{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2025/120 <br>KARAR NO:2025/1101 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:26/09/2024<br>NUMARASI:2023/190 (E) - 2024/542 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:07/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki 40.04.15.010 plakalı biçerdöver ile seyir halinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu müvekkilinin malul kaldığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağında 40.04.15.010 plakalı biçerdöver sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, 3.200 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 14/06/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tutarı 298.764,04 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın 26/06/2024 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden kabulü ile 298.764,04 TL maddi tazminatın (sürekli iş göremezlik) 13/01/2017 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik talebi yönünden ilk derece mahkemesinin 12/03/2020 tarih ve 2017/149 (E) - 2020/286 (K) sayılı ilamının işbu kısma yönelik kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 17/01/2023 tarih ve 2020/2102 (E) - 2023/77 (K) sayılı ilamının tarihi olan 17/01/2023 tarihi itibariyle kesinleştiğinden bu husus hakkında mahkemece yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden açılmış olan davanın reddi gerektiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğundan yeni rapor tanzim edilmesi gerektiğini, davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %0 olup meydana gelen kaza sonucu kalıcı maluliyeti bulunmadığını, tazminat hesaplaması yapılırken TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010  yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmıştır.TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemi esas alınarak tazminatın belirlenmesi yerinde olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında kaldırma kararımız doğrultusunda mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet tespitine ilişkin rapor ve bu rapor doğrultusunda alınan aktüer bilirkişi raporunda maluliyet oranı ve kusur durumu esas alınarak sürekli iş göremezlik yönünden hesaplama yaptırılmıştır. Bu haliyle dosyadaki bilgi ve belgelere, bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmasına, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik olmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 20.408,57 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.102,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.306,43‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c81a6688a100c237","SID":"efa8b55899ff7fec"}}