'nun 89/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, ceza mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat itibariyle maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır.<br>Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı ve istinaf talepleri değerlendirildiğinde; <br>1-)Somut davaya konu olayla ilgili kaza tespit tutanağında, üç aracın karıştığı kazada en arkadaki araç olan davalının ve onun önündeki davacının araçlarının, öndeki araca arkadan çarpmaları nedeniyle kusurlu olduklarının tespit edildiği, ceza dosyasında alınan trafik bilirkişisi raporunda en arkada bulunan ve davacının aracına çarpan davalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu, ancak onun önündeki araç sürücüsü olan davacının ise önündeki araçla takip mesafesini korumamış olması halinde asli kusurlu, takip mesafesini korumuş ise tali kusurlu olduğunun bildirildiği, somut dosyada ise ilk derece mahkemesince her hangi bir kusur raporu alınmadan, gerekçeli kararda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu görülmüştür. Oysa ki, somut dosyada taraflara itiraz imkanı verecek şekilde oransal kusur raporu alınmadan, ceza dosyasındaki kusur raporu ile somut dosya kapsamı gözetilip mahkemece gerekçeli kararda kusur oranı takdir edilmek suretiyle hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru değildir.<br>Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından yapılması gereken iş; kusur tespiti konusunda uzman olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Trafik Fen Heyetinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden, ceza dosyasında alınan önceki kusur raporu da değerlendirilerek, tarafların davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarını belirleyecek şekilde denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.<br>2-)Somut dosyada alınan ve mahkemece hükme esas kabul edilen Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın maluliyet raporunda, davacılar ... ve ...'nın sürekli bir maluliyetlerinin olmadığı, 3'er gün süreyle geçici iş göremezliklerinin bulunduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Ceza dosyasında alınan davacıların kati doktor raporlarına göre, BTM ile giderilebilir şekilde yaralandıkları bildirilmiştir. O halde davacıların olay sonrasında BTM ile giderilebilir şekilde yaralandıkları ve somut dosyada alınan maluliyet raporlarına göre 3'er gün süre ile iş göremez hale geldikleri sabit olduğuna göre, haksız fiile maruz kalan ve cismani bir zarar yaşadığı sabit olan davacılar lehine TBK 56. maddeleri gözetilerek uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince manevi tazminat koşulları oluşmadığı yönündeki yetersiz gerekçesiyle talebin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>3-)İlk derece mahkemesinin kabulüne göre ise; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı ...'e dava konusu olay nedeniyle 12/07/2017 tarihinde 12.169,00 TL ödeme yapıldığı sabittir. Yapılan bu ödemenin davacının sürekli maluliyetine ilişkin olarak yapıldığı da dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının geçici iş göremezliği yönünden ise sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair bir belgeye rastlanmamıştır. O halde, davacı ... için yapılan ödeme sürekli iş göremezliğe ilişkin olduğundan ve geçici iş göremezlik yönünden bu davacıya ödeme yapılmadığından, davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminatı talebinin değerlendirilerek, bu konuda bir hüküm kurulması gerekirken geçici iş göremezlik talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin  istinaf isteminin yukarıda gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin yukarıda gösterilen sebepler yönünden istinaf isteminin KABULÜNE,<br>2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 03/02/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına<br>5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 ‬TL istinaf karar harcının istekleri halinde iadesine,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 11/07/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"598912fa31979b8c","SID":"fb4a9fd384029692"}}