{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C... BAM   44. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1448 Esas<br>KARAR NO:2025/927<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/02/2024<br>NUMARASI:2017/599 E. - 2024/162 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2014 yılında mali kriz sebebiyle davalı ... şirketinden ticari ilişkiye dayanmayan şekilde nakit para alarak borçlandığını, teminat olarak verdiği kambiyo senetlerinden bir kısmını vadesinde ödeyememesi üzerine diğer davalının, ... vekili sıfatıyla sürece müdahil olduğunu, davacı firmanın mal ve banka hesaplarına haciz tehdidi ile borcun çok üzerinde yeni kambiyo senetleri tanzim ettirilip davacı ... ve ...’ye de ciro ettirilerek borç yüklediklerini, başlangıçta makul vade farkı öngörülmesine rağmen diğer davalının müdahalesiyle fahiş vade farkı talep edildiğini, ödeme güçlüğü çeken müvekkilinin kooperatifteki ortaklık payını devretmeyi teklif ettiğini, bu teklifin kabul edilmesine rağmen kambiyo senetlerinin iade edilmediğini, senetlerin vade tarihinde bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, karşılıksız kalanların ise icraya konu edilerek cebri tahsil yoluna gidildiğini, davalı ...’ın ... şirketi adına teslim aldığı çekleri ya kendi adına ya da Av. ...a adına icraya koyduğunu, bu takiplerde ... şirketine ait ciro bulunmadığını, ayrıca ...’ye ait taşınmazın satışında ...’ın şahsi olarak satın alma yaptığını ve bu şekilde sebepsiz zenginleşme çabasında olduğunu, taraflar arasında çekler ve tahsilatlara ilişkin hesap mutabakatının sağlanamadığını, halen davalıların elinde muhtelif kambiyo evrakı bulunduğunu ve bunlardan üçünün ... adına icraya konu edildiğini, ... sayılı dosyalarında takibe konu çeklerin bedelsiz olduğunu,  bu takiplerde borçlu olmadıklarının tespiti ve takibin iptaline karar verilmesini  talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddia ve taleplerinin kurgudan ibaret olduğunu, gerçek dışı olduğunu, uzun uzun cevap verme gereği duymadıklarını, davacıların iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, iftira niteliğindeki iddialarına karşı yasal haklarının saklı olduğunu, davacıların taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddia ve taleplerinin kurgudan ibaret olduğunu, gerçek dışı olduğunu, uzun uzun cevap verme gereği duymadıklarını, davacıların iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, iftira niteliğindeki iddialarına karşı yasal haklarının saklı olduğunu, davacıların taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece davacı ...'nin, davacı şirketin yöneticisi olan iki müdürden birisi olduğu, münferit imza yetkisine sahip olduğu, davacı şirketin çek hesabından kendi emrine üç adet çek düzenleyerek bunları davalı ...'a ciro ettiği,  dava konusu çeklerin bedellerinin tahsili için ..., ..., ...,..., ... sayılı icra dosyalarının borcunun 11/05/2017 tarihinde o günkü kapak hesabına göre dosyaya ödediği ve yasal kesintilerden sonraki bakiyesinin alacaklı vekili ...'ın hesabına yatırıldığı, ... sayılı dosya borcunun ise borçlu davacı şirket müdürü ...'nin satışa çıkarılan ve davalı ... tarafından alınan taşınmazın satış bedelinden tahsil edilerek, alacaklı vekiline ödendiği, böylece toplam 580.000,00 TL bedelli üç çek için keşideci şirketin ödemiş olduğu meblağın 816.886,54 TL'ye ulaştığı, davalı ...'ın diğer davalı şirket ... İnşaat şirketinin vekalet verdiği avukatlar arasında olduğunun anlaşıldığı, davacı ...'nin yargılama süresince çeklerin keşide ve ciro edilme sebebi ve dayanağı hakkında hiçbir açıklama yapılmadığı, davacı ... şirketinin de, davalı şirketle ilişkisine, mal veya hizmet satın alındığına, çeklerin bunların bedeline karşılık düzenlendiği, davalı ...'a ciro edilme sebebine ve dayanağında dair herhangi bir somut bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, davacı tarafından bilirkişi incelemesine esas olmak üzere sunulan 2014/2015 ve 2016 yıllarına ilişkin Envanter kayıtlarında da buna ilişkin somut bir bilgiye rastlanılamadığının ve davacı tarafından dava konusuyla ilgili tevsik edici belgelerin incelemeye sunulmadığı, davalı tarafça dosyaya kanuni defter ve yardımcı hesap kayıtlarını dosyaya ibraz edilmediğinin bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğu,  davalı ..., davacı ...'nin ciro ettiği çekleri neden ve hangi sıfatla teslim aldığına dair, tahsil ettiği tutarları davalı şirkete iade edip etmediğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı ve belge ibraz etmediği, dava konusu 3 adet çekin davacı şirket hesabından davacı ... emrine düzenlenerek, davacı ... tarafından davalı ...'a ciro edildiği, iş bu çeklerin tahsili için 3 farklı icra dosyası açıldığı,  davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitini ve açılmış olan davaya konu icra dosyalarındaki takibin iptalini talep ettiği, ancak  davacının açıklanan nedenlerle davasını somut bilgi ve belgelerle ispat edemediği anlaşıldığından; \"Davanın reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, eksik inceleme sonucu verildiğini,  davacı ... Ltd. Şti.’nin mali kriz nedeniyle davalı ... İnşaat Ltd. Şti.’den borçlandığını, bu borcun ödenmesi için avukat ... ve ...’ya çekler teslim edildiğini,sonrasında davalıların  icra takibi başlattığını, ... ve 2... sayılı dosyalarındaki borçların tamamen ödenerek kapandığını, ayrıca davalı ...’a cirolanan 292.250 TL tutarındaki 4 çekin de tahsil edildiğini ve bu sebeple müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu kalmadığını, teminat olarak verilen bazı kambiyo senetlerinin vadelerinde ödenememesi üzerine davalı ... vekilinin sürece müdahil olduğunu ve müvekkil şirketin mal ve banka hesaplarına haciz tehdidi ile mevcut borcun çok üzerinde yeni kambiyo senetleri tanzim ettirdiğini, ... ve ...’ye şahsi olarak da ciro yaptırılarak borçlandırıldıklarını, söz konusu çeklerle mükerrer tahsilat yapıldığını, ...’ın ... adına teslim aldığı çekleri kendi adına veya Av. ...adına icraya koyduğunu, bu takiplerde ...’ya ait bir ciro bulunmadığını, ...’ye ait taşınmazın satışında da ...’ın şahsen açık artırmaya katılarak satın aldığını ve bu şekilde sebepsiz zenginleşme çabasında olduğunu, davalıların elinde halen bedelsiz kambiyo senetleri bulunduğunu ve bu senetlerden üçünün derdest icra takiplerine konu olduğunu, çeklerin iadesi gerekirken mükerrer tahsilata gidildiğini, bu nedenle müvekkillerin davalılara herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve çeklerin istirdadına karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin eksik inceleme ile davayı reddettiğini, menfi tespit davasının İİK m.72/IV gereği borcun ödenmesiyle istirdat davasına dönüşmesi gerekirken bunun göz ardı edildiğini ve davalılara mükerrer tahsilat imkanı tanındığını, davalıların haksız icra takipleri ve aşkın haciz işlemleri ile sebepsiz zenginleştiklerini, özellikle ... sayılı dosyasında ...’ye ait taşınmazın borcun çok üzerinde bir bedelle ... tarafından alacağına mahsuben satın alındığını, müvekkilin fazladan ödeme yaptığını, bu sebeple taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiğini, ayrıca davacı tarafın tanık olarak dinlenmesini talep ettiği ...’ın dinlenme talebinin süresinde bildirildiği halde reddedildiğini, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ve mahkeme kararının kaldırılmasını  taşınmazın   üzerine   ihtiyati   tedbir amaçlı davalıdır    şerhi  konulmasını , takip  dayanağı çekin istirdadına müvekkilinin bu takip nedeniyle borcu olmadığının tesbiti ile yoklukla sakat  yolsuz tescil işleminin de  iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava dilekçelerinde müvekkili hakkında asılsız ve gerçek dışı ithamlarda bulunarak borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davacıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava.., ...saylı takiplerinden sonra açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014'te mali krizde olması nedeniyle davalı ... İnşaat’tan ticari ilişkiye dayanmayan şekilde nakit borç aldığını, teminat olarak verdiği kambiyo senetlerinden bazılarını ödeyememesi üzerine diğer davalı ...’ın ... vekili sıfatıyla sürece müdahil olduğunu, haciz tehdidiyle borcun çok üzerinde yeni senetler düzenlettirildiğini ve bu senetlerle davacıların da şahsen borçlandırıldığını,  taşınmaz devri kabulüne  rağmen senetlerin iade edilmediğini, bu senetlerin bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini veya icraya konulduğunu, çeklerin tümünde  ... adına  ciro bulunmadığını, ... sayılı dosyasında; keşidecisi ...Şti., lehdarı ... olan,...bank ... Şube’ye ait, ... seri numaralı, 31.03.2016 keşide tarihli, 200.000 TL bedelli çek, ... sayılı dosyada; aynı keşideci ve lehdarlı, ... seri numaralı, 30.04.2016 tarihli, 210.000 TL bedelli çek,... sayılı dosyada; yine aynı keşideci ve lehdarlı, ... seri numaralı, 31.05.2016 tarihli, 170.000 TL bedelli çeklerin bedelsiz olduğunu belirterek, borçlu olmadıklarının tespiti ve takiplerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/153 esas, 2017/127 karar sayılı,08/05/2017 tarihli ilamı ile görevsizlik kararı verildiği ve yukarıdaki esasa kayıtla yargılamaya devam olunduğu görülmektedir. ...sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... vekili tarafından 21.06.2016 tarihinde borçlu ... ile ... aleyhine toplam  220.038,45 TL nin tahsili için ,kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği, takibin dayanağının ,  keşidecisi ... Şti., lehdarı ... olan, ...bank ... Şube’ye ait, ... seri numaralı, 31.03.2016 keşide tarihli, 200.000 TL bedelli çek olduğu, söz konusu çekin  sırasıyla  lehtar ... tarafından ve  alacaklı ... tarafından ciro edildiği ve  ibrazında karşılıksız kaldığı,   11.05.2017 tarihinde takip borcu olan  281.438,03 TL'nin  davacı şirket tarafından ödendiği  dosyanın infazen kapatıldığı,... sayılı icra dosyasının incelenmesinde;  alacaklı ... vekili tarafından 13.05.2016 tarihinde borçlu ... ile ...  aleyhine toplam 230.374,38 -TL nin tahsili için kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği, takibin dayanağının , keşidecisi ... Şti., lehdarı ... olan, ...bank ... Şube’ye ait,30.04.2016 keşide tarihli ... nolu 210.000 TL bedelli çek olduğu,söz konusu çekin  sırasıyla  lehtar ... tarafından ve  alacaklı ... tarafından ciro edildiği ve  ibrazında karşılıksız kaldığı, davacı  borçlu şirket tarafından 11.05.2017 tarihinde takip borcu olan  292.566, 95 TL nin  ödenerek  dosyanın infazen  kapatıldığı,... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... vekili tarafından 02.06.2016 tarihinde borçlu ... ile ... aleyhine toplam  186.188,07 TL  nin tahsili  için kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği, takibin dayanağının , keşidecisi ... Şti., lehdarı ... olan, ...bank ... Şube’ye ait,... seri numaralı, 31.05.2016 tarihli, 170.000 TL bedelli çek olduğu,söz konusu çekin  sırasıyla  lehtar ... tarafından ve  alacaklı ... tarafından ciro edildiği ve  ibrazında karşılıksız kaldığı, takip borcunun haciz ve satış sonrası 29.05.2017 tarihinde  infazen kapatıldığı, anlaşılmıştır.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.Fakat, menfi tespit davasını açan davacı ( borçlu ), davalının ( alacaklı ) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik iddiası  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu  m.687 anlamında bir kişisel def'i olup, düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'ini ileri sürebilir ve bu iddianın yazılı delil ile ispat külfeti davacıya aittir. Aynı şekilde teminat iddiasının da bedelsizlik iddiası kapsamında olup davacı tarafından yazılı delil ile ispatı gereklidir. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Diğer yandan  kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamaktadır. Ancak temel ilişki kapsamında yazılı veya kesin delil ile ispatlandığı taktirde senedin bedelsiz olduğu kabul edilir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı ... İnşaat Şirketi'nden borç aldığını, karşılığında bir kısım kambiyo senedi verdiğini, kambiyo senetlerinin bir kısmını vadelerinde ödeyemeyince, haciz tehdidi altında davacı ... ve davadaşı ...'nin cirolarını attığı fahiş vade farkı ekleyerek borçlandırıldıkları yeni kambiyo senetleri verdiğini, 4 adet çekin bankadan tahsil edildiğini, diğer 3 adet bedelsiz çekin  takibe konu edildiğini ileri sürerek menfi tespit davası açtığı, davadan sonra takip borçlarının ödenerek istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır...., ..., ... sayılı icra dosyalarında takibe konu çeklerin  keşidecisinin davacı şirket ,  lehtarının ise davacı  ... olduğu, lehtar ...'nin keşideci şirketi temsile yetkili müdür sıfatına haiz olduğu, ve lehtarı olduğu çekleri ciro ile davalı ...'a devrettiği, davalı alacaklının düzgün ciro silsilesine göre çeklerde yetkili hamil sıfatına haiz olduğu görülmektedir.Davacı vekilinin,  dava dilekçesinde borcun tam olarak miktarına ilişkin açıklamada bulunmadığı, davaya konu  3 adet çekin ... şirketine teminat olarak verildiğini ileri sürüyorsa da, HMK 200-201 maddeleri gereğince çeklerin teminat olarak verildiğini yazılı belge ile ispatlayamadığı, borcun yenilendiği iddiası yönünden ise TBK'nın 133-2 maddeleri gereğince tarafların açık yenileme iradelerini gösteren yazılı bir belge sunulmadığı, dosya kapsamında bulunan ... imzalı 22-07-2015 tarihli belgede, 4-3-2015 tarihinde alınan bedelsiz çeklerin iade edildiğinin yazılı olduğu, yenileme iradesi yahut teminat amaçlı verildiğini gösteren imzalı yazılı bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça mükerrer tahsilat yapıldığı iddiasında bulunulmuşsa da,  bu yönde bir delil sunulmadığı, dosya kapsamında bulunan ... imzalı 9-10-2015 tarihli alındı makbuzunda, davacı tarafçada bankadan tahsil edildiği beyan edilen 4 adet çekin 30-09-2015 tarihli 220.000 TL bedelli çek karşılığı verildiğinin yazılı olduğu, dava konusu icra takiplerine konu çeklerin mükerrer tahsil edildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Çek kural olarak ödeme vasıtası olup, bir borcun ödenmesi için verildiğine karine teşkil eder. Çeklerin keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davacı ... olduğu, ... tarafından beyaz ciro ile cirolanarak ...'a geçtiği, davacı tarafça ...'a borcunun bulunmadığı ileri sürülüyorsa da, Çekteki ciro silsilesine göre ...'ın yasal hamil olduğu dosyaya sunulan belge fotokopilerinden de, çeklerin ...'a teslim edildiği görülmüştür. Çeklerde ... inşaat  şirketinin cirosunun bulunmadığı gibi icra takiplerine de taraf olmadığı anlaşılmış ise de,  davacı tarafın ...'ın davalı şirket adına çekler aldığı iddiasına davalılarca açıkça karşı çıkılmadığı ve ...'ın aynı zamanda davalı şirket vekili olduğu anlaşılmıştır. İspat yükü davacıda olup, davacı iddiasının dava değeri göz önüne alındığında da, HMK 201. maddesi gereğince yazılı belge ile ispatı gerektiği, davalı tarafın tanık dinlenilmesine  muvafakati bulunmadığı, bu nedenle tanık dinlenemeyeceği, davacının  sadece envanter defterinin ibraz edildiği ve  dava konusu çeklere ilişkin kayıtlar bulunmadığı, diğer defterlerini ibraz etmediği, ispat yükünün davacıda olması ve HMK 222/3 maddesi gereğince  davacının usulüne uygun tutulmuş  tüm defterlerinin ibraz edilmemesinin sonuca etkisi bulunmadığı,  çeklerin bedelsiz olduğu, teminat çeki olduğu  iddialarının somut ve kesin delillerle ispatlanamadığı ,davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre, davacılar vekilinin esasa ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ayrıca davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğine ilişkin olarak;mahkemece icra dosyalarının infazen kapatıldığı hususunun dikkate alındığı, yapılan ödeme ve tahsilat bilgilerine gerekçede yer verildiği ve ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği  , davanın  İİK  72/6 maddesi gereği kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü , bu  durum nedeniyle mahkemece   ayrıca yapılması gereken bir usul işlemi bulunmadığı  dikkate alındığında davanın istirdat davası olarak görülmesi gerektiğine dair istinaf sebebi de yerinde ve sonuca etkili görülmemiştirDavacılar vekilinin;  \"icra yolu ile  satışı yapılan...'ye  ait    taşınmazın   üzerine   ihtiyati   tedbir   amaçlı    davalıdır    şerhi  konulması,  çekin istirdadı ,  yolsuz tescil işleminin iptali\" talepleri  ise eldeki davanın konusu olmadığı gibi  ve HMK 357. maddesi uyarınca  istinaf aşamasında yeni talepler ileri sürülemeyeceğinden  değerlendirme yapılmamıştır.Mahkemece sonuç itibariyle davanın reddi kararı yerinde ise de mahkeme gerekçesi düzeltildiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden \"davanın  reddine\" karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 08/02/2024 tarih, 2017/599 E., 2024/162 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda düzeltilmiş gerekçe ile;3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL arç peşin ve yenileme harcı olarak alınan ‭‭19.809,95‬ TL harcın mahsubu ile bakiye ‭‭‭19.194,55‬ TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı vekilince yenileme harcı olarak yatırılan harcın hazineye irat kaydına,4/c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/ç-Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 250 TL yargılama giderinin, davacıdan tahsiliyle davalı ...'a verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 91.000,00  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 830,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.999,4‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b95ccfca35c21dcf","SID":"cb4748b4d7be5cba"}}