{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2083 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1007<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                         : 15/04/2015 (Dava) - 14/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2015/478 Esas - 2021/1064 Karar<br>DAVA             \t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/06/2025<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2015/478 Esas - 2021/1064 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 21/04/2013 tarihinde yönetimindeki .....plakalı araç ile İzmir Karabağlar, Yeşillik Caddesi, Sihirbaz Kavşağı yan yolundan kendisine yeşil ışık yandığında hareket ederek karşıdan karşıya geçmek istediği sırada Buca yönüne doğru seyir halinde bulunan davalı sürücü .....'ın yönetimindeki .... plakalı aracın kırmızı ışıkta durmayarak geçmesi nedeniyle müvekkilinin aracına sol arka kısmından çarptığını, çarpmanın etkisiyle kendi ekseninde dönen araçtan dışarıya savrulan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinde kemik kırıkları oluştuğunu, tam olarak düzelmediğini, davalı sürücünün kullandığı .... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, bu aracın sahibinin davalı .... olduğunu, müvekkilinin asıl mesleğinin mobilyacılık olduğunu, SGK'dan yaşlılık aylığı aldığını, geliri yetmediği için fırsat buldukça dışarıda çalıştığını, kaza sonrasında çalışamadığını ve geçici iş göremez hale geldiğini, müvekkilinin psikolojik olarak da tedavi gördüğünü ve çalışma gücünü kaybettiğini, İzmir 41.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/490 Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu aldırıldığını, bu raporda davalı sürücünün tam kusurlu görüldüğünü ve mahkumiyetine karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar..... ve .....'tan 21/04/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı.... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığını, .... plakalı aracın 26/11/2012-2013 arası dönem için ZMMS poliçesinin müvekkili tarafından düzenlendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun ve davacının iş gücü kaybı oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, tedavi giderlerine ilişkin isteğin teminat dışı olduğunu, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi olmasını istediklerini, davacının dava öncesinde müvekkiline başvurusunun bulunmadığını, müvekkilinin temerrüte düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, manevi tazminat isteğinin teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ..... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin kusurlu olmadığını, ceza mahkemesinin kararının kesinleşmediğini, davanın dinlenebilmesi için öncelikle kusur durumunun ortaya konması gerektiğini, müvekkilinin kaza yerinde tam dönüş yapacakken kendisine sarı ışık yandığını ve duracak mesafesinin kalmadığını, o esnada geçiş üstünlüğünün müvekkiline ait olduğunu, davacının SGK'dan aylık aldığını kabul ettiğini, davacının hastane masrafı ödemediğini, istenen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Dava dilekçesi diğer davalı .....'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak bu davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davacının, davalılar hakkında açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 5.221,40 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, Bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 21/04/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 2-Davacı tarafın maddi tazminatla ilgili fazlaya ilişkin isteğinin reddine,3-Davacının, davalılar .... ve .... hakkında açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın 21/04/2013 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve .....’dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın manevi tazminatla ilgili fazlaya ilişkin isteğinin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalılar .....ve ..... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün eksik inceleme ile verildiğini, hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, meydana gelen kazada geçiş üstünlüğünün müvekkilline ait olduğunu, davacının tali yoldan ana yola giriş yaptığını, davacının müvekkiline çarpacakken daha büyük bir kazayı önlemek için müvekkilinin direksiyonu kırdığını, bu durumun sordurulmasını talep ettiklerini, ancak taleplerinin yerel mahkemece kabul görmediğini, yerel mahkemece tesis edilen manevi tazminat miktarının fahiş ve yüksek olduğunu, 23/06/2020 tarihli rapora itirazlarını sunduklarını ancak mahkemece  dikkate alınmadığını, 09/06/2020 tarihli ATK raporunu kabul etmediklerini, davacıya kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, kaza anında davacının emniyet kemerinin takılı olmamasının neticeyi ağırlaştırdığını ve bu durumda ortada müterafik kusur bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kullandığı araç ile ilgili olarak trafikte kullanılabilecek şartların haiz olup olmadığına dair bir beyan ve takması gereken aksesuarları takıp takmadığı, farlarının yanıp yanmadığı gibi hususların raporda belirtilmediğini, raporun bu yönüyle de eksik olduğunu, 30/10/2015 tarihli dilekçeleri ve ihbar taleplerinin değerlendirilmediğini, dava konusu aracın kaza anında dava dışı .... A.Ş. Nezdinde manevi tazminat klozunu kapsayacak şekilde 2 yıl süreli kaskolu olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortasına dayalı olarak maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ..... ve ..... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Davaya konuda kazada, davalı sürücü ....’ın aracı ile meskun mahalde seyri sırasında ışık kontrollü kavşak noktasına geldiği anda hızını yeterince azaltması, seyir yönü için yanan kırmızı ışığa riayet ederek aracını durdurması ve kendi seyir yönü için yeşil ışığın yamasının ardından seyrine kontrollü bir şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeden tedbirsiz şekilde girmiş olduğu ışık kontrollü kavşak noktasında ışık ihlali yaparak sebebiyet verdiği olayda tam ve asli kusurlu, davacı sürücü....’ın ise kavşağa yeşil ışıkta girerek sola dönüş yaptığı esnada ışık ihlali yaparak kavşağa giren davalı sürücü yönetimindeki araç ile çarpıştığı olayda kusurunun bulunmadığının açık olduğu, mahkemece davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının ise, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş biçimi, kazanın meydana geldiği olay tarihindeki paranın alım gücü, davalıların içine düşebileceği mali güçlükler göz önünde bulundurularak  hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalılar .... ve .... vekilinin  İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/478 Esas - 2021/1064 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 1.381,32 TL istinaf karar harcından peşin alınan 345,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.035,99 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalılar..... ve ..... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/06/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4aec051bae5f976d","SID":"e0e957a9b0f7306f"}}