{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1846 <br>KARAR NO\t: 2024/1969<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/04/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/154 Esas,  2022/255 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın maliki ve ... ...'ün sürücüsü bulunduğu... plakalı aracın müvekkili...'nin kızı ...'a çarpması sonucu ...'un vefat ettiğini, olayda müteveffanın bir kusurunun olmadığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, araç sürücüsünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sürücü kursunda öğretmenlik yaptığını ve normal bir vatandaştan daha dikkatli ve temkinli hareket etmesi gerekirken bu özeni ve gayreti sarf etmediğini, müteveffanın  ev hanımı olduğunu, önceki eşinden boşandığını ve bu evlilikten 2 çocuğun bulunduğunu, çocukların velayetinin müteveffaya verildiğini, boşandıktan sonra müteveffanın 2 çocuğuyla birlikte annesi... ... ile yaşamakta iken vefat ettiğini, müteveffanın annesi ve kardeşi ... ile birlikte kaldığı için onlara yardım ettiğini, hem maddi hem de manevi olarak katkıda bulunduğunu, geride kalan 2 çocuğa da şuan da müvekkili... ... ile ... ...'un bakmakta olduğunu, çocuklara maddi ve manevi destekçi olduklarını, açılan vasilik davasında da müvekkili... ...'un çocukların vasiliğini almak içinde mahkemeye müracaatta bulunduğunu, geçici olarak... ...'un çocuklara vasi olarak atandığını, müteveffanın kardeşlerinden ... ...'un askerlik görevini yaparken kazayı duyduğunu ve perişan olduğunu, diğer kardeşinde yaşanan bu olay nedeniyle acı ve ızdıraba maruz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı... ... için 50.000,00 TL, kardeşi ... ... için 10.000,00 TL, kardeşi ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibariyle işleyecek reeskont faizi ile birlikte sigorta şirketi dışında kalan davalılardan tahsiline, ... ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince, \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;  dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat davasıdır. Müteveffa ...'un trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeniyle davacı anne  ... ... maddi ve manevi, diğer davacılar ... ... ve ... manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Mahkememiz'ce tarafların kusur durumuna ilişkin adli tıp kurumu raporu, dosya içeriğine uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Aktüerya raporu da yüksek mahkeme içtihatları doğrultusunda düzenlettirilmiş ve Mahkememiz'ce görülen eksiklikler nedeniyle ek rapor alınmış ve ek raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından bu rapor da hükme esas alınmıştır.<br>...<br> KARAR\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile;<br>68.593,27 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 05/01/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı... ...'a verilmesine,<br>2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile,<br>Davacı... ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar... ve ...'ten alınarak davacı... ...'a verilmesine,<br>Davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar... ve ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>Davacı ... ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar... ve ...'ten alınarak davacı ... ...'a verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin reddine,...\"  şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davacı tarafın ikinci kez ıslah talebinin reddetmeyip ikinci ıslaha göre hüküm kurulmasının ve itirazların büyük oranda karşılamadığı ek rapora göre verilen kararın hatalı olduğunu, müteveffanın evlenme ihtimalinin ve iskonto faizi uygulanmaması nedeniyle tazminat hesabının yanlış hesaplandığını,  müvekkilinin manevi tazminatlardan sorumluluğu olmayıp kararda da sorumlu tutulmamasına karşın manevi tazminat harçlarından herhangi bir ayrım yapılmadan müvekkilin de sorumlu olacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar ... ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yargılama sırasında aktüer bilirkişisi rapor ve ek raporlarına itiraz edilmesine karşın yerel mahkemenin bu itirazları dikkate almadan usul ve yasaya aykırı tanzim edilen raporlara göre usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, başkalarının desteği ile yaşamını sürdüren ve hiçbir geliri olmayan bir kişinin vefat etmesi nedeniyle desteğinden mahrum olunmasının mümkün olmadığını, hükme esas raporda davacı annenin yaşam süresinin çok uzun tespit edildiğini, davacı tarafın ıslah yoluyla miktar artırma hakkının bulunmadığının dikkate alınması ve 12.03.2022 tarihli dilekçesindeki taleplerinin yok sayılarak taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken bu yöndeki itirazların dikkate alınmadan usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, ayrıca yargılama sırasında süresinde sunulan zamanaşımı defilerin dikkate alınmadığını,  müteveffanın evlenme ihtimalinin ve iskonto faizi uygulanmaması nedeniyle tazminat hesabının yanlış hesaplandığını, tazminata yönelik pay dağılımında hata yapıldığını,  davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının dikkate alındığında alınmasına karar verilmesi gereken karar ilam harcı miktarının çok üstünde karar ilam harcına hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların ise işleten ve sürücü konumunda oldukları aracın yaptığı trafik kazası sonucu  yaya konumundaki davacılar yakınının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü yönünde karar verilmiş, davalı sigorta şirketi vekili, davalı ... ve... vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-) İlk derece mahkemesince aktüerya bilirkişisinden 09.03.2021 tarihli kök rapor alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin ilgililerin başvurusu sonrası ilk raporda güncellenerek tazminattan tenzil edilen 5.809,00 TL haricinde 17.106,00 TL tutarında daha ödeme gerçekleştirildiği ve iş bu ödemenin de tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğine yönelik itirazına itibar edilerek dosya yeniden aynı bilirkişiye tevdi edilerek 31.01.2022 havale tarihli ek  raporu alınmıştır. <br>Ek raporda destek tazminatı talep edilen anne... yönünden olası bakiye yaşam süresine atfen,  TRH 2010 yaşam tablosu parametreleri kullanılıp, 5.809,00 TL ve 7.106,00 TL'lik ödemeler güncellenmek suretiyle 2022 yılı asgari ücreti belirlenebilir olduğundan hem 2022 yılı hem de kök rapor tarihindeki asgari ücret esas alınarak alternatif şekilde rapor tanzim edilmiş, davacı tarafça (... yönünden) itiraz edilmeksizin ek rapor üzerinden davanın ıslahı yoluna gidilmiş, mahkemece de anılan rapor üzerinden hüküm kurulmuştur.<br>Tazminat miktarından güncellenerek tenzil edilen ödeme kalemlerine dair, sigorta şirketinin kendi bünyesinde oluşturduğu hasar dosyası nezdinde alınan hesap raporunda; kaza neticesi vefat eden ...'un ölümü sonrası hak sahibi olan kişiler olarak anne...'nin alacağı tazminat bedeli 5.809,00 TL, çocuklar ... ve ...'un alacakları (toplam) bedelin ise 17.105,45 TL olarak hesaplandığı, eş söyleyişle huzurdaki dosya açısından talep sahibi davacı...'nin payına atfen ödenen miktarın 5.809,00 TL ile sınırlı olduğu halde fazladan indirime gidildiği yönünde herhangi bir itiraz yahut istinaf sebebi ileri sürülmediğinden kazanılmış hak dengesi gözetilerek bu husus yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.<br>Öte yandan maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretler için yeniden ek rapor alınması zorunludur. Asgari ücret kamu düzeniyle ilgili olduğundan, bu hususta usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği gibi, hakim bu durumu duruşmanın her aşamasında kendiliğinden gözetmelidir. (HGK.17.12.1997, 10-820 E. 1074 K.).(HGK.28.01.2004, E. 2004/10-24 - K.2004/47) (Yargı D., Kararlar, 2004/4-26).<br>Konuya başka bir açıdan açıklama getirilmesi icap ederse; tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih 1991/9-102 E., 1991/267 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.<br>Buna göre, mahkemece hükme esas alınan rapor 31.01.2022 tarihi ek rapor olup, anılan raporda son 2022 yılı asgari ücret tutarı dikkate alınarak sonuca varılması ile bu doğrultuda hüküm tesisinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>2-) 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. madde hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak  miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu dava dilekçesi içeriğinde açıkça belirtilmiş durumdadır. <br>Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilmesine, ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilmesine göre davalılar ... ve... vekili ile davalı sigorta vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazlarının da reddi gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19844 E. 2019/8286 K. HGK 2022/10-795 E. 2023/641 K. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/14645 E. 2022/15251 K.) <br>3-) Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay'ın kabul görmüş pay esasına göre çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin % 50 ve eşin % 50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Davalılar ... ve... vekilinin pay dağılımına işaret eden istinaf itirazı, rapor bu yönüyle denetime elverişli olmadığından yerinde görülmüştür.<br>Somut olayda; desteğin ölümünden önce boşanmış olması itibariyle destek tazminatı talep edecek olan kişiler; desteğin ölümüyle birlikte geride kalan çocukları ile (babası ...'den  önce ölmüş olduğundan)  annesidir. (Aynı yönde bknz. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 2016/12867 E. 2019/5577 K. 06/05/2019 tarihli ilamı) <br>4-)  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/2507 Esas- 2018/12483   sayılı kararında ...\"Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin boşanmış ve bir çocuklu olduğu, boşanmadan sonra yeniden evlenmediği belirtilerek, davacı çocuk için destek payı %50 oranında belirlenmiştir. Dosya kapsamından desteğin anne ve babasının da sağ olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda, destek 38 yaşında boşanmış ve bir çocuklu olarak vefat etmiş olup, hayatın olağan akışına göre ileride evleneceği ve bir çocuk sahibi daha olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin %40'ını kendi ihtiyaçları, %20'sini mevcut çocuğuna, %20'sini annesi ve %20'sini babası için ayıracağı varsayılarak bu şekilde pay verilmesi gerektiği ancak desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, mevcut çocuğa, anne ve babaya birer pay vererek yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak desteğe %28,56, eşe %28,56, mevcut çocuk, anne ve babaya ayrı ayrı %14,28'er pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun daha olması durumunda bu kez desteğe iki, eşe iki, çocuklar ile anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak desteğe %25, eşe %25, çocuklar ile anne ve babaya ayrı ayrı 12,5’er pay verilmesi, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması (davalı lehine kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla) gerekirken, bu hususları gözetmeden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.\" denmiştir.<br>Anılan Yargıtay içtihatı da dikkate alındığında aktüerya bilirkişisince düzenlenen ek raporda davacı... desteği ...'nin kaza tarihinde iki çocuklu ve 28 yaşında olması itibariyle ileride evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimalinin kabul edilmemesi hususunda varılan nihai tespitin yasal dayanakları da dikkate alınarak irdelenmemesi, bu yöndeki itirazların gerekçeli şekilde karşılanmamış olması nedeniyle raporun denetime elverişli olmadığı kanaatine varılmış olduğundan davalılar ... ve... vekili ile sigorta vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazının kabulü gerekmiştir. <br>5-) 6100 sayılı HMK 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. <br>İlk derece mahkemesince verilen kararda manevi tazminat istemi sigorta şirketi dışında kalan davalılara yöneltildiği ve ihdas edilen kararda da yazılı manevi tazminat bedellerinin davalılar... ve ...'ten tahsiline karar verildiği halde hesaplanan manevi tazminat için belirlenen harç bedelinin tüm davalılardan tahsiline hükmedilmiş olması isabetli olmayıp davalı sigorta vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazının da kabulü gerekmiştir. <br>6-) Hal böyle olmakla (3.) ve (4.) bentlerde yazılı açıklama dahilinde (istinaf itirazı kabul edilen ilgili taraf yönünden usuli kazanılmış hak dengesi gözetilerek)  müteveffanın ileride evlenme - çocuk sahibi daha olma ihtimali bulunup bulunmayacağı ve yine paylaştırma esasına ilişkin itirazların da karşılanacağı şekilde    bilirkişiden gerekçeli ve denetimi kabil ek rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekmektedir. <br>7-) Kaldırma kararının vasıf ve mahiyeti dikkate alınarak davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine gerek ve yer olmadığı takdir edilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalılar vekillerinin istinaf başvuralarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalılar ... ve ... vekili ile davalı sigorta vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>Kaldırma neden ve şekline göre davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c9d9f40e5616b73","SID":"d77f7ebd32c720f5"}}