{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1171 - 2025/1629<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br>  <br>DOSYA NO\t: 2022/1171 <br>KARAR NO\t: 2025/1629<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/03/2022<br>NUMARASI\t\t: ... ...<br>DAVACI\t: ... İNŞAAT,SIHHİ TESİSAT MALZEMELERİ,NAKLİYAT İMALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... SERAMİK TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ İNŞAAT MALZEMELERİ TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:18/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:18/07/2025    <br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı taraftan ticari alışverişten doğan cari hesap ilişkisine istinaden alacaklı durumda olduğunu, davalı tarafın borcun bulunmadığına ilişkin beyanlarının açıkça mesnetsiz olduğunu, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde bunun tespit edileceğini, davalı tarafın  borcunu ödemediğini,  davalı borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini,  itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar  tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafın iddialarını kabul etmediğini, davacı tarafın hiçbir fatura yada defter suretine ya da alacak borç ilişkisine dayanan evrak sunmadan delil göstermeden bu davayı açtığını, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişkinin olmadığını, müvekkilinin davacı şirketi tanımadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine .... İcra  Müdürlüğü'ne ait ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, ödenmeyen malzeme bedellerinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin taraflarca inkar edilmediği, davalı tarafça hangi faturaya dayalı alacak olduğunun belirtilmesinin istenilerek davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiği, takip dosyası incelendiğinde takibe dayanak olarak ödenmeyen malzeme bedellerinden kaynaklı fatura alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği bu bağlamda  alacağın tek bir fatura bedeline ilişkin olmadığı taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tahsiline ilişkin olduğunun değerlendirildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/09/2020 tarihli raporda: davacının ve davalının genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına kanun ve mevzuatlarına uygun olarak işlem yapmış olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, davacı tarafın 2017-2018-2019 yılı ticari defterlerine göre, davalı tarafa 184 adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların ticari defterlerine kayıt edildiği, beyannamelerinde kullandığı 120 alıcılar ve 600 yurt içi satışlar hesabına kaydettiğini, davalı tarafın ticari defterlerine göre davacı tarafına ait 2017 yılında 28 adet fatura karşılığında ürün aldığını, 2018 yılında 70 adet fatura ürün aldığını, 2019 yılında da 86 adet fatura karşılığında ürün aldığını, beyannamelerinde kullandığı 320 satıcılar ve 153 ticari mallar hesabına kaydetmiş olduğunu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 71.285,78 TL alacağı olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği alınan raporun dosyaya ibraz edilen yan deliller ile değerlendirilmediği anlaşıldığından hükme esas alınmadığı, dosyanın ek rapor için tevdi edildiği, düzenlenen  13/11/2020 tarihli ek raporda; taraflar arasında sürekli ticari mal alış verişi olduğundan, yapılan ödemelerinde toplu bir şekilde yapıldığını, yapılan fatura ödeme miktarlarının çek, kredi kartı posları ve nakit yapılmasından dolayı hangi faturaya ne ödendiğinin net bir şekilde tespit edilmediğini, davalı tarafın iade etmiş olduğu 3 adet fatura olduğunu, toplam tutarının 3.492,30 TL olduğunu, 26/11/2018 vade tarihli ... seri nolu ... tarafından borcuna karşılık 63.000,00 TL 'lik çek verildiğini, çekin karşılığı çıkmaması üzerine bankaya çekin teslim edildiğini, davacının alacağına karşılık aldığı çekin tahsilatını yapamadığı için 50.129,88 TL alacağı olduğunun tespit edildiği , raporun önceki rapor ile çelişki oluşturduğu, iade edilen faturalar ve BA formunda belirtilen faturaların değerlendirilmeden raporun oluşturulduğu dikkate alınarak vekillerin itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınması için dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen 24/05/2021 tarihli raporda; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye alacağının 44.045,21 TL olduğunu, davalı defterlerine göre davalının  davacıya 18.618,31 TL borcu olmakla birlikte 25/11/2018 keşide tarihli 63.000,00 TL bedelli çek bedelinin ödendiğine ilişkin belge olmaması, çekin arka kısmındaki yazıya göre sahte olması, bu çekin davalı defterine 30/04/2018 tarih ve 137 nolu yevmiye maddesine işlendiğini, çekte sahte olduğundan davacı tarafın çek bedelinin tamamını tahsil edemediğini, ayrıca çekin sahte olmasından dolayı da çek vasfını yetirdiğini, icra takibine de konu edilmediğini, 31/12/2018 tarih 374 nolu yevmiye maddesine göre deftere mükellef beyanına istinaden ödeme şeklinde davacıya 22.548,60 TL ödeme yapılmış olarak gösterilerek davalının 31/12/2018 tarihi itibariyle borcunu sıfırladığını, ancak buna ilişkin ödeme belgesinin olmadığını, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterine göre borç hesaplandığında 18.618,31 TL  mükellef beyanı ödeme 22.548,60 TL toplandığında davacıya olan borcun 41.166,91 TL olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın önceki bilirkişi tarafından düzenlenen raporda tarafların defter durumuna göre alacak-borç ilişkisinin değerlendirildiği,  davanın itirazın iptali davası olduğu takip tarihi itibariyle alacak/borç ilişkisinin belirlenmesinin gerekmesinden kaynaklandığı ve  davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 44.045,21 TL asıl alacağının olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun diğer raporla olan çelişkileri giderecek şekilde usule oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde  taraflarca aradaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar ile iade faturalarının taraf defterlerine işlendiği, bu faturaların tamamı göz önüne alındığında davacı tarafından davalıya  toplam 593.411,93 TL tutarında satış yapıldığı, davalı tarafça davacıya iade faturaları ile birlikte 612.392,61 TL tahsilat yapıldığı, ancak davalı tarafça davacıya borca karşılık tahsilat için  verilen 63.000 TL tutarındaki çekin sahte olmasından kaynaklı işlem yapılamadığının   dosya içerisinde mevcut çek suretinden anlaşıldığından 63.000Tl bedele ilişkin tahsilatın yapılmamış olduğu gözetilerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle  44.045,21 TL alacağı olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne , fakat alacağın likit bir alacak olmadığı yargılama sonucu belirlendiği olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminat talebinin reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kısmen kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmi iptali ile takibin 44.045,21 TL asıl alacak üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, önceki bilirkişiden alınan 13/11/2020 tarihli bilirkişi raporu haklılığının ortaya koyar nitelikte olduğunu, bu raporun hükme esas alınması için sonraki bilirkişinin raporuna itiraz ettiklerini zira taraflar arasında davaya konu icra takibinden sonra mal alım satımı devam ettiğini, vekalet ücreti reddedilen kısım üzerinden nispi olarak hesaplanmasının gerektiğini, fazla vekalet ücretine hükmedilmesinini usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, cari hesap ilişkisine dayalı olarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle cari hesap ilişkisine istinaden alacağın tahsili için başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin  davalının itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, müvekkilinin davacı şirketi tanımadığı, davacı tarafın hangi faturaya dayalı alacağı bulunduğunu ispatlaması gerektiği savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı (davacı) tarafından takip borçlusu (davalı) aleyhine verilen 27.02.2019 tarihli takip talebiyle,  faturaya dayalı ödenmeyen malzeme bedelinden alacaklı olduğu belirtilerek 50.000,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebi ekinde cari hesap ekstresi ibraz edildiği, 06.03.2019 tarihinde ödeme emri tebliğ edilen takip borçlusunun itirazı üzerine icra müdürlüğünce 08.03.2019 tarihinde ilamsız takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Cari hesap ekstresine veya faturaya dayalı başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit davasında  ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Davalı, alacağa konu mal ve hizmeti davacıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Cari hesap ekstresinde ve faturalarda yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davacıdadır. <br>Dosyadaki bilgi ve belgelerden, mahkemece, mali müşavir bilirkişi ...'tan alınan 25.09.2020 tarihli raporda, davacının 2017-2018-2019 yılı ticari defterlerine göre davalıdan 71.285,78 TL alacaklı olduğu, ancak davalının aynı yıllara ilişkin ticari defterlerine göre davalının davacıya borçlu olmadığı, her iki tarafın ticari defterlerinin ibraz edilmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması halinde ise borçlunun kendi defterlerindeki ödemesinin karşı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmaması durumunda ödemelerinin dayanağı olan makbuz, bono ve çek belgeleri ile ispat etmesi gerektiğine ilişkin görüş ve kanaat bildirildiği, aynı bilirkişiden alınan 13.11.2020 tarihli ek raporda ise davalı tarafın iade ettiği 3 adet fatura ve karşılıksız çıkan 63.000,00 TL'lik çek bedelinin tahsilatının yapılamadığı da dikkate alınarak davacının davalıdan 50.129,88 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, ilk derece mahkemesince adıgeçen bilirkişinin kök ve ek raporları arasında çelişki bulunduğundan bahisle bu defa mali müşavir bilirkişi ...'ten alınan 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda \" taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, icra takibinin 27.07.2019 tarihinde 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, tarafların ticari defterlerine göre davacı tarafından davalıya  11.12.2019 tarihine kadar kesilen faturaların toplam bedelinin 661.392,61 TL olduğu ve bu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmiş olduğu, davacı defterlerine göre davalıdan yapılan tahsilat ve davalının davacı defterine kayıtlı 4 adet iade faturaları toplamının 612.366,22 TL olduğu, ancak davacının takip tarihine kadar yapılan hesaplamada davacının davalıya satışlarının 593.411,93 TL, davalının ödeme ve iade faturaları toplamının 612.366,22 TL olduğu, davacının ticari defterlerinde davalının ticari defterlerine göre ödeme farkının 0,50 TL eksik kayıt şeklinde olduğu, davalının davacıya verdiği ve davalı defterinde 30.04.2018 tarih ve 137 yevmiye numarası ile kayıtlı olan  25.11.2018 keşide tarihli 63.000,00 TL bedelli çekin sahte olmasından dolayı davacı tarafından tahsil edilemediği belirtilerek davacının davalıdan 44.045,21 TL alacaklı olduğu hususunda görüş ve kanaat bildirildiği tespit edilmiştir.  Mali müşavir bilirkişi ...'ten alınan 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporundan, takip tarihi itibariyle davacının davalıya satışlarının 593.411,93 TL olduğu, buna karşılık davalının davacıya ödemeleri ve iade faturaları toplamının 612.366,22 TL olduğu, bu durumda (612.366,22 TL - 593.411,93 TL=) 18.954,29 TL ile davacı defterlerine eksik işlenen 0,50 TL toplamından ibaret ( 18.954,29 TL - 0,50 TL=) 18.954,79 TL fazla ödemesi olduğu düşünülebilir ise de, davalının ödemesi olarak kayıtlı olan 25.11.2018 keşide tarihli 63.000,00 TL bedelli çekin sahte olmasından dolayı davacı tarafından tahsil edilemediğinden davacının davalıdan çek bedeli kadar alacaklı olduğu, sonuç olarak davacının davalıdan (63.000,00 TL -18.954,79 TL) 44.045,21 TL alacaklı olduğu olduğu anlaşılmak olup, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek yapılan hesaplamaya dayanan ve dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu ve denetime elverişli bulunan anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davanın reddedilen kısmı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,7‬TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfa8ede36e0395bc","SID":"aa03f962df1ad4ef"}}