{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/04/2025<br>DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 18/07/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/03/2023 tarihinde Antalya ve ilçelerinde meydana gelen yağış ve sel neticesinde ...A.Ş. tarafından sigortalı bulunan ...Tic. Ltd. Şti'ye ait adreste meydana gelen zarar neticesinde sigortalıya ait ...plaka sayılı araçtaki hasar nedeniyle 102.407,28 TL ödendiğini, ayrıca sigortalı lehine 12.242,23 TL KDV tevfikat ödemesi yapıldığını, davacı şirket tarafından sigortalısına toplam 114.649,51 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yaptığı hasar bedeli ödemesinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödemenin yapıldığı  24/05/2023 tarihinden itibaren ticari (avans) faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ...ı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak yönünden idare yönünden davanın zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, davanın ... yöneltilmesinin gerektiğini, olayın meydana geldiği adres itibariyle büyükşehir belediyesinin yetki alanında olduğunu, dava konusu edilen tazminata konu olayın geçtiği adresin ...ilçesi sınırlarında ve ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğundan müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, olayın gerçekleştiği tarihte .... deresinin geçtiği güzergahta hiçbir sel, afet gibi bir ihbarın bulunmadığını, su seviyesinin yükselmediğini, araçta oluşan hasarın nasıl ve ne zaman oluştuğunun tespitinin gerektiğini, olayın gerçekleştiği tarihte AFAD ya da Meteoroloji tarafından aşırı yağış uyarısının da bulunmadığını, olayın gerçekleştiği tarihte bölgeye düşen su miktarının ne kadar olduğunun, araçtaki hasarın yağıştan mı yoksa sürücünün hatasından mı kaynaklandığının araştırılmasının gerektiğini belirterek davacının araç sahibine ödediği bedelin davalıdan tahsilini istemesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili aleyhine açılan davada idari yargının görevli olduğunu, müvekkili idarenin görev ve yetkilerini tam olarak yerine getirdiğini, söz konusu olayın meydana geldiği tarihte herhangi bir sel ya da afetin oluşmadığını, olayın gerçekleştiği adresteki sorumluluğun ...,... ve...'ne ait olduğunu, yağmur sularının sebep olduğu su baskınlarından müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, müvekkilinin meydana gelen zararın oluşumuna sebep bir eyleminin bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı... cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili idare  aleyhine açılan davada idari yargının görevli olduğunu, 2560 sayılı Kanunun İSKİ’nin görev ve yetkileri başlıklı 2/b maddesi uyarınca; “Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüd ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak,yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek” olayın gerçekleştiği adresteki oluşan zararlardan ...sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; her üç davalının kamu hizmeti yürüten idare konumunda olduğu ve kusurlarına dayanıldığı, davalı idarelerin hizmet kusuruna dayalı zarar tazmin talebinin idari yargı tarafından görülmesi gerektiği ve kusurlarının olup olmadığının idare hukukuna göre tartışılması gerekmesi nedeniyle HMK 114/1-b maddesi uyarınca adli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Kanunun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak tedbirleri kapsadığı ve bu kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini düzenlediği, bu kapsamda sel baskınından kaynaklanan hasarın da karayolunda gerçekleşmesi nedeniyle trafik hasarı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla oluşan trafik hasarı nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olacağından sebeple ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın bir kısım davalılar yönünden tefrik edilerek idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı ...vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğunu, idarelerin kusurları olup olmadığının idare hukukuna göre incelenmesi gerektiğini, söz konusu davanın ...yöneltilmesi gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, olayın gerçekleştiği ara sokakta bir dere ıslahı gibi bir çalışmanın bulunması halinde sorumluluğun ...'nde olacağının açık olduğunu, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zarar gören kişinin kendisinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, zararın mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması durumlarında idarenin tazmin yükümlülüğünün ortadan kalkacağını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı idarenin doğrudan yağmur suyu ile ilgili bir sorumluluğunun olmasının fiziken imkansız olduğunu, olayın meydana geldiği araçta meydana gelen zarara ilişkin idarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olay zamanı ve yağmurun doğal afet olarak nitelendirilmediğini, bölgeye düşen su miktarının ve olayın yağıştan mı su birikintisinden mi olduğunun araştırılması gerektiğini, olayın meydana geldiği ... Mahallesi .... Deresi idareleri sorumluluğunda olup araç trafiğine açık bir yol bulunmadığından idarenin hizmet kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak tazminat alacağının rücuen tahsili isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar verenlere rücu hakkına sahiptir.<br>Davacı vekili, müvekkili nezdinde kasko sigortalı araçta yağış ve sel sonucu maddi hasar oluştuğunu ve davacı tarafından hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiğini, yapılan tediye kadar sigortalıya halef olunduğununu beyanla zararın davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda idari yargının görevli olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Davacı 09/03/2023 günü Antalya ve ilçelerinde meydana gelen yağış ve sel nedeniyle kasko sigortalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle sigortalıya ödediği hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.<br>2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile  Anayasa Mahkemesinin, 26/12/2013 tarih ve E...., K....sayılı kararı ve tazminat istemine ilişkin davanın maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı hususu gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır (Uyuşmazlık Mahkemesinin ... esas, .... karar sayılı kararı).<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin mahkemenin yargı yolu kararına yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-4) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin mahkemenin yargı yolu kararına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>2-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 16/04/2025 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-4) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 615,40 ‬TL istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 18/07/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"816f161c3aaa2fb4","SID":"d961b1a210bc29bb"}}