{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....-.....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/06/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br>DAVACI\t: ........ <br>VEKİLLERİ\t: Av..... Av.....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: .....<br>VEKİLLERİ\t: Av.....Av.....<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/06/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 04/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili Bakanlık bağlı kurumu (........ - Konya) ........ lehine 18.12.2014 tarih ve ........ nolu, 150.000,00 TL bedelli teminat mektubu düzenlendiğini, davalı bankanın ilgili teminat mektubunun ödenmesi yönünden sorumluluğunun bulunduğunu, davalının haksız yere ödeme yapmadığını ve mektubun iade de edilmediğini, davalının haksız yere ödeme yapmaması ve teminat mektubun iade etmemesi nedeniyle müvekkili kurumun uğradığı zararın tazmini için davalı bankaya karşı Konya.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı bankanın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı bankanın borca itirazının ve takibin durdurulması kararının müvekkili bankaya tebliğ edilmediğini, davanın süresinde açıldığını, davalının borca itiraz dilekçesinde iflas dosyasını ileri sürerek ödememe yapmama yönündeki savunması da tamamen mesnetsiz olduğunu, zira ilgili teminat mektubunun bizzat davalı tarafından müvekkili kurum lehine, ........ ile idare arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın ilk talep üzerine, derhal ve gecikmeksizin nakden ve tamamen ödenmesi hususunun düzenlendiğini, davalının savunmalarına itibar edilmesinin, teminat mektubu kavramının tamamen anlamsız ve işlevsiz kalmasına neden olacağını, davalının savunmasında aynı zamanda basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bankaların herhangi bir müşteri adına teminat mektubu düzenlerken mektup bedeli kadar tutar ilgili müşteri hesabından, kredi ve risk tutarından düşülerek işlem yapıldığını, davalı bankanın teminat mektubunu düzenlediği anda zaten teminat mektubu lehtarına, lehtarın talebi üzerine kayıtsız olarak ödeme yapılacağı hususunu dikkate alarak müşterisi ........ ile kredi ilişkisini düzenlediğini, aksinin iddia edilmesinin teminat mektubunun doğasına aykırı olacağı gibi bir banka ve dahi basiretli bir tacir bakımından hukuken dinlenilebilecek bir iddia olmadığını beyan ederek davalı tarafından Konya.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın süresinde açıldığını ileri sürmüş ise de işbu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, davacının müvekkili bankanın ödeme emrine itirazı üzerine ilk olarak 25.07.2019 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurduğunu ve bu sürecin 27.08.2019 da anlaşmama ile sonlandırıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili bankanın itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği kabul edilse dahi bu başvuru ile davacının itirazı ıttıla ettiğini ve iptali için sürece başladığını, İİK'nın 67/1 maddesi gereğince davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açması gerekirken, bu süre içerisinde tekrar arabuluculuğa başvurmasının bir yıllık sürenin yeniden başlamasını sağlamadığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili banka tarafından ........ - Konya Diğer Özel Bütçeli Kuruluşlar Spor Genel Müdürlüğü'ne hitaben ........ Tic. Ltd. Şti. lehine 18/12/2014  tarihinde ........ numaralı ve 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun düzenlendiğini, mektup lehtarının iflas etmesi sebebiyle Konya.... İcra Dairesi'nin (... İFLAS) müvekkili bankaya ilettiği 29.01.2018 tarihli süre uzatım yazısına istinaden teminat mektubunun süresi 31.08.2018 tarihine kadar uzatıldığını, mektup uzatımının yapıldığı 31.08.2018 tarihinin sona ermesinden sonra mektubun muhatabı olan ........ tarafından müvekkili bankaya mektubun tazmini ile ilgili talepte bulunulduğunu, mektup süresinin sona ermesi sebebiyle muhatap tarafından müvekkili bankaya iletilen tazmin talebi haklı bulunmayarak yerine getirilmediğini, müvekkili bankanın teminat mektubuyla ilgili kayıtsız şartsız ödeme yükümlülüğünün, mektubun süresi içerisinde muhatabın usulüne uygun bir tazmin talebi iletmesi halinde mümkün olacağını, süresi içerisinde iletilmeyen teminat mektuplarıyla ilgili müvekkili bankanın tazmin talebini yerine getirme yükümlülüğü olmayacağı gibi, usulüne uygun bir şekilde ve zamanında iletilmeyen teminat mektuplarıyla ilgili müvekkili bankanın ödeme yapması, mektubun diğer tarafı olan mektup lehtarına karşı müvekkili bankayı sorumlu hale getireceğini ve müvekkili bankanın alacağının tahsili nedeniyle lehtara rücu aşamasında haklı olarak lehtarın itirazı ile karşılaşmasına neden olacağını, süresinde iletilmediği için yerine getirilmeyen tazmin talebinin kabul edilmemesi üzerine davacı tarafından teminat mektubuyla ilgili icra takibi başlatıldığını ancak davacının süresi içerisinde tazmin talebinde bulunmadığı ve bu sebeple mektuba bağlı hiç bir hak ve alacak kalmadığı için icra takibine itiraz etiklerini, müvekkili bankanın süresi sona erdikten sonra iletilen tazmin talebini yerine getirmekle yükümlü olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; \"Davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine Konya.... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından teminat mektubuna dayalı olarak başlattığı toplam 151.220,55 TL tutarındaki takibe davalı borçlunun \"alacaklının süresinde tazmin talebi bulunmadığı\" gerekçesiyle yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının dava dilekçesinde talep ettiği icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği\" hususlarındadır.<br> 28.04.2024 Tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kabulü ile Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 150.000,00 TL asıl alacak ve 1.220,55 TL faiz olmak üzere  toplam 151.220,55 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine; hükmedilen 151.220,55 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 30.244,11‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 150.000,00 TL asıl alacak ve 1.220,55 TL faiz olmak üzere  toplam 151.220,55 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, hükmedilen 151.220,55 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 30.244,11‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, yerel mahkemece bu konuda gerekçeli kararda hiçbir açıklama yapılmadığını, davacının müvekkili bankanın ödeme emrine itirazı üzerine ilk olarak 25.07.2019 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurduğunu ve bu sürecin 27.08.2019 da anlaşmama ile sonlandırıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili bankanın itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği kabul edilse dahi bu başvuru ile davacının itirazı ıttıla ettiğini ve iptali için sürece başladığını, İİK'nın 67/1 maddesi gereğince davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açması gerekirken, bu süre içerisinde tekrar arabuluculuğa başvurmasının bir yıllık sürenin yeniden başlamasını sağlamayacağını, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ancak davanın kabulüne dair hiçbir gerekçenin kararda yer almadığını, müvekkili banka tarafından davaya konu mektubun neden ödenemediğine dair yapılan savunmalarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazlarının incelenmeden hüküm verildiğini, müvekkili banka tarafından ........ - Konya Diğer Özel Bütçeli Kuruluşlar Spor Genel Müdürlüğü'ne hitaben ........  Tic. Ltd. Şti. lehine 18/12/2014  tarihinde ........ numaralı ve 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun düzenlendiğini, mektup lehtarının iflas etmesi sebebiyle Konya.... İcra Dairesi'nin (... İFLAS) müvekkili bankaya ilettiği 29.01.2018 tarihli süre uzatım yazısına istinaden teminat mektubunun süresi 31.08.2018 tarihine kadar uzatıldığını, mektup uzatımının yapıldığı 31.08.2018 tarihinin sona ermesinden sonra mektubun muhatabı olan ........ tarafından müvekkili bankaya mektubun tazmini ile ilgili talepte bulunulduğunu, mektup süresinin sona ermesi sebebiyle muhatap tarafından müvekkili bankaya iletilen tazmin talebi haklı bulunmayarak yerine getirilmediğini, müvekkili bankanın teminat mektubuyla ilgili kayıtsız şartsız ödeme yükümlülüğünün, mektubun süresi içerisinde muhatabın usulüne uygun bir tazmin talebi iletmesi halinde mümkün olacağını, süresi içerisinde iletilmeyen teminat mektuplarıyla ilgili müvekkili bankanın tazmin talebini yerine getirme yükümlülüğü olmayacağı gibi, usulüne uygun bir şekilde ve zamanında iletilmeyen teminat mektuplarıyla ilgili müvekkili bankanın ödeme yapması, mektubun diğer tarafı olan mektup lehtarına karşı müvekkili bankayı sorumlu hale getireceğini, her ne kadar bilirkişi raporunda davaya konu mektubun süresi içerisinde tazmin talebinin iletildiği belirtilmiş ise de mahkemece bu konuda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine 19/06/2019 tarihinde Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile  150.000,00 TL asıl alacak , 1.220,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 151.220,55 TL alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin 18/12/2014 tarihli 150.000,00 TL miktarlı teminat mektubunun gösterildiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davalının borca itirazının davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.<br> İİK'nın 67/1. hükmüne göre \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.\" Dava açılması için Kanun'da 1 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğü, bu sürenin hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, borçlunun yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliği ile 1 yıllık sürenin işlemeye başlayacağı, somut olayda davalının yapmış olduğu itirazın davacıya tebliğ edilmediği, davacının itirazı haricen öğrenmiş olmasının süreyi başlatmayacağı, bu durumda eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığını kabul etmek gerektiği bu sebeple davalının davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığına ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Davalının diğer istinaf sebepleri incelendiğinde ise; somut olayda davacı bakanlığa bağlı ........ ile dava dışı ........  Tic.Ltd. Şti. arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin teminatı olarak davalı banka tarafından 18/12/2014 tarihli 30/03/2018 tarihine kadar geçerli, teminat tutarı 150.000,00 TL olan kesin teminat mektubu verildiği, dava dışı ........  Tic.Ltd. Şti.'nin  16/01/2018 tarihinde iflasına karar verildiği ve iflasın açıldığı, Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında iflas işlemlerine başlandığı ve icra müdürlüğünce teminat mektubunun süresinin, teminat mektubunun bitim süresi olan 31/03/2018 tarihinden itibaren 6 ay daha süresinin uzatılmasına karar verilerek durumun davalı bankaya bildirildiği, davalı bankanın da icra müdürlüğüne teminat mektubunun süresinin uzatıldığını bildirdiği, daha sonra iflas idare memuru tarafından 14/09/2018 tarihli yazıyla teminat mektubunun süresinin 30/09/2018 tarihinde dolacağı, iflas tasfiyesinin tamamlanmaması nedeniyle teminat mektubunun süresinin 1 yıl süre ile iflas masası adına uzatılmasına karar verildiğinin davalı bankaya bildirildiği, davalı banka tarafından bu yazıya bir cevap verilmediği, teminat mektubunun süresinin tekrar uzatıldığı yönünde bir beyanda bulunulmadığı, davacının 15/05/2019 tarihinde  davalı bankadan teminat mektubunun nakde çevrilmesini talep ettiği, davalı bankanın teminat mektubunun süresinin 31/08/2018 tarihine kadar uzatıldığı, 31/08/2018 tarihine kadar tazmin talebi iletilmediği ve süresi içinde bir vade  uzatımı yapılmadığı gerekçesiyle davacının tazmin talebini yerine getirmediği görülmüştür.<br>Davaya konu teminat mektubu 30/03/2018 tarihine kadar geçerli bir teminat mektubu olup, icra müdürlüğünün ilk yazısı üzerine davalı banka tarafından teminat mektubunun süresi sürenin bitiminden itibaren 6 ay süreyle uzatılmıştır. Bu durumda teminat mektubu 30/09/2018 tarihine kadar geçerli olacaktır. Daha sonra iflas idare memurunun teminat mektubunun süresinin 1 yıl daha uzatılması yazısına davalı banka tarafından cevap verilmemiş, süre tekrar uzatılmamıştır. Bu sebeple davacının en geç 30/09/2018 tarihine kadar tazmin talebinde bulunması gerekmekte olup, davacı davalı bankadan bu süre geçtikten sonra 15/05/2019 tarihinde tazmin talebinde  bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle teminat mektubunun süresi dolduktan sonra tazmin talebinde bulunulduğu için davalı bankanın teminat mektubuna dayalı sorumluluğu ortadan kalkmıştır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A)Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 3.099,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya  iadesine, <br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacı harçtan muaf olduğundan talep halinde davalıya iadesine, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına, <br>B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Davanın REDDİNE,<br> 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin  davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>6-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının, 10.329,28 TL bakiye karar harcının ve 1.320,00 TL arabulucu ücretinin talep halinde davalıya iadesine, <br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine <br>C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>D)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/06/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.<br><br>     Başkan ...  \t                  Üye ...   \t                  Üye ...   \t               Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br> <br>.....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ea7ec712a8e9952","SID":"5d26762d6cc54323"}}