{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1157 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1355<br>KARAR TARİHİ\t: 05/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/701 Esas  2025/701 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/08/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/08/2025<br><br>İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faktoring şirketi olduğunu, ... Ltd. Şti ile sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye ...'in müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, kefil ...'in sözleşmelerin tarihinde şirketin yetkilisi olduğunu, eş muvafakat imzalarından muaf olduğunu, muhatapların muaccel borçlarının faiz ve bilcümle ferileriyle birlikte müvekkili ... AŞ'ye ödenmesi için düzenlenen ve borçlulara tebliğ edilen ihtarnameye rağmen 510.000,00 TL borcu ödemediklerini, borçlunun imzaladığı sözleşmelerden kaynaklanan borçlar dikkate alınarak 510.000,00 TL alacakları bulunduğunu, borçlu firmanın taraflarına hiçbir ödeme yapılmadığını, ayrıca borçlu fimve kefilin piyasaya çok yüksek miktarda borcu olduğunun ve iş yerlerine terk ederek mal kaçırma girişiminde bulunduğu duyumu aldıklarını, borçlunun mal kaçırma ihtimaline ve borç miktarına binaen alacağı olan Faktoring alacağının tahsili için borçluların menkul ve gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece; \"İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; Dilekçe ve aşağıda nitelikleri yazılı belgelerin incelenmesinden, karşı taraf ... Limited Şirketi yönünden ihtiyati haciz isteyenin talebi kanuna uygun görülmüş olup, borcun vadesinin geldiği ve rehinle temin edilmediği anlaşıldığından, İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca yukarıda ismi yazılı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 510.000,00 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak ihtiyaten haczine, hesap kat ihtarının asıl borçluya tebliğ yapıldığına dair evrak bulunmadığından kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, karşı tarafın ve 3.şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak takdir olunan %15 (76.500‬,00 TL) nakit veya kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun ibrazında kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin İcra Müdürlüğü'ne tevdii edilmek üzere talep eden tarafa verilmesine, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde İcra Dairesine kararın infazı için başvurabileceğine, bu süre içinde kararın infazı talep edilmediği takdirde İcra İflas Kanunu'nun 261. maddesi gereği kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağına, icra takibi kesinleştiğinde ve şartları oluştuğunda teminatın yatırına iadesine, şeklinde karar verilmiştir. <br>Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu ile faktroring sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi kurulduğu, dosyaya sunulan ihtarname, faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu, fatura ve cari hesap dökümü ile borcun varlığı ve miktarının sabit olduğu, borçluya 13/03/2025 tarihli ihtarname ile 510.000 TL tutarındaki alacak miktarı ve ferilerinin ödenmesi ihtarında bulunulduğu, ödeme yapılmadığı, borçlu şirket ve kefilinin yüksek miktarda borçlu olduklarını, işyerlerini terk ederek kaçma girişiminde bulundukları duyumunu aldıkları, asıl borçlu yönünden hesap kat ihtarının borçluya tebliğ yapıldığına dair evrak bulunmadığından kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ihtarnamenin asıl borçluya tebliğine ilişkin belgeleri dava dilekçesi ekinde de sundukları, kefil ... yönünden de ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu beyanıyla kefil ... yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DELLİLER VE GEREKÇE :<br>Talep,  faktoring sözleşmesi  kaynaklı  ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Talep eden vekilince; borçlu ile faktoring sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi kurulduğu, dosyaya sunulan ihtarname, faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu, fatura ve cari hesap dökümü ile borcun varlığı ve miktarının sabit olduğu, borçluya 13/03/2025 tarihli ihtarname ile 510.000 TL tutarındaki alacak miktarı ve ferilerinin ödenmesi ihtarında bulunulduğu, ödeme yapılmadığı beyanıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.<br>Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; Dilekçe ve aşağıda nitelikleri yazılı belgelerin incelenmesinden, karşı taraf ... Limited Şirketi yönünden ihtiyati haciz isteyenin talebi kanuna uygun görülmüş olup, borcun vadesinin geldiği ve rehinle temin edilmediği anlaşıldığından, İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca yukarıda ismi yazılı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla 510.000,00 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak ihtiyaten haczine, hesap kat ihtarının asıl borçluya tebliğ yapıldığına dair evrak bulunmadığından kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, karşı tarafın ve 3.şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak takdir olunan %15 (76.500‬,00 TL) nakit veya kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun ibrazında kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin İcra Müdürlüğü'ne tevdii edilmek üzere talep eden tarafa verilmesine karar verilmiştir. <br>Karara karşı kefil ... yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi istemiyle istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.   <br>Talep konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden karşı taraf borçlu şirket ile faktoring sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye ...'in müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını,  ...'in sözleşme tarihi olan 28/01/2025 tarihi itibariyle şirketin yetkilisi olduğunu beyan etmesine göre   ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağı, talep edenin  sunduğu faktoring sözleşmesi, ihtarname ve cari hesap dökümü içerikleri değerlendirildiğinde bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, borçlu şirket yönünden ihtiyati haciz kararı verildiği, ilk derece mahkemesince borçlu ... yönünden talep edilen bedel olan 510.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin ... yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.  (hükümde borçlu şirket yönünden verilen ihtiyati haciz kararına karışıklığa neden olunmaması açısından aynen yer verilmiştir.)<br>Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden  vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  bu yönden kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/701  D.İş sayılı dosyasında verilen  05/05/2025 tarihli KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine, <br>3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu harcının aleyhine ihtiyati haciz istenen ...'ten  alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı yönünden ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile,<br>2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda isimleri yazılı .... Ltd.Şti ve ...'in   510.000,00-TL alacağı karşılayacak haczi caiz  taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 510.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,  <br>3-Davalı/borçlular .... Ltd.Şti. Ve ...  ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 510.000,00-TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 76.500,00-TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin talep eden vekiline verilmesine,<br>4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,<br>5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>6-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-Talep eden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım birinci bölümü uyarınca hesap olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin aleyhine ihtiyati haciz talep olunanlardan  alınarak talep edene verilmesine,<br>8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,<br>9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eda9f051896f3c0f","SID":"43110b80100f8c32"}}