{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/260 <br>KARAR NO\t: 2025/564<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/01/2025 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2023/221 Esas,  2025/20 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkiline ait kimliğin müvekkilinin bile bilmediği şahıslar tarafından sahte olarak üretildiğini, sahte nüfus cüzdanı haline getirildiğini, sahte nüfus cüzdanı kullanılmak suretiyle ... Tekstil İnş.... Ltd. Şti adı altında şirket kurulduğunu, şirket adına davalı bankadan çek hesapları açılarak birçok çek karnesi alındığını, bu çeklerden dolayı çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız çek suçundan birçok ceza davası açıldığını, müvekkilinin tüm bu ceza davalarından beraat ettiğini, davalı bankanın çek hesabı açtıran şahsın kimlik bilgilerine ilişkin belgelerin asıllarını incelemeden sosyal ekonomik durumu hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çek karnesi verdiğini, bu nedenle davalı bankanın dava dışı üçüncü kişiye çek verirken gerekli özeni ve basireti göstermediği için müvekkilini onarılmayacak derecede maddi ve manevi zarara uğrattığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak davanın yetkili ... mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından esasa girilmeden reddiğinin gerektiğini, davacının meyadana gelen zararında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hesap açılırken ve ve çek karnesi verilirken devletin resmi kurumları olan ..., Noter, Vergi Dairesi ve Muhtarlık Kayıtları esas alınarak işlemler yapıldığını, devletin resmi kurumlarının kayıtlarına güvenerek işlem yapıldığını, çek karnesi verildiği dönemde söz konusu şirketin ortak ve müdürlerine ilişkin herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce kaldırma kararından sonra davacının kimlik bilgilerini rızası dışında kullanan şahıslar yönünden yargılamanın yapıldığı Konya ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/.... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.<br>Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda, davalı bankaya müzekkere yazılarak, ... Tekstil....Ltd. Şirketine verilen çekler nedeniyle; a-İlgili şirket hakkında Çek Kanunu'nun 2.maddesi kapsamında, şirketin ekonomik durumu ve çevrede bilinirliği hususlarında herhangi bir araştırma yapılıp yapılmadığı,  b-İlk etapta 25 adet olmak üzere toplamda 75 adet çek verildiğinden, sonradan verilen çeklerin ilk etapta verilen 25 adet çek ödendikten sonra mı verildiği, ya da bu çeklerin ödenip ödenmediği dikkate alınmaksızın diğer çeklerin doğrudan mı verildiği, c-Şirkete verilen çeklerin hangilerinin karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, hususlarında detaylı araştırma yapılarak Mahkememiz'e bilgi verilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabında, bankanın dava dışı şirket hakkında gerekli istihbarat çalışması yaptığı, çek karnelerinin verildiği yılda şirket yetkilisi olan ...'un çek yasaklısı olmadığı ve şirketin karşılıksız çıkan çekinin bulunmadığı, 17.08.20.... yılında ilk çek karnesinin verildiği, 11 adet çekin ödenmesi sonrasında, 2.çek karnesinin verildiği bu çek karnesinde de 8 adet çekin ödenmesi sonrasında 3.çek karnesinin verildiği ve 28 adet çekin karşılıksız işlemine tabi tutulduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede de karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin keşide tarihinin 2008 yılı ve sonrası olduğu tespit edilmiştir. Çek hesabının açıldığı tarih 06.07....'dır. Çek karnesinin en son teslim edildiği tarih ise 29.05....'dir. İstanbul Ticaret Odası ve ... ....Noterliği'nin kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının şirkete ortak olması ve şirkete müdür olarak atanması işlemi 06.11.... ve 07.11.... tarihleridir. Dolayısı ile karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin en son çek karnesi teslim edildikten ve davacı şirket ortağı olduktan sonra düzenlendiği anlaşılmaktadır.<br>İstinaf ilamı doğrultusunda, davacı tarafa, davacı asilin ceza soruşturma ve kovuşturmaları ve karşılıksız çıkan çekler nedeniyle maddi bir zarara uğrayıp uğramadığı, gözaltında veya tutuklulukta bir süre geçirip geçirmediği hususlarında açıklamada bulunması, özellikle ceza soruşturmaları nedeniyle yargılama gideri ya da harç ödeyip ödemediğinin, karşılıksız çekler nedeniyle bankalara bir ödemede bulunup bulunmadığının açıklanması ve varsa yapılan ödemelerin belgelerini sunması için süre verilmiş, verilen süre içerisinde davacı taraf maddi zararına ilişkin ya da bu çek soruşturmaları nedeniyle yaptığı ödemelere ilişkin bir belge ibraz etmemiştir. Kaldı ki davacının ceza mahkemeleri kararları nedeniyle tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreler var ise bu zararını CMK'nin 141.maddesi kapsamında ceza mahkemelerinden talep edebileceği yasayla belirlenmiştir.<br>Yine istinaf ilamı doğrultusunda, davacı tarafa, davacı asilin başka bankalar tarafından verilen çekler nedeniyle herhangi bir dava açıp açmadığı eğer açtı ise bu dosyaların dosya numaralarını bildirmesi ve diğer bankalar tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarında açıklamada bulunması için iki haftalık kesin süre verilmiş davacı taraf maddi ve manevi tazminat talepleri nedeniyle açtığı davalara ilişkin hukuk mahkemesi dosya numaralarını bildirmiş ve Mahkememizce bu dosyalar dosya arasına alınmıştır. Özellikle Mahkememiz'in 2018/...Esas sayılı dosyasında yargılama devam ettiğinden bu dosyanın akıbeti beklenmiştir. <br> İstinaf kaldırma kararının gerekleri yerine getirilmiş ve karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin keşide tarihinin 2008 yılı ve sonrası olduğu tespit edilmiştir. Çek hesabının açıldığı tarih 06.07...., çek karnesinin en son teslim edildiği tarih 29.05...., İstanbul Ticaret Odası ve ... ..Noterliği'nin kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının şirkete ortak olması ve şirkete müdür olarak atanması işlemi 06.11.... ve 07.11.... tarihleri olduğundan karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin en son çek karnesi teslim edildikten ve davacı şirket ortağı olduktan sonra düzenlendiği anlaşılmakla bu yönüyle de bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>Bekletici mesele yapılan Mahkememiz'in 2018.... Esas sayılı dosyasında, davacının eldeki dosya ile aynı mahiyette olan talepleri, ... Bankasına, ... ...Anonim Şirketi'ne, ... Bankası Anonim Şirketi'ne, ...Bankası'na ve TMSF'ye yönelttiği ve bu dosyada da davacının davasının eldeki dosyanın kaldırma kararı öncesindeki gerekçesi ile aynı doğrultuda bankaların kusurunun bulunmaması nedeniyle reddine karar verildiği ve verilen bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 2022/939 Esas 2024/1222 Karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Davacının maddi tazminat talebi yönünden kendisine verilen süre içerisinde bir ödeme belgesi sunmadığı, ceza yargılamaları nedeniyle herhangi bir maddi kayba uğramadığı, var ise CMK'nin 141. maddesi kapsamında tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreler için maddi tazminatı ceza mahkemelerinden talep edebileceği kanaati ile maddi zararını ispat edemediği kanaatine varılmıştır.<br>Davacının manevi zararını ve bir an için maddi zararını ispat edebildiği kabul edilse dahi, (Mahkememizce davacının onlarca ceza soruşturma ve kovuşturmasına muhatap kalmış olması nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilmektedir) bu zararlarından, kimlik bilgilerini rızası dışında kullanan ve Konya ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/.... Esas sayılı dosyasında yargılanan şahısların sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davacının manevi tazminat talebi ve bir an için maddi zararını ispat edebildiği kabul edildiğinde dahi, bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bu yönde yapılan değerlendirmede ise; davalının ... Tekstil İnş. Ve Day. Tük. Mal. Paz. San. Dış Tic. Ltd. Şti adına çek hesabı açılırken İstanbul Ticaret Odası'nın, noterin, vergi dairesinin ve muhtarlığın kayıtlarına istinaden gerekli araştırmayı yaptığı, sorumluluklarını yerine getirdiği, resmi kayıtlardan anlaşılacağı üzere, davacının, şirket ortağı ve şirket müdürü olmadan önce, söz konusu şirket adına çek hesabı açıldığı, zira davalı banka nezdinde söz konusu şirket adına çek hesabının açıldığı tarihin 06.07.... olduğu, çek karnesinin en son teslim edildiği tarihin ise 29.05.... olduğu, İstanbul Ticaret Odası ve ... ....Noterliği'nin kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının şirkete ortak olması ve şirkete müdür olarak atanması işleminin 06.11.... ve 07.11.... tarihleri olduğu,  bankanın dava dışı şirket hakkında gerekli istihbarat çalışması yaptığı, çek karnelerinin verildiği yılda şirket yetkilisi olan ...'un çek yasaklısı olmadığı ve şirketin karşılıksız çıkan çekinin bulunmadığı, banka tarafından dava dışı şirkete 17.08.... yılında ilk çek karnesinin verildiği, 11 adet çekin ödenmesi sonrasında, 2.çek karnesinin verildiği bu çek karnesinde de 8 adet çekin ödenmesi sonrasında 3.çek karnesinin verildiği ve 28 adet çekin karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin keşide tarihinin 2008 yılı ve sonrası olduğu, karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin en son çek karnesi teslim edildikten ve davacı şirket ortağı olduktan sonra düzenlendiği anlaşılmakla, davalı bankanın çek hesabı açtığı tarihlerde davacı ... hakkında bir araştırma yapması gerektiği ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı düşünülemeyeceğinden, bankanın haksız fiil sorumluluğu için aranan hukuka aykırılık unsuru, kusur unsuru ve eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı unsurunun gerçekleşmediği kanaatine varılmış ve yeni tarihli Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 25/06/2024 tarih 2022/939 Esas 2024/1222 Karar sayılı ilamı doğrultusunda aşağıdaki şekilde davanın reddine dair karar verilmiştir. \"  gerekçesiyle \"Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin bankanın sorumlu olmadığına ilişkin gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, davacı müvekkili adına düzenlenen sahte kimlik ile limited şirket kurulduğunu, akabinde yine bu sahte kimlik ile davalı  bankalardan çek karneleri alındığını, Bankalar Kanunu’nda banka mudilerinin kimliklerinin gerçeğe uygun tespit edilmesi konusunda düzenlemenin mevcut olduğunu, davalı bankanın çek hesabı açtıran şahsın kimlik bilgilerine ilişkin belgelerin asıllarını incelemeden ,sosyo-ekonomik durumu hakkında gerekli araştırmayı yapmadan,kendinden beklenen özeni ve basireti göstermeksizin çek karnesi verildiğini,  davalı bankaların öngörülen şekilde basiretli bir tacir gibi davranmayıp sahte kimlikli şahsa çek karnesi vererek müvekkilinin zararına sebep olduğunu,  davalı bankalar dava dışı 3.  Kişiye çek verirken gerekli özeni ve basireti göstermediğinden, müvekkili aleyhine onarılmaz maddi ve manevi zararlar doğduğunu, müvekkilinin hayatını sosyal ve ekonomik bakımdan sürdüremeyecek noktaya getirdiğini, mahkemece bankanın kusurunun olmadığından bahis ile davanın maddi ve manevi anlamda reddedilmesinin  usul ve yasaya aykırı bulunduğunu,  tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, davacının kimliğinin bilgisi dışında dava dışı kişiler tarafından kullanılarak şirket yetkilisi yapılması ve davalı bankanın şirkete vermiş olduğu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle, karşılıksız çek keşide etme suçlarından açılan ceza davaları nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı, kimliğinin bilgisi ve izni olmadan 3. Şahıslar tarafından kullanılarak ve resmi makamların da kandırılmak suretiyle kendisinin ... Tekstil İnşaat ve Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve yetkilisi haline getirildiğini, davalı bankanın adı geçen şirkete vermiş olduğu çok sayıda çekin karşılıksız çıkması nedeniyle hakkında çok sayıda karşılıksız çek suçundan kaynaklı ceza davası açıldığını ve bir çok kez tutuklandığını ve bu nedenle uzun süre hiçbir işte çalışamadığından maddi ve manevi zararını talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece 30/09/2020 tarih ve 2019/171 E. 2020/278 K. sayılı ilamı ile; <br>Davanın REDDİNE, karar verilmiştir. <br>Hükme karşı  davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin  29/12/2022 tarihli ve 2022/1626 Esas 2022/2483 Karar sayılı ilâmı ile  özetle; <br>\"Mahkemece davalı Banka'nın değinilen Yasa kapsamında yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine yönelik bir araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece davalı banka'nın çek karnesi verirken Çek Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen hususları yeterince ve gerekli ölçüde araştırıp araştırmadığı, şirketin ekonomik durumu, çevrede bilinirliği gibi unsurların yeterince değerlendirilip değerlendirilmediği, yine banka tarafından farklı tarihlerde olmak üzere 25 adetten toplam 75 adet çek verildiği dikkate alındığında ilk olarak verilen 25 adet çek ödendikten sonra mı diğer çeklerin verildiği yoksa banka tarafından çeklerin ödenip ödenmediği dikkate alınmaksızın tüm çeklerin verilip verilmediği hususlarının araştırılıp tereddüte yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra olayda davalı bankanın yanı sıra davacının da kusurunun bulunup bulunmadığının  belirlenmesi, davalı bankanın kusurlu olduğu kanaatine varılması halinde de davalı banka tarafından şirkete verilen çeklerden hangilerinin karşılıksız çıktığı ve karşılıksız çıkan çeklerle ilgili olarak davacı hakkında herhangi bir ceza soruşturması ve dava açılıp açılmadığı, herhangi bir takibata uğrayıp uğramadığı, bu çeklerle ilgili maddi-manevi zarara uğrayıp uğramadığı,   davacı tarafından davalı banka dışındaki bir çok banka tarafından da gerekli araştırma yapılmadan şirkete çekler verildiği ileri sürüldüğünden diğer bankalar tarafından davacının zararlarının karşılanıp karşılanmadığının araştırılması ve netice itibariyle davacının gerçek anlamda maddi ve manevi zararının tespit edilerek oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.\" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde; Aktüerya hesap bilirkişisinden rapor alınmış ve; <br>Mahkemece; <br>Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.<br>Hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf aşamasında adli yardım kapsamında yapılan ve alınması gerekli 1.683,10-TL istinaf başvuru harcı, 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcı toplamı 2.298,50-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 17.04.2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8227e3cfcf2ca6a","SID":"e85314ba71bbf2bd"}}