{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2023/1553<br>KARAR NO\t\t: 2025/1031<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t\t: 2022/129<br>KARAR NO\t\t: 2023/538<br>DAVA TARİHİ\t: 10/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 12/07/2023<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10.07.2025<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarih ve 2022/129 Esas, 2023/538 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında yapılan sözleşme ile İzmir 5. Bölge Mali Asfalt ile Yollarda Yama Yapılması işinin, müvekkili tarafından yüklenici olarak ihale ile üstlenildiğini, sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 11.2 maddesine göre hakediş raporlarının, sözleşmenin eki olan yapım işleri genel şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde kanuni kesintiler yapılarak her ayın ilk 5 günü içerisinde düzenleneceğinin, hazırlanan hakediş raporlarının idarece onaylandıktan sonra 30 gün içinde tahakkuka bağlanarak 15 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmeye istinaden üstlenmiş olduğu işi yerine getirdikten sonra sözleşme uyarınca idare tarafından 6 hakediş raporunun tanzim edilerek1.hakediş raporunun 27.12.2019, 2. hakediş raporunun 28.02.2020, 3. hakediş raporunun 18.06.2020, 4. hakediş raporunun 05.11.2020, 5. hakediş raporunun 23.12.2020 ve 6. hakediş raporunun 13.12.2020 tarihinde onaylandığını, müvekkili tarafından e-smm yolu ile davalı yana e-fatura kesildiğini, sözleşme gereği onaydan sonra en geç 45 gün içinde ödenmesi gereken hakediş bedellerine karşılık olarak davalı tarafın 07.01.2020 tarihinde 100.000,00 TL, 16.01.2020 tarihinde 300.000 TL, 19.02.2020 tarihinde 250.000,00 TL, 23.03.2020 tarihinde 500.000,00 TL, 17.04.2020 tarihinde 200.000,00 TL, 07.05.2020 tarihinde 100.000,00 TL, 25.06.2020 tarihinde 200.000,00 TL, 29.07.2020 tarihinde 200.000,00 TL, 14.08.2020 tarihinde 250.000,00 TL, 02.09.2020 tarihinde 300.000,00 TL, 18.09.2020 tarihinde 250.000,00 TL, 07.10.2020 tarihinde 500.000,00 TL, 18.11.2020 tarihinde 250.000,00 TL, 31.12.2020 tarihinde 500.000,00TL, 20.01.2021 tarihinde 500.000,00 TL, 02.02.2021 tarihinde 400.000,00 TL, 09.02.2021 tarihinde 100.000,00 TL, 11.02.2021 tarihinde 200.000,00 TL, 26.03.2021 tarihinde 300.000,00 TL, 08.04.2021 tarihinde 500.000,00 TL, 04.06.2021 tarihinde 300.000,00 TL, 02.08.2021 tarihinde 300.000,00 TL ve 01.09.2021 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapmasına rağmen müvekkilinin alacaklarının süresinde tam ve eksiksiz bir şekilde ödenmediğini, takip tarihi itibariyle davalı yanın ödeme tarihleri baz alınarak işlemiş faiz ve asıl alacak toplamının 2.779.697,55 TL olup, bu miktardaki alacağın, davalı tarafın gönderdiği mailde yazılı olması nedeniyle davalı tarafça bilinmesine bağlı olarak alacağın likit olduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, itirazın haksız olduğunu bildirmiş, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın talep ettiği alacakların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte zamanaşımına uğradığını, takibe dayanak fatura bedellerinin muaccel olan kısımlarının takip tarihinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce davalı tarafa ödendiğini, bu nedenle davacı tarafın yapılan ödemelerin faiz ve ferilerden mahsubuna dair beyanının haksız olup bu ödemelerin asıl alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki hesaplamaları kabul etmediklerini, davacı tarafın sözleşme kapsamında yapmış olduğu imalatlar hakkında incelemelerin halen devam etmesi nedeniyle tüm ödemelerin yapılmadığını, takibe konu edilen fatura bedellerinin takip tarihi itibariyle henüz vadesinin gelmemiş olmasına bağlı olarak talep edilen alacağın likit nitelikte olmaması nedeniyle itirazlarının haklı olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşmemesi nedeniyle faiz işletilemeyeceğini, geçmişe yönelik işletilen ve talep edilen faiz oranının da fahiş olduğunu, takibin haksız olarak yapıldığını bildirmiş, davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 12.07.2023 tarih ve 2022/129 Esas, 2023/538 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 10/07/2019 tarihli sözleşme ile İzmir 5. Bölge İdare Malı Asfalt İle Yollarda Yama Yapılması işinin, davacı tarafça yüklenici sıfatıyla üstlenildiği, sözleşmede belirlenen işlerin davacı tarafça yerine getirilip, hakediş tutanaklarının düzenlenmesinden sonra davaya konu faturaların düzenlendiği, her ne kadar davalı tarafça yapılan işlere ilişkin incelemelerin devam ettiği, incelemesi devam eden işler yönünden hakediş alacaklarının muaccel olmaması nedeniyle davacıya ödeme yapılmadığı iddia edilmiş ise de, sözleşme hükümlerinde bu nitelikte bir ödememe haline yer verilmediği gibi sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayıcı nitelikte bulunduğu, sözleşmede hakediş raporlarının idarece onaylandıktan sonra 30 gün içinde tahakkuka bağlanacağının ve 15 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davaya konu sözleşme kapsamında altı adet hakediş raporunun tanzim edilip ilk hakediş raporunun 27.12.2019 tarihinde onaylanmasından sonra son ve altıncı hakediş raporunun 23.12.2020 tarihinde onaylanıp davacı tarafça faturanın düzenlendiği, davacının yaptığı iş karşılığı alacağının 9.778.451,13 TL olarak belirlendiği, davalı tarafça 07.01.2020 tarihi ile 01.09.2021 tarihleri arasında asıl alacağın 2.163.635,34 TL'lik bölümü dışındaki alacak bölümünün ödendiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça icra takibinden önce yapılan 500.000,00 TL ödeme dikkate alınmaksızın 2.663.635,34 TL asıl alacak üzerinden icra takibi yapılmış ise de sunulan açıklama dilekçesi ile 2.163.635,34 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptalini talep edildiğinin bildirilmesi karşısında ödenmeyen asıl alacağın 2.163.635,34 TL olup, sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmede belirtilen sürede davaya ve takibe konu alacağın ödenmediği, davalı tarafın alacağın muaccel olmadığı savunmasında haklılık bulunmadığı anlaşılmakla, davaya konu asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı taraf, icra takibinden önce muaccel hale gelip ödenmeyen altı adet hakediş bedelleri yönünden işlemiş ve işleyecek faizi de takip ve dava konusu yapmıştır. Davalı taraf, davaya ve takibe konu alacağın muaccel olmadığı, davalının temerrüde düşmediği gerekçesiyle işlemiş ve işleyecek faiz talep edilemeyeceğini iddia etmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde hakedişlerin onaylanması sonrası ödeme gününün belirlenmesi karşısında ve davalı tarafın muaacceliyete yönelik iddiasında haklılık bulunmaması nedeniyle sözleşmede belirtilen süre sonunda ödeme yapılmamasına bağlı olarak davalı tarafın bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğü, buna bağlı olarak davacı tarafın, işlemiş ve işleyecek faiz talep etmeye hakkının bulunduğu belirlenmiştir. <br> Dava dilekçesinde, ödeme emrinde yazılı işlemiş faiz miktarından daha az miktar için itirazın iptali talep edilmesine rağmen ödeme emrine uygun olarak dört ayrı dönem için itirazın iptali talep edilen işlemiş faiz miktarlarının birbirinden bağımsız olarak ve ayrıntılı olarak açıklanmaması nedeniyle mahkememizce oluşturulan birden çok ara kararı sonrasında davacı tarafça sunulan 17.05.2023 tarihli dilekçede; 1, 2 ve 3 hakedişler için 342.202,92 TL, 4. hakediş için 110.031,58 TL, 5. hakediş için 90.365,94 TL ve 6. hakediş için 73.461,77 TL olmak üzere toplam 616.062,21 TL işlemiş faiz miktarı üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği bildirilmiştir.<br>Davaya konu sözleşmede, davalının temerrüdü halinde uygulanacak faiz oranı ve miktarı belirlenmemiştir. Her iki tarafın tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgili bulunduğu göz önünde tutulduğunda; davacının, TTK'nun 1530. maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi talebi usul yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olmakla birlikte, hesaplamada kullandığı ve işleyecek faiz yönünden talep ettiği temerrüt faiz oranları ile bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan oranların .... Bankasınca yayınlanan faiz oranları tebliğine ve 3091 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmadığının anlaşılması üzerine mahkememizce oluşturulan ara kararı ile hesaplamaya esas alınacak dönemler ve avans faiz oranları belirlenmiş, bu veriler üzerinden hazırlanan ek raporda; 1,2 ve 3 hakedişler için 136.976,29 TL, 4. hakediş için 79.586,45 TL, 5. hakediş için 139.580,18 TL ve 6. hakediş için 101.956,03 TL işlemiş faiz talep edilebilmesinin mümkün bulunduğu belirlenmiştir.Taleple bağlılık ilkesi göz önünde tutularak davacı tarafın, 17.05.2023 tarihli somutlaştırma dilekçesinde 5. hakediş için 90.365,94 TL ve 6. hakediş için 73.461,77 TL işlemiş faiz talebinde bulunması nedeniyle 5. ve 6. hakedişler yönünden davacının talebiyle bağlı kalınarak diğer hakedişler yönünden bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalarda belirlenen işlemiş faiz miktarları göz önünde tutularak hüküm kurulmuş, davacı tarafın aksine iddialarında usul ve yasa uygunluk bulunmaması nedeniyle haklılık görülmemiş, buna göre işlemiş faiz talebi yönünden taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br> İşleyecek faiz yönünden takip tarihinde geçerli olan avans faiz oranın yıllık % 16,75 olmasına rağmen davacı tarafın takip talebinde ve ödeme emrinde %18,25 oranında faiz talebinde bulunduğu dikkate alınarak, davacının talebi olan yıllık %18,25 oranını geçmeyecek oranda, yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. <br>Dava konusu alacak taraflarca hesaplanabilir ve likit niteliktedir. Bu nedenle davalı taraf, haksız itirazı nedeniyle kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuştur. <br>Davalı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, asıl alacak yönünden yapılan ödeme mahsup edilerek dava açıldığı, asıl alacağa ilişkin yapılan itirazın dava konusu edilen bölümünün iptaline karar verildiği, davanın reddine ilişkin alacak bölümünün işlemiş faize ilişkin olup, reddine karar verilen işlemiş faiz alacağı yönünden davacı tarafın, icra takibini kötü niyetli olarak yaptığına ilişkin bir delil toplanmadığı gibi davalı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>1-Davalı vekili tarafından verilen 22.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;<br>-Gerek davaya cevap dilekçelerinde, gerekse de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına beyan ve karşı taraf beyanlarına karşı beyan dilekçelerinde belirttikleri üzere, takipte ve davada talep edilen alacak likit nitelikte olmayıp, müvekkili şirket temerrüde düşürülmeden takipte geçmişe yönelik faiz talep edildiğini,<br>-Dosya kapsamından alınan 09.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporundaki tespitleri kabul etmemekle birlikte Yerel Mahkeme tarafından işlemiş faizler ile birlikte 2.544.025,79 TL toplam alacak yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, <br>-Yerel mahkeme tarafından yapılan inceleme salt taraf defterleri üzerinden yapıldığını, gerek davaya gerekse de aşamalarda ileri sürdükleri savunmalara soyut gerekçeler ile itibar edilmediğini ve incelenmediğini, <br>-Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, müvekkili şirket aleyhine 2.544.025,79 TL alacağın %20'si oranında 508.805,15‬ TL icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuken hatalı olduğunu, yapılan yargılama sonucu davacı tarafın mahkemenin kabulü doğrultusunda dahi fazla talepte bulunduğu tespit olunmakla müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin, kendi gerekçeleriyle çelişik şekilde reddedilen kısım üzerinden müvekkili şirket lehine kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesinin de isabetsiz olduğunu, <br>Belirterek kararın kaldırılmasına, müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>2-Davacı vekili tarafından verilen 23.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Dava dilekçeleri, harç makbuzu ve 17/05/2023 tarihli beyan dilekçeleri ve diğer dilekçeleri göz önünde bulundurulduğunda itirazın iptaline konu edilen miktarın 2.779.000 TL olduğunu, bunun 2.163.000 TL'sinin asıl alacak iken geri kalanının faiz alacağı olduğunu, fakat yerel mahkemece 2.544.000 TL alacağın kabulüne karar verirken 837.000 TL alacağın ise reddine karar verdiğini, fakat yerel mahkeme talep edilen miktar olan 2.779.000 TL'den daha fazlasına, yani 3.381.000 TL'ye hükmettiğini, fakat mahkemece HMK gereğince talep edilen miktardan daha fazlasına hükmedemeyeceğini, bu nedenle kararın reddedilen kısmının hatalı olduğunun kabulünün gerekeceğini ve kararın bu kısmının düzeltilmesinin gerektiğini, buna bağlı olarak davalı tarafa hükmedilen vekalet ücretinin de düzeltilmesinin gerektiğini, bununla beraber asıl alacağın aynen talep ettikleri gibi 2.163.000 TL olduğunu, mahkemenin de bu konuda hem fikir olup 2.163.000 TL asıl alacağın varlığına hükmettiğini, sadece faiz konusunda bir uyuşmazlık bulunduğunu, onun da iki bilirkişi raporunda bile farklı hesaplandığını, <br>-Bilirkişi raporunda faiz hesaplamasına uygulanan faiz oranlarının da hatalı bir şekilde tespit edildiğini, ...Bankası kayıtlarına göre; TTK Md. 1530 uyarınca belirlenen temerrüt faiz oranı yıllara göre; 01.01.2019 21,25, 01.01.2020 15,00, 01.01.2021 18,25, 01.01.2022 17,25 şeklinde belirlendiğini, ancak bilirkişi raporunda ilgili yıllarda yanlış faiz oranları belirlenerek faizin oldukça düşük hesaplanmasına neden olunduğunu, izah edilen husus nedeniyle bilirkişi raporundaki faiz oranlarını ve hesaplanan faiz tutarlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, yukarıda, ...Bankası verilerinden aldıkları şekilde faiz oranlarının somut olayda uygulanarak faizin hesaplanmasının gerektiğini, örneğin; 2019 yılında ....Bankası verilerine göre faiz oranı % 21,25 iken bilirkişi raporunda aynı yıl için 13,75 oranı üzerinden faiz hesaplamasının yapıldığını, ilgili hususun dikkate alınmasının gerektiğini, <br>-Faiz hesaplama tablosunda hatalar yapıldığını, 01.01.2021- 20.01.2021 tarihleri arasındaki 19 günlük faizin hatalı hesaplandığını, oysa bu tarihler arasında 2.036.689,90 TL üzerinden % 18,25 faiz oranı üzerinden faiz hesaplamasının yapılması gerekmekteyken 16,75 faiz oranı üzerinden faiz hesaplandığını ve bu nedenle de eksik bir tutar hesaplandığını, bilirkişi raporunda bu denli bariz bir hata yapılmış olmasının bilirkişi raporunu ve hesaplama yöntemini güvenilmez hale getirdiğini, <br>-İlaveten 13.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda toplam faiz 479.889,09 TL olarak hesaplanmışken itiraza konu olan bilirkişi raporunda ise faizin 458.098,95 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle iki rapor arasındaki faiz tutarı farklılığı ve belirlenen faiz oranlarının açıkça hatalı olması hususu dikkate alındığında bilirkişi raporunun somut olayı karşılamaktan uzak ve güvenilir olmadığını, <br>-Her hak ediş tutarı yönünden ayrı ayrı faiz hesabı yapılırken hesaplama yöntemi olarak, yapılan ödemeler 1 hak edişten kaynaklanan alacaklara 2. hak edişin onay tarihine kadar sayılması ve kalan bakiye alacağa icra takibin başlatıldığı tarihe kadar ticari faiz işletilerek hesaplanmasının gerektiğini, örneğin 1 hak ediş yönünden davalı nezdinde kalan alacak tutarı 28.02.2020 tarihi itibarıyla 910,042,98 TL olduğunu, bu tarihin aynı zamanda 2 hak edişin onaylandığı tarih olduğunu, bu nedenle işlenmiş faiz hesaplanırken kalan tutar yönünden 910,042,98 TL'nin 28.02.2020 tarihi ve icra takibinin açıldığı 07.09.2021 tarihi dikkate alınarak işlenmiş faizinin hesaplanmasının gerektiğini, diğer hak edişler için de aynı yöntem izlenerek işlenmiş faizin hesaplanması gerektiğini, bu nedenle bilirkişi raporunda eksik işlenmiş faiz hesaplanması yapıldığını, dosyaya konu alacağın hesaplanması için yeni bir heyetten bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan faiz hesaplamalarını kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bilirkişi raporundaki hesaplanan tutarlar kabul edilecekse bile aradaki fark faiz hesaplamasına ilişkin olduğunu, ancak asıl alacak olan 2.163.000,00 TL yönünden alacağın likit ve tartışmasız olduğunu, <br>-Asıl alacağın, hem dilekçeleri hem mahkeme kararında aynı miktar olduğunu ve 2.163.000 TL olduğunu, dolayısıyla asıl alacak konusunda bir tereddüt bulunmadığını, tek tereddütün faiz miktarının ne kadar olduğu ile ilgili olduğunu, mahkemenin 6 hakedişe hesaplanan faizin ne kadar olduğu, 4.,5. ve 6. hakedişe ne kadar faiz istendiğinin açıklattırılmasının gereksiz ve hatalı olduğunu, faizin tek kalem olduğunu, bunları bölerek söylemeye zorunlu bırakmasının hatalı olduğunu, dava dilekçeleri ve 17/05/2023 tarihli beyan dilekçelerinden de anlaşılacağı üzere, 2.163.000 TL asıl alacak ve 616.000 TL faizin iptalinin taraflarınca istendiğini, bu miktarlar nazara alınarak karar verilmesinin gerektiğini ve faiz alacağının bir bütün olarak ele alınarak 616.000 TL faizin var olup olmadığı veya ne kadar faizin bulunduğunın hesaplanmasının gerektiğini, zira bir ödemeyi hangi hakedişe sayıldığının çok önemli olduğunu, çünkü hakedişlere uygulanacak faiz oranları dolayısıyla işlemiş faizin böylece değişebileceğini, hatalı bir şekilde taraflarına hangi hakedişe ne kadar faiz istendiğinin sorulduğunu ve bilirkişi raporunda 5. ve 6. hakediş faizinin, talep ettiklerinden fazla olmasına rağmen taraflarına ıslah için süre verilmediğini, bu durumun da usuli bir hata olduğunu, <br>-İtirazın iptalini isterken asıl alacağın dava tarihine kadar işlemiş faizi hesaplandığını, fakat mahkeme kararında takip tarihine kadar faiz hesapladığını, bunun düzeltilmesinin gerektiğini, <br>Belirterek kararın kaldırılmasına veya lehlerine düzeltilerek onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 10.07.2019 tarihli \"İzmir 5. Bölge İdare Malı Asfalt İle Yollarda Yama Yapılması İşi\" konulu eser sözleşmesinin yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacı yüklenici, eser sözleşmesi kapsamında edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, hakediş raporlarının ve faturaların düzenlenmesine rağmen fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen süre içinde tamamının ödenmediği iddiası ile eksik ödenen alacak bölümü ile işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.<br>Davalı iş sahibi ise, takibe dayanak faturaların bedellerinin muaccel olan kısımlarının takip tarihinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce davacıya ödendiğini, ödemelerin asıl alacaktan mahsubunun gerektiği, imalatların bir bölümünün incelemelerinin halen devam etmesi nedeniyle alacağın muaccel hale gelmediği ve buna bağlı olarak ödeme yapılmadığını, ödemelerin asıl alacak yerine faiz ve ferilerinden mahsubunun hatalı olduğunu, davacı tarafın işlemiş faiz talebinin haklı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davacı tarafça icra takibinde 2.663.635,34 TL asıl alacak ile dört ayrı kalemde gösterilen 718.365,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.382.001,01 TL alacağın tahsili talep edildiği halde dava dilekçesinde dava değeri 2.779.697,55 TL olarak gösterilip bu miktar üzerinden dava harcının yatırıldığı; Mahkemece davacı tarafa dava konusu edilen alacağın asıl alacak ve işlemiş faizin hangi bölümlerinden oluştuğuna ilişkin açıklama yapması için süre verilmesi üzerine davacı tarafın 17.05.2023 tarihli dilekçe ile 2.163.635,34 TL asıl alacak ve 616.062,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.779.697,55 TL alacağın tahsilinin talep edildiği; işlemiş faizin 1, 2 ve 3 hakedişler yönünden 342.202,92 TL, 4. hakediş yönünden 110.031,58 TL, 5. hakediş yönünden 90.365,94 TL, 6. hakediş yönünden 73.461,77 TL olduğunu belirterek itirazın bu miktarlar üzerinden iptalinin talep edildiği görülmüştür.<br>Taraflar arasında yapılan 10/07/2019 tarihli eser sözleşmesinin 11.2 maddesine göre hak ediş raporlarının sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde kanuni kesintiler yapılarak her ayın ilk beş günü içinde düzenleneceği, hakediş raporlarının idarece onaylandıktan sonra 30 gün içinde tahakkuka bağlanarak 15 gün içinde ödeneceğinin düzenlendiği; davalı iş sahibinin yapılan işlere ilişkin incelemelerin devam ettiği, incelemesi devam eden işler yönünden hakediş alacaklarının muaccel olmaması nedeniyle davacıya ödeme yapılmadığına ilişkin savunmasının söz konusu sözleşme hükümleri arasında düzenlenmediğinden itibar edilemeyeceği; somut olayda eser sözleşmesi kapsamında altı adet hakediş raporunun tanzim edilip ilk hakediş raporunun 27.12.2019 tarihinde onaylanmasından sonra son ve altıncı hakediş raporunun 23.12.2020 tarihinde onaylanıp davacı tarafça faturanın düzenlendiği, davacının yaptığı iş karşılığı alacağının 9.778.451,13 TL olarak belirlendiği, davalı tarafça 07.01.2020 tarihi ile 01.09.2021 tarihleri arasında asıl alacağın 2.163.635,34 TL'lik bölümü dışındaki alacak bölümünün ödendiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, ödenmeyen asıl alacağın 2.163.635,34 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde hakedişlerin onaylanması sonrası ödeme gününün belirlenmesi karşısında ve davalı tarafın muacceliyete yönelik iddiasında haklılık bulunmaması nedeniyle sözleşmede belirtilen süre sonunda ödeme yapılmamasına bağlı olarak davalı tarafın bir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünden davacı tarafın işlemiş faiz talep etmeye hakkının bulunduğu; taraflar arasında yapılan sözleşmenin 11.2 maddesine göre ödeme gününün kararlaştırılmasına rağmen davalının temerrüdü halinde uygulanacak faiz türü ve oranının belirlenmediği; davacının icra takibinde TTK'nun 1530.maddesinde düzenlenen temerrüt faizi talebinde bulunup, işleyecek faiz yönünden ise %18,25 oranında ticari faiz talep ettiği, TTK'nun 1530/7 maddesi uyarınca ve davacının takip talebinde bildirdiği faiz miktarları ve oranı dikkate alındığında, ....Bankası tarafından düzenli olarak yayınlanan ve değişen oranlardaki avans faiz oranlarının hakediş miktarları ve temerrüt tarihlerine göre ve davacı vekilinin 17/05/2023 tarihli dilekçesinde bildirdiği miktarlar üzerinden taleple bağlılık ilkesi de göz önünde tutularak hesaplanması gerektiğinden bu yönde hesaplama yapan bilirkişi heyetinin ek raporunun hükme esas alınarak işlemiş faiz talebi yönünden taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığı; takip tarihinde geçerli olan avans faiz oranın yıllık % 16,75 olmasına rağmen davacı tarafın takipte %18,25 oranında faiz talebinde bulunduğundan davacının talebi olan yıllık %18,25 oranını geçmeyecek oranda, yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmesinde; dava konusu alacağın taraflarca hesaplanabilir ve likit nitelikte olması ve davalının takibe itirazında haksız olması nedeniyle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde; davacı tarafın icra takibini kötü niyetli olarak yaptığına ilişkin dosyada delil bulunmaması nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin bu husustaki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.<br>Davacı tarafın icra takibinde 2.663.635,34 TL asıl alacak ile 718.365,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.382.001,01 TL alacağın tahsilini talep ettiği halde dava dilekçesinde dava değerinin 2.779.697,55 TL olarak gösterip bu miktar üzerinden dava harcını yatırdığı, davacı tarafın 2.779.697,55 TL alacağın 2.163.635,34 TL'sinin asıl alacak ve 616.062,21 TL'sinin işlemiş olduğunu belirterek toplam 2.779.697,55 TL alacağın tahsilinin talep edilerek itirazın bu miktarlar üzerinden iptalini talep ettiği; Mahkemece 2.163.635,34TL asıl alacak ve 380.390,45TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.544.025,79TL'nin kabulüne karar verildiğinden fazlaya ilişkin istemin 235.671,76TL olduğundan bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın takip çıkışı üzerinden açılmış gibi değerlendirilerek 837.975,22TL 'nin reddine karar verilip bu miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine; davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında \"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2021/9814 sayılı icra dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin 2.163.635,34 TL asıl alacak ve 136.976,29 TL 1,2 ve 3. hakediş işlemiş faizi, 79.586,45 TL 4. hakediş işlemiş faizi, 90.365,94 TL 5. hakediş işlemiş faizi ve 73.461,77 TL 6. hakediş işlemiş faizi olmak üzere 2.544.025,79 TL toplam alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacak için takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %18,25 oranını geçmeyecek oranlarda yıllık %16,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 3-Hükmedilen 2.544.025,79TL alacağın %20'si oranında 508.805,15‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarih ve 2022/129 Esas, 2023/538 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin yaptığı istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile,<br>3-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarih ve 2022/129 Esas, 2023/538 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>-Davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2021/9814 sayılı icra dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin 2.163.635,34 TL asıl alacak ve 136.976,29 TL 1,2 ve 3. hakediş işlemiş faizi, 79.586,45 TL 4. hakediş işlemiş faizi, 90.365,94 TL 5. hakediş işlemiş faizi ve 73.461,77 TL 6. hakediş işlemiş faizi olmak üzere 2.544.025,79 TL toplam alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacak için takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %18,25 oranını geçmeyecek oranlarda yıllık %16,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, <br>-Hükmedilen 2.544.025,79 TL alacağın %20'si oranında 508.805,15‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,<br>5-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gerekli 173.782,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 30.560,28 TL peşin karar harcının mahsubu ile kalan 143.222,12 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine),<br>6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı vekalet harcı, posta, tebligat, keşif, bilirkişi ücreti olmak üzere  toplam 2.812,70 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 2.574,18 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 30.560,28 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 33,226,66 TL'nin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 1.208,06 TL'sinin davalıdan, 111,94 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine),<br>9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 339.842,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 37.707,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>11-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, harç alınmasına yer olmadığına, davacı vekili tarafından yatırılan 269,85 TL'nin istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran bu davacıya iadesine,<br>12-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 60,00 TL istinaf masrafından oluşan toplam 798,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>13-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 173.782,40 TL istinaf nispi karar harcından, peşin alınan toplam (269,85 TL + 43.500,00 TL) 43.769,85 TL harcın mahsubu ile kalan 130.012,55 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>14-Davalı vekili tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>15-HMK'nın 333/(1).maddesi gereğince artan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,<br>16-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3c969f653002c87","SID":"2ff51ab89ca6efae"}}