{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br>  <br>DOSYA NO\t: 2022/1085 <br>KARAR NO\t: 2025/1622<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ... ORGANİZASYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... PRODÜKSİYON YAPIM ORGANİZASYON DANIŞMANLIK VE BİLİŞİM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden<br>\t\tKaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 18/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:18/07/2025<br>    <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 günlü ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...  Belediyesi ...'nde 03/04/2020 tarihinde düzenlenecek ... konserine ilişkin olarak 04/03/2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, 30.000,00-TL ve 20.000,00-TL kaparo bedeli olarak ödeme yapıldığını, sözleşmenin son sayfasında mücbir sebebe ilişkin bölümde yazan madde gereğince Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak kabul edilen  Covid 19 salgın hastalığı nedeni ile 16/03/2020 tarihli İç İşleri Bakanlığı ek genelgesinin yayınlandığı gün .... Noterliğinin 13/06/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mücbir sebep halini davalı tarafa ihtar ettiklerini, gönderilen kaparo bedellerini iade istediklerini, davalı vekili imzalı e posta ile tedbirlerin geçici olduğunu, sözleşmenin iptalinin gerekmediğini, yapılan ödemelerin iadesinin yapılmayacağı yönünde e posta gönderildiğini, iadenin yapılmaması sebebi ile .... İcra Dairesi ... esas numaralı icra takibine başladıklarını, karşı tarafın itirazı üzerine takip işleminin durduğunu anılan sebepler ile, davalı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kaldırılması ile takibin devamına ve haksız itirazdan ötürü %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve dava masraflarının karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.  <br>Davalı vekilinin tarafa uygun tebliğ edildiği ve tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Somut olayda, Davacı tarafından sözleşmenin fesih nedeni olarak, DSÖ tarafından pandemi olarak kabul Covid-19 nedeniyle mücbir sebebe dayanıldığı anlaşılmakla mücbir sebep bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  27.06.2018 tarihli  2017/11-90 E ve  2018/1259. K. Sayılı içtihadında mücbir sebep; “Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2017, s. 582). Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan Covid-19 un salgın hastalık olduğu ve belirtilen YHGK kararında belirtildiği üzere salgın hastalığın mücbir sebep sayılması gerektiği hususunda herhangi bir kuşku yoktur.  Taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde,  diğer başlıklı 8. Maddesinde, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin mücbir sebep nedeni ile 3 gün içerisinde ifa edilememesi halinde, sözleşmenin tamamı ya da ifa edilemeyen bölümü ile ilgili sözleşmeyi fesih etme hakkının bulunduğunun  görüldüğü, davacının sözleşmenin mücbir sebep dolayısıyla ifa edilememesi sebebi ile davacı tarafından sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin davacı tarafından ....Noterliği'nin 16/03/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, davalı tarafça verilen 30/04/2020 tarihli ihtarname  cevabında özetle, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile geçici erteleme olduğu, askı dönemi bittiğinde konserlerin yapılabileceği bildirilmiş,  davacı tarafından ....Noterliği'nin 15/05/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi  ile özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmede , sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin mücbir sebep nedeniyle üç gün süre ile ifa edilememesi halinde sözleşmenin fesih edileceği bildirilerek, ödenen bedelin iade edilmesi sebebi ile yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmesi üzerine, davacı tarafından sözleşmeden dönülme iradesinin gerçekleştiği, davalı tarafça sözleşme dolayısıyla alınan bedellerin iadesinin gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının ticari defterleri incelenmiş olup,  hesap bilirkişisinin 26/01/2022 tarihli raporunda özetle, davacı tarafından davalı tarafa ait sözleşmede belirtilen banka iban numarasına  20.000,00-TL ve 30.000,00-TL olmak üzere toplamda 50.000,00-TL iş avansı, kaparo mahiyetinde ödeme yaptığı ve kayıtlarında yer aldığı davacı tarafın davalıdan 50.000,00-TL alacaklı olduğu, 1.503,95-TL faiz talep edebileceği raporlanmış olmakla, davalının davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 50.000,00 TL asıl alacak, 1.503,95 TL işlemiş faiz olmak üzere 51.503,95 TL üzerinden devamına ve asıl alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın Kısmen Kabulü Ve Kısmen Reddi İle, Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 50.000,00 TL asıl alacak, 1.503,95 TL işlemiş faiz olmak üzere 51.503,95 TL üzerinden  devamına, Alacak likit olduğundan asıl alacağın (50.000,00-TL) %20'si oranınca icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmenin feshinin pandemi öncesi süresinde yapıldığını, davacının sözleşmeden dönme iradesini pandemiden önce bildirildiğini, mecbir sebep hükümlerinin geçerli olmadığını, davacının sözleşmedeki mücbir sebep maddesini ileri sürmüş olsa da somut olayda bu şartların oluşmadığını, zira ifanın tamamen imkansız hale gelmediği ve tarafların karşılıklı yükümlülüklerini yerine getirmesinin mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğu ve temerrüte düştüğünü, icra inkar tazminatına hak kazanıldığını, benzer uyuşmazlıklarda farklı kararlar verildiğini iddia ederek tehiri icra taleplerinin kabulüne ilk derece mahkemesince bozularak davanın icra inkar tazimantı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, pandemi sebebiyle iptal edilmek zorunda kalınan konser organizasyonu için kapora olarak ödenen bedelin davalıdan tahsili için aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Taralar arasında 04.03.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya 18.12.2019 tarihinde 30.000,00 TL ve 05.03.2020 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL kapora bedeli ödediği konusunda uyuşmazlık yoktur. Çekişme, davacı tarafından konserin iptali sebebi olarak dayanılan covid-19 hastalığı nedeniyle ilan edilen pandeminin  mücbir sebep niteliğinde olup olmadığı, davacının bu sebebe dayanarak sözleşmeden dönme hakkının olup olmadığı ve buna bağlı olarak ödediği kapora bedelinin iadesini talep hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır.<br> 6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde \"Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Sözkonusu maddenin gerekçesinde ise “Bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, \"işlem temelinin çökmesi\"ne ilişkindir. İmkânsızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarıdır. Ancak, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, şu dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır: <br>a. Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalıdır.<br>b.  Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.<br>c. Bu durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıdır.<br>  d. Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.<br>Maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilmiştir.\t.<br>Aşırı ifa güçlüğü konusundaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.11.2019 ve 2017/13-515 Esas ve 2019/1233 Karar sayılı emsal ilamı da  \"Kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesi, bugün çağdaş tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen, beklenmeyen hâl (emprevizyon) veya clausula rebus sic stantibus kuramının koşullarının gerçekleşmiş olması hâlinde mümkün görülmektedir. Bu kuramın, borçlunun şartları ne olursa olsun mutlaka akde sadık kalmasını zorunlu gören, bir bakıma artık eskimiş olarak nitelendirilebilecek ahde vefa veya pacta sunt servanda kuramını sınırlamak için konulduğu benimsenmektedir.<br>Beklenmeyen hâl kuramı, şöyle açıklanmaktadır: “Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmişse taraflar akitle bağlı olmamalıdır. Buna “clausula rebus sic stantibus” (beklenmeyen hâl şartı) denmektedir. Bu görüş öğretide “emprevizyon teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide, sözleşmenin, yapıldığı andaki durumun değişmeyeceği şeklindeki bir zımni kabul ile yapıldığı, aynen uygulanmasının taraflarca bu zımni şarta bağlı tutulduğu varsayılmaktadır<br>Akitlerin ifasını şartların değişmemesine bağlayan fikir (clasula rebus sic stantibus) gerçeğe tam olarak uygun değilse de, ahde vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bugün İsviçre-Türk hukukunda çoğunlukla dayanılan esas, uyuşmazlıklara dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır <br>Anlaşılacağı üzere hukukumuzda ahde vefa ilkesinin geçerli olduğu ancak bir kısım özel şartların bir araya gelmesi halinde TBK'nun 138. maddesi çerçevesinde sözleşmeyle bağlılık ilkesinin ihmal edilebileceği açıktır.\" görüşünü içermektedir.<br>Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 04.03.2020 sözleşmede \"organizasyon\" olarak anılan davacı şirket ile \"sanatçı yönetimi\" olarak anılan davalı şirket arasında, davacının ... Belediyesi ...'nde 03.04.2020 tarihinde \"... Konseri\" düzenlemesinin kararlaştırıldığı, davalının sanatçı ve ekibini organizasyon saatinden en geç 30 dakika önce mekanda hazır bulunmasını sağlamayı, davacının ise belirtilen tarihte düzenlenecek 1 adet konser canlı performans için sanatçı ve ekibine 95.000,00 TL+KDV tutarında ödeme yapmayı taahhüt ettiği, taraflar arasındaki sözleşme ve anlaşma doğrultusunda davacının davalıya 18.12.2019 tarihinde 30.000,00 TL ve 05.03.2020 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL avans bedeli ödediği, davacı tarafından davalıya hitaben ....Noterliği'nden 16.03.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edilerek sözleşmeden dönüldüğü ihbar edilerek davalıya ödenmiş bulunan 50.000,00 TL'nin 3 iş günü içerisinde bildirilen banka iade edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 27.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ise 30.04.2020 tarihli ihtarnameye cevabında konser ertelemesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin sadece geçici erteleme niteliğinde olduğu ve bu nedenle erteleme döneminin bitişi ile konserin yapılabileceğini davacıya bildirdiği, bunun üzerine davacı tarafından yine ....Noterliği'nden 15.05.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarname keşide edilerek önceki ihtarnamesindeki içeriği tekrar ettiği ve davalının mütemerrit olduğu belirtilerek yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, bu ihtarnamenin 20.05.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>Covid-19 hastalığı nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11.03.2020 tarihinden itibaren pandemi ilan edilmiş, ülkemizde ise İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 16.03.2020 tarihli genelge ile konser faaliyetleri de dahil olmak üzere genelgede belirtilen faaliyetlerin aynı gün saat:24.00'dan itibaren geçici olarak durdurulmuş, 20.03.2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19.03.2020 tarih ve 2020/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nde her türlü toplantı ve konserin Nisan ayı sonuna kadar ertelenmiştir. Dünya genelinde yaygın olarak görülen  bulaşıcı ve öldürücü nitelikteki Covid-19 hastalığının sosyal ve ekonomik hayata olumsuz ağır etkilerinin olduğu, hastalığın yayılmasının kontrol altına alınması amacıyla dünya genelinde ve ülkemizde çeşitli tedbirlere başvurulduğu ve bu tedbirler kapsamında olmak üzere zaman zaman ve ihtiyaç durumuna göre sokağa çıkma yasağı uygulanması, iş yerlerinin kapatılması veya esnek çalışma, evden çalışma gibi değişkenlik gösteren tedbirler uygulandığı bilinmekte olup bu hususlar artık ayrıca ispatı gerekmeyen hukuken malum ve maruf vakıalardandır. Gerek hastalığın etkileri ve gerekse idari makamlarca hastalığa karşı alınan önlemler ile bu önlemler kapsamında 16.03.2020 tarihinden itibaren konser faaliyetlerinin durdurulduğu ve bu konudaki idari kararların taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan konserin icra olunacağı 03.04.2020 tarihini de kapsadığı nazara alındığında, davacının iradesi dışında sözleşmenin ifasına engel oluşturan mücbir sebep mahiyetinde olduğu, böylece sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıktığından ve bu durum borçludan kaynaklanmadığından  6098 sayılı TBK'nın138.maddesi uyarınca ortaya çıkan aşırı ifa güçlüğü sebebiyle davacının 04.03.2020 sözleşmeden dönerek davalıya avans olarak verdiği 50.000,00 TL alacağın davalı tarafından iadesini talep hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının sözleşmeden dönme iradesini ve avans olarak ödediği bedelin iadesi talebini içeren ve ....Noterliği'nden keşide ettiği 16.03.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin davalıya 27.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede avansın iadesi için 3 iş günü süre verildiği, buna göre davalının 3 iş günü olan iade süresinin sona erdiği tarihi takip eden ilk iş günü olan 01.05.2020 tarihi itibariyle mütemerrit olduğu anlaşıldığından, davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği tespit edilmiştir.<br>Davalı tarafından aleyhine inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği iddia edilmiş ise de, davacı tarafça davalının inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği, uyuşmazlık konusu alacak likit ve davalı borca itirazında haksız bulunduğundan, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasında haksız bulunan davalı borçlu aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 3.518,23.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 879,55‬TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.638,68.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br> <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 18/07/2025tarihinde karar verildi.<br><br><br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸<br><br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3de20d56907eca46","SID":"b46b947c64f0838c"}}