{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/04/2022<br>DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 16/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 16/07/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı...A.Ş. vekili, davalılar... Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21/12/2017 tarihinde, davalı ... Şti. adına kayıtlı ve diğer davalı ...A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan, davalı ...idaresindeki ... plaka sayılı aracın taşıt yoluna girip karşıya geçmeye çalışan kaplama içerisindeki yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaya ...nın ağır şekilde yaralandığı ve aynı gün kaldırıldığı hastanede tedavi gördüğü sırada vefat ettiği, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğu, trafik kazası sonucu hayatını kaybeden ...'nın davacı ...ve...n kızları, diğer davacı...ın ise kardeşi olduğu, bu ölümden dolayı davacıların vefat edenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığı, davalı sigorta şirketine yapılan müracaattan netice alınamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacılar...ve ...'ın her biri için 500,00'er TL destekten yoksun kalma zararı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; davacılar ... ve...'ın her biri için 70.000,00'er TL ve davacı... için 60.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...Ltd. Şti. ve...'dan olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili 07/03/2022 günlü ıslah dilekçesiyle destekten yoksunluk zararına ilişkin maddi tazminat taleplerini davacı ...için 158.090,55 TL'ye, davacı ...için 103.799,05 TL'ye yükseltmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ...A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin İstanbul'un Sarıyer ilçesinde bulunduğu ve şirket merkezinin faaliyet adresi itibariyle yetkisiz yerde davanın açıldığı, poliçenin manevi tazminat taleplerini karşılamadığı, kaza yapan aracın şirketleri nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun, vefat edenin davacılara maddi desteğinin ve zararın usulünce ispatı gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığı, olayında haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ancak dava tarihinden yasal faizle sorumlu tutulabileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalılar... Şti. ve...vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kaza tutanağında tespit edildiği üzere davacılar yakının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, müvekkili sürücünün yasal hız sınırları içeresinde seyri sırasında hadisenin vuku bulduğu, olayı önlemeye yönelik aldığı tedbirlerin de neticeyi değiştirmediği, davalı sürücünün olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, fahiş tutarlarda manevi tazminat talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2018 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, kusur ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporuna göre uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde davacılar yakını yaya ...ın %60, davalı sürücünün ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, 29/09/2020 günlü tazminat bilirkişisi raporunda davalı yanın %40 oranındaki kusur durumu, davacı ebeveynlerin ve desteğin TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi, olay tarihinde 20 yaşında olan desteğin 4 yıl sonra çalışma hayatına başlayacağının kabulü ve asgari ücretin 1,8221 katı düzeyindeki geliri, anne ve babasıyla yaşamaya devam edeceği süre, evlenerek ayrı eve çıkacağı ve çocuklarının dünyaya geleceği tarihler şeklindeki ölçütlere göre desteklik paylarını ve desteklik zararını belirleyen hesaplamaya göre davacı anne ... için 60.017,00 TL ve davacı baba ... için 40.671,90 TL olmak üzere toplam 100.688,90 TL destekten yoksunluk zararını saptandığı, itiraz üzerine hazırlanan 08/02/2021 günlü ek raporda ise önceki hesaplamadan farklı olarak %5 oranında yetiştirme gideri indirilmek suretiyle saptanan desteklik zararında davacı anne ...için 191.986,81 TL ve davacı baba ... için 141.548,87 TL destekten yoksun kalma zararı belirlendiği, ek rapora da itiraz üzerine tekrar alınan tazminat bilirkişi raporunda bu kez davalı sürücünün %40 kusur durumu, davacıların ve desteğin PMF 1931 yaşam tablosundaki bakiye ömür süreleri, desteğin asgari ücretin 1.8221 katı düzeyindeki geliri, %5 oranındaki yetiştirme gideri mahsubu sonucu nihai desteklik zararını davacı anne ..için 76.794,72 TL, davacı baba ... için 53.720,42 TL hesapladığı, yine bu rapora itiraz üzerine temin edilen 18/10/2021 günlü raporda davacıların ve desteğin TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür sürelerinin esas alındığı, desteğin sağlığındayken üniversitede öğrenim gördüğü, 2020 yılı itibariyle mezun olacağının bildirildiği, okuduğu bölüm itibariyle desteğin ölmemesi durumunda öğretmenlik yapacağının varsayıldığı ve buna göre desteğin asgari ücretin 1,71467 katı gelir elde edeceği, TÜİK verilerine göre ülkemizde kadınların ortalama evlenme yaşı itibariyle desteğin evleneceği ve belirli sürelere göre çocuklarını dünyaya getireceği ve bu durumlar dikkate alınarak davacıların desteklik paylarının düşeği belirlenip davacı desteğin kusuru ile yetiştirme gideri oranlarında indirim uygulanmak suretiyle davacı ... için 106.070,05 TL ve davacı ...için 68.570,15 TL destekten yoksunluk zararı tespit edildiği, itiraz üzerine düzenlenen 14/02/2022 tarihli ek raporda bilirkişi davacı ... için 158.090,55 TL, davacı...için 103.799,05 TL desteklik zararı saptadığı, on son temin edilen rapordaki tespitlere göre davacı ebeveynler tarafından maddi tazminat taleplerinin ıslah edildiği, nihai alınan rapordaki belirlemenin dosya kapsamına uygun olduğu ve maddi zararın sübuta erdiği, manevi tazminatlar bakımından davalı sürücü ile davacılar yakını yayanın kusur durumları, desteğin ölüm yaşı ve davacılar ile yakınlık derecesi, evlat / kardeşin vefatından dolayı davacıların duyacağı elem ve üzüntü, yanların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat taleplerinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 158.090,55 TL ve davacı... için 103.799,05 TL destekten yoksun kalma zararı olmak üzere toplam 261.889,60 TL maddi tazminatın davalı ...A.Ş. yönünden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulması kaydıyla dava tarihinden diğer davalılar ... Ltd. Şti. ve ... yönünden olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; davacı... ve ...ın her biri için 30.000,00'er TL ve davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılar ... Şti. ve...dan tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müteveffa yayaya kusur atfedilmesinin oluşa ve trafik mevzuatına aykırı düştüğünü, ayrıca davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda olup desteğin kusurunun müvekkillerine yansıtılamayacağını, bedel artırımı yapılan dilekçede fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu halde mahkemece fazlaya dair istemler yönünden herhangi bir karar verilmediğini, öte yandan olay tarihi itibariyle henüz 20 yaşında olan davacılar yakının ölümünden dolayı hükmedilen manevi tazminat tutarlarının davacıları tatminden uzak olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; olay tarihi ve poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükteki mevzuata göre desteklik zararı hesaplamasında davacıların ve desteğin TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süreleri ve %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, sigorta genel şartlarına göre zarar tespiti yapılmasına dair Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye dönük uygulanamayacağını, davacılar murisinin yaya geçidi bulunmayan yerden geçmeye çalıştığı esnada kazanın meydana geldiğini, dolayısıyla kazaya asli kusuru ile davacılar yakını müteveffa yayanın sebebiyet verdiğini, asli kusurlu olduğu saptanan davacılar yakınının %40 oranında neredeyse eşit sayılacak şekilde kusurlu kabul edilmesinin trafik mevzuatına aykırı olduğunu, kusur raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, yeniden kusur raporu temin edilmeden sonuca gidildiğini, hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda desteğin öğretmen olarak çalışacağı varsayımına göre asgari ücretin 1.71 katı düzeyinde gelir elde edeceği benimsenerek hesaplama yapıldığını, oysa davacılar desteğinin olay tarihi itibariyle üniversite öğrencisi olup .... Fakültesinde öğrenim gördüğünü, ölüm gerçekleşmese idi muhtemel mezuniyet tarihinde davacılar murisi okulunu bitirse dahi formasyon eğitimi görmesi, KPSS sınavında geçerli puan alması, sözlü sınavlardan başarılı olması ve tüm bu şartların birlikte yerine getirilmesi halinde öğretmen olacağını, tamamen farazi ve ülkemiz gerçekliğinden uzak olan kabule göre gelir ve zarar tespitinin yapıldığını, dava konusu hadisenin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığını, takdir olunan tazminatlara yasal faiz uygulanması gerektiği halde mahkemece olayın ticari iş gibi değerlendirilip hükmedilen tazminatlar için ticari avans faizi işletildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK trafik ihtisas dairesi raporundaki belirlemelerin ve kusur tayininin uyuşmazlık konusu kazanın oluşuna ve trafik mevzuatına aykırı olduğunu, müvekkili sürücünün yasal hız sınırları dahilinde seyrettiği, kazayı önlemeye yönelik davalı sürücünün tüm tedbirlere başvurduğunu, ancak kazanın kaçınılmaz olduğunu, kaza mahallinde keşif yapılmadan, deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme ile kusur oranlarının saptandığını, kusur raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, bundan ayrı olarak desteğin sağlığında iken... Fakültesinde .... Edebiyatları bölümünde üniversite öğrenimi gördüğünü, okuduğu programın öğretmenlik bölümü olmayıp mezun olunca öğretmenlik yapıp yapmayacağının belirgin olmadığını,  davacılar murisi okulunu bitirse dahi formasyon eğitimi görmesi, KPSS sınavında geçerli puan alması, sözlü sınavlardan başarılı olması ve tüm bu şartların birlikte yerine getirilmesi halinde öğretmen olacağını, tamamen farazi ve ülkemiz gerçekliğinden uzak olan kabule ve asgari ücretin 1.71 katı gelir durumuna göre zarar tespitinin yapıldığını, desteğin ileride çocuklarının olacağı ve onlara destek sağlayacağının nazara alınmadığını, nüfus kayıtlarına göre vefat edenin biri erkek biri kız iki kardeşinin daha olduğunu, davacıların ihtiyari dava arkadaşı konumunda olduğundan reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından her bir davacının reddedilen tazminatı için ayrı ayrı ret vekalet ücreti takdiri gerektiğini, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı oluşturulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacılar vekili ayrı ayrı sunduğu istinafa cevap dilekçelerinde özetle; hükme esas alınan TRH 2010 yaşam tablosunun ve prograsif rant yönteminin zarar hesabında kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, desteğin gelirinin veya payların ayrılması noktasında da isabetsizlik olmadığını, tazminat bilirkişi raporunda kusur indirimi uygulanması dışında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, nüfus kaydının dosya arasında mevcut olduğunu, davacıların vefat eden murisleri ...dan başka çocuklarının olmasının destekten yoksunluk tazminatına hak kazanmalarına bir engel oluşturmayacağını, ölüme sebebiyet veren aracın ticari amaçla kullanıldığından hükmedilen tazminatlara ticari faiz işletilmesi gerektiği ve hükümde bu kurala uygun şekilde faiz uygulandığını, davalı sürücünün tam kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini beyanla davalıların istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Somut olaya ilişkin olarak Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2018 gün ve ... esas, ...sayılı kararı ile davalı ...'ın davacılar yakını...'a karşı işlediği taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nun 85/1 ve 62. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.<br>Davalı .., idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yolun karşısına geçmeye çalışan yaya...a çarpmış ve adı geçen yayanın vefatına sebebiyet vermiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç davalı... Ltd. Şti. adına kayıtlı olup, diğer davalı ...A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalıdır. Trafik kazasında hayatı kaybeden..., davacılar ...ve ...'ın kızları, diğer davac...'nin ise kardeşidir. Davacılar, trafik kazası sonucu evlat / kardeşin  vefatı nedeniyle ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek destekten yoksunluk zararı adı altında maddi tazminatın ve yakının vefatı nedeniyle duydukları elem ve üzüntüye karşılık bir miktar manevi tazminatın karşı aracın kayıt maliki ve sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı... A.Ş. vekili, davalılar ...Ltd. Şti. ve... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-)Davacıların yakınının ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında; hava henüz tam olarak kararmamışken, üç şeritli yoldan yolun karşına geçmek isteyen yayanın yolun sağından ilk iki şeridi geçip üçüncü şerit üzerinde çarpmanın gerçekleştiği dikkate alındığında, davacıların yakını olan yayanın yoldan geçen araç trafiğini dikkate alıp önceliği bu araçlara vermesi gerekirken, davalı sürücünün de yol kaplamasına giren yayaları dikkate alarak hızını buna göre ayarlaması gerekirken, davalı sürücünün üç şeritli yolda geçişini tamamlamak üzere olan yayaya çarptığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacıların yakını olan yayaya %60, davalı sürücüye ise %40 oranında kusur izafe edilmesi yerinde görülmüştür.<br>2-)Davacılar vekilinin istinaf dilekçesindeki gerekçeye göre, davacıların yakını olan yayanın maddi olayda %60 oranında kusurlu olduğu, bu kusur oranına göre belirlenen tazminattan TBK'nın 51/1 maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği, istinaf dilekçesinde bahsi geçen Yargıtay kararlarının araç sürücüsünün kusuruyla kendi ölümüne sebebiyet verdiği hallerde yakınlarının o aracın trafik sigortacına başvurduğu hallere ilişkin olduğu, maddi olayda böyle bir durumun bulunmadığı gibi, Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nda yapılan değişiklik sonucu artık 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazalarında kendi kusuru ile ölümüne sebebiyet veren sürücü yakınlarının trafik sigortacısından tazminat talep edemeyecekleri, bahsi geçen Yargıtay ilamlarının bu tarihten önce meydana gelen trafik kazalarına ilişkin olduğu, eldeki davada kazanın 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleştiği dikkate alındığında davacılar vekilinin kusur indirimi yapılmaması gerektiğine yönelen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>3-)Davacılar vekili fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmadığına yönelen istinaf talebinde bulunmuş ise de, davacılar vekilinin 14/02/2022 tarihli tazminat bilirkişi raporunda belirtilen miktarları esas alarak 07/03/2022 tarihli dilekçesiyle talep artırımda bulunduğu, gerek talep artırım ve dilekçesinde ve gerek istinaf dilekçesinde davacı anne ve babanın ne gibi karşılanmayan destek zararının bulunduğu açıklanmadığı, istinaf dilekçesinde desteğin gelirine ve bilirkişinin hesaplama yöntemine ilişkin bir itiraz bulunmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince maddi tazminat davasının tam olarak kabul edildiği somut olayda davacılar vekilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması gerektiğine yönelen istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.<br>4-)6098 sayılı BK'nun 53 üncü  maddesi gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda hükmedilmesi gereken maddi tazminat, davacıların daha önce aldıkları ancak murisin ölümü sonucu artık alamayacakları destek miktarıdır. Yoksun kalınan gerçek destek miktarının tespit edilebilmesi için öncelikle desteğin sağlığında elde ettiği net gelirin doğru saptanması icab eder.<br> Davacılar vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda, muris...'nın .... Bölümünde öğrenci olduğunu beyan etmiş, mahkemece Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünden göreve yeni başlayan İngilizce öğretmeninin maaşı sorulmuş, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda ise Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce bildirilen ücretler toplamı asgari ücrete oranlanmak suretiyle müteveffanın geliri asgari ücretin 1,71467 katı kabul edilerek tazminat hesaplaması yapılmıştır. Bu haliyle, mahkemece müteveffa ... nın ölmeden önce aldığı net gelir tespit edilmemiştir.<br>Zira, ... Üniversitesi .... Fakültesi .... Bölümünde öğrenci olan müteveffa ...nın kaza tarihinde fiilen çalıştığına ve gelirine ilişkin belge dosyada bulunmamakla birlikte, .... Bölümü mezunlarının öğretmen olarak görev yapıp yapamayacakları, murisin mezun olduktan sonra formasyon eğitimi vb eğitimler almak ve ilgili sınavlara girmek suretiyle öğretmen  olarak görev yapıp yapamayacağı, çalışabilecek ise muhtemel işe girme zamanında ne kadar ücret alabileceği, yine sözleşmeli veya kadrolu öğretmen olamasa dahi okullarda ücretli öğretmen olarak çalışıp çalışamayacağı, çalışabilecek ise muhtemel işe girme zamanında ne kadar ücret alabileceği, kaza tarihinde aynı statüde görev yapanların ücretlerinin ne kadar olduğu, öğretmen olması imkan dahilinde değil ise özel sektörde görev yapabileceği meslek kurum ve kuruluşlarının ve alabileceği emsal ücretin; ilgili Üniversite, milli eğitim müdürlükleri ve taraflarca bildirilen/bildirilecek eğitim kurumlarından ve gerekli olması halinde ilgili meslek odaları ve kurumlarından sorularak, gelen yazı cevaplarına göre hesap raporu aldırılması gerekirken, yeterli araştırma yapılmaksızın ve müteveffa...nın mesleğinin öğretmenlik olduğu kabul edilerek sözleşmeli öğretmen ücreti üzerinden asgari ücretin 1,71467 katı olarak tazminat hesaplaması yapılması isabetli bulunmamış ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir (Aynı yönde; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/13082 esas, 2019/5672 karar sayılı ilamı ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/2559 esas, 2019/594 karar sayılı ilamı).<br>5-)Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın yaşı, ölümün davcılar üzerindeki etkisi, müteveffanın asli (%60), davalı sürücünün tali kusurlu (%40) oluşu, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarları eylemin niteliği ve sonuçlarına azdır. Davacıların manevi zararlarının giderilmesi amacıyla manevi tazminatın bir miktar artırılması gerekir. Bu nedenle davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin kabulüne ve kararın bu amaçla kaldırılmasına  karar verilmesi gerekir.<br>6-)Somut davada, davacıların her birinin davası birbirinden bağımsız olduğundan ihtiyari dava arkadaşı oldukları sabittir. Bu durumda, ihtiyari dava arkadaşlarının her birinin davasının birbirinden bağımsız olduğu gözetilerek, her bir davacıya ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceği gibi davalılar lehine de reddedilen kısım yönünden her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu nedenle, somut dosyada ilk derece mahkemesince davalılar lehine, reddedilen miktarlar yönünden her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, tek vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekili ile davalılar ...A.Ş. vekili ve davalılar ... Ltd. Şti. ve ...vekilinin istinaf talebinin yukarıda gösterilen sebepler açısından kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili ile davalılar...A.Ş. vekili ve davalılar...Ltd. Şti. ve... vekilinin yukarıda bahsi geçmeyen diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekili ve davalılar ... Ltd. Şti. ve... vekilinin istinaf talebinin yukarıda gösterilen sebepler açısından KABULÜNE,<br>2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 08/04/20022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacılar vekili ile davalı... A.Ş. vekili ve davalılar.... Şti. ve...vekilinin yukarıda bahsi geçmeyen diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>5-Davacılar, davalı... A.Ş. ve davalılar .... Şti. ve ...tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 ‬TL istinaf karar harcının davacılara, (80,70 ‬TL + 4.391,72 TL) 4.472,42 TL istinaf karar harcının davalı... A.Ş.'ye, 5.840,00 ‬TL istinaf karar harcının davalılar...Ltd. Şti. ve  .... isteği halinde iadesine,<br>6-İlamın icrasının geri bırakılması için davalı ... A.Ş. tarafından Denizli (Kapatılan) 2. İcra Dairesinin ... (Denizli İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına devrolan) sayılı dosyasına yatırılan teminatın İİK 36/5 madde gereği talebi halinde bu davalıya iadesine,<br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade ve teminatın geri verilmesiyle ilgili işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 16/07/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58fe745d18cb4fef","SID":"9afc6a19b1e0e2db"}}