{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1363 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1479<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t: 2025/202 D.İş Esas-2025/201 D.İş Karar<br>TALEP TARİHİ\t: 19/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2025<br>EK KARAR TARİHİ\t: 16/05/2025<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 29/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/08/2025<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/202 D.İş Esas 2025/201 D.İş Karar sayılı dosyasından verilen 21/04/2025 tarihli asıl ve 16/05/2025 tarihli ek kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>İSTEM:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, borçlu şirketin müvekkili şirketin sağlamış olduğu hizmet karşılığında kesilmiş olan,10.12.2024 düzenleme tarihli, 20.12.2024 son ödeme tarihli 0000100330938257 numaralı 159.704,50-TL bedelli tüketim faturasından kaynaklanan borcunu ödemediğini, borçlarının tahsili için borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Karşı taraf vekili 09/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle, alacaklı taraf ihtiyati haciz talebine dayanak olarak 10 Aralık 2024 düzenleme tarihli, 0000100330938257 numaralı faturayı sunduğunu ancak söz konusu fatura, müvekkili şirket tarafından düzenlendiği tarihten kısa süre sonra açıkça reddedildiğini ve süresi içinde iade edildiğini, icra takibi ve ihtiyati haciz istemi, bu iade edilen ve kabul edilmeyen faturaya dayanılarak başlatıldığını, aynı zamanda karşı taraf, ihtiyati haciz talep ederken bu faturanın iade edildiğinden dahi bahsetmediğini, dolayısıyla hukuken geçersiz, kabul edilmeyen ve fiilen iade edilmiş bir fatura ile alacak varlığı ileri sürüldüğünü, bu durum, yalnızca “yaklaşık ispat” yükümlülüğünün yerine getirilmemesi değil, hiçbir somut ispat unsuru sunulmaksızın haciz talebinde bulunulduğunu açıkça gösterdiğini, mahkemenin ihtiyati haciz kararı verirken dayandığı belge, alacaklının tek taraflı beyanı niteliğinde olup, müvekkilinin açıkça reddettiği bir fatura dışında hiçbir somut dayanağa sahip olmadığını, bu nedenle ortada hukuken geçerli bir alacak iddiası yada bu iddiayı destekleyecek bir ispat unsurunun mevcut olmadığını, bu durum İİK m. 257 anlamında değil yaklaşık ispat, asgari ispat dahi sunulmadığı anlamına geldiğini, alacaklı tarafın, daha önce reddedilmiş ve iade edilmiş bir faturayı esas alarak ihtiyati haciz kararı aldırması, hem iyi niyet kurallarıyla, hem de ihtiyati tedbirin istisnai ve temkinli uygulanması ilkesine aykırı olduğunu, faturanın iadesi ve borcun açıkça reddedilmiş olması, alacağın zaten baştan itibaren mevcut olmadığını gösterdiğini, iade edilmiş bu faturaya dayanarak açılmış icra takibine de itiraz edilmiş olup takip durudurulduğunu, iade edilmiş ve hukuken hiçbir anlam ifade etmeyen bu fatura üzerinden müvekkilinin tüm banka hesaplarına, taşınmazlarına, araçlarına haciz konularak iş yapamaz duruma getirilmesi telafisi güç zararlar doğuracağını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:<br>Mahkemece, alacaklının ibraz ettiği belgeler incelendiğinde İİK'nun 257 vd maddelerindeki yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının (159.704,50 -TL) ihtiyati haczine, ihtiyati haciz isteyen tarafından HMK.87.maddesinde yazılı türden ve alacak miktarının % 20'si oranında (şahsi kefalet hariç) 31.940,90- TL teminat yatırılmasına, İİK' nin 261. maddesi gereğince 10 gün içinde mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde infaz edilmek üzere alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARAR ÖZETİ:<br>Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturadan kaynaklı olduğu, İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, tüketim bedeli faturalarının son ödeme tarihlerinin geçtiği anlaşılmakla ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Karşı taraf vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından dayanak gösterilen tek belge bir fatura olduğunu, söz konusu fatura, herhangi bir mal veya hizmet ifasına dayanmamakta; tek taraflı olarak kesildiğini, alacaklı taraf, ihtiyati haciz talebine dayanak olarak 10 Aralık 2024 düzenleme tarihli, 0000100330938257 numaralı faturayı sunduğunu ancak söz konusu fatura, müvekkili tarafından düzenlendiği tarihten kısa süre sonra açıkça reddedildiğini ve süresi içinde iade edildiğini, icra takibi ve ihtiyati haciz istemi, bu iade edilen ve kabul edilmeyen faturaya dayanılarak başlatıldığını, aynı zamanda karşı taraf, ihtiyati haciz talep ederken bu faturanın iade edildiğinden dahi bahsetmediğini, mahkemece \"faturanın son ödeme tarihinin geçtiği anlaşılmıştır\" denilerek itirazın reddedildiğini, iade edilmiş elektronik faturaların hukuki karşılığının olmadığı malumken mahkemenin son ödeme tarihini dikkate almasının hatalı olduğunu, dolayısıyla hukuken geçersiz, kabul edilmeyen ve fiilen iade edilmiş bir fatura ile alacak varlığı ileri sürüldüğünü, bu durum yalnızca “yaklaşık ispat” yükümlülüğünün yerine getirilmemesi değil, hiçbir somut ispat unsuru sunulmaksızın haciz talebinde bulunulduğunu açıkça gösterdiğini, mahkemenin ihtiyati haciz kararı verirken dayandığı belge, alacaklının tek taraflı beyanı niteliğinde olup, müvekkilinin açıkça reddettiği bir fatura dışında hiçbir somut dayanağa sahip olmadığını, bu nedenle ortada ne hukuken geçerli bir alacak iddiası, ne de bu iddiayı destekleyecek bir ispat unsurunun mevcut olmadığını, bu durum, İİK m. 257 anlamında değil yaklaşık ispat, asgari ispat dahi sunulmadığı anlamına geldiğini, alacaklı tarafın, daha önce reddedilmiş ve iade edilmiş bir faturayı esas alarak ihtiyati haciz kararı aldırması, hem iyi niyet kurallarıyla, hem de ihtiyati tedbirin istisnai ve temkinli uygulanması ilkesine aykırı olduğunu, faturanın iadesi ve borcun açıkça reddedilmiş olması, alacağın zaten baştan itibaren mevcut olmadığını gösterdiğini, iade edilmiş bu faturaya dayanarak açılmış icra takibine de itiraz edilmiş olup takibin durdurulduğunu, müvekkilinin tüm banka hesaplarına, taşınmazlarına, araçlarına haciz konularak iş yapamaz duruma getirilmesi telafisi güç zararlar doğuracağını, nitekim açılan icra dosyasına da itiraz edilmiş olup takip dayanağı gösterilen faturanın iade edilmiş olduğu ve hukuken karşılığı olmadığı orada da açıkça belirtildiğini, davacı da usulsüz bir belgeye dayanarak icra takibi başlattığının farkında olmalı ki dosyaya yapılan itirazdan sonra itirazın kaldırılması yahut iptaline dair hukuki bir adım atmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Talep, ihtiyati haciz talebi olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin verilen karara yönelik karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece 16/05/2025 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmiştir. <br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”<br>265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.<br>Taraflar arasındaki ... Sözleşmesi bu sözleşmenin 7/2 . maddesi 7/3. maddesi 7/4. maddesi hükümleri dosya içinde mevcut, 10/12/2024 tarihli fatura örneği ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispatın değil yaklaşık ispatın yeterli oluşu sözleşmeye dayalı olarak ödeme tarihleri belirlenip düzenlenen fatura bedeli doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesinde İcra İflas Kanunu 257. maddeye aykırı bir husus bulunmadığı,İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik karşı taraf vekili tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/202 Esas 2025/201 Karar sayılı dosyasında verilen 21/04/2025 tarihli asıl kararı ve 16/05/2025 tarihli ek kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan karşı taraftan alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Karşı tarafça karşılanan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 29/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa11d5033fe93319","SID":"9d4926f642e4a253"}}