{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2024/137 Esas<br>KARAR NO: 2025/594<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 27/09/2016<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı-----azınlık hakkı sahibi büyük ortaklarından oluğunu, ---- tarihli olağan genel kurul toplantısına kadar da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, ailevi nedenlerden ötürü şirketten dışlandığını, ilk defa ---- tarihli toplantıda yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, toplantıda müvekkili temsilcisinin talebi üzerine finansal tablo müzakereleri ile ilişkili ---- maddelerin müzakere edilmeksizin ertelendiğini, ertelenen toplantının ----- tarihinde yapıldığını, ibraya ilişkin ------ numaralı karar ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. maddelerince izin verilmesine ilişkin --- numaralı kararın kanuna aykırı olmakla iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ibrası için yapılan oylamada tüm yönetim kurulu üyelerinin oy verdiğini, TTK'nun oydan yoksunluk başlıklı 436/2 maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarım kullanamayacakları hükmünü haiz olduğunu, bu madde gereğince ibraya ilişkin oylamada oylamaya katılamayan yönetim kurulu üyelerinin aynı şekilde kendi menfaatlerine olan yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396. maddelerince izin verilmesine ilişkin kararlarda da oy kullanamayacaklarım, bu hususta alınmış ----- numaralı kararın kanuna aykın olduğunu, ertelenen ilk toplantıda yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre------------ seçilmesine karar verildiğini, bu karardan sonra müvekkilinin şirketle ilişkisinin sadece azınlık hakkı sahibi ortak olarak devam ettiğini, finansal tablolar/bilanço tasdik edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin ibra edilmemesinin kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, TTK'nun bilançonun onaylanmasına ilişkin karar başlıklı 424. maddesinin \"Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur\" hükmünü haiz olduğunu, müvekkilinin ibra edilmemesi karanmn hiçbir gerekçesinin bulunmadığını, bilançonun tasdik edildiği kabul edilecekse müvekkilinin ibra edilmemesine ilişkin kararın iptaline karar yerilmesi gerektiğini, karın dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan --------- numaralı kararın kanuna, esas mukaveleye ve dürüstlük kuralına aykın olduğunu, müvekkili temsilcisinin ------maddenin müzakeresi sırasında neden kar dağıtılmadığı hususunda bilgilendirme talep ettiğini, yönetim kurulu üyesi ----konjonktür gerekleri ve şirketin idamesi için gerekli kaynakların korunması amacıyla geçmiş yıl zararlarının mevcudiyeti de gözetilerek kar dağıtılmaması gerektiğini düşündükleri beyanında bulunduğunu, yapılan oylamada muhalif oylarına rağmen oy çokluğu ile kar dağıtılmamasına karar verildiğini, ------yaptığı açıklamanın somut ve müşahhas bir gerekçeye dayanmadığı gibi yapılması planlanan bir yatırım veya geçmiş yıl zararlarının değerlemesine ilişkin bir bilgi de içermediğini, esas sözleşmenin karın dağıtımı başlıklı maddesine göre net dönem karından %5 genel kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan miktarın %5'inin pay sahiplerine kar payı olarak dağıtılması gerektiğini, davalı şirketin dağıtılması zorunlu %5'i hiç dağıtmadığı gibi kalan karın da dağıtılmamasına karar verdiğini, alınan bu keyfi kararın bu haliyle öncelikle esas mukaveleye ve sonrasında da dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, alman kararların hukuka aykırılığı, şirketin ortakların menfaatine göre değil aile içi husumet gözetilerek yönetileceğinin açık olması ve özellikle ------- numaralı karardaki yöneticilere 395. ve 396. maddelerdeki işler için izin verilme kararının uygulanması halinde şirketin zarara uğratılabileceği muhtemel olduğundan dava konusu kararların uygulanmasının geri bırakılmasının zorunlu olduğunu iddia ederek; ---- tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ----- numaralı kararların TTK m. 449 uyarınca uygulanmasının geri bırakılmasına, TTK m.445 uyarınca kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dışlanması şeklinde bir sürecin söz konusu olmadığım, davacının da diğer pay sahipleri ile aynı işleme tabi tutulması hususunda şirket yönetimi tarafından azami dikkat sarf edildiğini, ibranın fînansal tabloların tasdikinden bağımsız olarak ayrıca karara bağlandığım, dava konusu genel kurul toplantısında alman ibra kararının oylamasında yönetim kurulıi üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanması TTK m.436/2 gereği hukuka aykırı olarak mütalaa edilse dahi somut olayda pay sahipleri dava dışı-----ve dava dışı ------ oydan yoksun kabul edileceğini, ibranın ibra kararının müzakere edildiği dönemde yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımayan dava dışı pay sahibi ------- oylarıyla karara bağlanmış sayılacağım, oydan yoksun olanların oy kullanması halinde bunun sonuca etkili olup olmadığı hususu üzerinde durmak gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin davacı da dahil olmak üzere tümünün kendi ibraları haricinde ayrıca birbirlerinin; ibralarında da oy kullanmaktan yoksun sayılmaları halinde oydan yoksun olmayan yegane pay sahipleri------- adet olan oylarının sonucu belirlediğini, davacının da aralarında bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin ibralarının tartışıldığı dönemin ------- dönemi olduğunu, anılan dönemde ------- kurulu üyesi olmadığı gibi şirkette yönetsel bir görev de üstlenildiğini, bu itibarla ----- söz konusu oylamada oydan yoksun konumda olmadığını, ------- oy kullanmaya yetkili olup olmadığını tartışmanın dahi gerekmediğim, ------ ibranın kapsadığı dönemde olmadığı gibi halihazırda da yönetim kurulu üyeliği sıfatını haiz olmadığını, davacının oydan yoksunluğu bir iptal gerekçesi olarak ileri sürmek hakkından mahrum olduğunu, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında oy kullanmış olup huzurdaki davada ise yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanma hakkından mahrum olduğunu ileri sürdüğünü, oydan yoksunluğun oy hakkını haiz olan -------oylan sayesinde etkisini doğurmadığını, davacının fınansal tablolar ve bilançonun tasdikine rağmen kendisinin ibra edilmemesinin kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia ettiğini, genel kurul toplantı gündeminde finansal tabloların ve bilançonun tasdikine ilişkin karar ile ibraya ilişkin kararın birbirinden açıkça ayrıldığım, finansal tabloların ve bilançonun tasdikinin örtülü ibra anlamına geldiğinin savunulamayacağım, davacının yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen şirket işleri ile ilgilenmemesi nedeniyle ibra edilmediğini, davacının şirket merkezine gitmediğini, yönetim kurulunun genel kurulu toplaması için gereken karan almaya yanaşmadığım, özen borcunu ihlal ettiğini, genel kurulun çağnlması için diğer yönetim kurulu üyesi dava dışı ------ yevmiye sayısıyla bildirim gönderilip ilgili karar taslağının paylaşıldığını, davacının taslağı imzalamadığı gibi toplantı yapılması talebinde de tmlunmadığım, şahsi---- eleştirdiğini, --------- hakkında haksız tereddütlere yol açtığını, davacımn İbra edilmemesinin özünde özen borcuna aykın davranışlarının yer aldığım, söz konusu kararın iptaline dair koşulların oluşmadığım, şirketin finansal verilerinin objektif olarak kar dağıtılmamasını gerektirdiğim, şirket hesapları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinin keyfiyeti ortaya koyacağını, davacı tarafın yönetim kurulu üyelerinin kendilerine şirketle işlem yapma ve şirketle rekabet etmeme hususunda izin verilmesine dair kararın iptaline dair istemlerinin haksız olduğunu, bugüne değin gerçekleştirilen tüm genel kurul toplantılannda bu izinlerin alındığım ve davacının da bu izinler için olumlu oy kullandığını, davacı tarafin. -----tarihine değiıı TTK m. 395 ve 396 tahtında yönetim kunılu üyelerine izin verilmesi doğrultusunda oy kullanmışken bu genel kurulda oy çokluğu ile alınan karar hakkında iptal davası açmasının çelişkili davranış yasağına aykırı olduğunu savunarak; davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DAVANIN VE ÇEKİŞME KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:<br>1-Davanın ve çekişmeli konuların tespiti: Dava, şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı şirketin ----- tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ----- numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmektedir.Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; <br>A)Davalı şirketin ----- tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ibraya ilişkin ----- numaralı kararının iptalinin gerekip gerekmediği,<br>B)Davalı şirketin  -tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kâr dağıtılmamasına ilişkin - numaralı kararının iptalinin gerekip gerekmediği,<br>C)Davalı şirketin  ---- tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan TTK'nin 395. Ve 396. Maddelerine göre yetki verilmesine ilişkin kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı tespit olunmuştur.<br>2-Deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için gerekli deliller toplanıp, alanında uzman bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. <br>A)Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirme:Davalı ---- sicil numarasıyla kayıtlıdır. ------- adresindedir.Dava --- tarihinde açılmıştır. Davacı, davalı şirketin ortağı olup, genel kurul toplantısına vekâleten temsil edilmiş, vekili iptalini istenen kararlarda olumsuz öy kullanmış ve muhalefet beyanını toplantı tutanağına yazdırmıştır.Davalı şirketin ---- senesine ilişkin olağan genel kurulunda alınan kararlar, --- tarihinde tescil edilmiş, ---- yayımlanmıştır.Davalı şirketin sermayesi her biri ------ Hisse adetlerinin ve tutarlarının ortaklar arasındaki dağılımı aşağıda yer almaktadır. ---- tarihli genel kurulun hazirun cetveli de buna göre düzenlenmiştir. Şirkette -------- adet hissesi mevcuttur. <br>B)İptal davası açma şartları açısından yapılan inceleme ve değerlendirme:<br>Davalı şirketin-------- tarihinde yapılan ------- senesine ilişkin olağan genel kurul toplantısında, davacı da dahil olmak özere tüm ortaklar vekâleten temsil edilmişlerdir. Bu şekilde % 100 oranında nisap sağlanmıştır.<br>Davacı vekili dava konusu genel kurulda alınan ------- numaralı kararların iptalini talep etmiştir.<br>•----- numaralı karar ibraya,<br>•---- numaralı karar kâr dağıtılmamasına,<br>•--------- numaralı karar T.T.K. 395. ve 396. maddelerine göre yetki verilmesine ilişkindir.TTK m. 445 uyarınca genel kurul kararının iptali davasının iptali talep edilen genel kurul kararının alınma tarihinden üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. İşbu davada iptali talep edilen kararlar ------ alınmış ve dava ---- açılmış olmakla, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.TTK'nin 446 maddesinde genel kurul kararlarının iptalinin kimler tarafından talep edilebileceği açık biçimde düzenlenmiştir. Maddeye göre, (i) toplantıda bulunup karara olumsuz oy veren bu durumu toplantı tutanağına geçirten pay sahipleri ile (ii) toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, (iii) yönetim kurulunun ve (iv) kararlatın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Görüldüğü üzere, toplantıya katılan pay sahipleri açısından iptal davası açabilmenin şartı -eğer pay sahibi çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini iddia etmiyorsa- karara olumsuz oy kullanmak ve bu durumu toplantı tutanağına geçirtmek olarak düzenlenmiştir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının altında davacının alınan kararlara muhalefet şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>c)İptal sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından yapılan inceleme ve değerlendirme:TTK'nin 445'inci maddesi uyarınca \"446'ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler\". Bu hüküm uyarınca bir genel kurul kararının iptal edilebilmesi için, kararın kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykın olması gerekmektedir.<br>c.1)----- Numaralı Karar açısından inceleme ve değerlendirme:<br>Genel kurulun 5 inci maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ----- faaliyetleri ile ilgili ibralarının ayrı ayrı oylaması yapılmıştır. Yapılan oylama sonucunda;<br>>Yönetim Kurulu Üyesi ------- kendisinin oy kullanmadığı oylamada; oy kullanmaya yetkili olduğu belirtilen pay sahiplerinin aleyhine kullandığı toplam 713.000 adet oyu ile ibra edilmemiştir.<br>>Yönetim Kurulu -----, kendisinin oy kullanmadığı oylamada; aleyhine kullanılan 287.000 adet oya karşı, lehine kullanılan 587.001 adet oyla, oy çokluğuyla ibra edilmiştir.<br>>Yönetim Kurulu Üyesi -----, kendisinin oy kullanmadığı oylamada; aleyhine kullanılan 287.000 adet oya karşı, lehine kullanılan 426.000 adet oyla, oy çokluğuyla ibra edilmiştir.Yukarıda yönetim kurulu başkan ve üyeleri olarak isimleri yazılı olan ----- için ayrı ayrı ibra oylaması yapılmıştır. Bu oylamaya, hakkında ibra oylaması yapılan yönetim kurulu üyesi katılmamakla birlikte, aralarında davacının da bulunduğu diğer yönetim kurulu üyeleri, hakkında ibra oylaması yapılan yönetim kurulu üyesinin ibra oylamasına katılmışlardır. Hal böyle olmasına karşın, TTK m. 436/2 uyarınca \"Şirket yönetim kurulu üyeleriyle, yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarım kullanamazlar\". Somut olay açısından da, yönetim kurulu üyeleri gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oydan yoksun olmalarına karşın, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamalarında oy kullanmışlardır. Belirtmek gerekir ki, bu kişilerin sahip olduğu oy sayısı toplamı 699.999 dur.Bu durumda incelenmesi gereken husus, oydan yoksun olmalarına rağmen oylamaya katılan yönetim kurulu üyelerinin kullanmış oldukları oyların oylamaya etkili olup olmadığı hususudur. Zira, ------- kökleşmiş içtihatları uyarınca oydan yoksun olan paysahibi yönetim kurulu üyelerinin oylan oylamaya etkili değilse; bir diğer ifadeyle, oydan yoksun olan pay sahibi yönetim kurulu üyeleri dışındaki diğer pay sahiplerinin oylan ibra karan için gerekli yeter sayıyı sağlamaya yeterli ise, bu takdirde ibra oylamasının iptali gerekmemektedir. Örneğin -------- sayılı kararında \"Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine dair kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Somut olayda, yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibra oylamasına katılmışlar ve olumlu oy kullanmışlardır. Yukarıda açıklanan hüküm uyarınca yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmaları ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli nisabın sağlanamaması sebebiyle ------ genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine dair kararın da iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden asıl ve birleşen davacılar yararına bozulması gerekmiştir\" şeklinde karar vererek bu esası vurgulamıştır.Buna göre somut olayda yönetim kurulu üyelerinin oylan çıkarıldığında geriye ------ adet oyu kalmaktadır. Bunlar, dava konusu yapılan dönemde yönetim kurulu üyesi değildirler, imza yetkileri de yoktur. Bu pay sahipleri,---- ibra edilmemesi---- da ibra edilmesi yönünde oy kullanmışlardır. Geriye kalan oylar(1 oy dahi olsa) bu şekilde bir karar alınması için yeterlidir.<br>Görüleceği üzere oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oyları, oylama üzerinde etkili olmamıştır. Bu kişiler oy kullanmamış olsalardı dahi, geriye kalan iki pay sahibinin oylarıyla aynı kararlar yine alınmış olacağı anlaşıldığından ------ tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın Kanun'a veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.---------<br>c.2)--- Numaralı Karar açısından inceleme ve değerlendirme:<br>Genel kurulun------ numaralı maddesinde;-------- senesi kârının dağıtılmamasına, olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına\" davacının 287.000 adet olumsuz oyuna karşılık kullanılan 713.000 adet olumlu oyla, oy çokluğuyla karar verilmiştir.Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu'nun 519/2 (c) maddesinde yüzde 5 oranındaki birinci temettünün Ödenmesi zorunlu hale getirilmiştir.Ancak, davalı şirketin mali yapısı kâr dağıtımı yapılmasına müsait değildir. Çünkü, davalı şirketin kâr dağıtımı yapabilmesi için öncelikle geçmiş yıllar zararlarım kapatması gerekmektedir.Davalı şirket----------- senesinde 75.455,64 TL kâr elde etmiştir. Geçmiş yıllardan gelen 598.857 TL'lik zararı, 222.542,96 TL'lik de kârı bulunmaktadır. Zarar, (598.857 TL - 222.542,96 TL hesabı ile) 376.314,04 TL daha fazladır. --------- senesinin 75.455,64 TL'lik kârı, devreden zarar fazlalığım kapatmaya yetmemektedir.Bu nedenle genel kurulda alman ----- numaralı karar davalı şirketin mali yapışma uygun bulunduğu kanaatine varıldığından bu maddenin iptali isteminin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>c.3)--Numaralı Karar açısından inceleme ve değerlendirme:<br>Genel kurulun ------ numaralı maddesinde; \"yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395 ve 396'ıncı maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine\" davacının 287.000 adet olumsuz oyuna karşılık kullanılan 713.000 olumlu oyla, oy çokluğuyla karar verilmiştir.Genel kurulda 7 numaralı maddede; yönetim kurulu üyelerine TTK'nin 395. ve 396. maddelerinde yazılı muameleleri yapabilmeleri için izin verilmiştir. Ancak, yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar, pay sahibi ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan TTK'nin 436/1'inci maddesindeki oydan yoksunluk halinin uygulanması gerekmektedir.Türk Ticaret Kanunu'nun \"Oydan Yoksunluk\" başlıklı 436'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasında; \"Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.\" denmektedir.Yüksek --------   tarihli emsal kararında oydan yoksunluk kapsamına kardeşler de dahil edilmiştir. Yargıtay Karanının gerekçesinde; \"Yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar, ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan TTK'nin 436/1'inci maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanması gerekir. Yönetim kurulu üyesi ----- izin verilmesi oylamasında üyenin kendisi, annesi -----yoksunu oldukları halde oy kullanmışlardır. Oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplamada red oyu kullanan ----- oyları ile kabul oyu kullanan ---- oylarının nazara alınmaması gerekmektedir.\" denmektedir.Benzer bir davada, ------- sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma gerekçesi \"\"Dava konusu genel kurulda gündemin 9. maddesinde alınan kararla tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu karar sırf yönetim kurulu üyesi... ile ilgili olmadığına göre, mahkemenin, toplantı gündeminin doğrudan yalnızca yönetim kurulu üyesi ------ ilgilendirdiği ve oy yoksunluğu halinin yalnızca anılan yönetim kurulu üyesi yönünden aranması gerektiği yönündeki değerlendirmesi isabetli değildir. Yönetim kurulu üyelerinin tamamı yönünden yapılan oylamada 6102 Sayılı YTTK'nın 436/1. maddesi uyarınca kendileri ile ilgili rekabet yasağının kaldırılması oylamasında, anılan yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması ve tüm yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağının kaldınlmasına karar verildiğine göre, her bir yönetim kurulu üyesi yönünden şirketle rekabet yasağının kaldınlması kararının yeterli nisapla alınıp alınmadığının belirlenmesi gerekir. Bu durumda, bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile ilgili kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu halde diğer yönetim kurulu üyesi ile ilgili oylamaya katılabilir. Ayrıca somut uyuşmazlıkta, yönetim kurulu ---- verilmesi oylamasında, kendisi, annesi ... ve kız kardeşi davacı ------ oy yoksunu oldukları halde oy kullandıkları anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar göz önüne alınmak suretiyle her bir yönetim kumlu üyesinin rekabet yasağının kaldırılması oylamasında yeterli oy nisabının sağlanıp sağlanmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı sakilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde karar vermiş ve davacı vekilinin karar düzeltme isteğini reddetmiştir.---- numaralı maddede belirtilen husus yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işle ilgili olduğundan, toplantıya katılan yönetim kurulu üyeleri oydan yoksundurlar. Rekabet yasağının kaldırılması oylamasında bir yönetim kurulu üyesi kendisi ile kararın alınmasında oy hakkından yoksun ise de, bu halde diğer yönetim kurulu iiyesi ile ilgili oylamaya katılabilir.Bu durum karşısında, her yönetim kurulu üyesinin kendilerine verilecek izinlere ilişkin oylamada oydan yoksun olmalan sebebiyle oy kullanmamış olması halinde dahi, davacı dışındaki diğerler pay sahiplerinin olumlu oy kullanmalan karşısından oylama sonucu değişmeyecektir. Bu nedenlerle  ---- numaralı karar açısından, Kanun'a veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı yön tespit edilmediğinden davacının bu maddenin iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>D) Sonuç olarak, yukarıda belirtilen nedenlerle davalı şirketin ---- tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ---- numaralı kararların Kanun'a veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine ilişkin mahkememizce ------ Karar sayılı karar verilmiştir. Mahkememiz kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.----- Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. ------- Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve müvekkili hakkında sorumluluk davası açılmamasının ibra edilmeme kararının iptalini talep etme hakkını ortadan kaldırmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1.1.Uyuşmazlık, dava konusu Genel Kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı ile karar nisabının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 1.2.Dava, davalı şirketin ---- tarihinde yapılan ---- olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un 395, 396 ve 436 ncı maddeleri ile 445 vd. Maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı kararın henüz icra edilebilir nitelikte olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin bir genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava ve talep edebilmelerinin mümkün olmadığı, bu hususun genel kurul kararlarının iptali davasında değil, şirketin açacağı sorumluluk davası veya bu yola uzun bir zaman zarfında gidilmediği takdirde daha sonra ibra edilmeyenlerin açacağı hükmen ibra davasında karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davacının bu kararın iptali isteminin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf istemi esastan red edilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesi isabetli değildir. Zira, yönetim kurulu üyesi olan davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının iptali için dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır ve dolayısıyla dava açabilir. İlk Derece Mahkemesince davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının alınma usulüne ilişkin değerlendirme yapılarak neticede 5 numaralı kararın, kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Ancak alınan bu kararın dürüstlük kuralına neden aykırı olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır. Finansal tabloların onaylandığı, davacı dışında aynı dönemde görev yapan diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği bir durumda davacının ibra edilmemesine ilişkin 5 numaralı genel kurul kararı, dürüstlük kuralına aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.Yönetim kurulu üyelerine, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri hususunda gerekli yetkinin verilmesine ilişkin 8 numaralı genel kurul kararı bakımından yapılan değerlendirmede; bu kararın, davacı ----- olumsuz oyuna karşılık 713.000 olumlu oyla ve oyçokluğuyla alındığı anlaşılmaktadır. Yetki verilen yönetim kurulu üyeleri, ---------dir. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası, \"...Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz...\" düzenlemesini içermektedir. Bu hükümle oydan yoksunluğun kapsamı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 374 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre genişletilmiştir. Şöyle ki, oydan yoksunluğa sebebiyet veren hâllerin içine, pay sahibinin karı veya kocasının, alt ve üst soyunun ortağı oldukları şahıs şirketleriyle hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri de dahil edilmiştir. Hakimiyet altında bulunma ise, içtihat yolu açık olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesi hükmünün kıyas yoluyla uygulanması ile belirlenebilecektir ------- Diğer taraftan bu hükümle oydan yoksunluğa sebebiyet veren hâller sayma yöntemiyle sınırlı sayıda belirtilmiş olup kardeş oydan yoksunluk hâlleri içine dahil edilmemiştir. O nedenle hükmün kapsamının genişletilerek kardeşin veya sayılanlar dışındaki başka bir akrabanın kapsama dahil edilme imkanı bulunmamaktadır (oy hakkının kullanılmasını yasaklayan bu hükmün istisna niteliğinde olduğu ve dolayısıyla dar yorumlanması gerektiği yönünde------- Bu açıklamadan sonra somut olaya gelince, davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine her biri şirkette pay sahibi olan -------seçilmişlerdir. Şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen ve 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri hükümleri kapsamında şirketle işlem yapmalarına ve rekabet etmelerine izin verilen yönetim kurulu üyelerinden --- diğer ortaklardan davacı ---- babası olup bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda işaret edilmesine göre ise yönetim kurulu üyeleri --- zamanda diğer yönetim kurulu üyesi ----- hakim ortağı konumunda bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile yönetim kurulu üyesi ------- diğer iki yönetim kurulu üyesinin hakimiyeti altındadır. O nedenle yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etme ve işlem yapmaya izin verilmesi hususundaki gündemin ---numaralı maddesinin karara bağlanmasında, pay sahibi davacı, babası olan yönetim kurulu üyesi ---yönünden oydan yoksun olup yönetim kurulu üyesi ---- kardeşi olan yönetim kurulu üyesi ------ yönünden oydan yoksunluğu söz konusu olmamaktadır. Belirtilen esas çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin tamamı ise oydan yoksun durumdadırlar. Bu durumda sadece bir paya sahip dava dışı ortak -----yönetim kurulu üyeleri yönünden oydan yoksun bulunmamaktadır. Olay kapsamında tekrar etmek gerekirse gündemin ------ numaralı maddesinin karara bağlanmasında, davacı sadece babası olan yönetim kurulu üyesi yönünden oydan yoksun olup diğerleri yönünden oy kullanabilme hakkına sahip, tek pay sahibi olan ------- oydan yoksun olmayıp yönetim kurulu üyelerinin tümü yönünden oy kullanma hakkına sahiptir. Hâl böyle olunca, oydan yoksun olanların oyları çıkarılıp oy kullanma hakkı bulunanlardan olumsuz oy kullanan davacı ile olumlu oy kullanan dava dışı bir paya sahip ortağın oyu dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etmeye ve işlem yapmaya izin verilmesine ilişkin gündemin 8 numaralı maddesi ile alınan kararda her bir yönetim kurulu üyesi yönünden karar nisabının sağlanıp sağlanmadığı, dolayısıyla bu kararın yok hükmünde olup olmadığı denetime elverişli şekilde ortaya konulmadan ve eksik inceleme ile 8 numaralı karara yönelik davacı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\" gerekçesiyle mahkememiz kararını bozmuştur. Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler 26/06/2025 tarihli ek raporlarını sunmuşlardır.Davacı vekili 08/07/2025 tarihli feragat dilekçesiyle; işbu dava dosyasından feragat ettiklerini, feragat beyanı kapsamında gereğinin yapılmasını talep etmiştir.Davalı vekili 09/07/2025 tarihli beyan dilekçesinde; işbu davada, Davacı tarafından 08.07.2025 tarihli feragat dilekçesi sunulduğunu, feragat hususunda bir diyecekleri olmadığını, Mahkeme tarafından feragat dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini ve davacı taraftan yargılama giderleri ve vekalet ücretine dair bir taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin ----------- yılı olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Davaya vekâlette özel yetki verilmesini gerektiren hâller başlıklı 74 üncü maddesi \"(1) Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; ... davadan veya kanun yollarından feragat edemez ... \", Davaya Son Veren Taraf İşlemleri Davadan feragat başlıklı 307 nci maddesi \"(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.\", Feragat ve kabulün şekli başlıklı 309 uncu maddesi \"(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.\", Feragat ve kabulün zamanı başlıklı 310 uncu maddesi \"(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.------ Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. -------Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.\", Feragat ve kabulün sonuçları başlıklı 311 inci maddesi \"(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.\" ve Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312 nci maddesi \"(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.\" hükmünü düzenlemiştir. Davacı vekilinin davasından feragat ettiği ve vekaletnamesinde de feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, davalı tarafın da feragat beyanına bir diyeceklerinin olmadığı, davacı taraftan yargılama giderleri ve vekalet ücretine dair bir taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br><br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>2-Harçlar yasasına göre alınması gereken 615,40 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 29,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 586,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı taraf lehine vekalet ücreti istemediğinden hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"193c158d3fe15d5b","SID":"1c2b958f286780b4"}}