{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/266 Esas - 2025/279<br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ <br>\tT.C.\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t...\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>\t7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/266 <br>KARAR NO\t: 2025/279<br><br>HAKİM\t: .....<br>KATİP\t: ....<br><br>DAVACI \t: .....<br>VEKİLLERİ\t: Av......<br>\t  Av. ....<br>DAVALI \t: ......<br>VEKİLLERİ\t: Av. ....<br>\t  Av......<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 19/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 09/04/2025<br>KARAR Y.TARİHİ \t: 24/04/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davanın  yapılan açık yargılaması sonunda, <br>İDDİA \t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, 27/07/2024 tarihinde davalı şirkete ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı hafriyat kamyonu niteliğindeki aracın davacıya ait ... plakalı araca hasar verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, davalı şirkete ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının aracının rayiç değerinin 950.000,00 TL sovtaj bedelinin 337.999,00 TL olduğunun belirlendiği ve 612.001,00 TL ödeme yapılarak sigorta şirketi ile davacı arasında ibraname imzalandığını, kaza nedeniyle davacının ticari kazan kaybına uğradığını, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek, davacının uğramış olduğu ticari kazanç kaybı sebebiyle şimdilik  100,00 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA \t            :\t<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kaza nedeniyle hasarlanan aracın ticari araç olduğunun iddia etmesine rağmen ticari davalarda zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecini başlatmadan dava açtığını, davacının iddia etmiş olduğu ticari kazanç kaybının belirlenebilir nitelikte olduğunu, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, dava konusu kazada kusur durumunun araştırılmasının gerektiğini, davalı şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YARGILAMA VE \tGEREKÇE :<br>Dava, davacıya ait araca davalının işleteni olduğu kamyonun hafriyat döküm sahasında çarpması sonucunda hasar görmesine neden olduğu iddiasına dayalı değer kaybı ve aracı kullanamamadan doğan kar kaybı istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin...... E, sayılı dosyasının 09/04/2025 tarih, 4 nolu ara kararı ile dosyasının tefrikine karar verilmiş olmakla, davada tefrik işlemleri yapılarak dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Mahkememizin ...... E. Sayılı dosyasının 28/04/2025 tarihli tensip zaptının 1 nolu ara kararı ile davacıya arabuluculuk son tutanağının bir haftalık kesin süre içerisinde sunulmasına ilişkin verilen kararın davacıya 04/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 12/05/2025 tarihli dilekçe ekinde son tutanak tarihi 12/05/2025 tarihi olan Arabuluculuk Son Tutanağının Mahkememize sunulduğu anlaşılmıştır. <br>  07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.<br>Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusunun, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalı tarafa dava konusu kaza nedeniyle  değer kaybı ve aracı kullanamamadan doğan kar kaybı istemine ilişkin olarak açılan ticari dava niteliğinde olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Davanın,   19/11/2024 tarihinde açıldığı, davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanak tarihinin 12/05/2025 tarihi olduğu, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, ve dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun, yerleşik yargı kararları da dikkate alınarak tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar  verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>Anlatılan nedenlerle,<br>HÜKÜM\t                  : <br>\t1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, <br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>\t4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.  09/04/2025<br><br>Katip ....<br>  e-imzalı   <br> <br> <br>Hakim ......<br>  e-imzalı   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b11f777471169f4d","SID":"b7095322a208b5d7"}}