{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2025/1075<br>KARAR NO\t \t: 2025/1035<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/229  <br>DAVA TARİHİ\t: 21/03/2025<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 24/03/2025\t  <br>DAVA\t\t: Sözleşmenin Geçersizliğinin Tespiti,<br>\t\t  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 10.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/229 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile özetle; Fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 07/11/2022 tarihinde imzalanan sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile yapılan masraflar ve giderlerin sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle (mahkemece kabul edilmediği takdirde temerrüt faiziyle) birlikte davalıdan tahsili ve geçen süre içerisinde müvekkilinin uğradığı menfi zararlarının tazminini ve davalı tarafın mal kaçırma ihtimalinin bulunması ve bu nedenle alacağa halel gelmemesi için ait taşınır, taşınmaz mallar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ARA ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2025/229 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''... İhtiyati Tedbir HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak, imkansız hale gelecek ya da ciddi zararlar oluşacağından endişe edilmesi halinde dava konusu üzerine ihtiyati tedbir konulabilir. Davanın alacak davası olduğu, ihtiyati tedbirin ise sadece dava konusu üzerine konulabileceği nazara alındığında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 02.04.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Davanın taraflar arasında görülen alacak davası olsa da, uyuşmazlığın sebebi 07.11.2022 tarihli eser sözleşmesi sebebi ile müvekkilinin ... İli, ...İlçesi, ..Mahallesi, .. Ada, .. parselde kayıtlı bulunan toplam 10 blok 80 adet bağımsız bölümden oluşan otelin projesinin yeniden çizilmesi, tadilatlarının yapılması, kat mülkiyeti tapularının alınması, emlakçılık hizmetlerinin yapılarak satılması ve kiralanması üzerine olduğunu, <br>-Müvekkilinin iş bu eser sözleşmesi sebebi ile tüm işlerini davalı .... Limited Şirketi'ne ait olan otel üzerine yaptığını, otel üzerine yapmış olduğu masrafların yaklaşık olarak 40.000.000 TL olduğunu, <br>-Gerek davalı ...Limited Şirketi gerek Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/199 Esas sayılı dosyası davalısı .... %85 oranında müvekkilinin tamamlayıp bitirdiği projeden müvekkilinin el çekmesine sebep olduklarını ve müvekkilinin kendi şahsi parası ile ödeyerek satın aldığı ürünleri inşaatta çalışan işçilere kullandırarak inşaatı tamamlayıp oteli işletmeye başladıklarını, davalının ve diğer dosya davalısı müvekkiline bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, taraflarla yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir müspet sonuç alınamadığını, her iki davalının da kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin ticari anlamda mahvına sebep olduklarını, <br>-İş bu davanın açıldığını öğrenecek olan davalının ilk yapacağı işlemin anılan menkul ve gayrimenkulleri üçüncü kişiler adına tesis etmek olacağını, bu durum karşısında yerel mahkemenin ısrarla ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermesinin müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğuracağını, zaten eser sözleşmesinden davalıların kötü niyetli hareketleri sebebi ile el çekmesine sebep olan davalılar eliyle mağdur edilen ve zarara uğratılan müvekkilinin bir de mahkeme eliyle ikinci defa mağdur edileceği ve zarara uğratılacağı neticesi doğacağın,<br>-Dosya içerisinde bulunan davacı müvekkilinin harcamalarını gösterir tablo (Yaklaşık olarak 40.000.000TL), otelin öncesi ve sonrasına ilişkin dosyaya sunulan fotoğraflar, müvekkilinin bu zamana kadar bu kadar yüklü bir harcama yapmasına rağmen hiçbir ödeme alamaması, davalıların müvekkilin alıp inşaata koymuş olduğu malzemelerle inşaatı bitirip müvekkiline projeden el çektirmesinin davalıların kötü niyetini ortaya koyduğunu, davanın her ne kadar eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olsa da, ... İli,.... İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, .... parselde kayıtlı bulunan toplam 10 blok 80 adet bağımsız bölümden oluşan otel de uyuşmazlık konusu olduğunu, bu otelin davalı üzerine kayıtlı olduğunu, <br>-Müvekkilinin yapmış olduğu projenin ve harcamalarının büyüklüğü, davalıların kötü niyeti ve ... İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ...Ada, ... parselde kayıtlı bulunan toplam 10 blok 80 adet bağımsız bölümden oluşan otelin de uyuşmazlık konu olması göz önüne alındığında, en azından uyuşmazlık konusu olan ... İli, ....İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada,... parselde kayıtlı bulunan toplam 10 blok 80 adet bağımsız bölümden oluşan otelin üzerine ihtiyati tedbir konulmasının gerektiğini, <br>Belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin reddi hakkındaki ara kararın istinaf yolu ile kaldırılmasına, öncelikli olarak davalının tüm menkul/gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, aksi kanaatte ise de Yargıtay içtihatlarında da benimsenen ihtiyati tedbirin yalnızca dava konusu üzerine konulabileceği uygulamaları da dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu olan .... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi,.... Ada,.... parselde kayıtlı bulunan toplam 10 blok 80 adet bağımsız bölümden oluşan otelin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve alacak istemine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin Mahkemece 24.03.2025 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>İhtiyati tedbir; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içerisinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek maksadıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. <br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. <br>Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince:<br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan 07.11.2022 tarihli eser sözleşmesinin hukuken imkansız olması nedeniyle Borçlar Kanunun 27.maddesi gereğince sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile müvekkili tarafından yapılan yapılan masraf ve giderlerin ve davalı lehine oluşan haksız zenginleşmenin tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı ve davalının mal kaçırma ihtimalinin bulunduğu iddiasıyla alacaklarına halel gelmemesi amacıyla davalının mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği görülmüştür. <br>İhtiyati tedbirin şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK.'nın 389/1 hükmü gereğince, taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturmakta olup yasal düzenlemedeki, ''uyuşmazlık konusu hakkında'' kavramı da bu yöne vurgu yapmıştır. İşbu dava eser sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile yapılan yapılan masraf ve giderlerin ve davalı lehine oluşan haksız zenginleşmenin tahsiline ilişkin olup üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalının malvarlıkları veya istinaf dilekçesinde talep edilen ....İli, .... İlçesi, ... Mahallesi,.... Ada, .... parselde kayıtlı bulunan 10 blok 80 adet bağımsız bölümden oluşan otel uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın para alacağından kaynaklandığından davacının ihtiyati tedbir talebinin koşulları bulunmamaktadır. Bu itibarla Mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/229 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati tedbir harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34d699878375cd50","SID":"e6e7f1fdd4e5bc70"}}