{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1216 <br>KARAR NO: 2025/1127 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/03/2021<br>NUMARASI: 2018/1463 Esas - 2021/148 Kaar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı çekici ile ... plakalı treyler arasında 27/10/2016 tarihinde gerçekleşen çift taraflı kazada; çekicinin pert olduğunu, aracın çalışamadığından dolayı maddi olarak zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 Euro maddi tazminatın işleyecek olan kanuni faiz uygulanmak suretiyle tahsilini  talep etmiştir. Davalı ... Mamulleri vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, 41.754,48 TL kazanç kaybı ve 3.500 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 45.254,48 TL'nin davalılardan 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde kazanç kaybının yabancı para birimi üzerinden talep edildiğini, müvekkilinin uluslararası taşımacılık faaliyeti yaptığını, ... plakalı aracın uluslararası taşıma faaliyetinde çalışan bir araç olup kazancının da euro cinsinden olduğunu, ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede aracın yapmış olduğu seferler neticesinde faturaların Euro cinsinden kesilerek tahsil edildiğini, hesaplamaların Euro para birimi üzerinden yapılmasına rağmen, Yerel Mahkeme tarafından ortalama kur hesabı dikkate alınarak 41.754,48 TL üzerinden davanın kabulüne karar  verildiğini, Türk Lirası üzerinden davanın kabul edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, kazaya karışan araçların ticari araç olup tarafların aynı zamanda tacir olduğunu, bu nedenle  alacağın Türk Lirası cinsinden kabul edilmesi halinde dahi ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davanın kısmen reddine ilişkin gerekçeli kararda bir açıklama yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili ise:  13/12/2019 tarihli bilirkişi raporunun ve hesap olunan zarar kalemlerinin hukuki ve maddi dayanağı bulunmadığını, mahkemenin ilk rapor yerine son raporu neden nazara aldığını gerekçeli kararında izah etmediğini, mahkemenin hukuki değerlendirme yapmadan bilirkişi raporunu aynen karara taşıdığını, aracın tamir edilmeyerek pert sayılıp ödemesi yapıldığını, pert olan araçla ilgili ödeme süresinin 20 gün veya 50 gün olmasının müvekkili şirketin kusuru olmadığını, maddi vakıada bu süre araştırılmayarak bilirkişinin kabulü ile müvekkili şirkete haksız şekilde fatura edildiğini, davacının sahip olduğu çekicinin, muadili bir çekicinin aylık kira bedelinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı, ... plakalı çekicinin pert olması sebebi ile kazanç kaybı ve ... plakalı dorsenin hasara uğraması sebebi ile  değer kaybı  talep etmektedir. Trafik kazasında hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) tazminatının konusunu oluşturmaktadır. Ticari kazanç kaybı/araç mahrumiyet tazminatının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 09/12/2019 gün ve E:2017/5583, K:2019/11651 sayılı kararında belirtildiği üzere; “davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerekmektedir. Somut olayda mahkemece, lojistik uzmanın da dahil olduğu heyetten alınan 07/10/2020 tarihli raporda; ... plaka sayılı çekicinin ortalama pert total işlemleri-ödeme süresinin 20 gün olabileceği, bu süre zarfında davacının aracından faydalanamamış olması nedeni ile araçtan yoksun kalabileceği, 20 gün üzerinden gelirinin 6.642,44 Euro karşılığı 21.742,37 TL olacağının; davacı şirketin faturaları incelenerek, dava dışı sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihine kadar geçen süre ile belirlenen 50 günlük kazanç kaybının ise 16.609.09 Euro karşılığı 41.754,48 olacağının; ... plaka sayılı römorkun değer kaybı için  2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki 2. el kazalı piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibarıyla 3.500 TL olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Ancak, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; dava konusu aracın kazanç kaybının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda çekicinin ortalama pert total işlemleri-ödeme süresinin 20 gün olabileceği değerlendirmesinin kazanç kaybı belirlenmesinde dikkate alınması gerekirken, davacı şirketin faturaları incelenerek, dava dışı sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihine kadar geçen süre ile belirlenen 50 günlük kazanç kaybının Mahkemesince kabul edilerek  tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Dosya içeriğinden davacının kazanç kaybı tazminatı alacağının, yabancı para cinsinden meydana geldiği anlaşılmış olup davacının talebi gibi döviz kuru üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken Türk Lirası üzerinden karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a maddesinde \"Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.\" hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle davacı vekili dava dilekçesinde faiz de talep etmiş olduğundan, kabul edilen Euro cinsinden tazminat için 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanması gerekmektedir. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı da yerindedir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A- Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile;  kazanç kaybı tazminatı olarak 6.642,44 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki T.C Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden ve değer kaybı tazminatı olarak 3.500 TL'nin 27/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kazanç kaybı tazminatı isteminin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.013,23 TL harçtan peşin alınan  davacı tarafından yatırılan 66,78 TL peşin harç ve 778,00 TL ıslah harcı toplam 844,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.168,45 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 844,78 TL harcın davalılardan  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 3.057,00 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 1.907,26 TL'sinin davalılardan  müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı  ... Paz. ve Tic. AŞ tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.250,00 TL yargılama giderinin davanın ret oranına göre 470,12 TL'nin  davacıdan alınarak davalı ... Paz. Ve Tic. AŞ'ye verilmesine, 6-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslar ve oranlar üzerinden (ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/04/1993 tarihli, 1993/13-41 Esas, 1995/145 Karar sayılı ilamı doğrultusunda dava tarihindeki kur üzerinden) hesaplanan 29.471,95 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 25.971,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil eden davalı ...ne  verilmesine, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile  44 TL posta gideri olmak üzere toplam 264,7‬ TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacıya verilmesine, 3-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı ... tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile  50 TL posta  gideri olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek, davalı ...'ne verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi oy birliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d313d6cac4c7084","SID":"7a4ef31405c32f0c"}}