{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2025/1057<br>KARAR NO\t\t: 2025/1058<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/220<br>DAVA TARİHİ\t: 21/03/2025<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 28/03/2025<br>DAVA\t\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 14.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 14.07.2025<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/220 Esas sayılı dosyasından verilen 28.03.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ....'nin, işveren ... A.Ş.-.... Havalimanı İşletmesi içerisindeki .... Hangar Projesi işinde, taşeron sıfatıyla yüklenmiş olduğu \"Jet Hangarı Kapısı\" iş için şartname gereği üretimini davalı .... A.Ş.'ye alt taşeron sıfatıyla imal ettirmek üzere 01/10/2021 tarihinde aralarında onaylanmış olan 08-27 Sipariş nolu sipariş formu ile gereği anlaştıklarını, işbu bahsi geçen sipariş formu içeriğinde; 52 adet L980mm x H5920mm, 40mm kalınlıkta CRP panel ve 8 adet L890mm x H5920mm, 40mm kalınlıkta CRP panel bulunmakta olduğunu, yukarıdaki verdikleri tarihte ilgili ürünlerin üretimi için 18.257,56- EURO bedel karşılığı ...A.Ş ile anlaştığını, ürünlerin müvekkili şirkete 05/11/2021 ve 15/11/2021 tarihli iki adet irsaliye ile davalı firma tarafından gönderildiğini, siparişlerin toplamının 18.257,56-EURO olduğunu, ilgili siparişlerin müvekkili şirkete ulaştırılması davalı firma tarafından karşı taraf ödemeli olarak yüklendiğini, müvekkili şirketin toplam 6.177,6-.TL ödediğini, müvekkili...A.Ş. ....Havalimanı İşletmesi içerisindeki, .... Hangar Projesi işinde yüklenmiş olduğu Jet Hangarı Kapısı işi için şartname gereği üretimini davalı ... A.Ş'ye yaptırmış oldukları 52 Adet L980mm x H5920mm, 40mm kalınlıkta CRP panel ve 8 adet L890mm x H5920mm, 40mm kalınlıkta CRP panel işinde 4 kanatlı Kayar Tip Jet Hangar Kapısı, kapı yüzeri projesinde belirtilen bazı kısımları metal cephe panelleri ile kaplamalı, bazı kısımları da boyutları projesinde belirtilen bant cam cephe ve personel kapıları çalışır halde teslim edilmesi hususunda yükümlülük altına girilen işte montaj sonrası ... İnşaat Kalite Kontrol Şefliği tarafından tutulan olumsuz raporlar nedeniyle \"geçici kabul\" yapılamadığını, .... İnşaat Kalite Kontrol Şefliği tarafından tespit edilen 4 kanatlı Kayar Tip Jet Hangar Kapısı ile ilgili tespit edilen olumsuzluk raporları gereği; gönderilen ürünlerin GRP/CTP Hangar Kapısı kaplama malzemesi ile ilgili 09/03/2022 tarihinde yapılan kontrollerde sorun olduğunun tespit edildiğini ve NCR 17 ve NCR 04 nolu uygunsuzluk raporlarının tutulduğunu, 1. Kanatta değiştirilen 6 panelden sonra 2 adet farklı panelde kusurlar olduğunu, 2. Kanatta değiştirilen 4 adet panelden sonra 1 adet değiştirilen panelde kusurların devam ettiğini, 3. Kanatta değiştirilen 8 panelden sonra 2 adet farklı, 2 adet değişen toplam 4 adet panelde kusurların devam ettiğini, 4. Kanatta değiştirilen 6 adet panelden sonra 1 adet farklı panelde kusurların devam ettiğini, GRP panellerin değişmesine rağmen hala kusurlarının ortaya çıktığının görüldüğünü, hangar kapısı cephesinin kuzeye bakması ve rüzgar yüküme aşırı maruz kalması, GRP panel odacıklarının yatay elemanlarında beyaz çizgi izlerin oluşması, mevsim geçişlerinde etkiyecek farklı sıcaklıklardaki değişken yüklere ve yorulmalara karşı bütünlüğünü kaybetme riski iş veren .... A.Ş. Tarafından endişe uyandırdığını, değişken sebeplerden oluştuğu düşünülen renk ton farklılıkları ve beyaz çizgiler tahmin edilemeyen zamanlarda oluşabileceği gibi estetik açıdan da kabul edilemez bir görüntü oluşturduğundan ... A.Ş'nin \"Ayıplı İmalatı\" nedeniyle geçici kabulün askıya alındığını, müvekkili şirket hem itibar hem de maddi kayıp yaşamak istemediğinden üretimi yapan; ... A.Ş.'den GRP paneller için statik hesap raporları, test belgeleri ve kalite belgeleri talep edildiğini, fakat menfi ya da müspet hiçbir şekilde herhangi geri dönüş yapılmadığını, ilk kusurlarından itibaren tüm problemlere ilişkin davalı şirket yetkililerine mailler atıldığını ve ana işveren olan .... A.Ş tarafından tanzim edilen uygunsuzluk raporları mail ortamında paylaşıldığını ve devam eden problemler davalı şirket ... A.Ş'ye kalem kalem bildirildiğini, ana iş veren .... A.Ş. Yetkilileri ve müvekkili firma yetkilileri ve davalı ... yetkilileri arasında uygunsuzluklar üzerinde karşılıklı mailleşmeler olduğunu ilgili maillerden anlaşılacağı üzere davalı uygunsuzlukların düzeltilmesi noktasında maillere olumlu dönüş sağladığını, akabinde ... satış müdürü ....'a durumun detaylı olarak irdelenerek bildirildiğini, olumsuz durumun davalı şirkete bildirilmesi üzerine davalı şirket yetkilileri ..., ..., ...'nun sahaya davet edildiğini ve bu hususta toplantı yapıldığını, bu süreçte ... A.Ş firmasının şantiyeye birçok defa geldiğini, ayıplı imalat olan ilk tespit ettikleri panelleri kendilerinin de incelediğini ve hatalı panelleri değiştireceklerini, tasarım yönünden de değişiklik yaparak düzeltmeye yönelik gelişme olacağını bildirdiklerini, güncel durumda aynı durumda sıkıntıların devam ettiğini, de monte sonrası ikinci part ürünlerin müvekkili firma tarafından montajının yapıldığını, ikinci part gelen ürünlerin montajının yapılabilmesi için makine, ekipman bedelleri, bakım, kart, basım bedelleri müvekkili şirket tarafından toplam 24.969,6-TL karşılığında karşılandığını, ikinci part ürünlerde de aynı kusurların devam etmesi sebebiyle bu sefer davalı firma tarafından üçüncü part ürünlerin üretiminin başladığını, kaplama malzemesi olarak kullanılan ... A.Ş marka GRP ürün için ana iş sahibi ... A.Ş tarafından yapılan olumsuz tespitler, değişiklik yapılmasına rağmen devam eden ksuurlarla birlikte ileri süreçlerde İstanbul Havalimanı Jet Hangar Kapısında oluşabilecek yaıplar ve gizli ayıplar müvekkili şirkette ciddi kuşku uyandırdığını ve kabul edilemez halde olduğunu, üçüncü part ürünler üretildikten sonra davalı firma fabrikasında yerinde inceleme yapmak üzere müvekkili şirket yetkililerinden montaj formen .... ve ... Proje Yöneticisi .... davalı firmanın fabrikasında kontrollerini sağladıklarını, müvekkili şirket yetkilileri üçüncü part ürünlerde de ayıpların devam ettiğini yerinde görmeleri üzerinde üçüncü part ürünlerin sevkine izin vermediklerini, müvekkili şirket yetkilileri yapılan değişimlere rağmen devam eden kusurlar nedeniyle davalı firma fabrikasında kontrol sağlamak durumunda kaldıklarını, bu sebeple yetkililerin İstanbul-İzmir arası HGS masrafı 372,50-TL, yol-yakıt masrafı 1.750,33-TL ile İzmir de konaklama masrafları toplam 1.200,00-TL olduğunu, işbu bedelin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/78 Esas sayılı dosyası ile taraflarınca menfi tespit davası açıldığını, mahkeme tarafından hava alanında keşif yapıldığını, bilirkişilerce ürünler ve belgelerin incelendiğini, dava sonunda karar lehlerine çıkarak ürünlerin ayıplı olduğunun hüküm altına alındığını, davalı firmanın üç kez ayıplı ürün ürettiğini ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yüzden ana firma olan ... A.Ş'ye müvekkili firma tarafından verilmiş olan sözleşme ve taahhüt gereği, müvekkili şirket davalı şirket tarafından üretilen ayıplı ve kusurlu ürünleri farklı bir firmadan tedarik etme zorunluluğu içerisinde kaldığını, aradan geçen süre ve zaman kaybı nedeniyle değişen fiyatlar dahilinde .... Tic. A.Ş 'den yeni ürünlerin sipariş edildiğini, müvekkili şirketin çok yüksek zarara uğratılarak mağdur edildiğini, yeni sipariş malzemelerinin 19.720,00-TL'lik nakliye bedellerinin müvekkili firma tarafından karşılandığını, davalı tarafın menkul ve gayrimenkullerinin üzerine öncelikle teminatsız olarak dava değeri 1.643.636,07-TL tutarında ihtiyati tedbir koyulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2025/220 Esas sayılı dosyasından verilen 28.03.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Uyuşmazlık konusunu para alacağının teşkil etmesine, tedbir konulması istenilen malların aynının ihtilaflı olmamasına, mahkememizin 2023/78 E. Sayılı dosyasının işbu dosyada kesin hüküm ifade etmemesine, HMK'nun 389. maddesinde öngörülen yasal şartların gerçekleşmemesine göre, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 21.04.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Yerel mahkemece her ne kadar Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/78 E. Sayılı dosyanın kesin hüküm ifade etmediği ve tedbir konulması istenilen malların aynının ihtilaflı olmaması sebebiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermişse de; dilekçelerinde izah ettikleri olayın esasına ilişkin beyanları ile dosya içeriğinde sundukları tüm bilgi ve belgeler göz önünde bulundurulduğunda; alacaklarına yönelik yaklaşık ispatın yerine getirildiği; ve yine bu iş bu dava süresi içerisinde hükmün infazının sonuçsuz kalmasına sebebiyet verecek işlemler yapılabileceğinin açık olduğunu, <br>-Mahkemece, tedbir taleplerinin reddine gerekçe olarak, uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olmasını, tedbir konulmak istenen malların aynına yönelik ihtilafın bulunmamasını ve HMK 389. madde kapsamında gerekli şartların oluşmadığını belirttiğini, ancak bu gerekçelerin hem yasaya hem de yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, <br>-Her ne kadar uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olması gerekçe yapılsa da bu durumun ihtiyati tedbir yolunun kapalı olduğu anlamına gelmeyeceğini, nitekim HMK m. 389 açık şekilde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle, hakkın elde edilmesinin önemli derecede zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hale geleceği durumlarda ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" dediğini, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre de, para alacağına dayanan davalarda, eğer alacağın tahsili riske girmişse – ki burada olduğu gibi ayıplı ürün üretmiş ve bu konuda yaklaşık ispat yapılmışsa – ihtiyati tedbirin mümkün olduğunu, <br>-Ayrıca, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/3452 E. sayılı kararında, ihtiyati tedbirin verilebilmesi için davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli olduğu, alacak miktarının büyük olması gibi durumların da tedbirin verilmesinde etkili olacağının ifade edildiğini,<br>-Dosyadan da görüleceği üzere mevcut durumun, alacağın tahsilini önemli derecede zorlaştırdığını, müvekkilinin, davalı firmadan kaynaklanan açık ve gizli ayıplar nedeniyle zarara uğradığını, üstelik bu durumun mahkemenin 2023/78 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ve gerekçeli karar ile büyük ölçüde sabit hale geldiğini, davalı firmanın bu kusurlu üretimi ısrarla sürdürdüğünü ve müvekkilinin hem zaman hem de maddi kaynak açısından ağır zararına yol açtığını, gelinen noktada, alacak miktarının 1.643.636,07 TL olup, bu tutarın tahsili, kusurlu ürün sicili ve kötü niyetli davranış biçimi göz önüne alındığında ciddi biçimde riske girdiğini, bu riskin önüne geçilebilmesinin, doğrudan doğruya HMK 389’un aradığı “hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya imkânsızlaşması” koşulunu karşıladığını, <br>-Mahkemenin 2023/78 E. sayılı dosyası dikkate alınması gerektiğini, mahkemece, önceki dosyada verilen kararın işbu davada kesin hüküm oluşturmadığını belirttiğini, oysa burada dayandıkları hususun hukuki kesin hüküm değil, fiili ve maddi vakıaların sabitliği konusunda olduğunu, 2023/78 E. sayılı dosyada yapılan teknik incelemeler, taraf beyanları ve bilirkişi raporları ile davalının sorumluluğu, ayıplı üretim yaptığı hususu ayrıntılı şekilde tespit edildiğini, ayrıca, 2023/78 E. sayılı dosya ile işbu dava arasında çok güçlü bir maddi ve hukuki bağ bulunduğunu, bu dosyada alınan kararların, tedbir koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirirken dikkate alınması gereken somut emareler olduğunu, <br>-Davalının mal varlığı durumunun belirsizliği ve tasarruf riskinin göz ardı edildiğini, müvekkili şirketin, ayıplı ürünlerin değişimi, yeni ürünlerin temini, montaj/demontaj, nakliye, personel ve ekipman giderleri gibi pek çok kalemde doğrudan zarar gördüğünü ve bu zararları da belgelendirdiğini, ancak davalının bu zararı karşılayacak düzeyde bir malvarlığı bulunup bulunmayacağının belirsiz olduğunu, hatta davalının aynı ayıplı ürünleri ısrarla göndermesi, sorumluluk almaması ve bu konudaki kötü niyetli yaklaşımının, ilerleyen süreçte mal kaçırma riski taşıdığına işaret ettiğini, <br>-Ticari hayat gereği, ülke içerisinde firmaların diğer firmalar tarafından bilindiğini, haricen edindikleri bilgilere göre davalı şirketin gayriresmi adresler de dahil olmak üzere farklı adresleri olup; farklı şirketlerle de aynı ihtilafları yaşadığını, dolayısıyla davalı şirketin mal kaçırma riski bulunduğunu ve ihtiyati tedbirin elzem olduğunu, bu durumda, HMK 389’da aranan şartların tamamıyla gerçekleşmiş olmasına rağmen, mahkemenin reddi yerinde olmayıp tedbirin reddinin, alacağın ilerde tahsilini güçleştirecek sonuçlar doğuracağını, <br>Belirterek, 28/03/2025 tarihli ihtiyati tebdir talebinin kaldırılmasına, davalı tarafın menkul ve gayrimenkullerinin üzerine öncelikle teminatsız olarak dava değeri tutarında ihtiyat-i tedbir koyulmasına, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyat-i tedbir konulması, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifa edildiğinden bahisle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesinin 28.03.2025 tarihli ara kararıyla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>İhtiyati tedbir; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içerisinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek maksadıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. <br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. <br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince:<br>Davacı taraf, davalı ile sipariş formlarıyla 52 Adet L980mmx H5920mm, 40 mm kalınlıkta CRP panel ve 8 adet L890mm x H5920mm , 40 mm kalınlıkta CRP panel ile ilgili ürünlerin üretimi için 18.257,37 EURO bedel karşılığında anlaşıldığını, davalı şirket tarafından üretilerek İstanbul Havalimanına gönderilen ürünlerin montaj sonrasında dava dışı iş sahibi .... A.Ş tarafından geçici kabulünün yapılmadığını, ürünlerin ayıplı olduğunun davalıya bildirildiğini, davalının ürünlerin yenilerini üretmeyi kabul ettiğini, ancak ikinci part ürünlerde de aynı ayıplı imalatın devam ettiğini, davalının üçüncü part ürünlerin üretimine başladığını, üçüncü part ürünlerde de ayıpların devam etmesi üzerine üçüncü part ürünlerin sevkine izin vermediklerini, sipariş formunda yer alan ürünlerin ayıplı olması nedeniyle faturaların bedelsiz kaldığından Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/78 Esas Sayılı dosyasında menfi tespit davası açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde ürünlerin ayıplı olduğu ve faturaların bedelsiz kaldığının hüküm altına alındığını, bu süreçte irsaliye faturaları, montajın yapılabilmesi için makine, ekipman bedelleri, bakım, yetkililerin İstanbul- İzmir arası HGS, yol- yakıt, İzmir'de konaklama masraflarının kendileri tarafından karşılandığını, davalı şirket tarafından üretilen ayıplı ürünleri farklı bir firmadan tedarik etmek zorunda kaldıklarını, yeni ürünlerin bedeli, nakliye bedelleri, eski ürünlerin demontajı, yeni ürünlerin montajı, işçilerin konaklama ücretleri, kullanılan makine ve teçhizatların bedelleri, personellerin panel değişimi için havalimanına geliş-gidiş masrafları, eski ürünlerin davalı şirkete nakliye masraflarının kendileri tarafından karşılandığını ve toplamda 1.643.636,07- TL maddi zarara uğradıklarını belirterek uğranılan maddi zararın tahsili ile davalının menkul ve gayrımenkullerinin üzerine teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. <br>İhtiyati tedbirin şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK.'nın 389/1 hükmü gereğince, taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturmakta olup yasal düzenlemedeki, ''uyuşmazlık konusu hakkında'' kavramı da bu yöne vurgu yapmıştır. İş bu dava eser sözleşmesinin ayıplı ifa edildiğinden bahisle uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkin olup, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/78 Esas Sayılı dosyasında görülen davanın eser sözleşmesinin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle davalı tarafça düzenlenen faturalardan kalan bedel yönünden borçlu olmadığının tespiti davası olduğundan eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği, uyuşmazlığın para alacağından kaynaklandığı, davalının menkul ve gayrımenkullerinin uyuşmazlık konusu olmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin koşulları bulunmamaktadır. Bu itibarla Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/220 Esas sayılı dosyasından verilen 28.03.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati tedbir harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 14.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fea75d82bfcf470","SID":"7fca79fc36bec5d3"}}