{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1039 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1347<br>KARAR TARİHİ\t: 05/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/05/2024 D.İş<br>NUMARASI\t\t: 2024/101 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/08/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/08/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati haciz isteyen vekilince, borçlu yan tarafından müvekkiline verilen 27/11/2023 düzenleme, 27/02/2024 ödeme tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ve ilk cirantası ...  olan 237.000,00 TL bedelli kambiyo senedine istinaden, borçluya ulaşılamadığı, kaçma şüphesi içerisinde olduğu beyanıyla ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.<br>Mahkemece; 14/05/2024 tarihli değişik iş sayılı kararı ile borcun vadesi geldiği gerekçesi ile teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.  <br>İhtiyati haciz kararına karşı  itiraz eden vekilince, ihtiyati haciz dosyasının yetkili yer mahkemesinde açılmadığı, müvekkilinin adresinin Karamanlı/Burdur olduğu, yetkili mahkemenin borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olduğu, bononun tanzim yerinin de Karamanlı/Burdur olduğu beyanıyla yetkisizlik nedeniyle  talebin  reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Mahkemece itiraz üzerine 17/10/2024  tarihli kararla,\" İcra ve iflas Kanunu'nun 265. maddesi'ne göre;<br>Borçlu; kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de; ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren, yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.<br>İhtiyati hacizde yetkiye ilişkin olup da; aşağıda incelenecek olan yetkili mahkemeler, dava açılmadan önceki ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Zira; dava açıldıktan sonraki ihtiyati haciz taleplerinde yetkili mahkeme; asıl davaya bakan mahkemedir. Her ne kadar ihtiyati hacizde yetkiyi düzenleyen 258. maddede bu konuda bir açıklık yok ise de; gerek ihtiyati hacizde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması, gerekse ihtiyati haczin bir ihtiyati tedbir türü olduğu düşünülürse bu sonuca varılmaktadır.<br>Poliçe, bono ve çek birer ibraz senedidir. Ancak; bu kıymetli evrakların ibrazı, yapıldığı kişi ve sonuçları bakımından farklılık gösterir. İbraz; poliçede muhataba, bonoda tanzim edene, çekte ise muhatap bankaya yapılır. Poliçede muhatap; bonoda tanzim eden asıl borçlu olmasına rağmen, çekte muhatap banka asıl borçlu değildir. Bunun yanında; ibraz, bono ve poliçe de borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyona sahip ise de; çekte ibrazın böyle bir fonksiyonu yoktur. Bu sayede ibraz üzerine poliçe ve bono borcu götürülecek borç haline dönüşürken, çekte muhataba bankaya ibraz ile borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Ayrıca; kambiyo senetlerinde ve bu meyanda bonoda hak doğrudan doğruya bonoya ait kayıtları ihtiva eden varakada tecessüm ettiği için bonodaki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle de; TBK.'nun 89-(1). maddesine göre bonodaki borcun götürülecek borç olduğunu kabul etme olanağı bulunmamaktadır.<br>Bu nedenlerle; TBK.'nun 89. maddesine dayanarak ibraz sonucu bonodaki borcunun götürülecek borca dönüştüğünün kabulü ile alacaklının ikametgahı mahkemesinde ihtiyati haciz isteme ayrıcalığı bulunmadığından (Sakarya BAM. 7. H.D.  2023/861 E. , 2023/639 K. ) ve talebe dayanak bonoda keşideci adresinin Burdur olduğu görüldüğünden mahkememizin ihtiyati haciz kararı vermede yetkili olmadığı kanaatine varılarak itirazın kabulüne .\" ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına  karar verilmiştir.   <br>İtirazın kabulü  kararına karşı   ihtiyati  haciz kararı talep eden vekilince  istinaf dilekçesinde,  bonoya dayalı alacağın pretosto edilmesi nedeniyle  aranılacak borç değil götürülecek borç vasfına dönüştüğü, bu nedenle müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesinde talepte bulunulabileceği,  borçlunun yerleşim yerinde adliye bulunmadığı beyanıyla ihtiyati haciz kararına  yapılan  itirazın reddi ile ihtiyati haciz kararı uygulanmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE :<br>Talep ihtiyati  hacze itirazın kabul kararının   kaldırılması  ve yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.  <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.             <br>2004 Sayılı İİK.'nın 257. maddesinin ilk fıkrasında; \"rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi ile muaccel, başka deyişle; vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haczin koşulları sayılmaktadır.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “… alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...” düzenlemesi ile alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (HMK. 200. md.). Kuşkusuz, yargılama sonunda; alacağın varlık ve miktarı kesin deliller ile ortaya konulacaktır. Ancak, yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici hukuki koruma olarak para alacağının güvence altına alınması amacıyla para alacaklarında İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki koşulların bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin kabulü gerekir.<br> İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.<br>2004 Sayılı İİK’nun 50. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 6. maddesi, \"Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir\" hükmünü içermektedir.<br>İİK'nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nun 447/2. maddesi atfıyla aynı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Ayrıca, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir.<br>Kambiyo senedi niteliğindeki bonoya dayalı borçlar aranacak borçlar niteliğinde olup, bonoda belirtilen borçluların yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki mahkemeden, bonoda öngörülen yetkili mahkemeden, bonoda gösterilen ödeme yerindeki mahkemeden, bonoda ödeme yeri gösterilmemişse, bononun düzenlendiği yerdeki mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilir. Buna göre, bonoya dayalı takip, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde (6102 sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yeri olarak tanzim yeri kabul edilir) (HMK. 10. md.) ve ayrıca İİK'nun 50/1. maddesi uyarınca bononun tanzim edildiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; senet metninde keşideci ...nun adresinin Karamanlı/Burdur olarak gösterilmesine, keşidecinin ikametgahı mahkemesinde  talepte bulunması gerektiğinin anlaşılmasına göre talep eden vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM   : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/101 Esas sayılı  ihtiyati  haciz isteminin reddine ilişkin olarak verilen 17/10/2024  tarihli D.İŞ KARARANIN, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.05/08/2025<br>\t\t\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a3dc2512df9e4e9","SID":"e49f9f0b6eb471f5"}}