{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/905 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1241<br>KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/51D.İş Esas  2025/51 D.İş Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/06/2025<br><br>İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: İhtiyati tedbir isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari satım sözleşmesinin akdedildiğini, aradaki sözleşmenin şu şekilde yapıldığını, müvekkili  müvekkilinin inşaat malzemesi alım satımı yaptığını, karşı tarafla toplu olarak ve devamı olacak şekilde seramik malzeme alma konusunda anlaştıklarını, müvekkili, bu malzemeleri karşı taraftan alıp toptan olarak piyasada üçüncü kişilere satacağını, müvekkili ile karşı tarafin aradaki güvene dayalı olarak  malları teslim almadan karşı tarafa ileri tarihli çek teslim ettiğini, müvekkili karşı tarafa teslim ettiği çek bedeli kadar sürekli karşı taraftan mal tedariki yapacağını, fakat karşı taraf müvekkilinin onayı olmadan elinde sınırlı kalan ve devamı da bulunmayan malları müvekkiline teslim ettiğini, müvekkili karşı tarafın dürüstlük kuralına aykırı edimi sebebi ile karşı taraf ile derhal iletişime geçtiğini, bu ürünleri devamı olup olmadığını aksi halde bu ürünlerin ekonomik değerinin bulunmadığını, bu şekilde parçalı ve devamı olmayan malların kimse tarafından satın alınmayacağını beyan ettiğini,karşı taraf da müvekkiline bir kısmını geri alabileceğini beyan etmiş ise de müvekkili çeklerin vadesine kadar oyaladığını, somut durumda karşı taraf yan edimini hukuka ve sözleşmeye aykırı şekilde yerine getirmediğini, müvekkili çekleri ödeme tazyiki  altında olduğunu gelinen aşamada müvekkili davalıya itimat ederek önden verdiği çekleri ödeme tazyiki altında kaldığını, malların ayıplı olduğu için müvekkiline hatalı ve eksik teslim edilen devamı da olmayan ürünleri satmadığını, nakde çeviremediği için ticari hayatın da verdiği çekler sebebi ile olumsuz etkilendiğini, belirterek öncelikle dava konusu çekler hakkında (.....bank tarafından verilen 28/02/2025 tarih ve Z9105387 seri nolu.31/03/205 tarih ve Z9105388 seri nolu ,30/04/2025 tarih ve Z9105389 seri nolu ,30/04/2025 tarih ve Z9105396 seri nolu ,31/05/2025 tarih ve Z9105397 seri nolu 30/06/2025 tarih ve Z9105398 seri nolu) tedbir karar verilmesine, çeklerin ödemen meni dair tedbir kararının ilgili bankaya gönderilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Talep, satım sözleşmesinden kaynaklanan alıcı/talep eden tarafından keşide edilen çekler için ödeme yasağı konulması istemine ilişkindir.<br>Somut olayda, talep eden ile aleyhine ihtiyati tedbir istenen arasında satım sözleşmesinin bulunduğu, iş bu sözleşme kapsamında ürün teslimi yapılmadan talep eden/alıcı tarafından çeklerin keşide edildiği ancak ürünlerin teslim edilmediği iddiası ile bedelsiz kalan çekler için ödeme yasağı talep edilmiş ise de, kambiyo senetlerinden olan çekler sebepten soyut olmakla, senede karşı iddiaların aynı nitelikte delil ile ispat edilmesi gerekmektedir. Talep ihtiyati tedbire ilişkin olduğundan kesin delil aranmayacak ve yaklaşık ispata yönelik delillerin sunulması yeterli görülecektir. Talep dilekçesinin ekinde taraflar arasında ki satım sözleşmesine ilişkin bir delil bulunmadığı gibi çeklerin de satım sözleşmesinde alıcının yükümlülüğünde bulunan bedel ödeme borcu için keşide edildiğine yönelik aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenden sadır bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından yaklaşık ispat kuralı sağlanmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir,\" gerekçesi ile; \"Çekler için ödeme yasağı konulması talebinin REDDİNE,\"  şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleplerinde yaklaşık ispat koşulları oluşmasına rağmen haksız ve hukuku aykrırı olarak ret edildiğini, müvekkili ile davalı arasında ticari satım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin inşaat malzemesi alım satımı yaptığını, davalıdan da toplu olarak ve devamı olacak şekilde seramik malzeme alma konusunda anlaştığını, müvekkilinin, bu malzemeleri davalıdan alıp toptan olarak piyasada üçüncü kişilere satacağını, müvekkilinin, davalı ile aradaki güvene dayalı olarak  malları teslim almadan davalıya ileri tarihli çekleri teslim ettiğini, müvekkilinin, davalıya teslim ettiği çek bedeli kadar sürekli davalıdan mal tedarikini yapacağını, fakat davalı tarafın müvekkilinin onayı olmadan elinde sınırlı kalan ve devamı da bulunmayan malları müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin, davalının bu dürüstlük kuralına aykırı edimi sebebi ile davalı ile derhal iletişime geçtiğini, bu ürünlerin devamı olup olmadığını aksi halde bu ürünlerin ekonomik değerinin bulunmadığını, bu şekilde parçalı ve devamı olmayan malların kimse tarafından satın alınmayacağını beyan ettiğini, davalının da müvekkiline bir kısmını geri alabileceğini beyan etmiş ise de müvekkilini çeklerin vadesine kadar oyaladığını, somut durumda davalı yanın edimini hukuka ve sözleşmeye aykırı şekilde yerine getirmemiş olup müvekkilinin çekleri ödeme tazyiki altında olduğunu, beyanla yerel mahkeme kararının kanun ve usule aykırı olduğundan kaldırılmasına, talebimizin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.  <br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen  taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.<br>İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>HMK'nın 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1. maddesinde \"ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.<br>Yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; talep edenin, çekleri avans olarak verdiğine ve sözleşmeye aykırılık bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispata yarar bir delil sunmamış olmasına göre talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2025 tarih, 2025/51 D.İş Esas ve 2025/51 D.İş Karar sayılı çekler için ödeme yasağı konulması talebinin reddine ilişkin olarak verilen  karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.  26/06/2025<br>\t<br>\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41387a6955fc2257","SID":"229b909dd72bbae7"}}