{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/691 <br>KARAR NO\t: 2025/1587<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/11/2024<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t: ...  -... <br>VEKİLİ\t: Av. ...-  <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: AV. ...- <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden                                                            Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:17/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:17/07/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete nakliye hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığında tanzim edilen 04/10/2012 tarihli ve 9.000,00 USD (166.668,30-TL) bedelli fatura ile 01/10/2012 tarihli ve 2.400,00USD (44.444,88-TL) bedelli fatura dolayısıyla müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, bu doğrultuda .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesini, ayrıca davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaların zaman aşımına uğradığını, fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğunu, bir navlun ücreti kararlaştırıldığını, bunca yıl sonra bu bedelin istenmesinin TMK'nın ikinci maddesine aykırı olduğunu, davacıların suç duyurusu üzerine yapılan kovuşturma neticesinde .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket yetkilisi ve çalışanları hakkında beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu defa ...'nin araçlarının hukuka aykırı alıkonulduğu gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talepli .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açtığını, davacı tarafın müvekkil şirkete olan husumetinin bitmediğini ve bu davaların tamamının kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini dilemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Eldeki olayda da taraflar arasındaki ilişkinin taşıma ilişkisi olduğu ve davacı tarafın taşıma hizmeti nedeniyle alacak talebinde bulunduğu anlaşılmakla, fatura tarihi ve dava tarihi arasında geçen süre zarfı nazara alındığında talebin zamanaşımına uğradığı sabittir. Her ne kadar davalı tarafça .... Asliye Ceza Mahkemesi dosyasından bahsedilmiş ise de, yapılan açıklamalar doğrultusunda ceza dosyasının taraflarının eldeki davanın tarafları ile aynı olmadığı ve ceza yargılamasının konusunun da iş bu davadaki taşıma ilişkisi ile doğrudan ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Netice itibariyle davacı tarafın takibe konu ettiği faturalar doğrultusunda talebin zaman aşımına uğradığı görülmekle davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın zaman aşımı yönünden reddine,... \" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkile ait araçın davalı şirkete nakliye hizmeti sunduğunu, bu sebeple davalıya faturalar düzenlendiğini ancak davalı fatura bedelini ödemediğini, davanın hukuki niteliğinin hizmet sözleşmesine dayalı alacak davası olması nedeniyle TBK'nın 146. Maddesince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, somut olayda TTK'nın 855/1 maddesinin uygulama yeri olmadığını, alacağın zamanaşımına uğramadığı ileri sürülerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirkete nakliye hizmeti vermesi sebebiyle davalıya 01.10.2012 tarihli ve 2.400,00 Dolar bedelli fatura ile 04.10.2012 tarihli ve 9.000,00 Dolar bedelli fatura olmak üzere 2 adet faturanın kesildiği, davalının faturaların bedelini ödememesi üzerine ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında fatura bedellerinin Türk Lirası karşılığının tahsili için icra takibinin başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından, navlun faturasından kaynaklı alacağın zamanaşımına uğradığı, davalı adına yapılan taşımaların bedelinin davacıyı vekaleten temsil eden davadışı kişilere ödendiği, davacıya borçlarının bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı faturalara konu taşımanın Özbekistan ülkesinden İstanbul'a yapılan nakliye sebebiyle düzenlenmiş olup mahkemece, TTK'nın 855. maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Davaya konu taşıma, yapıldığı güzergaha göre CMR Konvansiyonu, yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre zamanaşımı defiinin ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereklidir (Yargıtay 11.HD'nin 09.10.2017 Tarih ve 2016/5856 Esas - 2017/5143Karar sayılı ilamı da aynı mahiyettedir)<br>CMR'nin 32/1. maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır.<br>Sürenin başlangıcı ise; \"a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.\" şeklinde belirtilmiştir. <br>Anılan maddenin 2. fıkrasında ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir.<br> CMR’nin 32/1.maddesindeki \"sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalar\" şeklindeki geniş ifadenin kapsamına taşıyıcının taşıma ücreti (navlun) ve diğer alacakları için açacağı davalar da girmektedir.<br>CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda 6098 sayılı TBK’nın 153, 154 ve 157. maddeleri hükümlerinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda, davacı tarafından 01.10.2012 tarihli ve 2.400,00 Dolar bedelli fatura ile 04.10.2012 tarihli ve 9.000,00 Dolar bedelli fatura olmak üzere 2 adet faturaya konu navlun alacağının tahsili talebiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, takip dayanağı faturalarda Özbekistan ülkesinden İstanbul'a yapılan nakliye navlunu sebebiyle düzenlendiği belirtilmiştir. Uluslararası taşımadan kaynaklanan talepler,  CMR'nin 32/1.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının, takip dayanağı faturalar dışında taşıma sözleşmesi ya da başkaca belge sunulmadığından, zamanaşımı süresinin başlangıcının ise, yine CMR'deki \"Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.\" hükmü uyarınca belirlenmesi gerekir. Bu durumda, 01.10.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 01.01.2013 başladığı ve 01.01.2014 tarihinde sona erdiği, 04.10.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 04.01.2013 başladığı ve 04.01.2014 tarihinde sona erdiği, davacının ise faturalara dayanan icra takibini 03.10.2022 tarihinde başlattığı anlaşıldığından, davacının takibe ve davaya konu ettiği alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı  nedeniyle reddine karar verilmiş olması isabetli ise de, uluslararası taşımadan kaynaklı uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanmak suretiyle davanın zamanaşımı  yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu sonuca  iç taşımaya ilişkin hükümler içeren 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmeyle ulaşılması doğru olmamıştır. Bu sebeple, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisine, değişik gerekçeyle davanın zamanaşımı  yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince farklı gerekçeyle davanın reddine ilişkin karar, sonucu itibariyle doğru olsa da; gerekçesi doğru olmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacının sadece gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabülüne karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davacı vekilinin esasa yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesince REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesince KABULÜNE,<br>3-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>4-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>5-Zamanaşımı nedeniyle davanın REDDİNE,<br>6-Şartları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>7-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu karar ve ilam harcı ve 1.683,10.TL başvurma harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>8-Arabulucuya ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, <br>9-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine BIRAKILMASINA,<br>10-Davalı tarafından yapılan 155,00.TL dosya masrafı, 101,00.TL posta masrafı olmak üzere toplam 256,00.TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,<br>11-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince davalı kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesap olunan 51.382,01.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>   1-Davacı tarafça istinaf için yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>2-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan  gider avansının ilk derece mahkemesine İADESİNE,<br>4-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/07/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. <br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4cec42252507187d","SID":"22725a800537db13"}}