{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ : 30/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2020<br>DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/06/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili asıl davada; müvekkili şirketin 24/12/2012 tarih ve...nolu başvuru belgesi gereği 99, 39, 43 sıra numaralı emtiaları kapsayan \" ...\" markasının sahibi olup, aynı zamanda ...ı olarak A Grubu Seyahat Acentası İşletme Belgesi sahibi olduğunu, Türkiye'nin ve özellikle Antalya'nın turizm gözdesi haline gelmesine büyük katkıda bulunan yüzlerce insana istihdam sağlayan müvekkili şirketin sahibi olduğu \"...\" markasının uluslararası tanınmış bir turizm markası olduğunu, davalının davacı müvekkili şirketin yetkilisi ...bir dönem ortağı ve yetkilisi olduğu.... Ltd. Şti.'de muhasebe ve mali işler bölümünde çalıştığını, fakat davalının bu şirket tarafından kendisine verilen vekaleti kötüye kullanması, güven sarsıcı hareketlerde bulunması nedeniyle iş akdine son verildiğini, davalının işten ayrıldıktan sonra davacı müvekkili şirketin yetkilisi hakkında teamül ve etiğe ve dürüstlük kurallarına aykırı faaliyetlerde bulunmaya başladığını, şirket yetkilisi olan ...i'nin ismini lekelemeyi, kendince zarar vermeyi amaçladığını, davalının davacı şirketin yetkilisi ... tarafından 14/06/2012 tarihinde şirketin kurulmasından sonra da aynı faaliyetlerde bulunduğunu, davacı müvekkilinin şirket kurulduktan sonra kullanmakta olduğu isme ilişkin 24/12/2012 tarih ve ...nolu başvuru belgesi gereği, 99-39-43 sıra numaralı emtiaları kapsayan ...\" markasını adına tescil ettirmek için başvurduğunu, davalının, davacı müvekkili şirkete zarar vermek, ticari hayatını bitirmek, gerek müşterileri gerekse tur operatörleriyle arasını açmak için kendi adıyla kullandığı sosyal paylaşım sitesindeki sayfasında ve birçok otel ve turizm acentasına mailler atarak \"...\" başlığıyla çirkin, asılsız yakıştırmalarda bulunduğunu, davalının eylemlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a/1 maddesi gereğince haksız rekabet niteliği taşıdığını belirterek öncelikle davalının facebook sosyal paylaşım sitesi ve mail dahil basın, yayın ve internet aracılığıyla yaptığı haksız fiillerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, bunların ilgili siteden kaldırılmasına veya ilgili görüntülere ulaşımın engellenmesine, ayrıca buna ilişkin davalıya ihtarat yapılmasına, yine bu hususla ilgili ... Kurumu'na, ...A.Ş.'ye ve ... Sosyal Paylaşım Sitesi'ne tedbir kararının yerine getirilmesi için bildirimde bulunulmasına, davacı müvekkiline karşı yapılan eylemin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabete ilişkin oluşan maddi durumun ortadan kaldırılarak düzeltilmesine, davalıların haksız rekabet teşkil edecek biçimde davacının markasını, internet, her türlü yazışma ve basılı evraklarda kullanmaktan men edilmesi, tüm alanlardan marka adının silinmesi, markanın kullanıldığı her türlü yazışma ve basılı evrakın toplatılıp imha edilmesine, HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davası hükümleri uyarınca davacının uğradığı zararların davalıdan tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tazminat taleplerine dava tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, tüm Türkiye çapında basımı ve yayımı yapılan tirajı itibarıyla 5 büyük gazeteden birinde ilan edilmesine, ilan giderlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili ...Esas sayılı birleşen dava dosyasında; müvekkili şirketin \"...\" markasının sahibi olduğunu, müvekkili şirketin turizm alanında yürüttüğü başarılı faaliyetlerin onun Türkiye'de özellikle Antalya'da turizm gözdesi haline gelmesine neden olduğunu,  müvekkili şirketin \"... markasının uluslararası tanınan bir turizm markası olduğunu, aynı sektörde ve müvekkili şirkette uzun yıllar çalışmış olan davalının iş akdinin feshi sonrası davacı şirket hakkında ticari örf adet ve teamüllere ayrıca da dürüstlük kurallarına aykırı faaliyetlerde bulunmayı, bu kapsamda şirketin adını lekelemeyi ve şirkete zarar vermeyi kendine iş edindiğini, kendi adıyla kullandığı ... sosyal paylaşım sitesindeki sayfasında ve müvekkili işyerinin fotoğraflarını da koymak suretiyle davacı şirket hakkında asılsız ve çirkin yakıştırmalarda bulunduğunu, müvekkili firmayı dolandırıcı bir  firmaymış gibi göstermeye çalıştığını, bu durumlar öğrenilince uyarı amacıyla davalıya ulaşılmaya çalışıldığını, sonuç alınamadığını, markanın hak sahibinin rızası dışında internet ortamında kullanılmasının açıkça yasaklandığını, nitekim bu eylem aracılığıyla müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin engellendiğini, davalının kusurlu davranışlarıyla müvekkilinin çok ciddi anlamda maddi zarara uğramasına neden olduğunun sabit olduğunu,  davacının manevi şahsiyetini de hedef alan ve halihazırda devam eden bu eylemler nedeni ile 100.000 TL manevi tazminat  talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla  öncelikle davalının ...  sosyal paylaşım sitesi sonuçta internet aracılığı ile yaptığı haksız fillerin ihtiyati tedbir yoluyla acilen durdurulmasına, bunların ilgili sitelerden kaldırılmasına veya ulaşımın engellenmesine, ayrıca buna ilişkin davalıya ihtarat yapılmasına, yine bu hususla ilgili ... Kurumu'na,... A.Ş.'ye, ... Sosyal Paylaşım Sitesi'ne gerekli bildirimlerde bulunulmasına, davacı müvekkili şirkete karşı yapılan eylemin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabete ilişkin oluşan maddi durumun ortadan kaldırılarak düzeltilmesine, davalının haksız rekabet teşkil edecek biçimde müvekkili davacının markasını internet, her türlü yazışma ve basılı evraklarda kullanmaktan men edilmesi, kullandığı tüm alanlardan marka adının silinmesi, markanın kullanıldığı her türlü yazışma ve basılı evrakın toplatılıp imha edilmesine, HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası hükümleri uyarınca mahkemece yapılacak tahkikat sonucu tespit edilecek ancak şimdilik 20.000,00 TL olarak talep edilip fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu davacının uğradığı maddi zararların davalıdan tahsiline, 100.000,00 TL  manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerine dava tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizinin işletilmesine, masrafları davalıdan alınmak suretiyle mahkemece verilecek kararın mahkemece uygun görülecek bir kısmının tüm Türkiye çapında basımı ve yayını yapılan tirajı itibariyle 5 büyük gazeteden birinde tam sayfa ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili asıl davaya cevabında; davacı firma tarafından müvekkili aleyhine açılmış bulunan marka itibarının kaybı sebebi ile tazminat talebi davasının yasal dayanaklardan yoksun olup, davalı müvekkilinin nitelikli dolandırıcılık suçlamalarından kurtulma iradesi içinde açılmış bulunduğunu, davacının dava açma şartı ve ehliyetinin olmadığını, davacı firmanın iflas ettirdiği ... adına tescilli markayı muvazaalı bir yolla kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, davalı müvekkilinin şikayeti ile oluşan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma numaralı dosyasında davacı şirket yetkilisi ... de bulunduğu 8 kişi hakkında nitelikli dolandırıcılıktan şikayette bulunduğunu ve esas marka sahibi .... Şti.'nin hileli yolla batırılarak borçlarından kurtulma amaçlı bir fiil içinde oldukları şikayetinin yapıldığını, davacının dava açma ehliyetinin olmadığını, \"...\" markasının davacı firmanın markası olmadığını belirterek öncelikle 556 Sayılı Yasanın 9 ve 61'nci maddelerine göre dava şartı bulunmayan bu dava yönünden verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına, davacı firmanın tüm taleplerinin ve davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili birleşen davaya cevabında; davalının bu markayı hiçbir ticari faaliyetinde kullanmadığını,  dava konusu  marka üzerinde başka bir firmanın mülkiyet iddiasının bulunduğunu, davacı firmanın batık olup, davalı ile cezai ve hukuki ihtilaflarının bulunduğunu,  davacı firma yetkilileri yönünden Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesi'nde ticari terkten dava açılmış bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Davanın açıldığı Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/06/2017 tarihli...Esas... Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya yönelik haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, işbu karar taraflarca istinaf edilmiş, Dairemizin 12.06.2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davada yargılama yapma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma ilamı neticesinde dava dosyası yeni esasa kaydedilerek Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 29/11/2018 tarihli 2.. Esas...Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir.<br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda; \"...\" markasının ana davanın davacısı olan firmanın tescilli markası olduğu, markanın tescili için 2012 yılında TPE'ye başvuruda bulunulduğu; davalının iddia edilen paylaşımları kendi facebook sayfasında yayınladığı sabit olduğu, yayınlanan bu yazılar ve yorumlar dürüstlük kurallarına aykırı davranış olarak değerlendirildiği, bu haksız yazı ve yorumlar nedeni ile davacıların zarar gördükleri, davalının dosya arasına aldırılan ceza dosyasında ... isimli firmada genel müdür olarak çalıştığı, hem davacı şirketler hem de dava dışı ... şirketi aynı alanda faaliyet gösterdiklerinden iktisadi rekabet şartının mevcut olduğu tanık ifadeleri, ceza dosyası ve dosya arasına aldırılan  usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi heyeti  raporlardan anlaşılmaktadır. <br>Aldırılan 10/02/2017 tarihli heyet raporunda asıl davacının muhtemel zararının 22.000,00 USD ve fiili zararının 6.096,00.-TL olduğu; birleşen dava davacısının 31.866,00 TL net zararının oluştuğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacıların manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmeye göre de haksız rekabet nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği, dolayısıyla olayda manevi tazminat isteme koşullarının da bulunduğu mahkememizce değerlendirilerek, tarafların sosyal ekonomik durumları, paranın alım gücü, haksız rekabetin niteliği ve hakkaniyet gereği ve somut olayın özelliği gibi hususlar değerlendirilerek her bir davacı lehine 10.000,00.-TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Davacıların talepleri arasında markanın kullanıldığı her türlü yazışma ve basılı evrakın toplatılıp imha edilmesi ve mahkemece verilecek kararın tamamının 5 büyük gazeteden birinde ilan edilmesi talebi de bulunmakta ise de  söz konusu facebook sitesinin yurt dışında tescil ettirilmiş bir site oluşu nedeniyle, TTK'nın 56/1-c bendi kapsamına girmemesi nedeniyle bu yöndeki talepler reddedilmiştir.\" gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait markaya yönelik haksız rekabetin önlenmesi ve bu kapsamda 6.096,00.-TL fiili zararın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile ve 22.000,00.-USD muhtemel zararın 3095. Sayılı Kanunun 4/a Maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Dolar Cinsinden Açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; davalının davacıya yönelik haksız rekabetin önlenmesi ve bu kapsamda 31.866,00.-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,10.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı asıl davanın davacısı ....şrketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Asıl davada davacı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davacı müvekkilinin ticari defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle davacının uğradığı maddi zararın belirlenmesi amacıyla bilirkişi kurulundan görüş alınmasına karar verildiğini, bilirkişi kurulundan 24.05.2016 tarihli kök ve 10.02.2017 tarihli ek raporlar alındığını, bu raporlara  itirazları nazara alınmaksızın, davacının zararının 22.000-USD yoksun kalınan kar ile 6.096,00-TL fiili zarar olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğunu,  bilirkişi kurulunca muhtemel kazanç kaybı hesaplanırken, davalının paylaşımları nedeniyle yurtdışı tur operatörleri tarafından davacıya gönderilen rezervasyon ve ödeme iptallerine ilişkin yazılardan yalnızca MTK tarafından iptal edilen 120.000-USD ve... tarafından iptal edilen 320.000-USD’lik yazıların dikkate alınmakla yetinilmesinin  yanlış olduğunu, oysa ki rezervasyon ve ödeme iptallerine ilişkin yazılarda ismi geçen firmalardan “... turizm şirketinden gelen 220.000-USD’lik rezervasyon ve ödeme iptalinin hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi kurulu tarafından adı geçen tur operatörü tarafından davacıya gönderilen yazıda bir iptalden bahsedilmediği, ödemelerin bir süreliğine durdurulduğunun bildirildiği gerekçesiyle muhtemel zarar hesabında bu tutara yer verilmediğinin belirtildiğini, bilirkişi kurulu tarafından davacı müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının da incelendiğini, usulüne uygun biçimde tutulduğu bilirkişi raporu ile sabit olan defter ve kayıtlarda davacı müvekkilinin banka ve kasa hesaplarına “... turizm şirketinden herhangi bir ödemenin gelmediği, bu şirkete kesilmiş bir fatura veya alacak kaydının bulunmadığının belirlendiğini, bu bakımdan bilirkişi kurulu tarafından muhtemel zarar hesabı yapılırken  MTK tarafından iptal edilen 120.000-USD ve .... tarafından iptal edilen 320.000-USD’nin yanında, ...turizm şirketinden gelen ödemenin durdurulması ve ilerleyen süreçte hiç yapılmaması sonucu davacının uğradığı muhtemel zararın da tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi kurulu raporunda MTK tarafından iptal edilen 120.000-USD ve Bon Voyaj tarafından iptal edilen 320.000-USD olmak üzere toplam 440.000-USD’lik rezervasyondan %5 kâr oranına göre 22.000-USD muhtemel kazanç kaybının bulunduğunun belirtildiğini, bu hesaplama yöntemi üzerinden hareket edilecek olursa, davalının eylemi nedeniyle “...” turizm şirketi tarafından davacıya yapılacak 220.000-USD’lik ödemenin önce durdurulduğu, daha sonra ise hiç yapılmadığı nazara alındığında, 220.000-USD için %5 kâr oranına göre davacının 11.000-USD tutarında ayrıca bir kazanç kaybının bulunduğunun açık olduğunu, yargılama sırasında ısrarla bu yöndeki itirazlarını belirttiklerini, itirazın niteliği gereği yeniden bilirkişi görüşüne gerek olmaksızın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının kazanç kaybına bağlı maddi zararının toplam 33.000-USD olduğunu, bu nedenle davacı müvekkilinin maddi tazminat taleplerini davayı ıslah ettiği de gözetilerek 33.000-USD üzerinden kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının sosyal medya ve internet üzerinden ortaya attığı haksız karalama ve yakıştırmaları nedeniyle davacı müvekkilinin hem markası hem de ticari itibarının ciddi biçimde zedelendiğini, birlikte iş yaptığı yerli ve yabancı iş ortaklarının bu paylaşımlardan sonra, davacı ile ilişkilerini durdurduğunu, askıya aldığını, üzerine atılan suçlamaların etkisinin hiçbir zaman silinmediğini, davalının sanık olarak yargılandığı Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında verdiği savunmasında geçen ikrarının işbu davada davalıyı ve Mahkemeyi bağlayıcı kesin delil niteliğinde olduğunu, davalının savunması ile davacı müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ...a ait şirkette genel müdür olarak çalıştığını, işçi olduğunu, aylık 20.000,00-TL ücret aldığını, ...taki haksız ve mesnetsiz paylaşımları ile davacının içinde bulunduğu turizm camiasında davacıyı lekelemek kastıyla hareket ettiğini ikrar ettiğini, davalının eylemlerinin ağırlığı, davacı müvekkilin iş ve müşteri çevresinde yarattığı olumsuz etki, davacının ticari hayatının neredeyse tamamen durmasına yol açmış olması, davacının tescilli marka hakkına tecavüz ederek haksız rekabet edip, bu eylemiyle kendi ticaretine devam etmeye çalıştığı hususları nazara alınarak davacı müvekkilinin uğradığı manevi zararın bir nebze olsun tatmini amacıyla talep ettikleri manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun, makul ve yerinde olduğunu, Yargıtay içtihatlarıyla da tespit olunduğu üzere TBK'nın 58. maddesine göre manevi tazminatın adalete uygun olması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının davalı için adeta ödül olduğunu, bu bakımdan Mahkemece tayin edilen manevi tazminat miktarının davacı şirketin manevi tatminden uzak ve çok az olduğunu, hakkaniyete uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek dava ve taleplerinin tam kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan... Esas ve... Karar nolu davanın davacısının... Şirketi olduğunu, haksız rekabet fiiline maruz kaldığını iddia eden kişinin bir tüzel kişi tacir olan ... Limited Şirketi olduğunu, davanın diğer davacısının... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ticaret unvanına sahip farklı bir tüzel kişi tacir olduğunu, bu iki dava arasında hukuki irtibat kurularak davaların birleştirilmesi ile taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı oluştuğunu, ihtiyari dava arkadaşlığında her dava arkadaşının davasının birbirinden bağımsız olduğunu, .... Limited Şirketi'nin, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından devralındığına ve böylece... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin külli halefiyet hükümleri uyarınca ... Limited Şirketinin dava haklarına halef olduğuna dair bir belgeye de rastlanmadığını, bu olasılık dışında...Limited Şirketinin,.,.. Limited Şirketi'ne ait olabilecek dava haklarını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, ... Taşımacılık Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin marka başvurusu yayın kararının 21.06.2013’te alındığının ve bu kararın 18.07.2013’te tebliğ edildiğinin Türk Patent ve Marka Kurumu'nun kamuya açık marka sorgulama sisteminden görüldüğünü, bu durumda huzurdaki davanın görevsiz mahkemede...Esas sayısı ile açıldığı 25.03.2013 tarihinde ...Limited Şirketi'nin marka başvurusunun henüz yayınlanmadığını, davanın açıldığı tarih itibarıyla ...Taşımacılık Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davacı sıfatına sahip olmadığını, davanın, öncelikle bu gerekçe ile bu şirket yönünden aktif husumet ehliyetinin yokluğundan dolayı reddedilmesi gerektiğini, davalının haksız rekabet davasına konu edilen fiilinin tek olduğunu, bu fiilin facebook sayfasından, “... ibaresini de kullanarak yaptığı paylaşımlar olduğunu, davalının “...” ibaresine de yer verdiği bu paylaşımlarda,...Şirketi'nin kayınpederine yönelik uygulamalarını hedef aldığını açıkça ifade ettiğini,...Şirketi'nin, “...” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini,  ancak bu markayı faaliyet alanı olan 39. sınıfta (kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri… tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama… dahil) değil, sempozyum vs. düzenleme ve eğlence hizmetlerini içeren 41. sınıfta tescil ettirdiğini, bununla birlikte tescilli olmasa dahi ...Limited Şirketi'nin “...” ibaresini ticaret unvanı gibi de kullanageldiğini, davacı ...Limited Şirketi ile davalı ... arasında yapılan 12.11.2012 tarihli ibra sözleşmesinde de bu şirketin aynı zamanda “...” olarak nitelendirildiğini, imza kısmında ticaret unvanının altında “...” ibaresine yer verildiğini, ayrıca dosyadaki belgelerde (fotoğraflarda) ... Şirketi’nin “...”, “...” “...” ibarelerini işletme adı olarak da kullanageldiğini, ... Şirketi'nin davalının söz konusu facebook paylaşımları dolayısıyla ... Esas nolu davada davacı sıfatını haiz olduğunda şüphe bulunmadığını, davanın davacısı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ise 24.12.2012 tarihinde “...” markasını 35., tur ve seyahat hizmetlerini içeren 39. ve 43. sınıflarda adına tescil ettirmek için başvurduğundan ve davalı ...’in facebook paylaşımları nedeniyle söze konu markanın zarar gördüğünden bahisle işbu davanın başlangıcı olan davayı 25.03.2013 tarihinde açtığını, bu tarih itibarıiyle .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hiçbir mal veya hizmet sınıfında “..” markasının sahibi olmadığını, marka başvurusunun, başvuru sahibine, marka sahibine tanınan marka korumasının sağladığı dava haklarını bahşetmeyeceğini, davalı müvekkilinin çalışmakta olduğu şirketin (...) faaliyet konusunun sadece Türkiye’de kurumsal seyahat hizmetleri alanında olup, tur operatörlüğü yani yurt dışından Türkiye’ye paket turlar ile turist getirme faaliyetinde bulunmadıklarını, dolayısıyla müvekkili ile faaliyet alanları bakımından hiçbir şekilde rekabet faktörü bulunmadığını, ek firma tanıtım kataloğunda ... firmasının faaliyet alanı ile ilgili hiçbir faaliyet olmadığını, davanın seyri açısından çok önemli olan bu hususların, bilirkişilerin dava konusu olayda uzman olmamaları nedeniyle dikkate alınmadığını, çelişkili ve varsayımlara dayalı raporlar sunulduğunu, davacı yanca dosyaya sunulan ve müvekkilinin paylaşımı sonrasında rezervasyon iptallerine sebep olduğu iddia edilen belge asıllarının dosyaya sunulmadığını, faaliyet konusunun sadece Türkiye’de kurumsal seyahat hizmet alanı olan davacının,  yurt dışından Türkiye’ye paket turlar ile turist getirme olanağı bulunmadığını, dolayısıyla bu yazıların davacı (... şirkete hitaben gönderilmesinin hayatın olağan akışına ters düştüğünü, kaldı ki rezervasyon iptallerine ilişkin belgelerin muhatabının “...” şirketi olduğunu, bunun yanı sıra belgelerin tamamının dava tarihiyle aynı tarihli (25.03.2013) olmasının ilgili belgelerin aceleyle hazırlanmış bir kurmaca olduğunun açık ispatı olduğunu, kaldı ki dosyada mevcut ve davaya konu iptallere gerekçe olarak gösterilen sosyal medya yazılarının müvekkilinin ve ilgili sitenin güvenlik ayarları sebebiyle paylaşımları herkese açık olmadığı için, ilgili yazıyı ismi geçen şirketlerin (paylaşımın Türkçe yayınlandığı da dikkate alındığında) okuması, etkilenmesi ve farklı bölgelerde bulunan yabancı şirketlerin aynı tarihte davacı şirkete yazı göndermesinin imkansız olduğunu, dikkat edilmesi gereken diğer bir hususun bilirkişinin sadece davacıların ticari defter kayıtlarını incelemek suretiyle hazırladığı rapor olduğunu, davacının (...) 2013 yılında fiili zararının 6.096,00-TL olduğunun tespit edildiğini, incelenen ticari defter kayıtlarında davacı (...) şirketin kurulduğu 2012 ve 2014 tarihlerinde yönetim hataları nedeniyle zarar ettiğini, dava konusu olayın meydana geldiği 2013 tarihinde şirketin yüksek (10.775.559,21-TL) ciro elde ettiğini, dolayısıyla davacının müvekkilin paylaşımından etkilenme olanağı bulunmadığını, şirketin kötü yönetilmesinden dolayı doğan zaralardan müvekkilin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile illiyet bağı olmayan, faaliyet alanına girmeyen, paylaşımlarında ismi geçmeyen, hedef gösterecek herhangi bir beyanı olmayan davacı şirketin (...)  muhtemel kazanç kaybına ve fiili zararına müvekkilinin sebep olmasının imkansız olduğunu, davaya konu olayda müvekkilinin ... paylaşımlarının esas itibariyle ... Limited Şirketi’nin teminat amacıyla kayınpederine verdiği çeklerin karşılıksız çıkmasına yönelik olduğunu, davalının, iddialarına yönelik belgeleri hem facebook hesabından paylaştığını hem de dava dosyasına ibraz ettiğini, bu belgelerden 12.11.2012 tarihli ibra sözleşmesinin... Limited Şirketi (Şirketi temsilen:... ve vekili Av....) ile davalı ... (vekili sıfatıyla Av. ...) arasında akdedildiğini, bu sözleşmenin üçüncü maddesinde aynen davalı ...’in ifade ettiği şekilde davalının kayınpeder...’ın ...Limited Şirketi için alınan kredi karşılığında gayrimenkullerini ipotek verdiğini, buna karşılık firma tarafından kendisine 97,200-USD bedelli teminat çeki verileceğinin öngörüldüğünü, ibra sözleşmesindeki işbu hükme uygun şekilde... lehine düzenlenen 97,200-USD bedelli, 31.12.2012 düzenleme tarihli arkası yazdırılan teminat çekinin de dosyaya ibraz edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin facebook paylaşımlarının mezkûr belgelerle ispatlandığını, buna karşın ...Limited Şirketi'nin yukarıda alıntılanan iddialarını ispatlayan herhangi bir belgenin dosyada yer almadığını, hatta...Limited Şirketi'nin iddiasının aksine ... lehine düzenlenen 97.200-USD bedelli çeki keşide eden kişinin davalı ... olmadığının görüldüğünü, aynı şekilde 12.11.2012 tarihli ibra sözleşmesinin davalının tüm belgeleri yanına alarak (hatta boş çek yaprakları da dâhil) bir gün işyerini terk edip gitmediği, tarafların karşılıklı mutabakatla aralarındaki hukuksal ilişkiyi sona erdirdiklerinin ispatı niteliğinde olduğunu, bu durumda, davalının ... paylaşımları açısından kötüleme yoluyla haksız rekabet fiilinin işlendiğinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkilinin beyanlarının gerçekliği ispatlanmış hususlara dair olduğunu, yine bilirkişilerce göz ardı edilen diğer hususun ise rezervasyonların iptaline ilişkin olduğu iddia edilen yazıların 25.03.2013 tarihde gönderildiğinin iddia edildiğini, oysa davacı (... Ltd. Şti.) müdürü ...nin ... Tourism olarak,... ile ilave koltuk anlaşması imzaladığına dair bilgiyi 04.04.2013 tarihinde basın yoluyla duyurduğunu, rezervasyonların iptali iddiasının gerçek olması durumunda varolan anlaşmaların iptal edilmesi gerekirken, şirketin ek uçak seferleri konusunda anlaşmaya varmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun başlı başına iddiaların gerçek dışı ve kurmaca olduğunun açık kanıtı olduğunu, kaldı ki dosyaya sunmuş oldukları delillerden birinin 24.06.2013 tarihli ...ın iflas etmesi üzerine davacı şirketin 4 Milyon Doların yok olduğunu açıklayan habere ilişkin olduğunu, davacının kazanç kaybı veya başkaca bir zararı var ise bu durumun tamamen kendi ticari yönetimi ve iflas eden... kaynaklı olduğunu, müvekkiliyle hiçbir bağının olmadığını, bildirdikleri hiçbir hususun Mahkemece araştırılmadığını, bildirilen delillerin bilirkişilerce hiç dikkate alınmadığını ve varsayımlara dayalı olarak raporların hazırlandığını, bilirkişilerin dava konusu alanda uzman ve ehil kişiler olmadıklarını, belgelerin üretilmiş belgeler olduğu hususunun dikkate alınmadığını, her iki dava için sunulan belgelerin davacılar tarafından üretilmiş belgeler olduğunu, teamüle aykırı yazışmaların aslında davacıların kendi kurgusu olduğu açık olmakla birlikte bilirkişinin bu belgelerin gerçekliği üzerinden değerlendirme yaptığını, rezervasyon iptali içerikli yazıların muhatabının davacılardan ...r olup olmadığı konusunda sorunun cevaplanmadığını, iptali istenen rezervasyonların zaten hiç doğmamış rezervasyonlar olduğu hususundaki taleplerinin dikkate alınmadığını, bir rezervasyonun gerçek bir rezervasyon olarak dikkate alınmasını gerektirecek süreci tamamlayıp tamamlamadığının araştırılmadığını, sanki hepsi tamamlanmış ve ödeme yapılmış bir rezervasyonmuş gibi dikkate alındığını, oysaki bu rezervasyonların tamamlanabilmesi için otel tarafından da konfirme edilmesi ve bu durumun acenteye bildirilerek ödeme onayının da alınması gerektiğini, bunun yanında dosyaya sunulan belgelerde sadece rezervasyon kodlarının liste halinde belirtildiğini ancak bu kodlardaki rezervasyonların kaç kişilik, kaç günlük ve hangi otellerde olduğuyla bedelinin belirtilmediğini, bu durumda bu kodlara göre tüm rezervasyonların açılımının da yapılması ve burada davacıların kâr marjının da hesaplanması gerektiğini, taraflarınca bildirilen deliller ve davacıların en çok tur rezervasyonları yaptığı ...’nun iflas etmesi ile zarara uğramış olduğu gerçeğinin araştırılmadığını, maddi tazminat yönünden belgelerin gerçeği yansıtmasının mümkün olmadığı gibi düzenleme tarihleri baz alındığında sahte olduklarının aşikar olduğunu ve dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporundaki gibi bir hesaplama yöntemi ile zararın varlığı ve miktarının hesaplanarak davanın bu rakamlar üzerinden kabulüne karar verilmiş olmasının sadece usul ve yasaya değil hakkaniyete de aykırı olduğunu,  müvekkilinin davacılara karşı olduğu iddia edilen eyleminin davacı ...açısından böyle bir eylem bulunmadığı için davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin de hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu,  birleşen dava yönünden verilen karar kısmen kabul olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından reddedilen kısma ilişkin olarak AAÜT uyarınca vekalet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı...Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız ve yersiz açılmış olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Haksız rekabet hükümleri 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın; \"Amaç ve İlke\" başlıklı 54. maddesinde \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. \" hükmü yer almaktadır.<br>TTK'nın \"Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar\" başlıklı 55/1. Maddesinde haksız rekabet halleri sayılmıştır.<br>Asıl ve birleşen davaya konu uyuşmazlıkta davalının davacılara yönelik haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülen sosyal medya paylaşımları tek bir eylem niteliğinde olup öncelikle davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin her bir davacı yönünden ayrı ayrı tespiti gerekmektedir. Bu hususta davalı hakkında Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, Yerel Mahkemenin de haksız rekabete ilişkin gerekçesinde işbu dava dosyasındaki ifadelere dayandığı anlaşılmış ise de dosyanın akıbeti araştırılmamıştır. Davacı şirketler ile davalının aynı sektörde çalıştığı iddia edilen ... Ltd. Şti.'nin faaliyet alanlarını, ortaklarını ve yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları da getirtilmemiştir. Mahkemece davacı şirketler ile davalının aynı sektörde çalıştığı iddia edilen...Ltd. Şti.'nin faaliyet alanlarını, ortaklarını ve yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları getirtildikten sonra ceza yargılamasına ilişkin dosyanın akıbeti de araştırılarak, karar verilmiş ise gerekçeli kararın ve dosyada alınan bilirkişi raporlarının getirtilmesi, toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek davalının eyleminin her bir davacı yönünden ayrı ayrı haksız rekabet teşkil edip etmediğinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir.<br>Yine, dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyette dava konusu turizm alanında uzman bir bilirkişinin yer almadığı, davalının bilirkişi kök ve ek raporlarına itiraz dilekçelerinde ileri sürdüğü ve istinaf dilekçesinde de aynen tekrar ettiği itirazlarının değerlendirilmediği anlaşılmış olmakla bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması da isabetsizdir.<br>Ayrıca TTK'nın 56 /1. maddesinde “Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; <br>a-Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,\t<br>b-Haksız rekabetin men’ini<br>....<br>d-Kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini isteyebileceği\" düzenlenmiştir.<br>Bu davalardan haksız rekabetin tespiti ve men’i davaları bakımından, zarar tehlikesinin varlığının davacı tarafça ispatı yeterli görülmüş, ancak maddi ve manevi tazminat davaları bakımından davacının zararı ve miktarını TBK 50 maddesi gereği ispatı gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Haksız rekabete dayalı tazminat davasında ilke, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Diğer davalardan farklı olarak haksız rekabette, bu tür zararın ispat edilmesi zordur. Bunu dikkate alan kanun koyucu TTK'nın 56/e maddesinde eylemin mali bakımdan karşılıksız kalmaması için, haksız rekabette bulunan tarafın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime bırakmıştır. <br>Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda asıl davaya ilişkin davacının zararı seçimlik olarak mahrum kalınan kâr ve fiili zarar olarak hesaplanmış, davacının bunlardan birini talep edebileceği belirtilmiş, davacı da mahrum kalınan kâr yönünden davasını ıslah etmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemece bu husus gözetilmeksizin  6.096,00.-TL fiili zarar ve 22.000,00.-USD muhtemel zararın her ikisine birden hükmedilmesi de hatalı olmuştur.<br>Sonuç olarak; asıl davanın davacısı ...ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının sair istinaf itirazları incelenmeksizin yukarıda açıklanan gerekçekerle esastan kabulü ile; Mahkemece davacı şirketler ile davalının aynı sektörde çalıştığı iddia edilen .... Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyet alanlarını, ortaklarını ve yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları getirtildikten sonra Antalya Kapatılan 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak dosyada karar verilmiş ise dosyanın bir suretinin getirtilmesi, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları ve işbu dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle aralarında turizm alanında uzman bilirkişinin de bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden davalının önceki bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılar nitelikte, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınması ve  yukarıda açıklanan tüm hususlar ile kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Asıl davanın davacısı ... ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2020 tarih... Esas ve...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, <br>5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/06/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90e5b185be18f512","SID":"a5271aa9774d2a7d"}}