{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2020/858 Esas - 2022/1074<br>\tT.C.<br>\tADANA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2020/858 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/1074<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ..<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 06/12/2022<br>YAZIM TARİHİ \t: ...<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olmasına rağmen 27/05/2020 tarihinde yapılan genel kurula çağrılmadığını, çağrı konusunda emredici düzenlemelere uyulmadığını, bu nedenle davanın süreye tabi olmaksızın herzaman açılabileceğini, müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın sermaye arttırım kararı alındığını, ayrıca rüçhan hakkının engellendiğini, TTK 'dan rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin emredici düzenlemelere uyulmadığını, sermaye arttırım kararının TTK'nın 445 ve 447.maddeleri ile daha bir çok yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, bu kararın amacının müvekkilinin pay oranını azaltmak olduğunu, iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini,  kararın müvekkilinden gizlendiğini, davacının sermaye arttırımını tesadüfen öğrendiğini belirterek kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, ayrıca butlan nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ;  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının 27/05/2020 tarihli genel kurula bizzat katılarak olumlu oy kullandığını, muhalefet şerhi yazdırmadığını, imzanın bizzat kendisine ait olduğunu, genel kurul kararının süresi içinde  sicile tescil edildiğini, TTK.'nın 447. maddesinde sayılan butlan hallerin bulunmadığını, sermaye arttırım kararının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, davacının şirkete zarar vermek kastıyla bu davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı ... 12/02/1982 tarihinde sicile tescil edilmiştir. ..., ..., ... ve ... adında 4 ortağı bulunmaktadır. 27/05/2020 tarihli ... sayılı genel kurul kararında; ortaklardan ... ile ...'ın sermaye arttırımına katılmadıkları ve rüçhan haklarını kullanmadıkları, sermayenin 5.500,00 TL den 17.500,00 TL 'ye çıkarıldığı, arttırılan 12.000,00TL sermayenin 6.000,00TL sinin ...'ın, 6.000,00TL sini de ...'ın şirketteki alacaklarından karşılandığı, bu alacakların mali müşavir tarafından düzenlenen 27/05/2020 tarihli raporlae tespit edildiği, arttırılan sermayeye göre, ...'ın 295000, ...'ın 284000, ...'ın 66000, ...'ın 55000 payı bulunduğu belirtilmiştir. Kararda tüm ortakların imzaları bulunmaktadır. <br><br>Davacı vekili cevaba cevap  dilekçesinde; bu kararın sahte olarak düzenlendiğini, keza 27/05/2020 tarihinde ...'ın 'te Özel Körfez Hastanesi'nde yattığını, kendisinin de ona refakat ettiğini, aynı gün kredi kartı ile ödeme yaptığını, ortaklardan ...'la ...'ın Adana dışında olduklarını, pandemi tedbirlerinden dolayı seyahat etmelerinin mümkün olmadığını, genel kurul kararında belirtilen muhasebecinin raporunun gerçeği yansıtmadığını beyan etmiş, ayrıca ...Körfez Hastanesi'ne ait rapor ve belgeleri ibraz etmiştir. <br>15/06/2021 tarihli celsede; genel kurul toplantı tutanağının, hazirun cetvelinin, bu toplantıya ilişkin çağrı, davet ve ilan belgelerinin ibrazı istenmiş, davalı vekilinin 29/06/2021 tarihli dilekçesinde; çağrısız genel kurul yapıldığını, toplantıya tüm ortakların katılıp, bizzat genel kurul kararı aldıklarını, bu nedenle çağrıya ilişkin bir yönetim kurulu kararı, ilan veya tebliğ bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 05/07/2022 tarihli dilekçesinde ise; genel kurul kararının elden dolaştırma yöntemiyle alındığını beyan etmiş, davacı savunmanın genişletilmesine ve değiştirilmesine muvafakat etmemiştir. <br>Genel kurul kararının aslı ibraz edilmiş, davacının imzalarının bulunduğu belge asılları temin edilerek  Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 29/03/2022 tarihli raporda; 27/05/2020 tarihli genel kurul kararında ... adına atılan imzanın bu kişiye ait olduğu belirtilmiştir. <br>Davacı, ... hakkında genel kurul kararındaki sahtecilikten dolayı şikayette bulunmuş, Adana C.Başsavcılığı'nın ... sor. sayılı dosyasında  soruşturma başlatılmıştır. Dosya halen derdesttir. 06/12/2021 tarihinde bu dosyada ifade veren ..., 27/05/2020 tarihinde genel kurul olup olmadığını bilmediğini, kardeşi ...'ın kendisinin yerine imza atmış olabileceğini , keza kendisinin imza yetkisinin bulunduğunu, 27/05/2020 tarihinde oğlu ...'ın kendisini hastaneye götürmediğini, yaşlı olduğu için pek hatırlamadığını, hastaneye kendisinin gitmiş olabileceğini beyan etmiştir. Bu soruşturmanın sonucunun beklenilmesi eldeki dava için gerekli görülmemiştir. <br>...Körfez Hastanesindeki kayıtlara göre, ... 27/05/2020 tarihinde bu hastanede tedavi görmüştür. Aynı gün davacı ... kredi kartı ile ödeme yapmıştır. Kredi kartının başkası tarafından kullanılabileceği gözetildiğinde, bu ödeme tek başına davacının o tarihte Edremit'te olduğunu göstermez, ancak ortaklardan ...'ın hastanede olduğu açıkça anlaşılmaktadır.  <br>6102 sayılı TTK'nın 617. Md. Gereğince;(1) genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.<br>(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.<br>(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.<br>TTK'nın 409.'uncu maddesinde; Anonim şirketlerde genel kurul toplantısının yapılma zamanları ve toplantı yerleri düzenlenmiştir. 409/3 maddesinde, esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı taktirde genel kurulun şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanacağı belirtilmiştir. TTK'nın 414. maddesinde ise, anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağrılması şekli düzenlenmiştir.<br>Limited şirket genel kurul toplantılarının nerede yapılacağı konusunda TKK'nın 617. Maddesinde bir açıklık yoktur. 617/3 maddesinde anonim şirketlere ilişkin atıf yapılmıştır. Yukarıda değinildiği üzere TTK'nın 409/3 maddesi gereğince; esas sözleşmede hüküm yoksa toplantının şirket merkezinin bulunduğu yerde yapılması gerekmektedir.<br> 6102 sayılı TTK'nın 617/3. maddesi gereğince; toplantıya çağrı usulü hakkında anonim şirkete ilişkin hükümler kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.TTK'nın 416 maddesi uyarınca bütün pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın genel kurul olarak toplanabilr ve bu toplantı nisabı var olduğu sürece karar alabilirler. Buna göre, tüm ortaklar toplantıda hazır bulunmazsa veya toplantı sırasında ortaklardan biri dahi toplantıyı terk ederse toplantı nisabı sağlanmamış olur, bunun müeyyidesi yokluk olup hak düşürücü süreye tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. <br>TTK’nın 617. maddesinin 4. fıkrasına göre, “Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Önerinin tüm ortakların onayına sunulması şarttır.” Doğal olarak sirküler (elden dolaştırma) yoluyla karar alınırken, TTK m. 617/2 hükmünde öngörülen çağrı ve ilan kurallarına uyulmasına gerek yoktur. Buna göre, sirküler karar ortaklar genel kurul toplantısı için; a) yazılı öneri bütün ortaklara sunulmuş olmalıdır, b) Ortaklardan hiçbiri sözlü toplantı talebinde bulunmamalıdır, c) Alınan kararların oybirliği ile alınması şart olmayıp, sadece sözkonusu kararlarla ilgili olarak yasada öngörülen nisaba uygun olarak karar alınmış olması yeterlidir ( Bkz Prof Dr. ..., Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi 2017, s. 850 vd.).Böyle bir karar alma sürecini, müdürler yanında herhangi bir ortak da başlatabilir. Genel kurulun fiziki toplanmasının aksine, yazılı karar almak için, ortaklara herhangi bir davet yapılmasına gerek yoktur. Hem öneri hem de önerinin reddi ve kabulüne ilişkin belgeler, posta veya kurye aracılığıyla oy kullanacak ortağa gönderilir. Ayrıca ortağa bu belgelerle birlikre bir de oy vermesi için süre tanınmalıdır. Ortak yapılan öneriyi değerlendirdikten sonra, cevabını geriye ortaklığa gönderir. Şayet bütün ortaklara böyle belge gönderilmez veya onlardan yazılı oy alınmaz da, belge gönderilen ortakların tamamı alınan kararı onaylasalar bile, yine de karar alınamaz, alınan karar batıl olur. (İstanrbul BAM 14.HD ... E.  ... , Prof. Dr. ... Limited Ortaklıklar Hukuku S. 527,528,529)<br>HMK'nın 141. Maddesi gereğince; (1)Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.<br>Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı şirketin 27/05/2020 tarihli ... sayılı genel kuruluna ait toplantı tutanağının ve hazirun cetvelinin bulunmadığı, toplantı için herhangi bir çağrı yapılmadığı, diğer taraftan çağrısız genel kurul şartlarının oluşmadığı, keza kararın alındığı gün ortaklardan ...'ın hastanede olduğu, bu durumun hastane kayıtlarıyla sabit olduğu gibi toplantıya ait tutanağın ya da hazirun cetvelinin ibraz edilmediği, kararın yok hükmünde olduğu, bu durumun tespitinin 3 aylık hak düşürücü süreye bağlı olmadan istenebileceği,  davalı tarafından, savunmanın değiştirilerek kararın elden dolaştırmak yoluyla alındığı ileri sürülmüş ise de, savunmanın değiştirilmesine muvafakat edilmediği, aksi düşünülse dahi TTK'nun 617/4 maddesinde düzenlenen sirküler tipi karar alma yönteminin ve şartlarının uygulanmadığı, bu ihtimalde kararın batıl sayılması gerektiği, butlanın 3 aylık süreye bağlı olmadan da ileri sürülebileceği, kaldı ki dolaştırma yoluyla alınan kararın ortağa bildirilmesi gerektiği, karara (yok hükmünde  yada batıl olmayan) karşı iptal davası açma süresinin de bu bildirim ile başlayacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. HD.  2017/1702 E.  2018/8018 K., ...- Pandemi Dönemlerinde Genel Kurul Toplantıları,  Prof. Dr. ...- Limited Ortaklıklar Hukuku S. 527,528,529)<br><br>\tH Ü K Ü M     : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davanın kabulüne, <br>Adana Ticaret Sicili'nin ... sırasında kayıtlı ....'nin 27/05/2020 tarihli ... sayılı genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, <br>\t2-Alınması gereken 80,70-TL karar harcından, peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye  26,30-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı kendisini bir  vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan 1.648,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,    <br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,\t<br>Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2022<br><br>Başkan<br> E-imza<br>Üye <br> E-imza<br>Üye <br>E-imza <br>Katip <br>E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1dec6f3e9d2f023","SID":"cb56ec0a5c0038dc"}}