{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 23/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/06/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla, borçlu/davalı ... hakkında, 27.02.2019 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, gönderilen örnek 7 Ödeme emrinin, borçluya 01.03.2019 tarihinde Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlunun avukatı aracılığı ile 01.03.2019 tarihinde sistem üzerinden borca, ferilerine, faize, faiz oranına ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olup, takibin bu nedenle durduğunu, söz konusu takibe konu edilen alacağın; Davalı ... ile davacı tarafından 5.2.2014 Tarihi ile tanzim ve imza edilen...'nin Anonim Şirket İçi Hisse Devir sözleşmesine, temliknamesine, yasanın emredici mutlak hükmüne nama yazılı hisse devir temliknamesine ve 4628 Sayılı Epdk 47 Md hisse devir hükümlerine dayandığını, davalı/borçlu ...'nın, şirketin pay defterine mevcut olan ve 38 paya karşılık gelen 95.000,00 TL (doksanbeşbin TL ) sermaye hak ve hissesinin tamamını, aynı şekilde 95.000,00 bedel ile yine aynı şirketin hissedarı olan müvekkili ...' e 5.2.2014 tarihi itibarıyla bütün aktif ve pasifi ile nominal değer üzerinden, yasanın emredici hükümlerine uygun olarak belgelendirerek devrettiğini, ( ... A.Ş.'nin her bir pay adedinin değeri 2.500 TL' ye tekabül etmekte olup, müvekkile devredilen 38 hissenin karşılığının da 95.000,00 TL olduğunu )  Borçlu ...'nın; hem 38 paya karşılık gelen (95.000,00 TL hissesini müvekkile devrettiğini, hemde bu devir işleminin bedelini haricen ve nakden peşinen aldığını, müvekkilin zimmetlerinden dolayı onu ibra ile dava haklarından vazgeçtiğini, ihtilaf halinde Denizli Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, hür iradesi ile hiçbir baskı altında kalmadan kabul edip  anılan sözleşmeyi kendisinin imzaladığını, bu açıklamalara binaen davalı ...' nın, müvekkile 38 paya karşılık gelen 95.000,00 TL borçlu olduğu, bu devir işlemine karşılık devir bedelini peşinen (haricen) tahsil ettiğini,  müvekkilin davalıya tek bir kuruş borcu olmadığının açık olduğunu, bu nedenle, davalı hakkında, Denizli 4. İcra Müdürlüğünce ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalı/borçlu ...' nin 1.3.2019 sistem üzerinden gelen borca, ferilerine, faize ve yetkiye itirazı üzerine, Denizli 4 İcra Müdürlüğünün 04.03.2019 tarih ve ... esas sayılı kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının bu itirazının taraflarına tebliğ edilmediğini,  anılan itirazın varlığından 04.02.2020 tarihinde tesadüfen haberdar olduklarını, bu nedenlerle, davalı tarafından Denizli 4 İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takibine itirazının iptaline ve fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, takibin 95.000,00 TL' si asıl alacak yönünden iptaline ve takibin şimdilik 95.000 TL si  asıl alacak ve takip konusu asıl alacağa 05.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz üzerinden devamına ve davalı borçlunun asıl alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,   İtirazın iptali istemine konu Denizli 4. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası incelendiğinde; 05/02/2014 tarihli hisse devir sözleşmesinden doğan 95.000,00 TL alacaktan (ve işbu alacağın 05.02.2014 tarihinden itibaren işlemiş adi kanuni faizden) ibaret olduğu sabit olduğunu, uyuşmazlığa konu olayın; 05/02/2014 tarihli hisse devir sözleşmesindeki (sözleşmeye konu hissenin devredilmediği iddiasıyla) 95.000,00 TL'lik ödenen bedelin istirdatı; -bu alacağa konu Denizli 4. İcra Müdürlüğü... E. icra takibindeki itirazın- iptali isteminden ibaret olduğunu, Denizli 4. İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosyası incelendiğinde 7 örnek ilamsız icra takibinden ibaret takibin, 28/02/2019 tarihinde başlatıldığının görüldüğünü,  borca ve tüm ferileriyle beraber faize, faiz oranına süresi içinde yaptıkları  itiraz üzerine takibin durduğunu, davacı tarafından işbu itirazın iptali davası ikame edildiğini, Hisse devir sözleşmesinin 05/02/2014 tarihli olduğunun  açık olup,  davacı hisse devir sözleşmesine istinaden anılan hissenin kendisine devir edilmediğini, karşılığında ödediği bedelin iade edilmediğini iddia etmekle, bahse konu takipte mevcut itirazın iptali isteminde bulunduğunu, Davacının 05/02/2014 tarihinde verildiğini ikrar ettiği hisse devir sözleşmesi bedeli için ileri sürdüğü iade -istirdat- talebi hak düşürücü süre geçtikten /zamanaşımına uğradıktan sonra ileri sürülmüş olmakla, öncelikle işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerekli ve zorunlu olduğunu,  Davacı dava -ve aradan geçen aşamada verdiği beyan- dilekçesinde somut olayın haksız fiil olduğunu, ki faizin de haksız fiil tarihinden itibaren işleyeceğini ifade etmiş olmakla; -somut olayın haksız fiil olduğunu kabul anlamı taşımamak kaydıyla- 6098 s. TBK madde 72'deki \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.\" ifadesi uyarınca zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde istemde bulunmayan davacının huzurdaki davasının zamanaşımı nedeniyle reddi gerekli ve zorunludur. Davacının da belirttiği gibi, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi.... E. ... K. Sayılı kararında da görüleceği üzere \"Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından her hangi bir malvarlıksal borç içermemekte dolayısıyla sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri yukarıda açıklandığı üzere alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir.\" ifadelerinde de görüleceği üzere çıplak pay devrinin alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşeceği sabittir. Müvekkil, alacağın temliki hükümleri uyarınca nama yazılı pay senetlerini haiz ... A.Ş.'deki 38 paya karşılık 95.000,00 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamını -şirketindeki çıplak payını- 05.02.2014 tarihli \"Anonim Şirket İçi Hisse Devir Temliknamesi\" başlıklı belgeyle adı geçen davacıya devrettiği gibi; bahse konu tarihten bu güne -devre konu hisseler yönünden- malik sıfatıyla herhangi bir işlem yapmamış, taraflar arasında yazılı devir sözleşmesine uyarak -ve buna uygun olarak- hareket etmiştir. Bu halde en başta, davacının sözleşmeye aykırılık iddiaları yerinde olmadığı gibi; müvekkilin adı geçen şirketteki çıplak hissesini davacıya devretmeden önce başkasına devrettiği iddiası da kabul edilemeyeceğini,  iddianın aksine, pay kendisine devredildiği ve müvekkil adı geçen temlikname uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği gibi, davacıya pay devri öncesinde -yahut sonrasında- müvekkil tarafından üçüncü başka bir kimseye müvekkil tarafından bir devir olmadığı da sabit olduğunu, bu nedenlerle; haksız itirazın iptali isteminden ibaret huzurdaki davanın reddine, haksız ve kötüniyetle müvekkil aleyhine icra takibine girişen davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... 05/02/2014 tarihli sözleşme ile  dava dışı ...A.Ş.'de davalının kendisine ait 38 payının tamamını  95.000,00 TL karşılığında davacı ...'e devir ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Çekişme hisse devir bedeli olan 95.000,00 TL nin davacı tarafından davalıya ödenip ödenmediği ve  sözleşmeye konu hisselerin davacıya devir edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.Davacının mahkememizin ... esas sayılı dosyasında davalı ... ,... ve ... aleyhine açtığı davada , 08.06.2011 tarihli dava dilekçesi ile \" ....'ye   80 hisse  ile   ortak   olduklarını,  şirketin  adresinin  ...  No:.../....  ...Denizli   olduğunu,  şirket tarafından  01/04/2011 tarihinde   olağanüstü   genel kurul  yapıldığını, yapılan genel kurulun TTK 370 madde uyarınca ilamsız ve tüm ortakların muvafakatı ile yapılan bir genel kurul olduğunu, genel kurulun yapılmasına muvafakat verilmiş olmasına rağmen, tarafına ait hisselerin devrinin görüşüldüğü ,toplantıya çağrılmadığını, şirketin ortağı olarak hisselerinin devrinin görüşüldüğü genel kurula çağrılarak katılması gerektiği halde  çağrılmadığını, hissesini devrettiği ortaklar ile herhangi bir sözleşme yapmadığını, tarafına da hisse devirlerinin ödemesinin yapılmadığını, şirket tarafından genel kurulun hukuka aykırı  bir biçimde hisse devri  katılımın gerçekleştiğini, şirket ortaklığı devam ederken yapılacağı yer ve saati bilmesine rağmen toplantı için toplantı yerine gittiğinde toplantının yapılıp bittiğini, hükümet komserinin gelip imza atacağını öğrendiğini, dava açana kadar hisse devri konusunda sözleşme yapmadığını, tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığını, hisselerin devredildiği genel kurula katılmadığını, defalarca şirket ortaklarına sözlü olarak söylemesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, yapılan genel kurulun yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olduğundan ve toplantının iyi niyetli olarak yapılmadığından 01.04.2011 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. \"Yargılama devam ederken aynı genel kurul kararının iptaline ilişkin dosyaların birleşmesi neticesinde dosyanın ... esas numarasını aldığı ve 26.12.2018 tarihinde davacının davasından feragat etmesi üzerine davacının dosyasının tefriki ile ... esas numarasını aldığı ve 09.01.2019 tarihinde davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği kararın 12.03.2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davalı her ne kadar 05.02.2014 tarihli sözleşmeye konu 38 hissenin kendi iradesi dışında başkasına devredilmiş olması nedeniyle hisse devrinin sağlanamadığını iddia etmiş isede hisse devrinin yapıldığı genel kurul kararının iptaline ilişkin davadan feragat etmesi üzerine 12.03.2019 kesinleşme tarihinden itibaren davalının sözleşme gereği hisseleri davacıya devir etme imkanı kalmamıştır.Hisse bedeli olarak belirlenen 95.000,00'nin 05.02.2014 tarihli taraflarca imzalanan ve imzası inkar edilmeyen sözleşme içeriğine göre davalının \" haricen ,nakden ve peşinen tahsil eyledim,bu hususta bir alacağımın kalmadığını...\" şeklindeki yazılı kabul beyanı karşısında davalı tarafından hisse bedelinin ödenmediği aynı mahiyette  deliller ile usulüne uygun olarak ispat edilememiştir. Takibe konu alacağın likit-belirlenebilir olması karşıbında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. ...Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı borçlunun Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 95.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işlemiş faiz yönünden taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının hisse devir bedelini müvekkiline vermediğini, davacının bahsini ettiği 05/02/2014 tarihli hisse devir sözleşmesindeki edimin yerine getirilmediği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin hisse devir sözleşmesi öncesinde yahut sonrasında üçüncü şahıslara bir devir eyleminin söz konusu olmadığını, devrin gerçekleşmemesinde müvekkilinin sorumlu olmadığı,  davanın reddi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, anonim şirket hissesinin devri nedeniyle verildiği iddia edilen bedelin hisse devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle istirdatı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı, 05.02.2014 tarihli devir sözleşmesi ile davalının dava dışı anonim şirketteki hissesini devralıp, bedelini ödediğini, ancak devrin kendisine yapılmadığından bahisle ödediği bedeli talep etmekte olup, davalı ise  devir bedelinin alınmadığını, devrin gerçekleşmemesinde kendisinin sorumlu olmadığını savunmuştur.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın; asıl alacak yönünden kabulüne, işlemiş faiz yönünden reddine karar verilmiş. Kararı davacı vekili işlemiş faiz yönünden davalı ise kabul edilen asıl alacak yönünden istinaf etmiştir.<br>Davacı vekilinin istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili her ne kadar sebepsiz zenginleşme nedeniyle temerrüt tarihinin 05.02.2024 olduğunu bu sebeple işlemiş faiz talebinin kabulü gerektiğini öne sürmüş ise de taraflar arasındaki ilişkinin temel olarak sözleşmeye dayanması sebebiyle faiz istenebilmesi için karşı tarafın  temerrüde düşürülmesi gerektiğinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-602 E. 2020/283 K.) ve davacı tarafça takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belge sunulmadığından işlemiş faiz yönünden davanın reddi isabetli olup davacı vekilinin buna ilişen istinafının reddi gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; hisse bedeli olarak belirlenen 95.000,00 TL'nin 05.02.2014 tarihli taraflarca imzalanan ve imzası inkar edilmeyen sözleşme içeriğine göre davalının \" haricen ,nakden ve peşinen tahsil eyledim,bu hususta bir alacağımın kalmadığını...\" şeklindeki yazılı kabul beyanı karşısında davalı tarafından  hisse bedelinin davacı tarafından  ödenmediği iddiasının kesin   deliller ile usulüne uygun olarak ispat edilemediği sabit olmakla davanın asıl alacak yönünden kabulü isabetli olduğundan davalı vekilinin buna ilişen istinafının reddi gerekmiştir (Benzer yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/4044 E. 2008/5692 K. Sayılı ilamı) .<br>Neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭534,7‬0 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.489,45 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.623,00 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭4.866,45‬ TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>4-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d586e45bb69b5987","SID":"ad1925c5f5b005ef"}}