{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:11/03/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:09/07/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, dava dışı ... Gıda Tic. Ltd Şti ve davalı ... arasında kurulmuş adi şirket ile akaryakıt satım sözleşmesi aktedildiğini ve bu sözleşme uyarınca yapılan satışlar kapsamında ortaklığa çeşitli miktarda akaryakıt teslim ettiğini, davalı ...'ın ise bu adi ortaklığın davacıya karşı akaryakıt satım sözleşmesinden kaynaklanacak borçları için 500.000,00 TL tutara kadar olan kısmı için müşterek ve müteselsil kefil statüsünde kefil olduğunu, davacı şirketin aynı şekilde dava dışı ... Ticaret Ltd Şti ile davalı ... arasında kurulmuş adi şirket ile de akaryakıt satım sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca yapılan satışlar kapsamında bu adi ortaklığa da çeşitli miktarda akaryakıt teslim ettiğini, davalı ...'ın yine bu adi ortaklığın davacıya karşı akaryakıt satım sözleşmesinden kaynaklanacak borçları için 150.000,00 TL tutara kadar olan kısmı için müşterek ve müteselsil kefil statüsünde kefil olduğunu, söz konusu adi şirketlerden ... ... iş ortaklığının davacıdan akaryakıt satış sözleşmesi kapsamında teslim aldığı akaryakıtın 51.613,77 TL tutarında kımını ödemediğini, bunun üzerine bu adi oratklık aleyhine davacı tarafça bu alacağın tahsili için Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak alacak tahsili edemediğini, davalının kefil olduğu ... Ticaret Ltd Şti ... İş Ortaklığı da davacı ile akdedildiği akaryakıt satım sözleşmesi kapsamında davacıdan teslim aldığı akaryakıtın 61.166,70 TL tutarında kısmını ödemediğini, bunun üzerine davacı tarafından bu adi ortaklığın aleyhine de Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ancak alacak tahsil edilemediğini, ancak davalı ...'ın takibe yetkiye ve borca itiraz ederek kendisi yönünden takibi durdurduğunu, davalının borcu olmadığı yönündeki itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, faturalar ve veresiye fişleri, davalının kefaletine konu borcunun kaynağı olan dava dışı adi ortaklıkların teslim aldığı akaryakıta ilişkin olarak celp edilecek BA formlarından anlaşılacağını tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile davalının icra takiben yaptığı itirazın iptaline takibin devamına davalının icra takibine haksız itirazı sebebiyle icra takibine konu alacağın %20 den az olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri Yetkili olduğunu, davacı ortaklığa çeşitli miktarlarda akaryakıt teslim edildiğinin iddia edildiğini, ancak dosyada sevk irsaliyesi yada akaryakıtın teslim edildiğine dair başkaca bir belgeye rastlanmadığını, akaryakıt teslim edildiğinin de belli olmadığını, akaryakıtın ortaklığın işleri için mi yoksa dava dışı şirketlerin işleri için mi alındığının da belli olmadığını zira davacının dava dışı şirketler ile iş ortaklığı haricinde de ticari ilişkilerinin bulunmadığını, davacı belgeler ile akaryakıtı teslim ettiğini ispat edemediği gibi akaryakıtın teslimine ispatlasa bile bunun iş ortaklığının işleri sebebiyle olduğunu da ispatlamak zorunda olduğunu, derdest icra takibi yapıldığı beyan edildiğini yalnızca bu sebeple dahi davanın reddi gerektiğini, icra takibi incelendiğinde ödeme emrinde kefalet sözleşmesinden bahsedilmediği gibi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ibaresi bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde davaya konu takibin kefillere karşı başlatıldığı açıkça beyan edildiğini, ancak kefalet alacağı adı altında ayrı bir icra takibi daha başlatıldığını, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, yetki itirazlarının kabulü ile Denizli İcra Müdürlükleri ve Denizli Mahkemelerinin yetkisizliğine takibe konu alacak için İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin ve İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine müvekkil aleyhine yapılan haksız hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun icra takibinin müvekkili açısından iptaline, davacı tarafa %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini belirtmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... 25/07/2016 tarihinde satıcı davacı ile ... San, Ltd. Şti. Ve ... İş Ortaklığı arasında akaryakıt satım sözleşmesi yapıldığı ve sözleşme eki olarak 28.07.2016 tarihinde akaryakıt sözleşmesine ek olarak davalı ... ve dava dışı ...'un Müteselsil Kefil olarak 150.090,00 TL kefalet miktarlı kefalet sözleşmesinin müteselsil kefillerce imzalandığı,  25.07.2016 tarihinde satıcı davacı ile ... Tic.ltd.şti.ve ... İş Ortaklığı arasında akaryakıt satım sözleşmesi yapıldığı ve sözleşme eki olarak 28.07.2016 tarihinde akaryakıt sözleşmesine ek olarak davalı ... ve dava dışı ...'un Müteselsil Kefil olarak 500.000,00 TL. kefalet miktarlı kefalet sözleşmesinin müteselsil kefillerce imzalandığı; davacı şirketin bu sözleşmeler kapsamında akaryakıt teslimi yaptığının vergi dairesinden celbedilen BA-BS formları ile sabit olduğu, akaryakıt tesliminden sonra akaryakıt bedelinin gerek davalı müteselsil kefil gerekçe de asıl borçlu adi ortaklık dava dışı şirketler şirketler ve davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı tarafça çeşitli icra takipleri başlatıldığı, yukarıda anılı bilirkişi kök ve ek raporları ile icra dosyalarının incelenmesinden, her ne kadar davacı tarafça birden fazla icra takibi başlatılmış ise de icra takiplerinde tamamen tahsilat yapılmadığı, yapılan tahsilatların ise davaya konu edilen borca ilişkin olmadığı,  davalı ...'ın ...- ... İş Ortaklığı  ile ... Ticaret Ltd Şti - ... İş Ortaklığının tacir ortağı olduğu, davalının her iki \"İŞ ORTAKLIĞI\"ndan doğan ve doğacak olan muhtemel alacaklara ayrı ayrı müteselsil kefil olduğu, kefaletinin TBK 584. Maddesi anlamında geçerli olduğu, dosyada bulunan ve birbirini teyit  eder nitelikteki bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davacının dava dışı şirketler ile davalının oluşturduğu adi ortaklıktan alacaklı olduğu, davalının da borçtan sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasını  kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  İİK.'nun 67-(2) maddesi; \"bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir\" hükmünü içermektedir. YHGK.'nun 17.10.2012 tarih ve ... E, ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit  bir alacaktan söz edilemez (YHGK.'nun 14.07.2010 gün ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı).  Dava akaryakıt satışına dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, iş bu dava ile sadece davacı ile dava dışı şirketler arasında ticari ilişkinin varlığının tespit edildiğini, davacı tarafın dava dışı şirketlere akaryakıt sattığına ve teslim ettiğine dair ilişkin iddialarının ispatlanamadığını, dava dışı şirketlerin defter kayıtlarının getirtilerek yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, her ne kadar yerel mahkemece itirazın iptaline karar verilse de davacının kötü niyetli olarak aynı alacağa ilişkin olarak mükerrer icra takibi başlattığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5. maddesine göre; dava tarihi olan 2017 yılı itibariyle dava değeri 100.000,00 TL'yi geçen uyuşmazlıklara heyet olarak bakılması zorunludur. Somut davanın değeri 113.549,18 TL olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinde davanın heyet olarak görülmesi gerekirken tek hakimle yargılamanın sonuçlandırılması doğru değildir. Bu sebeple davalı vekilin  istinaf isteminin HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen sebeplerle kabulü gerekmiştir.<br>Bunun yanında mahkemece dava dışı asıl borçlu şirketlerin ticari defter ve kayıtları  incelenmeksizin bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi de  hatalı olmuştur. Ayrıca asıl borçlu şirketlere ilişkin başlatılan takip dosyaları da celp edilip davalının mükerrer takip ve ödeme iddiaları değerlendirilmeksizin karar verilmesi de hatalı olup davalı vekilinin bu sebeplere dayalı  istinafının kabulü gerekmiştir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ba19b983def9bf7","SID":"4feb161c43aac78b"}}