{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1034 <br>KARAR NO\t: 2025/514<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/03/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/244 Esas,  2023/316 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Erzurum ...İcra Müdürlüğü’nün .../...Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine 26/10/... tarihinde İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edildiğini, zorunlu arabuluculuğa tabî işbu davayı oturumlarında tarafların anlaşmaması üzerine 1 yıllık süresi içerisinde ikame ettiklerini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu keşidecileri davalı ...olan ...Bankası Erzurum Şubesi'nin ...seri numaralı 30/05/... keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli çek ile ...Bankası Erzurum Şubesi'nin ... seri numaralı 30/06/... keşide tarihli 100.000,00-TL bedelli çeklerin müvekkilinin elinde iken kaybolmasını takiben zayi nedeniyle iptal davası açıldığını,  30/03/... tarihli Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... E., .../... K. Sayılı dosyasında alınan zayi nedeniyle iptal kararı üzerine, davalı/ ...vekili aracılığıyla keşide etmiş olduğu Erzurum . Noterliği  11 Haziran ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen  karara ilişkin olarak vekiledene olan borcu ile alakalı açıkça ikrarda bulunduğunu, davalı taraf tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödemediğinden dolayı kendisi hakkında Erzurum ...İcra Müdürlüğü’nün .../...E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı taraf ise 25/10/... tarihinde ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı; çeklerin yasal hamili olan müvekkiline borçlu olduğunu, davalarının kabulünü, itirazın iptaline ve duran takibin devamını, asıl alacağın 20%’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  sözü edilen çekler müvekkili ...ile (T.C. Kimlik No: ...) ... arasında düzenlenen 14/08/2020 tarihli Uzman Ekip Sözleşmesi kapsamında teminat olarak ...'a verilmiş olup ...'ın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme müvekkili tarafından fesih edildiğini ve...kendisinde teminat olarak bulunan çekleri 15/02/... tarihine kadar iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözü edilen çeklerin teslim edildiği anda üzerlerine teminat olduğu şerh edildiğini, ayrıca müvekkili ile...arasında düzenlenen 14/08/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak teslim edildiği belirtildiğini,  tüm bu belgeler davacıya çekilen ihtarname ekinde gönderildiğini, bu itibarla davacının iyiniyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddia ve beyanları yerinde olmadığını, çeklerin üzerinde teminat çeki ibaresi mevcut olduğunu, bu hususun davacıyı da bağladığını, davacı müvekkiline haricen ulaştığını, talebi üzerine kendisine Erzurum .. Noterliğinin 11/06/... tarih, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile cevap verildiğini, sözü edilen ihtarnameden sonra davacı Antalya... Noterliğinin 15/06/... tarih, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile borcun ödenmesine dair ihtarname keşide ettiğini, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini, kötü niyetli davacının takibin %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Mahkememiz dosyasında davalı takibe konu çekin teminat çeki olduğu savunmasını ileri sürmüştür, davalı ile dava dışı taşeron arasında uzaman ekip sözleşmesi 14.08.2020 tarihinde imzalanmış, iş bu sözleşmede 30.05.... tarihli ve 30.06.... tarihli 100.000 TL bedelli iki adet çek verildiği bilgisi yer almaktadır. Davacının sunmuş olduğu 13.02.... tarihli tutanakta takibe konu çeklerin teminat olarak verildiği, 2 adet çekin en geç 15.02.... tarihine kadar iade edileceği taahhüt edilmiş, ilgili tutanakta...ismi ve imzası bulunmaktadır. Davalının dosyaya sunmuş olduğu çek suretlerinde teminat çekidir ibaresi yer almaktadır.<br>Takibe konu çeklere ilişkin zayii nedeniyle iptal kararı verilen Antalya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas .../... Karar sayılı dosyası incelendiğinde ise, dosyaya sunulan çek suretlerinde teminat çeki ibaresinin yer almadığı görülmüştür, iş bu davada mahkemece davacının yetkili hamil kabul edildiği, çeklerin zayii nedeniyle iptal edildiği, davalının sunmuş olduğu suretlere her zaman teminat çekidir ibaresinin eklenebileceği, 13.02.... tarihli tutanağın her zaman düzenlenebileceği, davalının çeklerin teminat çeki olduğu savunmasının davacıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından, mahkemece  davalının savunması kapsamında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; takip talebinde yer alan 'çek tazminatının' çeklerin zayii nedeniyle iptal edildiği, bu nedenle çeklerin ibraz edilemeyeceği anlaşıldığından çek tazminatı yönünden talebin reddine karar verilmiştir, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı  talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>\"  gerekçesiyle \"Davanın kısmen kabulü ile, Erzurum... İcra Müdürlüğünün .../...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 200.000,00-TL asıl alacak, 10.371,23-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece çek suretlerinde teminat çeki ibaresi bulunmadığından bahisle hüküm kurulduğunu, oysa davaya konu çeklerin müvekkili ...ile ... TC Kimlik nolu...arasında düzenlenen 14/08/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesi kapsamında teminat olarak ...'a verildiğini, ...'ın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından fesih edildiğini ve ...'ın kendisinde teminat olarak bulunan çekleri 15/02/... tarihine kadar iade edeceğin kabul ve taahhüt ettiğini, söz konusu çeklerin teslim edildiği anda üzerlerine teminat olduğunun şerh edildiğini, ayrıca müvekkili ile...arasında düzenlenen 14/08/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak teslim edildiğinin belirtildiğini, tüm bu belgelerin davacıya çekilen ihtarname ekinde gönderildiğini, bu itibarla davacının iyi niyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddia ve beyanlarının yerinde olmadığını, çeklerin üzerinde teminat çeki ibaresinin olduğunu, bu durumun davacıyı da bağladığını, gerekçeli kararın aksine gerek sözleşmenin gerek sözleşme akabinde çeklerine teslimine dair düzenlenen evrakta çekleri teslim alan dava dışı ...'ın ıslak imzasının mevcut olduğunu, bu haliyle herhangi bir dosyaya sunulmuş fotokopiye itibar edilmesinin düşünülemeyeceğini, çeklerin Asil Dekor lehine düzenlendiğini, düzenlenme sebebinin 14/08/2020 tarihli sözleşme olduğunu, sözleşmeyi de Asil Dekor yetkilisi olarak imzalayan...olduğunu, çeklerin Asil Dekol yetkilisi ...'a teslim edildiğini, sözleşmede teminat olduğu belli olduğu gibi düzenlendiği anda da çeklerin üzerine teminattır şerhinin düşüldüğünü, ...'ın taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle 13/02/2022 tarihli tutanağın düzenlendiğini, mahkemenin davacının sunmuş olduğu fotokopiye itibar etmesinin düşünülemeyeceğini, üzerinde teminattır yazan çekin fotokopisini çekip asıl evrakın bir kenarı konulup fotokopi üzerinde teminat şerhi yokmuş gibi işlem yapılmasının mümkün olduğunu, bu ihtimale binaen dosyadaki delillerin bir bütün olarak irdelenmesinin şart olduğunu, kaldı ki Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine sundukları çek teslim tutanağı ve diğer evrakların asıllarının kendilerinde mevcut olduğunu, istenildiği anda mahkemeye sunacaklarını bildirmelerine rağmen mahkemenin bu konuda inceleme yapmadan davacının sunduğu çıktılarla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine  karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, Erzurum ... İcra Müdürlüğünün .../...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davaya konu keşidecileri davalı ...olan çeklerin müvekkilinin elinde iken kaybolmasını takiben zayi nedeniyle iptal davası açıldığını,  Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... E., .../... K. Sayılı dosyasında alınan zayi nedeniyle iptal kararı üzerine, davalı/ ...vekili aracılığıyla keşide etmiş olduğu Erzurum .. Noterliği  11 Haziran ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile Antalya...Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen  karara ilişkin olarak vekiledene olan borcu ile alakalı açıkça ikrarda bulunduğunu, davalı taraf borcunu ödemediğinden dolayı kendisi hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine itiraz ettiğini iddia ederek, davalı; çeklerin yasal hamili olan müvekkiline borçlu olduğunu, davalarının kabulünü, itirazın iptaline ve duran takibin devamını talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde  sözü edilen çeklerin müvekkili ...ile...arasında düzenlenen Uzman Ekip Sözleşmesi kapsamında teminat olarak ...'a verilmiş olup ...'ın sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme müvekkili tarafından fesih edildiğini ve...kendisinde teminat olarak bulunan çekleri 15/02/... tarihine kadar iade edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, sözü edilen çeklerin teslim edildiği anda üzerlerine teminat olduğu şerh edildiğini, ayrıca müvekkili ile...arasında düzenlenen 14/08/2020 tarihli uzman ekip sözleşmesinde de çeklerin teminat olarak teslim edildiği belirtildiğini,  tüm bu belgeler davacıya çekilen ihtarname ekinde gönderildiğini, bu itibarla davacının iyiniyetli üçüncü kişi olduğuna dair iddia ve beyanları yerinde olmadığını, çeklerin üzerinde teminat çeki ibaresi mevcut olduğunu, bu hususun davacıyı da bağladığını, davacı müvekkiline haricen ulaştığını, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>a-6100 sayılı HMK'nın 31. Maddesine göre; Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. <br>Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen hukuksal çerçevede yapılan değerlendirmede davaya konu icra takibinde alacak miktarının 10.000,00 TL çek tazminatı, 200.000,00 TL asıl alacak ve 10.371,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 220.371,23 TL olarak belirtildiği, davalının da borca itiraz dilekçelerinde borcun tamamına ve işlemiş faize itiraz ettiği davacının somut davayı ikame ederken \"itirazın iptali ile takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak üzere inkar tazminata karar verilmesini\" talep ettiği ancak dava dilekçesinde ve tevzii formunda dava esas değerinin 200.000,00 TL olarak belirtildiği ve davacının da 200.000,00 TL üzerinden hesaplanan ve icrada yatırılan peşin 1.101.86 TL peşin harcın mahsubu ile 2.313,64 TL peşin harç yatırdığı, bu haliyle davacının talep sonucu ile dava açılırken peşin harca esas değer olan 200.000,00 TL belirtmesi sebebiyle davacının talebinin çeliştiği, ilk derece mahkemesince davacının bu talepleri arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, davacının talebinin tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince HMK 31. Maddesi kapsamında davacının talebinin tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yargılama yapılması doğru olmamıştır.<br>b-Somut uyuşmazlıkta davacının iddiası dava ve icra takibine çeklerin zayi sebebiyle mahkemece iptal edildiğini, çeklerin keşidecisi olan davalının çeklerin bedelini yetkili hamil olan davacıya ödemediğini iddia ederek itirazın iptali davası ikame ettiği, davalının savunmasının ise söz konusu çeklerin teminat çeki olduğu, çekin teslim edildiği anda teminat çeki ibaresinin bulunduğu yönünde olduğu, davacının iddiasının ise dava ve icra takibine konu çeklerde teminat çeki olduğuna dair ibarenin sonradan eklendiği yönünde olduğu anlaşılmaktadır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/15-657 E. 2011/49 K. Sayılı içtihadında da belirtildiği üzere \"Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usulü işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. <br>Bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.<br>\" Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.\" (..., ..., ...-..., ...: Medeni Usul Hukuku, ... Yayınları, Ankara 1995, 7.baskı, s.231). <br>O halde, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir(..., ..., ...-..., ...: a.g.e., s.231-232; ..., ...: Medeni Yargılama Hukuku, ... Yayım Dağıtım, İstanbul 1997, s.307). <br> Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 23.06.2004 gün ve 2004/4-371 E. 2004/375 K.; 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K.; 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K.; 04.11.2009 gün ve 2009/2-402 E., 2009/484 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K. T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2006/1397 E. 2007/4648 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>Bu husus istinaf sebebi yapılmasa dahi 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olup mahkemece her aşamada re'sen gözetilmelidir. <br>Çeklerin keşide tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesine göre; Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Her ne kadar Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E., .../... K. Sayılı dosyasında alınan zayi nedeniyle iptal kararı verilmiş ise de söz konusu kararda davacının çeklerde yetkili hamil olup olmadığının tartışılmadığı, mahkemenin iptal kararının işbu dosyada kesin delil teşkil etmeyeceği, davacının belirtilen dosyaya ibraz ettiği 2 adet çekin dava dışı Asıl Dekor Prekest Yapı ....adına düzenlendiği, çek suretlerinin arka yüzlerinin bulunmadığı, bu sebeple davacının   6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesi kapsamında yetkili hamil olup olmadığının anlaşılamadığı, davacının öncelikle söz konusu çekler dolasıyla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerektiği, bunun da ancak  6102 sayılı TTK'nın 790. Maddesi kapsamında ispat edebileceği, davacının çeklerde yetkili hamil olduğunu ispat ettikten sonra tarafların iddialarının değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu hususta yeterince araştırma yapılmadan  Antalya... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... E. Sayılı dosyasında davacının yetkili hamil kabul edildiği gerekçesiyle sonuca gidildiği, mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, bu sebeple çek asıllarının mahkemece dosyaya kazandırılması ve akabinde tarafların iddiasının ayrıntılı olarak araştırılması gerekirken delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde hata yapılarak belirtilen şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. <br>Kabule göre de; Mahkemece \"Davanın kısmen kabulü ile takibin 200.000,00-TL asıl alacak, 10.371,23-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine\" karar verilmiş ise de bakiye karar ve ilam harcı toplam hüküm altına alınan 210,371,23 TL üzerinden belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sadece asıl alacak miktarı olan 200.000,00 TL üzerinden bakiye karar ve ilam harcına karar verilmesi yerinde görülmemiştir <br>HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde \"...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması\" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda;  yukarıda ayrıntılı  biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemeye göre, kararın HMK'nın 355 ve 353/1-a-4 maddeleri uyarınca re'sen kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incilenmesine yer olmadığına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-4. Ve 355. Maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,  <br>2-kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incilenmesine yer olmadığına<br>3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 11.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcf9e855d55c2ef1","SID":"315d4744ab35dfec"}}