{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/282 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1363<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t: 2020/303 Esas-2023/767 Karar<br>DAVA TARİHİ\t: 01/07/2020  <br>KARAR TARİHİ\t: 05/10/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Ödenen Kaçak Elektrik Faturası Bedelinin İadesi<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 03/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/07/2025<br><br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/303 Esas 2023/767 Karar sayılı dosyasından verilen 05/10/2023 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...adresinde bulunan müvekkili şirkete ait işyerinde davalı ... A.Ş. görevlilerinin 26.12.2019 tarihinde yapmış oldukları denetlemede; işyerine ait 50 KVA gücündeki trafonun ölçü devresinde bulunan akım trafosu kablolarından birine sayaç kapağı mühürlerinin sökülerek müdahale edildiği ve sayacı 1/3 oranında eksik yazdırmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile tutanak düzenlendiğini ve müvekkiline 206.206,23 TL tutarında kaçak elektrik faturası kesildiğini, bu kaçak elektrik kullanımı iddiasına karşılık müvekkilince 09.01.2020 tarihinde ... A.Ş.'ne itiraz edildiğini, ancak müvekkilinin itirazının davalı şirket tarafından komisyonca kabul edilmediğini, bu süreçte müvekkilinin işyerinin elektrik enerjisinin kesilmemesi ve yasal takip sürecine geçilmemesi için söz konusu kaçak elektrik fatura bedelinin 09.01.2020 tarihinde ihtirazi kayıtla davalı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin işyerinde yaklaşık 1,5 yıl kadar önce davalı tarafça yapılan incelemeler sırasında işyeri sayaç devresinde bulunan akım trafolarının klas:1 sınıfı olduğu, bu akım trafolarının klas:0,5 özelliğindeki akım trafoları ile değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu inceleme sırasında sayaç bölümündeki mührün davalı şirket görevlileri tarafından söküldüğünü, mühür söküldükten sonra “siz akım trafolarını değiştirin, bize haber verin, gelip mühürleyelim' denildiğini, müvekkil şirketin istenilen değerdeki akım trafolarını temin ederek ve davalının ....'daki Müdürlüğüne götürerek onaylarının alındığını, daha sonra bu akım trafolarının elektrik teknisyeni .... aracılığı ile değiştirdiğini, bu işlem için .... tarafından müvekkil şirkete fatura düzenlendiğini, akım trafolarının değişim işleminden sonra Menderes ilçesindeki davalı şirket görevlilerini arayarak sayaçların mühürlenmesinin talep edildiğini, ancak sayaçları mühürlemeye davalı şirket görevlilerinin gelmediğini, akım trafolarının değiştirilmesi sırasında müvekkilince sayaç bağlantılarına müdahale edilmediğini, ayrıca müvekkil şirkette takılı olan sayacın akım trafolu elektronik sayaç olduğunu, elektronik sayaçların kapağının açılması halinde bu durumun sayaç hafızasına kaydedildiğini, sayaç kapağının açılmadan sayaç bölümünün mührünün koparılarak bir faza ait akım trafosunun kablosunun sökülmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, ayrıca, müvekkil şirkette uzaktan okuma cihazının Ocak ayından itibaren kullanılmaya başlandığını, dolayısıyla tutanakta belirtilen ve söküldüğü iddia edilen akım trafosu kablosunun 1,5 yıllık dönemde fiziken davalı şirket görevlilerince yapılan aylık kontrol ve ölçümler sırasında daha önce tespit edilememiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin tutanak tarihinden 3 yıl öncesine ait tüketimleri ile tutanak sonrasına ait aylık tüketim kayıtları incelendiğinde bariz bir değişim yaşanmadığının açıkça görüleceğini, müvekkiline ait işyerinin yaklaşık 3 yıldır ilgili adreste faaliyet gösterdiğini, bu iş yerinden İzmir'in muhtelif noktalarında bulunan mağazalara mal dağıtımının yapıldığını, söz konusu iş yerinin gündüz ve tek vardiya çalıştığını, buna karşılık davalı şirket tarafından düzenlenen tutanakta soğuk hava depolarının bulunması nedeniyle üç vardiya çalışılıyormuş gibi değerlendirme yapıldığını, soğuk hava depolarının istenilen soğukluk değerine ulaştığında beklemeye geçtiğini, ısı yükseldikçe tekrar çalıştığını, bu şekilde kesintili çalışma nedeniyle günlük çalışmanın 8-10 saati geçmeyeceğini, bu nedenle 3 vardiya çalışma olduğu varsayımı ile yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, dava konusu fatura düzenlenirken işyerindeki geçmiş dönemlere ait tüketim değerlerinin incelenmediğini ve tahakkukunun fahiş miktarlar üzerinden yapıldığını, geriye dönük fark tüketim ve kaçak tüketim hesaplamasında sayacın 2/3 oranında doğru değer kaydettiği, 1/3 oranında eksik değer kaydettiğinin tutanakta belirtildiği halde bunun dikkate alınmadan ölçülen anlık güç üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, hesaplamanın sayacın 1/3 oranında eksik değer kaydettiği dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen tespit tutanağının hukuken geçerli olmadığını, geçerliliği olmayan bu tutanağa istinaden müvekkili aleyhine fatura düzenlenmesini kabul edilemeyeceğini, tutanağın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin müracaatı üzerine verildiğini, ayrıca tutanakta müvekkil şirket yetkilisinin ve tanık sıfatıyla bulunan kişinin imzasının alınmadığını ileri sürerek; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespitine, 23305 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağının ve bu tutanağa dayanılarak düzenlenen 31.12.2019 tarih ve 206.206,23 TL bedelli faturanın hukuka aykırı suretle düzenlendiğinin tespiti ile iptaline, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödenen 206.206,23 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu .... adresindeki iş yerinde müvekkil şirket görevlilerinin 26.12.2019 tarihinde yaptığı kontrol sırasında; “sayaç bölümünün mührünün koparılarak, bir faza ait akım trafosu kablosunun sökülmek suretiyle' kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek K-23305 seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 31.12.2019 tarih ve GDZ2019000004273 nolu faturanın tahakkuk ettirildiğini, davacıya tahakkuk ettirilen fatura ve yapılan işlemlerin her birinin karşılığının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde açıkça yer aldığını, tüm işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığını, davacıya ait işyerinde yapılan kontrol sırasında; ölçü devresinde bir faza ait trafo canlı uçu bağlantısının çıkarıldığının tespit edildiğini, tespit esnasında powermetre ile tesisin çekmiş olduğu gücün ölçüldüğünü, ölçüm sonucu bulunan 33 KW'lık güç değerinin hesaplamada dikkate alındığını, kaçak elektrik tüketimin hesabında 27.09.2019 tarihi ile tutanağın düzenlendiği 26.12.2019 tarihi arasındaki 90 günlük döneme 62.370 kWh kaçak tahakkuku, 26.12.2018 - 27.09.2019 tarihleri arasındaki 275 günlük döneme de 190.575 kWh kaçağa bağlı ek tüketim hesaplandığını, bu tüketimden sayacın kaydettiği 65.124 kWh tüketim tenzil edilerek 206.206,23 TL tutarında kaçak elektrik faturası oluşturulduğunu, bu hesaplama yapılırken davacı şirketin Uzundere Mah. 6002. Sokak No:23 adresinde abonesiz kaçak elektrik kullanımının tespit edilmiş olması sebebiyle kaçak elektrik faturasının hesabında EPDK tarifelerinin 2 katı alınarak hesaplama yapıldığını, davacının, dava konusu elektrik faturasının iptali talebini Kaçak Elektrik İtiraz Komisyonunda değerlendirildiğini ve kabul görmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:<br>Mahkemece, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL olarak hesaplandığı, ... A.Ş. tarafından tahakkuk ettirilen 206.206,23 TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının davacı tarafından 09.01.2020 tarihinde ... Bankası kanalıyla davalı şirkete itirazi kayıtla ödendiği, davacı şirketin kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL'lık bölümünden sorumlu olduğu, 206.206,23- 56.981,98 = 149.224,25 TL'ndan borçlu olmadığı ve söz konusu bedelin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça davalıya GD12019000004273 numara, 31.12.2019 tarihli fatura bedeli olarak ödenen 149.224,25-TL'nin ödeme tarihi olan 09.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-bilirkişi raporunda, 31.12.2017-25.05.2018 tarihleri arasındaki günlük ortalama tüketim değeri 304,2 kWh/gün ihtilafsız dönem tüketimi alınarak 90 gün kaçak, 275 gün ek tahakkuk hesaplaması yapılmak suretiyle kaçak elektrik kullanım faturasının 55.981,98-TL olması gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda 26.12.2018 ile 26.12.2019 tarihleri arası 1 yıllık zaman dilimine kendi yorumuna çerçevesinde 'ihtilafsız dönem' olarak kabul ettiği 31.12.2017 ile 25.05.2018 arası 5 aylık tüketimleri baz alarak hesaplama yapıldığını ancak bu görüşün hatalı olduğunu, EPTHY'nın 44/1 hükmü; tüketimi doğru kaydedilmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplama yapılması gerektiğinin belirtildiğini, EPTHY'ne göre 5 aylık dönem tüketimi ile 12 aylık döneme hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle tesisata ilişkin sağlıklı bir dönem tüketimi olmadığı için mevzuata uygun olarak kurulu gücün %60'ı üzerinden hesaplama yapıldığını, <br>-yine bilirkişi raporunda işyerinde soğuk hava deposu olmasının o işyerinin 24 saat çalıştığı anlamına gelmeyeceğini bu nedenle 21 saat üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunun belirtildiğini, soğuk hava depolarının enerjisi kesildiğinde soğutma özelliğini kaybedeceğinden sürekli enerji ile beslenmekte olup enerji sarfiyatı süreklilik arz ettiğini, bu nedenle kurulu gücün %60'ı üzerinden yapılacak hesaplamada, çalışma süresinin 3 vardiya 21 saat olarak dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna bu nedenlerle itiraz edilmişse de sonucun değişmediğini, ilk derece mahkemesinin bilirkişinin hatalı yorumunu dikkate alarak karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava, davalı şirket görevlileri tarafından davacı şirketin iş yeri hakkında düzenlenen kaçak elektrik tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen kaçak elektrik fatura bedelinin ihtirazi kayıtlı ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturası 56.981,98 TL olarak hesaplandığı, davacı şirketin, kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL'lık bölümünden sorumlu olduğu, 206.206,23- 56.981,98 = 149.224,25 TL'ndan borçlu olmadığı ve söz konusu bedelin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle ; davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça davalıya GD12019000004273 numara, 31.12.2019 tarihli fatura bedeli olarak ödenen 149.224,25-TL'nin ödeme tarihi olan 09.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br> Davacı şirkete ait .... adresindeki işyerinde 23297582 tesisat nolu elektrik aboneliğin kurulu olduğu, davacı şirketin kendine ait 50 KVA gücündeki özel trafodan enerji aldığı, iş yerinin bağlantı (sözleşme) gücünün 30 KW olduğu anlaşılmaktadır. <br>Davalı ... A.Ş. görevlilerinin 26.12.2019 tarihinde davacının işyerinde yapmış olduğu denetlemede; “Ölçü devresinde yapılan kontrolde; sayaç bölümünün mührünün koparılarak bir faza ait akım trafosunun kablosunun sökülerek kaçak elektrik kullanıldığı' yönünde K-23305 seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği görülmüştür. Bu tutanakta; çekilen gücün 33 KW olduğu, işyerinin soğuk hava deposu olarak kullanıldığı ve üç vardiya çalışma olduğu belirtilmektedir. Tutanakta “abone veya temsilcisi” ile “tanık” bölümlerinin imzasız olduğu görülmektedir.<br>Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere; ölçü sistemindeki akım trafolarının birinden sayaca giden kablonun çıkarılması halinde, sayaç o faz üzerinden çekilen enerjiyi kaydetmeyeceği, bu eylem sayacın eksik değer kaydetmesine yönelik olduğundan Kaçak Elektrik Tespit tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.c maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddelerine göre davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL olarak hesaplandığı, davaya konu kaçak elektrik kullanımı üç fazlı ve akım trafolu bir ölçü sisteminde üç adet akım trafosundan birinin ucu çıkarılarak gerçekleştirildiği ve 3 fazdan birinin tüketim kaydetmemesinin sağlandığı, böyle bir durumda sayacın önceki döneme göre 1/3 oranında eksik tüketim kaydedeceği teknik olarak bilinen bir durum olduğu, bağlantının düzeltilmesinden sonra (tutanaktan sonra) davacının tüketimi tekrar aynı seviyesine çıktığı, aslolan da tüketim incelemesi ile bu durumun, yani müdahale öncesi 3 birim olan tüketimin müdahale döneminde 1/3 oranında azalarak 2’ye düşmesi, tutanak ile birlikte bağlantının düzeltilmesinden sonra tekrar 3 birime çıktığı, abonelerde bir takım ilave cihazların kullanıma girmesi yada azalış göstermesi sebebiyle 12 aylık hesap dönemi için 12 aylık emsal tüketim dönemi bulunması her zaman mümkün olmayabileceği, davacının kaçak elektrik kullanma şeklinin ve bunun ortaya çıkaracağı tüketim azalmasının teknik olarak belirlenebilir olması sebebiyle müdahale öncesi 5 aylık tüketim incelemesinin yeterli olduğu, 3 adet akım trafosunun da bağlı olduğu 5 aylık dönemdeki tüketimin emsal alınması, 12 aylık tüketim miktarının hesaplanmasında hata oluşturacak bir durum olmadığı, bazı abonelerde, bu süreçte ilave cihazların kullanıma girmesi veya kullanımdan çıkması sebebiyle 12 ay gibi uzun bir sürenin emsal alınması hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Yine Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere , davalı hesaplamasında işyerinin soğuk hava deposu olarak faaliyet göstermesi nedeniyle günlük çalışma süresinin 3 vardiya = 21 saat olarak alındığı, bütün soğutucularda olduğu üzere soğuk hava depolarında da kompresörün istenilen soğutma değeri sağlanana kadar çalıştıktan sonra istenilen soğutma değerine ulaşıldığında termostat aracılığı ile durdurulduğu, bu çalışma şeklinin gün boyu devam etmesi o işyerinin 24 saat çalıştığı anlamına gelmeyeceği, kompresörün çalışma süresi iklim koşullarına ve soğuk hava deposu kapısının açılma sıklığına bağlı olarak değişeceği, Yönetmelikte konutlar için günlük çalışma süresi 5 saat kabul edildiği, davalı hesaplamasında olduğu gibi ölçüm sonucu bulunan güç ve günlük 21 saat üzerinden hesaplama yapıldığında davacının günlük ortalama tüketiminin; 33 KW x 21 saat/gün = 693 kWh/gün olması gerekmekte olup, kök rapordaki tabloda davacının ölçü sistemi düzeltildikten sonra hiçbir okuma döneminde davacıya ait iş yerindeki tüketim miktarının hiçbir zaman davalı tarafın iddia ettiği miktar olan 693 kW (21 saat/gün x 33 kW) seviyesine ulaşmadığı, bu durumun da davalı tarafından hesaplamanın doğru olmadığını gösterdiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.<br>Sonuç olarak bu durumda yukarıda açıklandığı üzere davacı şirketin geçmişte kaydedilen ihtilafsız tüketim değerleri bulunduğu, davaya konu kaçak elektrik kullanım şekli sayacın bir fazına ait akım trafosu ucunun çıkarılması olduğu, tüketim kayıtlarının incelenerek tüketimin 1/3 oranında azaldığı tarihi tespit etmenin mümkün olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Miktarının Hesaplanması” başlıklı 44. maddesinde öncelik sırası; önce doğru şekilde kaydedilmiş sayaç değerlerinin esas alınması, bu şekilde tüketim değerlerinin bulunmaması halinde 'ihtilafsız aynı dönemlere ait tüketim değerlerlerine göre' hesaplama yapılması, bu şekilde tüketimlerin de bulunmaması halinde kurulu güç değerine ve günlük çalışma süresine göre hesaplama yapılması seklinde olacağı, davacı şirketin kaçak elektrik kullanımının başlangıç tarihinden önce sayacın kaydetmiş olduğu ihtilafsız tüketim değerleri mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımının başladığı tarihin de belli olduğu, bu nedenle davacıya düzenlenecek kaçak elektrik faturasına esas tüketim miktarının hesaplanmasında ihtilafsız tüketim değerlerinin esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki bağlantı anlaşması ve sözleşmede davacının işyerinin kurulu gücü 50 KVA ve bağlantı (sözleşme) gücü 30 KW olduğu halde, davalı şirket tarafından anlık ölçüm değerinden hareketle güç değeri 33 KW olarak alındığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde 'ölçülecek anlık güç' değerinden hareketle hesaplama yapılacağı yönünde bir hükmün bulunmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında bilirkişi tarafından davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturası 56.981,98 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 206.206,23 TL tutarındaki kaçak elektrik faturası davacı tarafından 09.01.2020 tarihinde ... Bankası kanalıyla davalı şirkete itirazi kayıtla ödendiği, davacı şirketin, kaçak elektrik faturasının 56.981,98 TL'lık bölümünden sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile ödenen 149.224,25-TL'nin ödeme tarihi olan 09.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/303 Esas 2023/767 Karar sayılı dosyasında verilen 05/10/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 10.193,50 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 2.548,36 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 7.645,14 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f2805bc920f731e","SID":"3e77c6321ac890d9"}}