{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/114 Esas<br>KARAR NO:2025/986<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:19/09/2019<br>NUMARASI:2015/128 E. - 2019/301 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, Dairemizce verilen kararın Yargıtay'ca bozulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, çiğ köfte sektöründe lider firmalar arasında olan müvekkilinin \"...\" markası ile tanındığını, müvekkilinin, ... ve ... tescil nolu \"...\" ve ... tescil nolu \"...\" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin eski bir çalışanı olan davalı ile müvekkili arasında 16.12.2009 tarihinde imzalanan franchise sözleşmesi uyarınca davalının Eskişehir İli sınırları içerisinde üretici bayi olarak faaliyette bulunduğunu, mesnetsiz sebepler ileri sürerek 11.05.2015 tarihli bir ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini, davalının, ihtarnameden sonra da müvekkilinin \"...\" ve \"...\" markalarını kullanmaya 21.05.2015 tarihine kadar devam ettiğini, bu duruma müvekkilinin izni ve muvafakatinin olmadığını,  \"...\" ve \"...\" ibareli her türlü kullanımının engellenmesini, tecavüzün ref’ini ve men’ini, davalıya ait her türlü eşya ve emtiadan, davalının tabelasından, reklamlarından ... ve ... ibarelerinin çıkartılmasını, bu mümkün değilse emtiaların imhasını, masrafı davalıdan alınarak hükmün ilanını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL itibar tazminatının, ticari avans faizi ile birlikte, 20.000,00 TL manevi tazminatın yasal avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili bilahare sunmuş olduğu 01/02/2017 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini, 3.609,85 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ibaresinin jenerik bir isim olduğunu ve herkesçe kullanılabileceğini, bu ibarenin davacının tekelinde olmadığını, bu nedenle marka olarak tescil edilemeyeceğini, bu hususu davacının da kabul ettiğini, çiğköfte kelimesini içeren çok sayıda tescilli markanın bulunduğunu, davacının markasında ayırt edici niteliğin kuyruğu oldukça uzun tasarlanmış \"...\" harfi olduğunu, müvekkili markasında ise ayırt ediciliğin \"...\" ön ekinde olduğunu, \"...\" eki sayesinde müvekkili markasının ayırt edicilik kazandığını, \"...\" ibaresinin de iltibasa sebep olmadığını, çiğköftenin acı bir yemek olup, acı ibaresi sebebiyle benzerlik aramanın beyhude bir çaba olduğunu, davacının markasındaki \"...\" ve müvekkili markasındaki \"...\" kelimelerinin çiğköftenin acılığını nitelediğini, bu kelimelerin gerek yazım gerekse anlam paralelliğinin olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,Davalının davacı adına tescilli \"...\" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, menine ve kaldırılmasına, davalının \"...\" ibareli sözcükleri her türlü tanıtım evrakından, eşyasından, tabelasından, reklam araçlarından çıkarılmasına, eşyaya zarar verilmeden çıkarılması mümkün değil ise eşyaların toplatılarak imhasına,Toplam 3.609,85 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya dair manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı talebi yönünden reddine, Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek bir gazetede ilanına,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının  uzun yıllar boyunca müvekkilin müvekkile ait “...” ve “...” markaları ile faaliyet göstermekte iken, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2015/39 D. İş dosyası ile yapılan delil tespiti ile sabit olduğu üzere, aynı adreste, aynı işi müvekkilin markalarına tıpatıp benzeyen, müvekkilin markalarının ayıt edici karakterine zarar veren ve adeta müvekkil ile dalga geçen bir biçimde “...” ve “...” ibareli markasal kullanım ile gerçekleştirdiğini,  bu şekildeki kullanımın müvekkil markasının itibarına zarar verdiğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, 10.000TL itibar tazminatının, ticari avans faiziyle birlikte, 20.000-TL manevi tazminatının yasal avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, ayrıca maddi tazminat miktarının TBK 50 uyarınca arttırılmamasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mazeretinin kabul edilmeyip, karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının \"belirsiz alacak davası\" ikame ettiğini, davanın HMK m. 107 uyarınca ele alınmasını talep ettiğini, buna karşın, 01/02/2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini ıslah ettiğini,  davalının markaya tecavüz oluşturan eylemleri olmadığı, Franchise Sözleşmesi sonrası tabela, vb tutmadığı bilakis kendine ait marka ve isim altında faaliyetine devam ettiğini  mahkemece  ne marka hakkına tecavüz, ne haksız rekabet ne de manevi tazminat takdirinde bu kesinleşen beraat kararını dikkate almış, hüküm kurma aşamasında değerlendirildiğini, özellikle  davalının dava konusu eylemlerindeki kastın yokluğu  ... Sözleşmesi feshi ile delil tespiti arasında geçen sürenin aşırı kısalığı dikkate alındığında eldeki davada manevi tazminata yer olmaması gerektiğini, aksi kabulde söz konusu kriterlerin gözetilmesiyle çok daha düşük bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini,   maddi tazminatın  3.609,85 TL seviyesinde kaldığı bir olayda manevi tazminatın bunun 3 katı belirlenmesi doğru olmadığını, bilirkişi raporundaki muhtemel kazanç kaybı hesabında  (en yüksek kazanç yılı için) 87.58B3,14 TL seviyesinde olduğunu, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  HMK 186.  sözlü yargılamaya geçildiğini, karar verileceğinin taraflara ihtar edildiğini,  markalarına, davalının  ihtarnameye rağmen tecavüze devam ettiğini, hesap edilen 3.609,85TL maddi tazminatın  düşük kaldığını,   davalının eyleminin manevi tazminat ödemesini gerektirdiğini,buna karşılık 20.000TL manevi tazminat talebimiz karşısında sadece 10.000TL tazminata hükmetmesi de, davalının eylemine, tarafların gerçek sosyo-ekonomik durumuna, müvekkilin zararına uygun olmadığını, istinaf taleplerinin reddine, maddi tazminat miktarının TBK 50 uyarınca arttırılmamasına yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 12/10/2023 tarihli 2020/1710 Esas-2023/1111 Karar sayılı kararıyla; \"Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen davalının \"...\" ibareli markasal kullanım ile ticari faaliyette bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı markasındaki ... harfinin güçlü ayırt edicilik kazandırdığı, davalının ayırt edici olan ... harfini benzer şekilde ... ibaresi ile kullanması, yazı karakteri, renkleri ve anlamsal olarak çağrışım yapması, davacı markası olan \"...\" yerine \"...\" ibaresinin yine benzer yazı biçiminde  kullanılmasının davalı kullanımının davacı markası ile iltibas oluşturacak nitelikte olduğu, nitekim davalının kardeşi adına anılan ibare için yapılan marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK kararının iptali istemi ile Ankara 4. Fikri ve  Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/154 E., 2017/257 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı markası ile iltibas oluşturacak şekildeki kullanımın marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin manevi tazminat talep edebileceği, mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebileceği, itibar tazminatının oluşabilmesi için tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi şartını arandığı, somut olayda iltibas oluşturacak şekildeki markasal kullanım nedeniyle davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarının 3.609,85 TL olarak tespit edildiği, kabul edilen maddi tazminat miktarına göre hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 nci maddesi uyarınca davalı yönünden kesin nitelikte olduğu, yine itibar tazminatına yönelik talebinin ise davalının kötü kullanımı söz konusu olmadığından reddine karar verildiği, davalı tarafın kullanımlarının, markanın itibarının zarara uğratacak boyutta ve tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince bu talebin reddi kararının da dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminata gelince, davalının davacı tarafın markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiği, ancak somut olayın özelliği, ihlal süresinin sözleşmenin fesih edildiği 11.05.2015 tarihinden dava tarihine kadar ki 1 ay 15 günlük süreyi kapsadığı, davalının bu sürede elde ettiği cironun neredeyse tamamını teşkil eden 10.000,00 TL manevi  tazminat miktarının fazla olduğu, davalının gelir durumu, tarafların durumu ile hak, nesafet ve adalet ilkesi gözetilerek 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilinin dosya kapsamına uygun düşeceği, davalı vekilinin sözlü yargılama duruşması için mesleki mazeret bildirdiği, Mahkemece gerekçesi gösterilerek mazeretin reddine karar verildiği, mazeret sunulan celsenin sözlü yargılama duruşması olduğu hususunun davalı vekiline ihtaren tebliğ edildiği gözetildiğinde mazeretin reddi ile hüküm kurulmasında usule aykırılık tespit edilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli \"...\" esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, menine ve kaldırılmasına, davalının \"...\" ibareli sözcükleri her türlü tanıtım evrakından, eşyasından, tabelasından, reklam araçlarından çıkarılmasına, eşyaya zarar verilmeden çıkarılması mümkün değil ise eşyaların toplatılarak imhasına, 3.609,85 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı taleplerinin reddine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek bir gazetede ilanına karar verilmiştir.Dairemizin kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2023 tarihli, 2024/145 Esas-2024/8378 Karar sayılı kararıyla; \"Bölge Adliye Mahkemesince davalının maddi tazminata ilişkin istinaf istemi, İlk Derece Mahkemesince davacının davalıdan isteyebileceği maddi tazminat tutarının 3.609,85 TL olarak tespit edildiği, buna göre kabul edilen maddi tazminat miktarı uyarınca hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle değerlendirilmemişse de; ilk derece mahkemesince, davalının aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile durdurulmasına ilişkin hükümle birlikte, bununla bağlantılı olarak maddi tazminata hükmedildiği dikkate alındığında, davalı yanın maddi tazminata ilişkin istinaf istemlerinin sadece aleyhinde hükmedilen maddi tazminat miktarı gözetilerek reddedilmesinin  doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği...Marka hakkı sahibinin, hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla talep edebileceği yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında anılan yöntemlerden birini tercih etmekte seçimlik hakka sahip olup, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan marka hakkı sahibinin bu kararından geri dönemeyeceğinin kabulü gerektiği, somut olayda davacı tarafın belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla birlikte 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanacak 1.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, daha sonra 02.02.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini aynı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplanan 3.609,85 TL'ye artırdığını belirterek eksik harcı ikmal ettiği, gerek İlk Derece Mahkemesince ve gerekse de Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun üzerinde durulmaksızın anılan yöntemle hesaplanan maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de; davacının seçimini henüz davanın açılışında 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinden yana kullandığı ve daha sonra tercih ettiği hesaplama yöntemini ıslahla dahi aynı fıkranın (b) bendi şeklinde değiştiremeyecek olması üzerinde durulmadan, kaldı ki eldeki davada davacının usulüne uygun bir ıslah dilekçesi dahi sunmadığı sadece belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında talep artırımı gerçekleştirdiği de gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne,Dairemizin kararının bozulmasına, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili Dairemizin önceki kararında direnilmesini, davalı vekili ise bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir.Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, men'i, kaldırılması ile  maddi-manevi ve itibar tazminatı taleplerine ilişkindir.HMK'nın 355. Maddesi gereği, istinaf incelemesi, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar ile istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır.TPMK  kayıtlarına göre,  ... sayılı ... \"1993'den beri\" ibareli markanın, 29 ve 30. Sınıflarda 27/08/2009 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescil edildiği,  ... sayılı ve aynı ibareli markanın, 29, 35 ve 43. Sınıflarda ilk defa 24/03/2005 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve koruma süresinin devam ettiğ 04.02.2008 tescil tarihli, ...-... sayılı \"entatlıacı ...\" şekil ve ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; davacının \"...\" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının kardeşine ait ... nolu \"...\" ve ... nolu \"...\" marka tescil başvurularının bulunduğunu, davalının \"...\" ibaresini kullanım şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu kullanımdaki ayırt edici unsurların davacı markasındaki ayırt edici unsurlar ile benzer nitelikte olduğu, bu sebeple bu kullanımların davacının markası ile 556 sayılı KHK 9/1-b ve TTK uyarınca iltibas yaratır nitelikte olduğu ve davalının somut olaydaki kullanım biçiminin 556 sayılı KHK 12 kapsamında mütalaa edilemeyeceği görüş ve tespitlere yer verilmiştir.Taraflar arasında  16.12.2009 tarihinde  ...  Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin davacı tarafından 11.05.2015 tarihinde feshedildiği, ... Satış Sözleşmesi'nin davacı ...-...Gıda tarafından tek taraflı olarak fesih edildiği 11/05/2015 tarihinden itibaren (26/06/2015) dava tarihine kadarki dönem içerisinde davalı...'in incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre 10.013,88 TL ciro elde ettiği belirtilmiştir.Dosya kapsamındaki delillerden; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi sona ermesine rağmen davalının \"...\" şeklinde markasal kullanım ile ticari faaliyette bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacı ... markasındaki ... harfinin güçlü ayırt edicilik kazandırdığı, davalının ayırt edici olan ... harfini benzer şekilde ... ibaresi önünde ... ibaresi ile birlikte benzer yazı karakteri, renkleri ve çizgi grafik ibare ile kullanması, ... ve ... ibarelerinin  anlamsal olarak aynı olması, davacı markası olan \"...\" yerine \"en doğal acı\" ibaresinin yine benzer yazı biçiminde  kullanılmasının davalı kullanımının davacı markası ile iltibas oluşturacak nitelikte olduğu, nitekim davalının kardeşi adına anılan ibare için yapılan marka başvurusunun da reddedildiği ve YİDK kararının iptali istemi ile Ankara 4. Fikri ve  Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/154 E., 2017/257 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı markası ile iltibas oluşturacak şekildeki kullanımın marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin manevi tazminat talep edebileceği,  itibar tazminatının oluşabilmesi için tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi şartını arandığı anlaşılmaktadır.Davalı vekili Ceza Mahkemesinde beraat ettiğini ileri sürmüşse de, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/39 D.İş dosyasında 21/05/2015 tarihinde mahkeme heyetiyle davalı adresinde tespit yapıldığı,  02/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda tabela ve işyeri içerisinde kağıt vs üzerinde kullanımının bulunduğu,  Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/202 Esas-2017/1168 Karar sayılı kararına konu suç tarihinin ise tespit tarihinden önce 20/05/2015 tarihli olduğundan, işbu davaya konu tespiti yapılan yeni bir eylem yönünden beraat kararının sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda,Yargıtay bozma ilamında da işaret edildiği üzere; davacı tarafça dava dilekçesinde yoksun kalınan kara dayalı tazminatın, 556 sayılı KHK'nın 66/2-(c) bendine göre,\" Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödenen lisans bedeline göre\" hesaplanmasını talep ettiği, daha sonra ibraz ettiği, 01/02/2017 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği,1.000 TL tazminatı 2.609,85 TL arttırarak 3.609,85 TL olarak talep ettiği anlaşılmıştır. Seçimlik haklar yenilik doğurucu haklardan olup, karşı tarafa ulaştıktan sonra değiştirilemeyeceğinden, davacı tarafça da dava dilekçesi ile seçimlik hak kullanıldığından, mahkemece  556 sayılı KHK'nın 66/2-(c) bendine göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, daha sonra değiştirilen seçeneğe göre karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin Yargıtay bozma ilamına uyulmasına ilişkin Daire kararından sonra ibraz ettiği,14/04/2025 tarihli dilekçesinde TBK 122. Madde gereğince munzam zarar talebinde bulunmuşsa da; munzam zarar talebi dava tarihinden sonra gelişen koşullara dayandırıldığından yeni bir talep ve yeni bir davanın konusu olması nedeniyle, bu yönde inceleme yaptırılarak munzam zarara hükmedilmesi talebi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan 05/01/2017 tarihli raporda; mali müşavir bilirkişi tarafından, taraflar arasında imzalanan ve 11/05/2015 tarihinde feshedilen Franchise Sözleşmesinde düzenlenen franchise bedeli esas alınarak yapılan hesaplamada; sözleşmenin 24.1 maddesi gereğince yıllık reklam katılım bedeli 400 USD ve yıllık 500 TL Lisans bedeli üzerinden 43 günlük hesaplama yapılarak davalının davacıya ödemesi gereken lisans bedeli 186,30 TL olarak bulunmuştur. Davalı tarafça yapılan hesaplamada 400 USD reklam katılım bedelinin hesaba dahil edilmemesi gerektiği ileri sürülmüşse de; her yıl ödenecek bedel olarak kararlaştırıldığından bilirkişi tarafından hesaplamaya dahil edilmesi usul ve yasaya uygundur. Dosya kapsamında alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve dosya kapsamına uygun olduğundan, davacı vekilinin yeniden bilirkişi raporu alınması talebinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4 maddesinde 5 yıllık olarak düzenlendiğinin yazılı olduğu, 16/12/2009 tarihli sözleşmede her yıl için aynı miktarda lisans bedeli belirlendiği göz önüne alınarak, mahkemece ihlal süresi ve somut olayın şartları dikkate alınarak 186,30 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacı tarafın yapmış olduğu seçenek değişikliği dikkate alınarak, yazılı şekilde 556 Sayılı SMK 66/2-b maddesi gereğince tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin 05/05/2025 tarihli dilekçesinde, davacı tarafın tescilli markalarının, mahkeme karar tarihinden sonra dava dışı .... Şti. Ne devredildiğini ileri sürdüğü, Dairemizce TPMK online sorgu ekranından alınan kayıtlarda, davacı vekilinin dava dilekçesinde dayandığı ..., ...ve ...sayılı markaların davacı tarafça davadan sonra 29/09/2016 tarihinde dava dışı .... Ltd. Şti.'ne, bu şirket tarafından da daha sonra 01/11/2019 tarihinde dava dışı .... Şti.'ne devredildiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin 28/05/2025 tarihli dilekçesinde de dava konusu markaların .... Şti.'ne geçtiğini doğruladığı ve davaya devralan şirket adına devam ettiklerini beyanla vekaletname ibraz ettiği  anlaşılmıştır.Davaya dayanak markalar, dava açıldıktan sonra devredildiğinden,  markaya tecavüzün ve haksız rekabetin meni ve refi talebi yönünden markaları devralan ... Şirketinin HMK 125. Madde gereğince davayı takip yetkisi ve davacı sıfatının bulunduğu, tazminat talepleri yönünden ise davacı ...'in davacı sıfatının devam ettiği  anlaşılmakla, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref talebi hakkında davacı ...Group yönünden talebin kabulüne, davacı ...'in tazminat taleplerinin kısmen kabulüne  karar vermek gerekmiş, taraf vekillerinin kazanılmış hakları göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalının davacı ... adına tescilli \"...\" esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına, menine ve kaldırılmasına, davalının \"...\" ibareli sözcükleri her türlü tanıtım evrakından, eşyasından, tabelasından, reklam araçlarından çıkarılmasına, eşyaya zarar verilmeden çıkarılması mümkün değil ise eşyaların toplatılarak imhasına, 3- 186,30 TL maddi tazminatın  23/06/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,4- 1.000,00 TL manevi tazminatın  23/06/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,5-Davacı ...'in fazlaya dair maddi, manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı taleplerinin reddine,6-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan tirajı en yüksek bir gazetede ilanına,7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüzden kaynaklanan 615,40-TL, maddi ve manevi tazminat yönünden 615,40 TL, olmak üzere toplam 1.230,80 TL karar harcından peşin alınan 529,41-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 701,39TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,7/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 27,70-TL başvurma harcı, 529,41TL peşin harç, 4,10-TL vekalet harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Davacı ... tarafından yapılan 2.600,00 TL bilirkişi ücreti, 993,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.593,00-TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.319,48 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacı ...'e verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,7/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 98,50 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 26,59-TL'sinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine,7/d Karar tarihininde yürürlükte bulunan ilk derece mahkemesi karar tarihi avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince markaya tecavüz yönünden 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı ...Group şirketine verilmesine,7/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine  göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'e verilmesine,7/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine  göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsiliyle davalıya verilmesine,7/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine  göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 186,30 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'e verilmesine,7/ğ- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesine  göre red edilen maddi tazminat talebi yönünden 186,30 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsiliyle davalıya verilmesine,8-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a- Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,8/b- İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 151,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 272,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,8/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,8/ç- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf ve temyiz yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8/d- Temyiz yargılaması için davacı  tarafından peşin olarak yatırılan temyiz karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 8/e- Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.330,20 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 514,62‬ TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.844,82‬ TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,8/f- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi istinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,Dair, verilen davalı tarafın yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aae974383b9e64ff","SID":"2138c314606f6bee"}}