{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2025/1144<br>KARAR NO\t\t: 2025/1067<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t\t: 2025/412<br>DAVA TARİHİ\t: 06.05.2025<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 13.05.2025<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 16.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 16.07.2025<br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/412 Esas sayılı dosyasından verilen  13.05.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışması, kötü niyetli davranışını açıkça ortaya koyduğunu, davalının, dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacak tahsilini imkânsız hale getirebileceğinden endişe duyduğunu, telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için, mahkemenizin teminatsız ve duruşmasız olarak davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile, öncelik ile davalının yargılamayı sürüncemede bırakarak alacağımıza ulaşmamızı  engellemek maksadı ile yapacağı kötü niyetli  hareketlerin önüne geçmek maksadı ile  fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.200.000,00 TL olan müvekkili şirket fatura  alacağının tahsilini teminen borçlu şirketin  taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı  tutulması ile borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptali ile, takibin Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2025/1229 Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2025/412 Esas sayılı dosyasından verilen  13.05.2025 tarihli ara kararı ile özetle; \"...Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 28.05.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından kesilmiş faturalar karşılığı 1.200.000,00-TL tutarında bir alacak doğduğunu, davalı şirket  borcunu ödemediğini, Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün 2025/1229 Esas sayılı dosyası ile taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalının yasal süresi içerisinde itiraz ederek takibinin durdurulduğunu, itiraz üzerine müvekkili şirket alacağının tahsilini teminen hem itirazın iptali davası açıldığını, hem de alacağın riske girmemesi için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, itiraz üzerine müvekkili şirketin alacağının tahsilini teminen hem itirazın iptali davası açtığını, hem de alacağın riske girmemesi için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen 13.05.2025 tarihli ara kararı ile alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat ve muacceliyet koşullarının oluşmadığını, ihtiyati haciz talebininde bu yüzden reddine karar verildiğini, yaklaşık ispatın yeterli olmadığını, yerel mahkemece esasa girilmeden verilen red kararının yanlış olduğunu, yerel mahkememce verilen red kararında ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığına dair genel geçer ifadeler kullanıldığını, somut olayın özelliklerinin göz önünde bulundurulmadığını, davalının mal kaçırma ihtimali ve ticari ilişkinin niteliği değerlendirilmeden kararın tesis edildiğini, alacağın muacceliyeti ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, davalının icra takip dosyasına sundukları faturalardan dolayı borçlu bulunmadığını, davalının itirazında söz konusu alacağa yönelik bir borçlarının olmadığını belirterek herhangi bir ödeme belgesi ve gerekçede ibraz etmeden borca itiraz ettiğini, fakat davalı şirketin ticari defterlerine iş bu fatura işlendiğini, ancak yine de ödeme yapılmadığını, davalının müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, taraflarınca ibraz ettikleri belgelerle de alacak ilişkisinin açıkça ortaya konulduğunu, yerel mahkemece yaklaşık ispat şartının sağlandığının kabul edilmesi gerektiğini, itirazın samimiyetsizliği ve mal kaçırma endişesinin dikkate alınmadığını, telafisi güç zarar tehlikesi olduğunu, alacağın varlığı yargılaması gerektirse dahi ihtiyati haciz talebinin reddedilemeyeceğini, <br>İhtiyati Haciz Talepleri; Davalının borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışması, kötü niyetli davranışını açıkça ortaya koyduğunu, davalının, dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacak tahsilinin imkânsız hale geleceğini, istinaf başvurularının kabulünü, hatalı ve hukuka aykırı olan Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.05.2025 tarihli ve 2025/412 Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasını ve yeniden esas hakkındaki talepleri doğrultusunda yargılama yapılarak davadaki dava dilekçesindeki taleplerinin tekrarla davanın tüm talepleri ile birlikte davalı şirketin taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarda ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.<br>İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.<br>Eldeki davada; davacı şirketin anahtar teslimi tavuk çiftliği inşaa etme üzerine çalıştığını, Bu çerçevede de  , davalı şirkete  anahtar  teslim bir tavuk çiftliği inşaa etmemiş  lakin mevcutta bulunan  çiftlik tadilatı için sandewich  panel vb ürünler temin ederek  tavuk kümeslerinin tamiratını  gerçekleştirdiğini, Davalı ile  davacı  arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde  düzenlenen faturaya  konu borcun  ( MFA2024000000002  Seri nolu  28-03-2024   tarihli  1.200.000,00 TL Bedelli  -  )  28.03.2024  tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar   herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bunun üzerine, davalı şirket  hakkında  Turgutlu  İcra Müdürlüğü’nün 2025 / 1229  Esas  sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak   sadece  1.200.000,00 TL  asıl alacak şekilde  tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış ;  davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine  itirazın iptali davasının açıldığı beliritilerek davalının mal kaçırma ihtimaline binaen davalının taşınır, taşınmaz, banka hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız veya teminatlı ihtiyati haciz konulmasını talep edilmiştir.  Taraflar arasında, yapılan işlemlerin kapsamı ve bedeli ile borcun ödenip ödenmediği konularında uyuşmazlık bulunduğu, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca   İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğu ile  ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/412 Esas sayılı dosyasından verilen  13.05.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90-TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 398,50-TL'nin ihtiyati haciz isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından yatırılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 16.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b377bda7a56f966","SID":"cb9547cc6ce72428"}}