{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1405 - 2025/1568<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1405 <br>KARAR NO\t: 2025/1568<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/02/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ... TURİZM TAŞIMACILIK EMLAK İNŞAAT<br>\t\tTAAHHÜT OTOMOTİV OTO KİRALAMA TEMİZLİK<br>\t\tTİCARET LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: 1 -...  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: 2 -... BANKASI<br>\t\tANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>KONKORDATO<br> KOMİSERİ\t: ...  <br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla<br>\t\t  308/h))<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 17/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/07/2025<br><br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2017 yılından bu yana ülke çapında ve yurtdışında faaliyet göstermekte olup, üstlenmiş olduğu işleri başarıyla tamamladığını ve üstlenmiş olduğu işlerin büyüklüğüne göre yıllar içinde onlarca kişiye istihdam sağladığını, ancak ülkenin çevresel faktörleri ile içine düştüğü ekonomik istikrarsızlığın ve yoğun enflasyonist ortamın geri gelmesi, dövizdeki artışlar ve kamu ödemelerinde yaşanan gecikmeler, yaşanan idari-ekonomik ve siyasal sorunlar nedeniyle mali durumunun ağır derecede ve pasif yönde etkilendiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında müvekkili şirkete tanınacak konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini belirterek, müvekkili şirket hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Davacı  borca batık olmamasına rağmen konkordato ön projesinde konkordatoya tabi toplam 18.469.000,00 TL tutarındaki borcunun tamamını, konkordatonun tasdikinden itibaren 24 aylık süreçte aylık taksitlerle ve faizsiz olarak ödeyeceğini öngörmektedir. Davacı tarafından ön projesinde borcun tamamını faizleriyle ve ferileri ile birlikte ödenmesi ön görülmediğinden, davacının projesi bir tenzilat konkordatosudur. Tenzilat konkordatosu sadece borca batık olan borçluların başvurabileceği bir yoldur. Borca batık olmayan yani alacakları ve varlıkları borçlarını karşılayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu teklif etmesi halinde bu teklif bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması şartı, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartını yerine getirmediğinden, borçlunun konkordatosu tasdik edilemeyecektir. Kaldı ki, davacının geçmiş gelir tabloları ile projede öngördüğü gelir tablolarında yer alan dönem net karları incelendiğinde, 2021 yılında 18.932,63 TL, 2022 yılında 54.527,55 TL, 2023 yılında 186.222,99 TL, 20/11/2024 ara dönemine ait gelir tablosuna göre ise ( konkordato ön projesinde beyan edilen) 2.788.721,56 TL karla tahmini proforma gelir tablosundaki öngörülen kar olan 18.805.505,41 TL gibi rakamlara ulaşma imkanı olmayacağı, davacının öngördüğü gelir projeksiyonunda yer alan yüksek karlara ulaşabilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığından İİK'nun 292/1-b maddesi uyarınca davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı  davacı ... Turizm Taşımacılık Emlak İnşaat Taahhüt Otomotiv Oto Kiralama Temizlik Ticaret Limited Şirketi (adana ...  V.d ...) hakkında 04/12/2024 tarihli tensip ara kararı ile verilen geçici mühletin, iik'nun 288/1. maddesi yollamasıyla iik'nun 292/1-b maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davacının konkordato talebinin reddine,  ...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının ihlalinin olduğunu, komiser raporu tebliğ edildikten sadece iki gün sonra duruşma yapıldığını, itiraz süresi tanınmadan karar verildiğini, raporun bilimsellikten uzak olduğunu, komiser raporunun denetimsiz ve gerçeği yansıtmadığını iddia edildiğini, müvekkil tarafından yapılan ödemeler göz ardı edildiğini, yıllara yayılmış milyonlarca TL'lik borç ödemesi yapılmasına rağmen bu rapora yansıtılmadığınını geçmiş ciro ve fatura miktarları dikkate alınmadığını, davacı tarafından ödenen istinaf harcı ve başvuru harcı kısmen kabul edildiğini, eksik kalan toplam 55,50T'nin harç davacıdan tahsil edilerek hazineye irad kaydına karar verildiğini, yargılama giderleri açısından yeniden değerlendirilmesi için açık bırakıldığını, duruşma açılmadığından vekalet ücretine hüküm edilmediğini, iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.<br>             Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.<br>  Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.<br>2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin \"konkordatonun başarı şansı\" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu  sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt)<br>2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir.  Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.<br>Somut olayda, davacı tarafın konkordato talebi, ön projesinde 18.469.000,00-TL  tutarındaki borcunun, yine ön projede belirtilen faaliyetlerinde elde edeceği 18.805.505,41-TL gelirle ödenmesi esasına dayanmakta olup, davacı tarafından sözkonusu 18.469.000,00-TL anaparanın faizsiz olarak konkordatonun tasdikinden itibaren 24 ay (2 yıl) vadede ödenmesine dayanmaktadır. Konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, şirketin borçları, mevcut faaliyetleri ve gelir durumu, tahsilat yapılarak elde edilecek olan alacaklar toplamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının gerek bilançolarındaki kaydi değerlere ve gerekse rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, geçmiş dönemlere ilişkin gelir tablolarına göre 2021 yılında 18.932,63-TL, 2022 yılında 54.527,55-TL, 2023 yılında 186.222,99-TL, 20/11/2024 ara dönemine ait gelir tablosuna göre ise (konkordato ön projesinde beyan edilen) 2.788.721,56-TL karla tahmini proforma gelir tablosundaki öngörülen 18.805.505,41-TL kar tutarına ulaşmasının mümkün olmayacağı, davacının ön projesinde borcun tamamının belirtilen vadede ödeyeceğini öngörülmüş olmakla birlikte ödenmesi öngörülün borcun yalnızca anaparaya ilişkin olup bu anapara borcunun fer'ilerini kapsamadığı, bu haliyle davacının konkordato talebinin hem vade ve hem de tenzilata ilişkin olduğu, tenzilat konkordatosunun sadece borca batık borçlunun başvurabileceği bir yol olup, iflasa tabi bir borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın, iflası halinde alacaklıların elde etmesi muhtemel alacak tutarından fazla olması ve teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartlarını yerine getirmesi gerektiği, 2004 sayılı İİK'de çekişmeli yargılama da olduğu gibi konkordato komiserinin rapor ve nihai raporunun komiser veya mahkeme tarafından alacaklılara tebliğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, kaldı ki komiser raporunun davacı vekilinin de hazır bulunduğu duruşmada okunmuş olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davacının iflasa tabi olmakla birlikte borca batık olmadığı, tenzilat konkordatosu şartları bulunmadığı gibi borcun ödenmesine kaynak olarak gelir projeksiyonunda öngördüğü yüksek karlara ulaşması mümkün görülmediğinden konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce  konkordato talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/07/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br><br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57670020aec1a110","SID":"9e4092fc5834c5ae"}}