{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/413 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/578<br><br>DAVA\t\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 11/04/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 10/11/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>İSTEM:<br>Davacı vekili ... ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği  dava dilekçesinde; müvekkili şirketin  ... mevkiinde faaliyet gösteren işletmesi  davalı ... den ... ve ... abone noları ile elektrik enerjisi  aldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin elektrik faturalarına elektrik kullanım bedeli dışında, kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma, perakende  satış hizmet, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedelleri ile bu bedellerin müvekkili şirketten tahsil edildiğini, iş bu bedellerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak tahsil edildiğini, kayıp kaçak bedeli dağıtım sistemine giren enerji  ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı oluşturduğunu, kayıp kaçak bedeli, elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp kaçak bedeli oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bedel olduğunu, enerji nakil hatlarından çeşitli sebeplerle sayaçtan geçilmeksizin, her hangi bir bedel ödenmeden kullanılan elektrik bedeli de kaçak bedel olarak yansıtıldığını, ancak elektrik enerjisinin nakil esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektir bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  sayaç okuma, perakende  satış hizmeti, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedellerin de abonelerden tahsili yoluna gitmenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketten usul ve yasaya aykırı olarak tahsil edilen elektrik kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedelleri ile bu bedeller üzerinden tahsil edilen ... fonu, ... fonu, KDV'nin  her bir faturanın tahsil tarihinden itibaren işleyecek  bankaların uygulamış olduğu en yüksek avans faizi ile birlikte dava tarihinden geriye dönük olarak 10 senelik tespitlerinin bilirkişi marifetiyle  yapılarak şimdilik ... TL  nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde belirtilen elektrik aboneliği ticari faaliyet amaçlı kullanılmakta ve tarife grubu olarak da TİCARETHANE grubunda yer almaktadır.  aradaki ilişkinin ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinde; “Bu sözleşmenin ve yürürlükteki ilgili mevzuatın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların giderilmesinde yetkili organ Antalya Mahkemeleri ve İcra Daireleridir” denilmek suretiyle uyuşmazlık halinde tarafların başvuracağı yetkili mahkeme ve icra daireleri belirlendiğini. Dosyanın taraflarının tacir olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki şartı HMK m.17 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini,  HMK m.17 “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır” hükmünü içerdiğini,  müvekkil şirkete karşı açılan davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE REDDİNE karar verilerek yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, \tDavacının, müvekkil kuruma karşı, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaması sebebiyle HUSUMET İTİRAZINDA bulunduklarını, pasif husumet yokluğundan öncelikle DAVANIN Usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ekli sunulan EPDK Kurul kararı, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereğince; 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrışmaya gidilmiş ve perakende satış faaliyetleri ile dağıtım faaliyetleri ayrıştırıldığını, ayrıca elektrik dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin birbirinden ayrı yürütülmesini öngören 6408 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Özel Tüketim Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği de 01.01.2013 tarihinden itibaren dağıtım ve perakende satış faaliyetleri ayrıştırıldığını, belirtilen Kanun hükmü kapsamında ... tarihinde perakende satış hizmetlerini yürütmek amacıyla ...’den farklı olarak ... kurulmuş ve bu tarih itibariyle bölgenin perakende satış faaliyetleri bir bütün halinde ... Ye devredildiğini, Perakende faaliyetleri ... de olmakla birlikte abonelik işlemleri, elektriğin satımından kaynaklı tüm uyuşmazlıklar ile bu kapsamda değerlendirilen  kayıp kaçak v.s.bedellerine ilişkin görev ve yetki ...’ye geçtiğini,  Bu sebeple  ... aleyhine dava açılması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  ayrıca Davacı şirket, müvekkil şirketten elektrik almadığını, Tedarikçi firmalarla anlaşmış ve elektrik ihtiyacını bu firmalardan tedarik ettiğini, davacı şirketin kullanmış olduğu elektrik bedeli de yine tedarikçi firmalar tarafından tahsil edildiğini, bu sebeple davacı şirketin müvekkil şirkete karşı dava açma ehliyeti bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar yoktur. kabul anlamına gelmemek kaydıyla ifade edelim ki; iddia edilen anlamda bir alacağın doğduğu kabul edilse dahi alacak zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacı tarafın taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın  zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>KANITLAR VE GEREKÇE:<br>... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize  gönderilmiş ve yargılamaya  mahkememizin .../... esası üzerinden devam edilmiştir. <br>Davacı ile davalı arasında elektrik tüketimine ilişkin abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davalının normal tüketim bedelinin yanısıra davaya konu kayıp-kaçak v.s bedeller adı altında bir takım miktarları da davacı adına düzenlenen faturaya eklediği ve bu bedellerin davacıdan tahsil edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Çözülmesi gereken öncelikli sorun davacıdan tahsil edilen bu bedelleri davacının talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>Bu konuda daha önce açılan ve Yargıtay denetiminden geçen dava dosyalarında verilen mahkeme kararlarında, elektrik dağıtım şirketi tarafından tahsil edilen bu bedellerin sözleşmeye ve yasal mevzuata aykırı olduğu kabul edilerek bu bedellerin davacıya iadesine karar verildiği bilinen bir husustur. Dolayısıyla davacının dava açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Asıl ihtilaf 6719 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra davacının kendisinden kesilen bu miktarları davalıdan tahsil edip edemeyeceği sorunudur. 17.06.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın 21.maddesi ile 6446 sayılı yasanın 17,19 ve 20.maddeleri  değiştirilerek davaya konu kesintiler hakkında dava açılamayacağı belirtilmiş, açılan davalarda denetimin sadece yapılan kesintilerin EPDK karar ve ilkelerine uygun olup olmayacağı ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. 6719 sayılı yasanın 21. maddesi ile 6446 sayılı yasanın değiştirilen 17,19 ve 20.maddelerinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle Mahkemelerce, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulup TBMM üyeleri tarafından iptal davası açılmış ise de Anayasa Mahkemesi'nin 15.02.2018 tarih 30333 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 28.12.2017 gün, 2016/150 Esas, 2017/179 Karar sayılı kararı ile sadece açılan davalarda denetimin, yapılan kesintilerin EPDK karar ve ilkelerine uygun olup olmayacağı ile sınırlı olduğuna dair hükmün iptaline karar verildiği, diğer kanun maddelerine ilişkin itiraz ve iptal taleplerinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla elektrik abonelerinden kayıp kaçak v.s adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesi hususunda dava açılamayacağına dair kanun hükmünün halen yürürlükte olduğu ve bu kanun hükmü uyarınca değinilen hususlarda dava açılamayacağının kabulü gerekir.  <br>Anayasa Mahkemesince mahkeme denetiminin sınırlandırılmasına ilişkin kanun hükmü iptal edilmiş olup bu durumda aboneden yapılan kesintilerin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olup olmadığının incelenmesi gerekmekte ise de 6446 sayılı yasanın ilgili hükümleri uyarınca yapılan kesinti haksız olsa dahi dava açılamayacağı anlaşıldığından bu hususta inceleme yapılması olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla yapılan kesinti, EPDK'nın tarifelerine ilke ve kararlarına uygun bulunduğu müddetçe kesintilerin dava yoluyla istenmesi olanağı yoktur. <br>6719 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce ve sonra açılan davalarda yapılan kesintinin EPDK'nın ilke ve kararlarına uygun olması halinde abonenin kesintilerin iadesi istemiyle dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Her ne kadar yargılama aşamasında bilirkişiden rapor alınmamış ise de davacı tarafın yapılan kesintilerin miktar ve oranına bir itirazı bulunmadığından bu hususta ayrıca araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. <br>Davanın açılmasından sonra 6719 sayılı yasa yürürlüğe girmiş olmakla; davanın konusu kalmadığından açılmış bulunan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmesi gerekmiştir.<br>Davacı taraf, dava açıldığı tarihteki mevzuat Yargıtay Genel Kurulu Kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin içtihatları gereği dava açmakta haklı bulunduğundan dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır. <br>Davacı taraf, dava açtığı tarihte dava açmakta haklı olup dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yasa uyarınca haksız duruma düştüğünden lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Dava konusuz kaldığından dava konusu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafça karşılanan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin yasal değişiklik gözönüne alınarak  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirmiş olsa da yasal değişiklik gözönüne alınarak davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,<br>Dair;  tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin  yüzüne karşı   davalı vekilinin   yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/11/2020<br><br><br>Katip ...<br>E imzalı <br> <br> <br>Hakim ...<br>E imzalı  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"255675101ea83758","SID":"3395e8f79bd8056a"}}