{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2025/362 <br>KARAR NO:2025/1102<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:13/11/2024<br>NUMARASI:2024/262 (E) -  2024/746 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:07/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun süreli araç kiralama şirketi olup müvekkiline ait ... plakalı aracın uzun dönemli olarak kiralandığı dönemde davalı ... AŞ'ye ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın %100 kusurlu biçimde müvekkiline ait araca çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili şirkete ait araçta değer kaybı ve kazanç kaybı oluştuğunu belirterek, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile 100 TL değer kaybı bedeli ile 100 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 200 TL'nin kaza tarihi olan 25/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme ile alacağa ilişkin zamanaşımının kesildiğini ve sürenin yeniden işlemeye başladığını, zorunlu arabuluculuğa başvuru zamanaşımını durduracağından süresinde açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK'nin 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerlerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.Yine maddi ve  manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de düzenlenmiştir.6098 Sayılı TBK'nin 72/1. maddesinde \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.\" denilmektedir.Bu durumda taraflar arasında görülen dava; maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat isteğine ilişkin olduğundan, uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu konusunda  herhangi bir duraksama bulunmamaktadır.6098 sayılı TBK'nin 153.maddesinde zamanaşımının durması, 154.maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir.Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; talep konusu trafik kazası 25/05/2021 tarihinde gerçekleşmiştir. Meydana gelen kaza maddi hasarlı trafik kazası olduğundan, KTK'nin 109.maddesi hükmü gereğince olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin iki yıldır. Bu nedenle 25/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak davalı sigorta şirketi tarafından 30/03/2022 tarihinde ödeme ile kesilen zamanaşımı nedeniyle açılacak davada zamanaşımı süresi 30/03/2024  tarihinde dolmaktadır.Davacı 16/02/2024 tarihinde eldeki dava bakımından dava şartı olan zorunlu  arabuluculuk  başvurusu yapmıştır. Arabulucu tarafından tarafların anlaşamadığına dair son tutanak ise 20/03/2024 tarihinde düzenlenmiştir. Arabuluculukta geçen süre başlangıç ve bitiş tarihleri dahil olmak üzere 34 gündür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun \"Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi başlıklı\" 16/2 maddesinde \"Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz\" düzenlemesine yer verilmiştir.  Kanun'un dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesinin 15. fıkrası ile “Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez “ düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda zamanaşımı süresinin sonu olan 30/03/2024 tarihine, arabuluculuk süreci olan 34 günlük süre eklendiğinde, zamanaşımı süresi 03/05/2024 tarihinde dolmaktadır.Hal böyle olunca da 26/04/2024 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Bu durumda; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı gözetilerek, davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddi ile toplanan ve toplanacak delillere göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi hatalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf isteminin kabulü ile kararın HMK 353/1-a/6.maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince  yatırana  iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"153293ad7e3c86d9","SID":"162ddeca17377d8d"}}