{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/999 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1329<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/05/2025 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI\t\t: 2025/312 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden<br>                                      Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/07/2025<br><br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Talepte bulunan davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, davalı şirketin ... Türkiye Aliağa Tesisleri’nde yürütmekte olduğu \"Kalınlık Kontrol Projesi\" kapsamında mühendislik personeli temini, iskele kurulum ve izolasyon hizmetleri sağlanmasına ilişkin olarak 01.09.2023 tarihli yazılı hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm hizmetlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, işin her aşamasının .... ve ... yetkilileri tarafından denetlendiğini ve her bir hakedişin sözleşmeye uygun şekilde tanzim edildiğini, hakediş belgelerinin davalı ve ana işveren tarafından imzalandığını ve onaylandığını, bu doğrultuda düzenlenen faturalar yasal sürede hiçbir itirazda bulunulmadığını ve faturaların zımnen kabul edildiğini, davalı şirketin Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırmak üzere olduğu, ....’ın 2025 yılı ihalelerine katılmadığı, halihazırda işin tamamlandığı ve şirket yetkilisinin yabancı uyruklu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ...’dan alacaklı olduğu tutarları tahsil edip yurt dışına çıkması halinde müvekkilinin alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, müvekkilinin 31.12.2024 tarihli muavin defteri kayıtlarında .... şirketinden 8.312.877,86 TL bakiye alacaklı olduğunu bildirerek, davalının Aliağa İcra Müdürlüğünün 2025/1555 E.sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı, %20’ icra inkar tazminatının tahsili zımnında ... Ltd. Şti.nin .... nezdindeki hakediş ve teminat alacakları, Türkiye’de bulunan banka hesapları ve sair hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br><br>MAHKEMECE: \"...,Talep, HMK'nun 389 vd.madde hükümlerine göre açılmış ihtiyati tedbire ilişkindir.<br>HMK'nun 389.madde hükmü uyarınca \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir...\"<br>Buna göre ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, davanın fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz davası olduğu, uyuşmazlık konusunu para alacağının teşkil ettiği, alacak borç durumunun yargılamaya gerektirdiği, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir,\" gerekçesiyle;<br>\"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı itiraz eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... Ltd. Şti. arasında, ...Türkiye Aliağa Tesisleri’nde yürütülen Kalınlık Kontrol Projesi kapsamında mühendislik personeli temini, iskele kurulum ve izolasyon hizmetleri sağlanmasına ilişkin olarak 01.09.2023 tarihli yazılı hizmet sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin, sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, hakediş raporlarının düzenlendiğini ve bu hakediş evraklarının bizzat karşı taraf ... yetkilileri tarafından da imzalandığını, ayrıca, müvekkili tarafından düzenlenen ve tahsilini talep ettikleri tüm faturaların, karşı taraf yetkililerince onaylandığını, herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve bu suretle alacağın muaccel hale geldiğini, müvekkili şirketin davalıdan alacakları için başkaca icra takip dosyaları ve ihtiyati haciz talepli davaların ikame edildiğini, aynı sözleşme ilişkisinden doğan fatura alacakları için yapılan ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak İzmir Bölge Adliyesince emsal bir kararın da mevcut olduğunu, ancak bu kararda karşı tarafın yalnızca menkul ve gayrimekullerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, ancak bu karar neticesinde davalının Türkiye'de hiç bir menkul ve gayrimenkulünün olmadığının anlaşıldığını, davalı.... şirketinin Türkiye’de herhangi bir menkul veya gayrimenkul malvarlığının bulunmadığını, şirketin ticari faaliyetlerini sonlandırmak üzere olduğunun, ... ihalelerine katılmadığı ve şirket yetkilisinin yabancı uyruklu olduğu da dosya kapsamı ve ticaret sicili kayıtlarıyla sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin alacağını tahsil edebileceği tek kaynağın ....’ın .... nezdindeki hakediş ve teminat alacakları olduğunu, müvekkilinin alacağı hakkında  karşı tarafın hak ediş ve teminatına ihtiyati tedbir kararı verilmezse bu müvekkilinnin alacağını tahsil etme şansının kalmayacağını belirterek yerel mahkemece verilen14.05.2025 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, itirazın iptali davasında ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine  aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.  <br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen  taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.<br>İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>HMK'nın 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1. maddesinde \"ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.<br>Yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere,  incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu para alacağı olup davacının tedbir talep ettiği dava dışı şirketteki alacağının ve diğer alacaklarının dava konusu olmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM   : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2025 tarih, 2025/312 Esas sayılı davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.  10/07/2025<br><br><br><br> <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f682ba12b36aeb34","SID":"02cfca76bd695e60"}}