{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   1. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  1. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2323 <br>KARAR NO\t: 2025/57<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t: ...<br>NUMARASI\t: ...Esas  ...Karar<br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ... UETS<br>DAVALI \t: ... - T.C. Kimlik No: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...UETS<br>DAVA\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>YAZILMA TARİHİ\t: ...<br><br>Taraflar arasında görülen davada ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı ...'nin dava dışı borçlular ...olan alacağı için ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu dosya kapsamında müvekkiline İİK'nın 89/1 maddesinde belirtilen haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve davacıya ...tarihinde tebliğ edildiğini ve davacı tarafından itiraz edildiğini, aynı şekilde 2. ve 3. haciz ihbarnamelerine de itiraz edildiğini, cari hesap ekstrelerinden anlaşılacağı üzere ...ile davacı şirketin ticari ilişkisinin ...ayında sona erdiğini, 1. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte icra dosyası borçluları ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve alacaklarınında bulunmadığını ileri sürerek, davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 3. haciz ihbarnamesine ilişkin olarak müvekkili şirketin takip borçlusuna ve davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevli ...görülmesi gerektiğini, eldeki davada zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğunu, borçlu ve 3. şahıs davacı arasındaki ticari ilişki bulunduğunu, borçlunun kiraladığı otobüslerin 3. Şahıs davacı şirket tarafından işletildiğini belirterek davanın reddini savunmuş ve ...'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmolunmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi tarafından; davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN TARAF:<br>Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece verilen kesin süre ve ihtaratın usule uygun olmadığını, ara kararda defterlerin sunulmaması durumunda davalının iddiasını ispatlayacağı yönünde şerh düşülmediğini, bilirkişi ücretinin yatırıldığını ve defterlerin ibrazından kaçınma yönünde müvekkili şirketin bir iradesininde bulunmadığını, delil listesinde de bu delile dayanıldığını, davalı tarafında delil listesinde davacı tarafın ticari defterlerine dayandığından mahkemece re'sen inceleme yapılması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.<br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK'nun 89/3 maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'da öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise; kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş cevap süresi , temyiz süresi gibi süreler olup bu süreler kesindir. Bir işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı mahkemece resen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir.<br>  Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanunun 90/2’nci maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK m.94/2). Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HMK 94/2); ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir.<br>Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir. Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.)<br>Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir.<br>Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nın 94. maddesi uyarınca kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, miktarının net olarak belirlenmesi gerekir. Ayrıca verilen sürenin amacına uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.<br>Somut olaya gelince; mahkemece, ...tarihli duruşmanın ...nolu ara kararı ile; \"Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, (davacı şirket ile ...Esas sayılı icra takip dosyasının borçluları ...arasındaki alacak/borç ilişkisinin tespit yönünden)  davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılmasına, incelemenin ...icrasına, bilirkişi olarak konusunda uzman SMMM bilirkişi ...seçilmesine,(bilirkişiye gerektiği takdirde yerinde incelemesi verilmesine) bilirkişiye ... TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı avansından karşılanmasına, İnceleme gününde ticari defterler ve bağlı kayıtlar mazeretsiz olarak sunulmadığında ibrazdan kaçınılmış sayılacağının taraf vekillerine ihtarına (ihtarat yapıldı. ), Smmm bilirkişiden davacı şirkete gidildiği ve defterlerin yerinde incelendiği taktirde bilgi mahiyetinde taraf vekilleri ile iletişime geçilmesinin istenilmesine, <br>4 nolu ara kararı ile de; dosyada yeterli avans bulunmadığı anlaşılmakla bilirkişi ücreti 750,00 TL avansın tamamlanması amacıyla davacı tarafa 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde eksik avans tamamlanmadığı takdirde, bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi)\" şeklinde ara kararlar verildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde avansın yatırıldığı, mahkemece düzenlenen ...tarihli tutanak ile davacının incelemeye katılmadığına dair tutarak düzenlendiği  anlaşılmaktadır.<br>Nevarki, mahkemece verilen kesin sürenin yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, usulüne uygun olmadığı, bilirkişi incelemesinin ...'da icrasına, bilirkişi olarak konusunda uzman SMMM bilirkişi ...Re'sen seçilmesine,(bilirkişiye gerektiği takdirde yerinde incelemesi verilmesine) şeklinde karar verilmiş olup, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilip verilmediği yönünde dosyada bir belge veya bilginin bulunmadığı görülmektedir.<br>Öyle ise, mahkemece verilen kesin süre usule uygun olmadığından yazılı şekilde davanın ispat edilemediği gerekçesiyle  karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ...tarihli ...Esas  ...Karar sayılı kararının HMK.'nın 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara İADESİNE, <br>4- İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından sarf edilen istinaf giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda DEĞERLENDİRİLMESİNE,  <br>5- HMK'nun 359/4.maddesi gereğince kararın tebliğ işlemleri ile HMK'nun 302/5 maddesi gereğince gerekli harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından YERİNE GETİRİLMESİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... tarihinde, HMK'nun 353/1-a ve 362/1-g. maddeleri gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. <br><br> <br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip  - ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"212b4f7ec16c7589","SID":"17da38a73ab44823"}}