{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2022/916 <br>KARAR NO:2025/964 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:16/12/2021<br>NUMARASI:2018/685 Esas- 2021/986 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:25/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Yukarıda esas ve karar numaralı yazılı ilk derece mahkemesinin son kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/08/2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortacısı, ... Şirketinin maliki olduğu ve davalı ...'ın idaresindeki ...  plakalı aracın yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin  dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla  şimdilik  2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılar ...ve ...'a ödenmesine, davacılar ...ve ... için 100.000'er TL,diğer davacıların her biri için ise 30.000'er TL manevi tazminatın  davalılar ... AŞ'den  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, manevi tazminat açısından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi nedeniyle görev itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini   savunmuştur.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın doğrudan işleten sıfatını haiz olmadığını,  aracın asıl kullanıcısının ... AŞ., çalışan sürücünün de ... olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat açısından  10.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı ..., ..., ...,  ..., ..., ..., ..., ...'a, 15.000 TL manevi tazminatın ..., 20.000 TL manevi tazminatın ...'a ödenmek üzere ... AŞ'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili; davalının tam ve ağır kusurlu olmasının da göz önüne alınmasıyla birlikte manevi tazminatın müvekkillerin kaybını ve çektikleri acı, elem ve üzüntüyü bir nebze de olsa giderecek nitelikte olması gerektiğini, yerleşik Yargıtay kararları gereğince de ret sebebinin ortak olması durumunda davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedileceğini;Davalı ... vekili ise; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, fahiş  manevi tazminata hükmedildiğini, her bir davacı için hükmedilen tazminat miktarları bir an için normal kabul edilse dahi tazminat alacaklılarının çok sayıda olmasının müvekkili açısından sonucu ağırlaştırdığını, müvekkilin tali kusurlu olduğunun belirlenmesi nedeniyle yapılması gereken indirimin de dikkate alınmadığını, reddedilen kısımlar için  müvekkili lehine aynı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, farklı bir uygulama yapılarak tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmuş ise de dava dosyası Dairemizde bulunduğu sırada istinaf başvurusundan vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.Davalı ... Şirketi vekili de;  davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracı doğrudan işleten sıfatına haiz olmadığını, belirtilen aracın asıl kullanıcısının ... Şirketi olup yetkili çalışan sürücüsü ise ... isimli şahıs olduğunu, müvekkili şirketin, kaza tarihini de içine alan tarih aralığında ... Şirketine ikame araç sağlamış olup böylece araç üzerindeki işleten sıfatını kaybettiğini, dava konusu talepler hakkında sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle zarar sorumlularından  maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerine göre, trafik sicil kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işleten sıfatının 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Nitekim aynı Kanunun 3. maddesinde işleten, \" ... araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" biçiminde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 85. maddesinde ise, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep  olursa,  motorlu  aracın  bir  teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmüne yer verilmiştir.Bu düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davalı ... AŞ ile ihbar olunan ... AŞ şirketi ile arasında ikame tedarik araç sağlama sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında ... plakalı aracın ... şirketine ikame araç olarak verildiği; ihbar olunan ... AŞ de davaya konu ...plakalı aracın dava dışı ... Şti ile akdedilen 24/05/2016 tarihli operasyonel araç kiralama sözleşmesi ile ... plakalı aracın 29/06/2016-28/06/2018  tarihleri arasında kiraya verilmesi sırasında bu araca muadil araç olarak verildiği anlaşılmıştır.Davalı ... tarafından ... şirketi tarafından ... Ltd Şti'ne kiralanan ... plaka sayılı araca ikame araç olarak dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ... Şirketine verildiği ve ... Şirketine ... plakalı aracın kısa süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı, aracın teslim tarihinin 24/08/2017, dönüş tarihinin ise 12/09/2017 tarihi olduğu yaklaşık 18 günlük kira sözleşmesinin 3. kişileri bağlayacak güçte, uzun süreli kira sözleşmesi olmadığından Mahkemenin işleten olarak davalı... AŞ.'nin sorumluluğuna karar vermesi yerindedir. TBK'nin \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun belirlendiği kanaatine varılmış ve bu yöndeki davacılar ve davalı vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.Ayrıca, reddedilen maddi tazminat  davalarında, müteselsil sorumlu olan davalılar için ret sebebi ortak olduğundan, tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır.Son olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)\"Yargılama giderlerinden sorumluluk\" başlıklı 332. maddesinin 2. fıkrasında \"Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.\" hükmü gereğince yargılama giderlerinin, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de;14/03/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı ilamı ile HMK'nin 332. maddesinin 2. fıkrası manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, her bir davacı için reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik yoktur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A- Davalı ... Şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddine,B- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre:1-Maddi tazminat davasının reddine,2- Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı  ... için 10.000 TL;   davacı ... için 10.000 TL;   davacı ... için 10.000 TL; davacı ... için 10.000 TL,  davacı ... için 10.000 TL,  davacı ... için 10.000 TL, davacı... için 10.000 TL, davacı  ... için 10.000 TL, davacı  ...için 15.000 TL ve davacı ... için 20.000 TL tazminatın  ... AŞ'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,3-Harçlar Kanunu  uyarınca manevi tazminat açısından 7.855,65 TL karar harcından, peşin alınan 1.509,66 TL harcın mahsubu ile bakiye  6.345,99 TL harcın davalılar... AŞ' den tahsili ile  hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 1.509,66 TL harç ile, toplam 5.044,80  TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan  1.311,64 TL'sinin davalı  ... AŞ'den tahsili davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,5-Davalı ... AŞ tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin   davanın  reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen 74 TL'nin davacılardan tahsili ile davalı ... AŞ'ne ödenmesine,6-Reddedilen maddi tazminat davasının ret sebebi ortak olup davalılar ... AŞ,  ... AŞ ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  davanın reddedilen kısmı üzerinden belirlenen 2.000 TL vekalet ücretinin davacılar ...ve ...'dan alınarak adı geçen davalılara eşit şekilde verilmesine,-İstinaf incelemesi dışında kalması nedeniyle ilk derece mahkemesinin hükmü yinelenerek; 7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden,  manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine,8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından  5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, 9-Davacı  ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından   5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine,10-Davacı...kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından   5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, 11-Davacı ..kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından   5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, 12-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından   5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine,13-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine,14-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden,karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... ve  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, 15-Davacı ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı  ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, 16-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat açısından, davanın kabul edilen kısmı üzerinden,karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilecek vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 5.100 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, 17- Davalılar lehine reddedilen manevi tazminat  kısmı üzerinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,18-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve  talep halinde davacıya iadesine,C-İstinaf İncelemesi Bakımından;1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 52 TL posta  gideri olmak üzere toplam 272,7‬ TL  yargılama giderinin, davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.855,65 TL harçtan, davalılar ... ve davalı ... Şirketi tarafından  yatırılan 4.008,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.846,95‬ TL'nin  davalılar ... ve davalı ...Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf için yatırılan  gideravansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, davacılar ... ve ...yönünden HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık;  diğer taraflar yönünden HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbf92a2ae50f7688","SID":"d3e4869c2f8b70db"}}