{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2025/996<br>KARAR NO\t\t: 2025/990<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2024/1116<br>DAVA TARİHİ\t: 18/12/2024<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 23/12/2024<br>İHT. HACZE İTRZ. TAR.: 03/01/2025<br>İHT. HACZ. İTRZ. DEĞ.<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 12/03/2025<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>TALEP\t\t: İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılması <br>KARAR TARİHİ\t: 03.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 03.07.2025<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1116 Esas sayılı dosyasından verilen 12.03.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacılar vekili tarafından verilen ihtiyati haciz ve adli yardım talepli dava dilekçesi ile özetle; Davalı .......Ltd. Şti.'nin talebi üzerine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı ilamı ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini Konkordato tasdik kararının 24.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme dosyasında konkordato talebinde bulunan ve talebi İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 11.03.2021 tarihinde kabul edilen ....Tic. Ltd. Şti.'nin, mahkeme kararında belirtilen taksit ödemesini yapması gerektiğini ancak buna rağmen müvekkile ödeme yapılmadığını, müvekkilinin alacağının konkordato talepli davanın yargılamasının yapıldığı mahkeme dosyasında aldırılan, davalının ticari defter ve kayıtları ile uyumlu mizanına dayandığını, müvekkilinin alacağının bizzat davalının ticari defter ve kayıtları ile uyumlu mizanına dayanmakta olduğunu mahkemece aldırılan geçici konkordato komiser nihai raporu ve konkordato komiseri tasdik İncelemesine esas gerekçeli raporu'na dayalı olarak, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin konkordato projesinin kabulüne karar verildiğini, konkordato yargılamasının yapıldığı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı dosyada, çekişmeli alacağın bulunmadığını proje kapsamında yer alan alacağın tamamı, İİK m. 300 ve 302 kapsamında alacaklılar toplantısında, borçlu şirketin ticari defter ve kayıtları ile uyumlu mizanına uygun ve davalı borçlu şirket yetkilisince kabul edilen alacaklara olduğunu, müvekkilinin alacağının konkordatonun tasdik dosyasında alınan kayyım raporları, ticari defter ve kayıtlar, mizan, İİK m. 300 kapsamında davalı borçlunun mahkeme dosyasına beyanı, İİK m. 302 kapsamında düzenlenen gerekçeli komiser raporu kararına ve mahkemenin tasdik kararına dayalı olduğunu ve tüm bu belgeler dikkate alınarak, mahkemece konkordatonun tasdiki ile konkordato projesinde kuruşlandırılmış şekilde belirlenen alacağın, yine mahkemece belirlenen taksitler halinde ödenmesi kararı verildiğini konkordato tasdik kararına temel teşkil eden tüm bu belgeler aynı zamanda İİK m. 308/c/2 kapsamında tüm herkes için bağlayıcı olduğunu, tüm bu nedenlerle, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2023/20032 E. Dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, Müvekkil açısından, konkordatonun fesih kararının verildiği 16.11.2023 tarihinden önceki durumunun; Müvekkilinin, .... Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları ile uyumlu mizanına göre 12.11.2018 tarihli geçici mühlet tarihi itibariyle borç listesine göre 2.820.000,00 TL alacaklı olduğunu, dosya davalısına konkordato tasdik talepli yargılamanın yapıldığı dosyada, enflasyon etkisine rağmen davalı lehine faiz ödemesi olmaksızın ve borcunun anaparasının %90'ı tutarında bedeli 3'er aylık periyotlar halinde 20 taksit olarak TOPLAMDA 60 AY olmak üzere taksitlendirme yapıldığını, buna rağmen davalının konkordato taksitlerini anapara (2.820.000 TL) tutarının %90'ı (2.538.000 TL) tutarın 20 taksit olacak şekilde ve her bir taksidin 3'er aylık ara ile ödenmesi yönünde mahkemece karar verildiğini ancak davalı borçlunun bunu da ödemediğini, davalı borçlunun bu davranışının, müvekkili çok büyük zararlara uğrattığını müvekkillerinin bu oranda ciddi alacağını tahsil edemediği için faaliyetlerinin son bulduğunu, bu bağlamda zararın giderilmesi için, alacağın konkordato yargılaması safhasında likit olarak belirlendiği dikkate alındığında %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, müvekkilinin davalı borçludan olan 2.820.000,00 TL alacağının tamamı, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1031 E. 2023/918 K. Sayılı ilamı ile konkordatonun müvekkili yönünden feshi taleplerinin kabul edilmiş olduğundan, eldeki başvuru ile İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2023/20032 E. Sayılı dosyasındaki takip çıkışı olan 4.971.160,58 TL yönünden ihtiyati haciz talebinde bulundukları, müvekkilinin davalı borçludan olan alacağı, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı dosyada konkordato yargılamasının yapıldığında tespit edildiğini ve çekişmesiz alacak statüsünde olduğunu, müvekkilinin alacağı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı dosyada yer alan belge ve kayıtlarla sabit olduğundan, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1031 E. 2023/918 K. Sayılı kararı ile müvekkile olan ödemenin bilirkişi raporu ile sabit olmak üzere yapılmaması nedeniyle konkordatonun feshine karar verildiğini teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkillerin, davalı borçluya fason mobilya üretimi yapan kişiler iken, 2018 yılında davalı borçlu konkordato sürecine girince, müvekkillerin işletmelerini kapatmak zorunda kaldığını, müvekkillerin, davalı borçlunun kendilerine ödeme yapmaması nedeniyle birçok alacaklı taraf ile karşı karşıya kaldığını, bu nedenle birçok icra takibine maruz kaldıklarını, müvekkilleri aleyhine derdest birçok icra takibi bulunduğunu, alacağını tahsil edememesi üzerine faaliyetine devamı mümkün olmayan müvekkillerinin, o günden bu güne borçlu oldukları icra dosyalarının kaldığını, müvekkillerinin, hayatlarını idame ettirme hususunda ciddi zorluk yaşamakta olduklarını, açıklanan nedenlerle davanın ve ihtiyati haciz talebinin adli yardımlı olarak kabul edilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2024/1116 Esas sayılı dosyasından verilen 23.12.2023 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacılar ile davalı arasında ticari ilişki olup olmadığı, var ise iş bu ticari ilişki kapsamında davacıların davalıdan alacaklı olup olmadığı, takip tarihi itibari ile davalının davacılara ödemesi gereken muaccel bakiye borç miktarı noktasında toplandığı, davacıların alacağı ve haciz sebeplerine ilişkin olarak dava dilekçesine ekli olarak sunduğu İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih 2021/43 Esas 2021/283 Karar sayılı konkordatonun tasdikine dair ilam ve iş bu hükme esas alınan konkordato komiser heyeti nihai raporu, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih 2022/1031 Esas 2023/918 Karar sayılı konkordatonun kısmen feshine dair ilam içeriğine göre davacıların alacağı ve ihtiyati haciz sebeplerine ilişkin iddiasını yaklaşık olarak ispat ettikleri bu kapsamda ihtiyati haciz kararı verilmesi kararının oluştuğu kanaatine varılmakla ihtiyati haciz talebinin adli yardım talepleri kabul edilen davacılardan teminat alınmaksızın kabulüne'' dair ara karar verilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle; 2024/1116 Esas sayılı dava dosyasında, müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, davacı tarafça, ihtiyati haciz kararının icra takibine konu edilerek, müvekkil şirketin tüm taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine haciz eklendiğini ve 31.12.2024 tarihinde müvekkil şirketin Karabağlar'da bulunan mağazasına fiili haciz işlemi uygulandığını ve mağazada bulunan tüm ürünlerin haczedildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararı hatalı olup bu doğrultuda eklenen hacizlerin müvekkil şirketin ticari faaliyette bulunmasını tamamen engellemiş olup ticari bakımından şirketi oldukça büyük bir zarara uğrattığını, ihtiyati haciz talebinin görevsiz mahkemede ikame edildiğini, davacıların tacir sıfatına sahip olmayıp ticari işletmelerinin de bulunmadığını, davacılar sigortalı olarak farklı işyerlerinde çalışmakta olduklarından, ticari işin de bulunmadığını, davacıların elinde, ilam niteliğinde bir belge bulunmadığını, hiçbir belgeye dayanmayan davacıların talebi doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ihtiyati hacze konu alacağı taraflar arasında çekişmeli olup davacılar, bulunduğunu iddia ettikleri alacağın bir kısmını temlik ettiklerini, bir kısım çekleri iade ettiklerini, bir kısım çeklerin ise konkordato kapsamında ödenmeye devam ettiğini, bu durum konkordato dosyasındaki komiser raporlarıyla da sabit olduğunu, davacıların alacaklı sıfatı bulunmadığını, aksine müvekkil şirket ticari kayıtlarında davacıların yüksek meblağda müvekkile borcu bulunduğunu, ihtiyati haciz kararının tamamına itiraz etmekle birlikte, konkordato ile tasdik edilen miktar üzerinden değil takip çıkış miktarı üzerinden ve taraflar arasında ticari iş bulunmadığından avans faiz oranı üzerinden faiz hesaplanarak ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasının açıkça hatalı olduğunu, tesis edilen ihtiyati haciz kararının İİK m.257'de yer alan şartları taşımadığını, ihtiyati haciz kararı teminatsız olarak verilmiş olup alacaklıların elinde alacaklarına dair herhangi bir ilam bulunmadığını, konkordatonun kısmen feshi kararı alacağın konkordato projesine bağlı olmaksızın alacağı talep hakkı vermekte olup ilam niteliği taşımadığını, açıklanan nedenlerle; müvekkil şirketin daha fazla hak kaybına uğramasını engellemek için aleyhine tesis edilen ihtiyati haciz kararının tedbiren durdurulmasına, görevsiz mahkemeden talep edilen ihtiyati hacizin ve bu yönde verilen kararın öncelikle görevsizlik nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, her halükarda usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde, Sayın Mahkemece uygun görülecek teminat miktarının müvekkil şirket tarafından depo edilerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesinin 2024/1116 Esas sayılı dosyasından verilen 12.03.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin itirazında mahkemenin yetkisine ve teminat miktarına ilişkin itirazda bulunmadığı, itirazın alacağın yaklaşık olarak ispata elverişli kanıt olmadan ihtiyati haciz kararı verilmesi sebebine dayandırıldığı, mahkememizce ihtiyati haciz talep eden davacının, ihtiyati haciz talebine ekli olarak sunduğu İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen konkordato davasının yapılan yargılaması sırasında, dosyaya temin edilen komiser heyeti raporu ve borçlu tarafından kabul edilip de tasdik projesinde yer alan alacak miktarına ilişkin kayıt ve beyanlar itibarı ile alacak ve alacak miktarının yaklaşık olarak ispatı için iş bu belgelerin yeterli kabul edildiği, itiraz eden davalı vekilinin konkordato sürecinde iş bu alacağın konkordato projesine dahil edilmesine karşın alacağın verilen sipariş karşılığı müvekkili tarafından ihtiyati haciz talep eden davacıya verilen avans çeklerden kaynaklandığı, ihtiyati haciz talep eden davacının konkordato süreci içerisinde sipariş edilen mal ve hizmeti sunmadığı, bu sebeple alacağın bulunmadığına dair iddia ve itirazda bulunduğu, iş bu hususun yargılamayı gerektirdiği, mevcut ihtiyati haciz talebinde bulunanın alacak ve alacak miktarını tam olarak ispatı zorunluluğu bulunmadığı, alacağın ve alacak miktarının yaklaşık olarak ispatının İİK nun 258/1 maddesine göre yeterli sayıldığı, bu sebeple itiraz eden davalının itirazında haklı olmadığı, ihtiyati hacizden dolayı aşkın haciz var ise, iş bu aşkın hacze ilişkin itiraz ve şikayetin İcra Dairesi ve İcra Mahkemesi'ne yapılması gerektiği, mahkememizce aşkın haciz itiraz ve şikayetinin ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmakla, davalının ihtiyati haciz kararına ilişkin yapmış olduğu itirazının reddine'' dair ara karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından verilen 28.03.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Davacılar her ne kadar itirazın iptali davasını asliye ticaret mahkemesinde ikame edip ihtiyati haciz talep etmişlerse de, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, zira taraflardan yalnızca müvekkili şirketin tacir sıfatını taşıdığını, davacıların, dava dilekçelerinde de belirttikleri üzere \"hayatlarını idame ettirme hususunda ciddi zorluk yaşayan\" kişiler oldukları da göz önüne alındığında, tacir sıfatını taşımadıklarını, kaldı ki, yine dilekçelerinde, \"2018 yılı ve öncesi işveren olan ve onlarca personel istihdam ettiği\" belirtilmiş olmasına rağmen, o tarihte de iki kişi olarak çalışan ve müvekkili şirketin, sipariş ettiği ürünleri üretebilecekleri yer sağlayabilmek için cüzi ücretle deposunu kiralayıp hiçbir kira bedelini ödemeden kaçan kişiler oldukları dikkate alındığında, herhangi bir zaman diliminde tacir sıfatını taşımadıklarını, bu itibarla, taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da yer alan düzenlemeler arasında olmadığından, görevsiz mahkemede dava ikame edildiği ve görevsiz mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verildiğinin açık olduğunu,<br>-Davacıların ihtiyati haciz talep gerekçelerinde, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/43 E. ve 2021/283 K. Sayılı dosya ile konkordatonun kısmi feshi kararı verilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1031 E. ve 2023/918 K. Sayılı dosyasının, ilam niteliğinde olduğunu belirttiklerini, söz konusu kararların, ihtiyati haciz kararına esas teşkil edecek nitelikte ilam olmadığı hem HMK ve İİK hem de İzmir 8. Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1617 E. Ve 2024/ 2589 K. Sayılı kararı ile sabit olduğunu, davacıların ilam niteliğinde olduğunu iddia ettiği belgelerin, mevcut mevzuat hükümleri doğrultusunda \"ilam niteliğinde olmadığı\" hatta İİK m.68 kapsamındaki belgelerden dahi olmadığının tespit edildiğini, bu belgelerin (komiser raporu, bilirkişi raporu vb) ancak alacak iddiasını ispata yönelik takdiri delil oluşturabileceğini, kaldı ki, davacılar alacaklarına ilişkin ilama dayanıyorlarsa, ilamsız icra takibi değil, ilamlı icra takibine başvurmalarının gerektiğini, bu doğrultuda, davacılar ve müvekkili şirket arasında alaca ilişkin hiçbir ilam/kambiyo senedi veya alacağın varlığını ispata yarar başkaca bir belge bulunmadığının açık olup ihtiyati haciz kararı verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, <br>-Davacıların, konkordatonun kısmi feshine dayanarak ilamsız takip yoluna başvurduklarını ve itirazları üzerine, itirazın iptali davası ikame ettiklerini, dava dilekçelerinde alacaklarına ilişkin herhangi bir belge ileri süremediklerini, yalnızca konkordato tasdik kararına dayanarak alacak talebinde bulunduklarını, konkordatonun kısmi feshi kararının, alacaklıya alacağını genel takip veya dava yoluyla talep edebilme yetkisi tanıdığını, konkordatonun tasdiki kararının ve konkordato projesinin alacaklı bakımından bağlayıcılığının bulunmadığını, bu itibarla, alacaklının alacağını ispat yükümlülüğü bulunduğunu, buna dair delil ibrazının gerektiğini, somut olayda davacıların alacaklarına ilişkin hiçbir fatura, irsaliye, sözleşme veya borca dair başkaca herhangi bir belge sunamadığını, <br>-Davacıların bulunduğunu iddia ettikleri alacak müvekkilinin avans olarak keşidecisinin ....olduğu çeklerden kaynaklandığını, söz konusu çeklerin bir kısmını, ürün teslimi gerçekleşmediğinden iade ettiğini, bir kısmını temlik ettiğini, bir kısmını da üçüncü kişilere ciroladığından davacıların elinde çek bulunmadığını, davacıların, dilekçeleri ekinde temlik edilen alacağa dair protokol, davacıların ürün teslimi gerçekleşmediğinden iade ettikleri çeklerin, davacıların cirolaması nedeniyle üçüncü kişilerde bulunan çekler ve protokollerinin yer aldığını, davacılar yerine, belirtilen üçüncü kişilere yapılan bu ödemelerin, konkordato dosyasının komiser raporunda da yer aldığını, örnek olması amacıyla son tarihli raporun dilekçeleri ekinde sunulduğunu, talep edilmesi halinde tüm raporların dosyaya sunulacağını, <br>-Davacıların bulunduğunu iddia ettiği alacağın, müvekkili şirketin avans olarak verdiği çeklere dayalı olup ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, davacıların müvekkili şirkete borçlu olduğunun açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin cari hesap dökümünü, mali müşavirin onayıyla birlikte dilekçeleri ekinde sunduklarını, taraflar arasındaki borç miktarının çekişmeli olup buna rağmen ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bununla birlikte, müvekkili şirketin hala konkordato sürecinde olup ödemelerine devam ettiğini, davacılar tarafından, müvekkili şirketin mağazasına haciz işlemi uygulandığını ve mağazada bulunan tüm mobilya takımlarına haciz konulduğunu, dolayısıyla, müvekkili şirketin bir mağaza dolusu ürünün satması ve hem çalışan ücretlerini, ürün tedarik ödemelerini, şirketin genel giderlerini hem de alacaklarına yapacağı ödemeleri gerçekleştirmesinn imkansız hale geldiğini, ürün satışı gerçekleştiremeyen müvekkili şirketin diğer alacaklılara da ödeme yapması ve dolayısıyla konkordato tasdik kararının uygulanabilmesinin de bu yolla engellendiğini, <br>-İhtiyati haciz kararı gerekçesi olarak konkordato tasdik kararı verilen İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı dosyaya, komiser raporu gösterilmişse de, ihtiyati haciz miktarı konkordato tasdik kararında yer alan miktar üzerinden değil, davacıların başlattığı icra takip çıkışı üzerinden verildiğini, belirttikleri üzere, taraflar arasındaki alacak miktarının çekişmeli olup davacıların bulunduğunu iddia ettiği alacağa esas teşkil eden çeklerin büyük bölümünü iade etmiş, kalan kısmını da temlik ettiğini, ihtiyati haciz kararına itiraz etmek ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, konkordato tasdik kararında yer alan alacaktan hareketle ihtiyati hacze karar verilse dahi icra takip çıkış rakamı üzerinden değil, konkordato tasdik kararında yer alan 2.538.000-TL üzerinden karar verilmesinin gerektiğini, zira, \"yaklaşık olarak ispat edilen\" kısmın asıl alacağa ilişkin olup faizi de kapsar şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, buna ek olarak, göreve ilişkin itirazlarında ayrıntılı olarak belirttikleri üzere, davacıların tacir sıfatını taşımadığını ve taraflar arasında ticari iş bulunmadığını, bu nedenle, davacıların her ne kadar asıl alacağa avans faizi uygulamışlarsa da, faiz oranı ve dolayısıyla faiz miktarının da hatalı olduğunu, <br>-Belirttikleri üzere, muaccel bir alacak bulunmadığını, henüz vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunun aradığı diğer şartların da oluşmadığını, müvekkili şirketin, yıllardır aynı şirket merkezinde faaliyetlerini sürdürdüğünü, hiçbir şekilde alacaklılarından kaçma amacının bulunmadığını, davacı tarafça, müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunduğu, mallarını gizlediği veya başkaca hileli bir işlemde bulunduğu hususlarında hiçbir delil sunulmamışken ve karar gerekçesinde de müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir hangi halin bulunduğu belirtilmemişken, bu yönde hüküm tesis edilmiş olması açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini, bu surette, müvekkili şirket nezdinde ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı açıkken, aksi yönde ihtiyati hacze karar verilmiş olmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafça, icra takip dosyasında müvekkili şirkete ait çok sayıda taşınır ve taşınmaz üzerine haciz eklettirdiğini, dilekçeleri ekinde TAKPAS ve EGM üzeriden, haciz eklenen taşınmazların ve taşınırların listesi yer aldığını, müvekkili şirketin borca yeter malvarlığının olduğu, bu taşınır ve taşınmazlar üzerinde hiçbir haciz ve ipoteğin bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, bu itibarla verilen ihtiyati haciz kararının haksız ve eksik incelemeye dayalı olduğunu,<br>-İcra ve İflas Kanunu'nda, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilebilecek hallerin tahdidi olarak sayıldığını, ilam niteliğinde bir belge bulunması halinde, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, yukarıda detaylı olarak belirttikleri üzere, davacıların elinde ilam bulunmadığını, konkordatonun feshi kararının, davacıların alacağının ilamla kesinleştiği anlamına taşımadığını, tam tersi davacılar ve müvekkili şirket arasındaki konkordato sözleşmesinin sona erdiğini gösterdiğini, <br>-Adli yardım talebinde bulananların ihtiyati haciz kararı taleplerinde teminat şartı aranmayacağına dair açık bir düzenleme bulunmadığını, HMK m. 392 ihtiyati tedbir talebinde teminattan muaf tutulacaklarının düzenlendiğini, ihtiyati haciz talepleri için böyle bir düzenleme yapılmadığını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haczin birbirinden farklı hukuki korumalar olup kıyasen böyle bir uygulama yapılmasının da mümkün olmadığını, bu doğrultuda, davacılar lehine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin açıkça hatalı olup müvekkili şirket hakkında meydana gelen zararın karşılanabilmesi için öncelikle ihtiyati haciz kararının kaldırılması aksi kanaatte olunması halinde, teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesin gerektiğini, <br>Belirterek verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde, uygun görülecek teminat miktarının müvekkili şirket tarafından depo edilerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekilinin ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesi tarafından kabulüne karar verildiği, verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece duruşma açılarak ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>İhtiyati haciz müessesi 2004 sayılı İ.İ.K.nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.<br> İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.<br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda;<br>Davacılar vekili, davalının talebi üzerine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı ilamı ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini, konkordato tasdik kararının 24.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, davalının mahkeme kararında belirtilen taksit ödemesini yapması gerektiği halde ödeme yapmadığını, konkordatonun müvekkili yönünden feshi taleplerinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1031 E. 2023/918 K. Sayılı ilamı ile kabul edildiğini, verilen bu kararın 16.04.2024 tarihinde kesinleştiğini, bunun üzerine davalı hakkında konkordato projesinde yer alan alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin davalıdan olan alacağının konkordato tasdikine dair yargılamanın yapıldığı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 E. 2021/283 K. Sayılı dosyasında tespit edildiğini ve çekişmesiz alacak statüsünde olduğunu, müvekkilinin alacağının konkordatonun kısmen feshi davasında ödenmediğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği; Mahkemece davacıların ihtiyati haciz isteminin teminatsız olarak kabulüne karar verildiği; verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece itirazın duruşma yapılarak reddine karar verildiği; verilen bu karar davalı vekili tarafından istinaf edildiği; davalı hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/43 Esas ve 2021/283 Karar sayılı konkordatonun tasdiki davasında yapılan yargılamada alınan komiser heyeti raporu ve davalı tarafından kabul edilip de tasdik projesinde yer alan alacak miktarına ilişkin kayıt ve beyanların alacak ve alacak miktarının yaklaşık olarak ispatı için İİK nun 258/1 maddesine göre yeterli kabul edilmesinde; davalı vekilinin iş bu alacağın konkordato projesine dahil edilmesine karşın alacağın verilen sipariş karşılığı davacıya verilen avans çeklerden kaynaklandığı, davacının konkordato süreci içerisinde sipariş edilen mal ve hizmeti sunmadığı, bu sebeple alacağın bulunmadığı ve takipte avans faiz oranı üzerinden faiz istenemeyeceğine dair savunmasının yargılamayı gerektirmesine; davalının Mahkemenin görevli olmadığına dair itirazlarının Mahkemece taraf delillerinin toplanmasına müteakiben değerlendirilmesine karar verilmesine; 2004 Sayılı İİK 259/1.fıkra gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve 6100 Sayılı HMK'nun 87 maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecbur olduğu, 6100 Sayılı HMK 87. madde uyarınca teminatın tutarını ve şeklini hakimin serbestçe tayin edeceği, teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması hâlinde, hâkimin teminatın azaltılması, artırılması, değiştirilmesi ya da kaldırılmasına karar verebileceği, teminata ilişkin karara karşı herhangi bir kanun yolu gösterilmediğinden teminata yönelik verilen karar kesin olup buna karşı istinaf kanun yolu bulunmamasına göre Mahkemece davacıların ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1116 Esas sayılı dosyasından verilen 12.03.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d4c13c5aaa049b9","SID":"8727d1e06dd34365"}}