{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/825  <br>KARAR NO\t: 2025/569<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 02/07/2025<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından tedbir talepli olarak ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:<br>''...<br>Konu\t\t: Davalı Anonim Şirketinin 08.09.2023 tarihli Olağan Genel Kurulunun ve Genel Kurul gündeminin 5. Ve 8. Maddesi ile ilgili alınmış Genel kurul Kararlarının İptali ile kararların yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminden ibarettir.  <br>Açıklamalar\t\t: 1-Müvekkilimin %20 hissedar bulunduğu davalı şirketin 2022 yıllına ilişkin Olağan Genel Kurulu 08.09.2023 tarihinde------ adresinde, ortaklardan -----ve vekili Av.  ------ katılımı ile gerçekleşmiştir. <br>\t\t     Müvekkilim tarafından Genel Kurul'da alınan bir kısım kararlara (özellikle gündemin 5. Ve 8. maddesi) kanuna, esas sözleşme hükümlerine, mahkeme kararına ve dürüstlük kurallarına aykırılık nedeni ile olumsuzluk oyu verilmiş ve kararlara bu şekilde şerh düşülmüştür.<br>\t\t  2-Gündemin 5. Maddesinde, \"Geçmiş Yıl karlarından şirket ortaklarına kar payı dağıtılıp veya dağıtılmaması hakkında görüşülmesi\" bulunmakta olup, yapılan görüşme sonunda müvekkilim paydaşın itiraz ve olumsuz oyuna(24.000) rağmen, ----- olumlu oyu ile(43.800), kar dağıtılmamasına karar verilmiştir. Genel kurul tutanağında da görüleceği üzere; \"... Şirketin sermaye ihtiyacı mevcutken, elde edilmiş karın dağıtılmasının şirketin mali yapısına zarar vereceğinden\" bahisle kar dağıtılmaması karar altına alınmıştır. Oysa ki, kar payı dağıtılmaması yönündeki karara olumsuz oy veren müvekkilim, \"bu kararın  ve kar dağıtmama talebinin kanuna ve hukuk aykırı olduğunu, karın her türlü gider ve vergiden arınmış olduğunu, geleceğe ait öngörülemeyen farazi işlemlere bu kar payının ayrılamayacağını, özellikle sermayeye eklenmesi için sermaye artırım kararı olması gerektiği halde, bu kararın olmaması nedeni ile kar payının sermayeye eklenemeyeceğini\" bildirmiş ve bu nedenle kar payının dağıtılması gerektiğini öne sürmüştür. Bu haklı talebe rağmen çoğunluk oyu ile kar dağıtılmaması yönünde oy çokluğu ile karar verilmiştir.Genel Kurul tarafından alınan bu karar maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olup, kanaatimizce iptal edilmelidir. Zira, Genel Kurul tutanaklarında da belirttiğimiz gibi, kar payı dağıtılmamasına ilişkin ileri sürülen nedenler hukuki ve yasal değildir. Özellikle sermaye eksikliği nedeni ile kar dağıtılmaması tam bir hukuk garabetidir. Sermaye artışı kanun ile düzenlenmiş olup, buna ilişkin Genel Kurul kararı alınması lazımdır. Genel Kurul kararı olmadan böyle bir eylem ve karın sermayeye katılması hukuken mümkün değildir. Keza, müvekkilimin paydaş olarak en doğal hakkı olan kar payını almasının engellenmesi, bu hakkın çoğunluk pay tarafından ihlalidir. Yasa ve Hukuk buna izin vermez. O nedenle de alınan bu Genel kurul Karınının sair nedenler de gözetilerek iptali gerekmektedir. <br>\t\t  3-Gündemin 8. Maddesi, yönetim kurulu üyelerine aylık ücret ödenmesi kararıdır. Bu gündem ile----- tüm itirazlarına rağmen aylık net 65.000.-TL ücret ödenmesine, yine yönetim kurulu üyesi ----- aylık 45.000.-TL ücret ödenmesine karar verilmiştir.\t\t    <br>\t\t     Müvekkilim tarafından bu madde görüşülürken ücret miktarına ve ücrete çok net olarak itiraz edilmiş, ancak bu itirazlar çoğunluk oyu tarafından nazara alınmayarak ---- 65.000.-TL, ----- 45.000.-TL aylık ücret ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. <br>\t\t    Müvekkilimin bu maaşlara itiraz nedenleri, ücretlerin çok yüksek olduğu, özellikle ---  dışında yaşaması nedeni ile şirkete hiç gelmediği ve herhangi bir faaliyette bulunmadığı, istenen ücretin kısmi kar payı dağıtımı niteliğinde olduğu, şirketin iyi yönetilmediği, büyütülmediği, karlılığının çok düşük kaldığı, bu bedelin istenmesi için bir haklılık payının olmadığı, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği yönündedir.\t\t     Keza, 2019-2020-2021 yılları Genel Kurulunda yine, yönetim kurulu üyeleri ----- için takdir edilen 45.000.-TL Net maaş ödenmesi hakkındaki Genel Kurul kararı ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Sayılı dosyası ile iptal edilmiş olup, karar henüz kesinleşmemiştir. Mahkemece bu maaşın ödenmesi yönündeki kararın iptal gerekçeleri de bizim ileri sürdüğümüz itirazlarla aynı yöndedir. Dolayısıyla, bu karar alınırken bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda böyle bir görüş olmasına rağmen ısrarla maaşlardan artırılmasının hiç bir hukuki geçerliliği yoktur. Bu nedenle bu maddeye ilişkin Genel kurul kararının da iptali gerekmektedir.Çoğunluk, aldığı bu hukuk dışı kararlar ile şirketi zarara uğratma ve müvekkilim paydaşın kar payı almasını engelleme çabası içerisindedir. Bu karar kötü niyetle alınmıştır. Kanun kötü niyeti korumaz.<br>\t\t  4-Gündemin 5. Ve 8. Maddesi, açıkça kötü niyetli, kanuna ve sözleşmeye aykırı bir durum arz ettiğinden ve ileride şirket için onulmaz zararlara neden olacağından, öncelikle GK da alınan kararların YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI İÇİN İHTİYATİ TEDBİR KARARI TALEP ETME ZARURETİ HASIL OLMUŞTUR. <br>\t\t   5-Genel kurul tutanağından da anlaşılacağı üzere YK üyeleri İbra de edilmemiştir. Bu hususun da nazar alınmasını arz ve talep ediyoruz.<br>\t\t   6-Şirketin kötü yönetilmesi ve büyümemesi, hesap verilmemesi, sürekli zarar etmesi, kar payı dağıtılmaması, şişirilmiş giderler, -----. ile olan iyi niyetten yoksun ve davalı şirketi zarara uğratan, haksız rekabete neden olan ticari ilişkilerin belirsizliği gibi nedenler ile davalı <br>hakkında TTK 531. Maddesi uyarınca tarafımızdan ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Sayılı dosyası ile  şirketin feshi davası açılmıştır. Bu davada bilirkişiler şirketin feshi için haklı nedenlerin var olduğu yönünde görüş bildirmiş olup, bilirkişi raporu iş bu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası içerisindedir. O nedenle bu davayı ve dava dosyası içerisindeki tüm delilleri de bu dosyada delil olarak gösteriyor ve dosyanın celp edilerek incelenmesini ve bu davada delil olarak nazara alınmasını talep ediyoruz. <br>........................<br>İstem\t\t: 1-Yukarıda açıkladığımız ve ----. Ticaret Mahkemesinin ----. Sayılı dosyası ile----- Asliye Ticaret MAhkemesinin-------Sayılı dosyaları ve içerisindeki tüm delillerin de celp ve tetkik edilerek; ileride telafisi mümkün olmayacak zararların önlenmesi açısından davalı şirketin 08.09.2023 tarihli Olağan Genel kurul kararlarının(5. Ve 8. maddesi) YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI için İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,<br>\t\t 2-Davalı şirketin 08.09.2023 tarihli Olağan Genel Kurulun ve burada alınan hukuksuz, kötü niyetli, ana sözleşmeye aykırı (gündemin 5. Ve 8. Maddesine ilişkin)  kararlarının İPTALİNE,\t\t<br>...''<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak 08/09/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 nolu kararların iptaline ve söz konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına kararı verilmesi talep ve dava edilmiştir.<br>Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesi halinde davalı şirketin işleyişinin sürüncemede kalarak ciddi zarara uğrayacağı ileri sürülerek maddi ve hukuki yönden şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi istenmiştir.Yapılan ön inceleme duruşmasında engel bir dava şartı bulunmadığı belirlenerek tahkikata geçilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılması öngörülerek tedbir talebi yönünden TTK. Madde 449 gereğince yöneticiye tebligata ilişkin ara karar oluşturulmak suretiyle söz konusu yasal düzenlemenin gerekleri gözetilerek ve nihayet müteakip duruşma olan 26/06/2024 tarihli duruşmada zapta geçildiği şekilde yönetim kurulu üyeleri tarafından müştereken olmak üzere ibraz edilen 15/04/2024 tarihli dilekçede tedbir talebinin reddi yönünde yazılı görüş dosyaya sunulmuştur.<br>Söz konusu duruşmada davacı vekili önceki beyanları, tedbir talebi hakkında yazılı başvuruya ilişkin 18/04/2024 tarihli dilekçeyi ve tedbir talebini tekrar ederek teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı vekili ise bir önceki duruşmadaki beyanında tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İleri sürülen tedbir talebi yönünden ön inceleme duruşmasında ve müteakip 26/06/2024 tarihinde yapılan duruşmada taraf vekillerinin beyanları da alındıktan sonra davanın niteliği, şirketlerin kendi kendine yönetiminin asıl olması, müdahalenin çok istisnai kriterlere bağlı olarak düşünülmesi gereği, yönetim kurulu üyelerinin yukarıda açıklanan yazılı görüşü, cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalar, yakın ispata ilişkin kurallar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varılarak 26/06/2024 tarihli ara karar ile tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Ön inceleme duruşmasında yapılan irdelemede dava şartları yönünden bir eksiklik bulunmadığı tespit edilerek ve ayrıca davanın konusunun 08/09/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 nolu kararlara ilişkin olması ve davanın 04/12/2023 tarihinde açılmış olması nedeniyle iptal talebi yönünden 3 aylık süre içinde açıldığı ve sonuçta süre yönünden de bir engel bulunmadığı belirlenmek suretiyle taraflar arasındaki ihtilafın 08/09/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 nolu kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenerek tahkikata geçilmek suretiyle ve deliller toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temini yoluna gidilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/02/2025 işlem tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>4-İNCELEME: Verilen görev kapsamında ihtilaf konusunda kanaat oluşturabilmek için davalının ticari defter ve belgeleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.<br>a)\tDefter İncelemesi<br>b)\tDavalı Şirket Bilgileri İncelemesi<br>c)\tDavalı şirket Esas Sözleşmesi İncelemesi<br>d)\t08.09.2023 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı İncelemesi- Hazirun Cetveli İncelemesi<br>e)\t-----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Dosyası İncelemesi<br>f)\tDavalı Şirket Hesap İncelemesi<br>4.a. Defter İncelemesi: Davalı ------- ihtilafın yaşandığı 2022 yılı defteri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.<br>...............Huzurda görülen davada, davalı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu görülmüştür.<br>...............<br><br>4.c. Davalı şirket Esas Sözleşmesi İncelemesi: Şirket ana sözleşmesinin bazı maddeleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.<br>Madde 10- Yönetim Kurulu ve Süresi:<br>Şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak hissedarlar arasından seçilerek en az 3 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından yürütülür. Yönetim Kurulu Üyeleri en çok 3 (üç) yıl için seçilirler. Seçim süresi sona eren Yönetim Kurulu Üyeleri yeniden seçilebilir. Genel Kurul lüzum görürse Yönetim Kurulu Üyelerini her zaman değiştirebilir.<br>Madde 11- Şirketi Temsil ve İlzam - Yönetim Kurulu Üyelerinin Görev Taksimi:<br>Şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna aittir. Şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin olabilmesi için, bunların şirketin unvanı altına konmuş ve şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin müşterek imzalarını taşıması şarttır. Yönetim Kurulu Türk Ticaret Kanunu'nun 319. Maddesine göre şirketi temsil, ilzam ve idare salahiyetinin hepsini ve bazılarını Yönetim Kurulu Üyesi olan bir veya birkaç murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan Müdürlere bırakabilir. Şirket işlerinin ve faaliyetinin gelişmesi ile Yönetim Kurulu lüzum ve ihtiyaç gördüğü takdirde idare işlerinin ve görevlerinin kendi üyeleri arasında ne şekilde ve hangi esaslar dairesinde taksim edileceğini tespit eder.<br>Madde 17- Karın Tespiti ve Dağıtımı:<br>Şirketin genel masrafları ile muhtelif amortisman bedelleri gibi şirketçe ödenmesi veya ayrılması zorunlu olan miktar hesap yılı sonunda tesbit edilen gelirlerden indirildikten sonra geriye kalan miktar safi karı teşkil eder. Safi karın tespiti hususunda Türk Ticaret Kanunu'nun Vergi Usul Kanunu'nun vesair Mali Kanunlarının hükümleri uyulur.<br>Yukarıdaki madde gereğince tespit olunacak safi kardan ödenmesi gereken vergiler düşüldükten sonra kalan miktardan:<br>a)\t%5 nispetinde Kanuni yedek akçe ile,<br>b)\tÖdenmiş sermayenin %5'i nispetinde birinci temettü payı ayrılır.<br>c)\tKanuni Yedek Akçe ile birinci temettü hissesinin ayrılmasından sonra kalan Genel Kurul kararı ile en fazla %10'u Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine en fazla %10'u da Şirket'in Müdür ve müstahdemlerine tahsisi olunabilir.<br>d)\tKalan kar, Genel Kurul kararına göre kısmen veya tamamen ikinci temettü payı olarak dağıtılabileceği gibi, dağıtılmayarak, herhangi bir yedek akçe olarak da muhafaza edilebilir.<br>e)\tOrtaklara dağıtılmasına karar verilen birinci ve ikinci temettü payının hangi tarihte ödeneceği Genel Kurul tarafından tespit olunur.<br>f)\tTürk Ticaret Kanunu'nun 466/3. Maddesi hükmü saklıdır.<br>Şeklinde olduğu görülmüştür.<br>4.d. 08.09.2023 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı İncelemesi- Hazirun Cetveli İncelemesi: Davalı ----2022 yılına ilişkin yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında işbu dava konusu oluşturan 5 ve 8.maddeleri aşağıdaki şekildedir.<br>Gündemin 5nci maddesi:<br>Gündemin işbu maddesi ile ilgili olarak, pay sahiplerinden ---- tarafınsan söz alınarak; -----; \"Şirketimizin finansal maliyetleri mevcut piyasa şartlarında artan enflasyona bağlı olarak yükselmiştir. Bununla beraber, faaliyet raporunda belirtildiği üzere sermaye ihtiyacı da mevcutken, elde edilmiş olan karın dağıtılmasının şirketin mali yapısına zarar vereceği aşikardır. Şirketin mali yapısının güçlendirilmesi gerekçesiyle ilgili döneme ait karın dağıtımının yapılmaması teklif edilmiştir.<br>Söz alan Av.  ----,  ----- yukarıda açıkladığı gerekçelerin kanuni ve hukuki dayanağının bulunmadığını, dağıtılması gereken kar payının her türlü giderden arındırılmış olduğunu, geleceğe ilişkin farazi giderlere mahsup edilemeyeceğini, sermaye artış karı olmadan sermayeye eklenemeyeceğini, kar payından ancak kanunda belirtilen oranda yedek akçe ayrılabileceğini, bu nedenle geçmiş yıllar da dahil olmak üzere kar dağıtılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.<br>Toplantı Başkanı tarafından Şirketin 2022 yılına ait karın dağıtılmaması önerisi pay sahiplerinin oylamasına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda, pay sahiplerinden ----- geçmiş yıl karlarının dağıtılmamasına ilişkin 43.800 adet olumlu oyuna karşılık, pay sahiplerinden ---- vekili Av.  ----- 24000 adet olumsuz oy kullanmıştır. Yapılan oylamada geçmiş yıl karlarının dağıtılmamasına oy çokluğu ile karar verilmiştir.<br>Gündemin 8nci maddesi:<br>Pay sahibi ----- söz alarak;<br>Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin huzur hakkının belirlenmesi için öncelikle görev ce yetkilerinin de anlatılması zaruri görülmüştür. Bu kapsamda Şirket esas sözleşmesine bakıldığında Yönetim Kurulu ve süresi başlıklı 10. Maddede \"Şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından ... yönetim kurulu tarafından yürütülür.\" Maddesi yer almaktadır. Şirketi temsil ve ilzam-yönetim kurulu üyelerinin görev taksimi başlıklı 1 l.maddede ise \"şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna aittir\" denilmektedir.<br>Şirketin zorunlu olarak takip edilmesi gereken temel işlerden, Yönetim Kurulu Başkanı \"icra Kurulu Başkanlığı, idari ve mali işler (personel özlük, işe alım işten çıkartma, finansman yönetimi, bankalar ile ilişkiler, krediler, kredi kartları kullanımları, nakit yönetimi, tüm ödemelerin yapılması, tahsilatların girilmesi, alacak-borç takibi, hukuk ve noter işleri, denetimler (Mali, BTK, Tedarikçi), sigorta işleri, ofis kira-mal sahibi ilişkiler, alış faturalarının kontrolü ve işlenmesi vd...) satın alma, acil durum planlaması, satış ve pazarlama koordinasyon\"; Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı \"teknik kadronun yönetimi, sistem mühendisi, ve - yöneticisi ile proje ekiplerinin yönetilmesi (-- -, - ve - uzman yöneticisi), satış faturalarının kesilmesi vb..\" Bunun gibi birçok iş dahilinde şirkette tam zamanlı olarak çalışmaktadır.<br>Pay sahibi ---- vekili Av.  ----- söz aldı; Yönetim Kurulu Başkanı  ------ için istenen 65.000 TL'lik ücretin çok yüksek olduğu, kısmen kar payı dağıtımı seviyesinde olduğu, şirketin iyi yönetilmediği ve şirketin hacim olarak büyütülmediği, karlılığının çok düşük kaldığı ve bu kadar bedel istenmesini haklı gösterecek nedenlerin bulunmadığı, bu talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğu nazara alınarak istenen bedeli kabul etmiyor ve olumsuz oy kullanıyoruz.<br>Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı ---- için istenen 45.000 TLlik ücretin çok yüksek olduğu,  ----  yaşamadığı ve şirkete gelip herhangi bir faaliyette bulunmadığı, istenen ücretin kısmen kar payı dağıtımı seviyesinde olduğu, şirketin iyi yönetilmediği ve şirketin hacim olarak büyütülmediği, karlılığının çok düşük kaldığı ve bu kadar bedel istenmesini haklı gösterecek nedenlerin bulunmadığı, bu talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğu nazara alınarak istenen bedeli kabul etmiyor ve olumsuz oy kullanıyoruz.<br>Yönetim kurulu üyelerinin tam zamanlı olarak ifa ettikleri görev ve sorumluluklarına ilişkin huzur hakkı ödemesi yapılması için Yönetim Kurulu Başkanı ----- bir dahaki genel kurul toplantısına kadar aylık 65.000 TL net ücret ödenmesi pay sahiplerinin onayına sunuldu.<br>Gündeme sekizinci maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi hususu pay sahiplerinin oylamasına sunuldu. Yönetim kurulu üyesi ----- 65.000 TL (net) ücret ödenmesine, pay sahiplerinden ----- 43800 adet olumlu oyuna karşılık, toplantıya katılan diğer pay sahiplerinden ---- vekili Av. ---- 24000 adet olumsuz oy kullanmıştır. Oy çokluğu ile  ----- 65.000 TL (net) ücret ödenmesine karar verilmiştir.<br>Yönetim kurulu üyelerinden tam zamanlı olarak ifa ettikleri görev ve sorumluluklarına ilişkin huzur hakkı ödemesi yapılması için Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı -----  bir dahaki genel kurul toplantısına kadar aylık 45.000 TL net ücret ödenmesi pay sahiplerinin onayına sunuldu.<br>Gündeme sekizinci maddesi ile ilgili olarak yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi hususu pay sahiplerinin oylamasına sunuldu. Yönetim kurulu üyesi ---- 45.000 TL (net) ücret ödenmesine, pay sahiplerinden ----- 43800 adet olumlu oyuna karşılık, toplantıya katılan diğer pay sahiplerinden ---- vekili Av. ----- <br>Davalı Şirketin Hazirun Cetveli aşağıdaki şekildedir.<br> ...............<br><br>4.---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----. Dosyası İncelemesi: ------Asliye Ticaret Mahkemesi -----Sayılı kararında;<br>...............<br><br>4.f. Davalı Şirket Hesap İncelemesi: Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları aşağıdaki şekilde incelenmiştir.<br>4.f.1. Bilanço Tablosunun İncelenmesi:<br>...............<br>5-GENEL DEĞERLENDİRME:<br>A- Mali Değerlendirme:<br>Verilen yetki ile davalı şirketin ticari defterlerin incelemesinde, 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin 2020 yılı özkaynaklarının 651.692 TL olduğu ve 2022 yılında 129.713 TL net kar ettiği görülmüştür.<br>Bu bilançoya göre, şirketin geçmiş yıl karlarını dağıtmasının mali açıdan rasyonel olup olmadığını değerlendirmesi:<br>1.\tKısa Vadeli Borçlar:<br>o Şirketin 1.208.272 TL kısa vadeli borcu bulunuyor. Bu tutar, dönen varlıkların toplamından (1.980.225 TL) düşük olsa da, şirketin dönen varlıklarının büyük bir kısmı alacaklar ve stoklar gibi likiditesi sınırlı kalemlerden oluşuyor.<br>2.\tUzun Vadeli Borçlar:<br>o Uzun vadeli yabancı kaynaklar 1.967.424 TL tutarında. Bu, özkaynakların (651.692 TL) yaklaşık üç katıdır. Bu durum şirketin borç/özkaynak oranının yüksek olduğunu ve finansal risk taşıdığını gösteriyor.<br>3.\tGeçmiş Yıl Karları:<br>o Şirketin geçmiş yıl karları 751.204 TL'dir. Ancak, özkaynakların büyük bir kısmını bu kalem oluşturuyor. Ayrıca geçmiş yıl zararları (-373.225 TL) ve düşük bir yasal yedek (24.000 TL) dikkate alındığında, özkaynak tabanında güçlü bir destek bulunmuyor.<br>4.\tLikidite Durumu:<br>o Hazır değerler sadece 255.281 TL ile sınırlı olup, kısa vadeli mali yükümlülükleri karşılamaya yetersizdir.<br>5.\tDönem Net Karı:<br>o 129.713 TL'lik dönem karı, borç ödemeleri ve büyüme yatırımları için kullanılabilir. Ancak bu karı da tamamen dağıtmak, işletme için finansal baskıyı artırabilir.<br>•\tŞirketin borçluluk oranı oldukça yüksektir ve özkaynak tabanı zayıftır.<br>•\tLikidite sıkıntısı yaşanabilir, çünkü dönen varlıklar içindeki hazır değerlerin payı düşüktür.<br>•\tGeçmiş yıl karlarının dağıtımı, özellikle finansal yükümlülüklerin karşılanması ve işletme sermayesi ihtiyaçları dikkate alındığında mali açıdan rasyonel görünmemektedir.\t<br>Türkiye'de belirttiğiniz pozisyonların maaşları, sektör, şirket büyüklüğü, deneyim süresi ve coğrafi konum gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Aşağıda, mevcut bilgilere dayanarak bazı pozisyonlar için maaş aralıkları sunulmuştur (------):<br>...............<br><br>2. Sistem Mühendisi ve ---- Yöneticisi: Bu pozisyonlar için spesifik maaş verileri mevcut olmamakla birlikte, bilgi teknolojileri alanındaki mühendis ve yöneticilerin maaşları, deneyim ve uzmanlık seviyelerine göre değişmektedir. Genel olarak, bu tür teknik pozisyonlarda maaşlar, deneyim süresi ve sahip olunan sertifikalara bağlı olarak farklılık gösterebilir.<br>B- Genel Kurul Kararlarının İptali Açısından Değerlendirmeler<br>1. İptal Davası Açılmasına İlişkin Temel Koşullar Açısından<br>TTK m. 445 uyarınca \"446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" Bu bağlamda Sayın Mahkeme 21.02.2024 tarihli 1 nolu celsede \"Davanın konusunun 08/09/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 8 nolu kararları olması, davanın 04/12/2023 tarihinde açılmış olması ve TTK. Madde 445 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve bu yönden de ön incelemeye engel bir durum bulunmadığı anlaşıldı.\" tespitinde bulunmuştur.TTK m. 446/1,a uyarınca iptal davasını açma hakkına haiz olanlar arasında \"Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten\" pay sahipleri sayılmaktadır. Doktrinde muhalefetin tutanağa geçirilmesi şartına ilişkin farklı görüşler de bulunmakla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı olumsuz oy vermenin tek başına yeterli olmadığı muhalefetin toplantı tutanağı da mutlaka geçirilmesi gerektiği yönündedir. Ayrıca yine yerleşik Yargıtay içtihadı \"karara peşinen muhalefet edilemeyeceği\"ne ilişkindir. Karara muhalefete ilişkin olarak doktrinde yapılan detaylı bir değerlendirmeyi özet olarak Sayın Mahkemenin takdirine sunmaktayız: \"... kim(ler)in olumsuz oy kullandığını (ismen) tutanağa kaydetmekle muhalefetin tutanağa geçirilmesi şartının yerine getirilmiş olunmayacağı, bu kaydın sadece kim(ler)in olumsuz oy verdiğini ispata hizmet ettiği görüşündeyiz. Çünkü TTK m. 446.1.a anlamında karara muhalefet olumsuz oy vermenin ötesinde bir anlam taşımaktadır... Yargıtay 'ın yerleşik içtihadının da karara olumsuz oy vermeye ek olarak mutlaka muhalefetin de tutanağa geçirilmesi yönünde olduğunu belirtmek isteriz ... Uygulamada şıkça karşılaşılacağı üzere pay sahibi, oylama öncesindeki müzakerelerde öneriye karşı bir takım eleştirilerde bulunmakla birlikte olumsuz oy verdiği önerinin kabul edilmesinden sonra, muhalefetinin tutanağa geçirilmesini talep etmeyebilir. İşte, bu gibi hallerde, TTK m. 446.1.a'da muhalefetin tutanağa geçirilmesi şartı gerçekleşmemiştir. Bu durum Yargıtay tarafından \"karara peşinen muhalefet (geçerli) olmaz şeklinde ifade edilmektedir.\", (-----).<br>Konuya ilişkin olarak Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2019 tarihli ve----- sayılı kararı da \"Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu genel kurulda alınan 6 numaralı kararın -----yıl sonunda hedeflenen rakama ulaşılması halinde gelen primin %5'inin yönetim kuruluna eşit şekilde prim olarak dağıtılmasına\" ilişkin kısmının miktar itibariyle somutlaştırılamayan, öngörülmeyen, ucu açık, farazi bir kazanç miktarı olarak kaldığı için örtülü kazanç aktarımı veya yöneticilere haksız kazanç sağlanması olarak nitelendirilebileceğinden, dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Ancak, 6102 Sayılı TTK'nın 446. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten _pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiş olup, bu husus dava şartıdır. Ayrıca bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir. Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.<br>Somut uyuşmazlıkta ise davalı şirketin 27.04.2015 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili, gündemin 6. maddesi görüşülürken, henüz oylamaya geçilmeden önce muhalefetini bildirerek tutanağa derc ettirmiştir. Bu durumda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının bulunmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karara vermek gerekmiştir.\" şeklindedir.Yapılan açıklamalar Sayın Mahkemenin huzurundaki uyuşmazlıkta kapsamında değerlendirildiğinde ise, 08.09.2023 tarihli genel kurul toplantı incelendiğinde, davacı --- vekili Av. ----- iptali talep edilen 5 ve 8 nolu gündem maddeleri kapsamında henüz karar alınmadan önce söz alarak görüş ve itirazlarını açıkladığını ve bunların toplantı tutanağına geçirildiği, oylamanın ise daha sonra yapıldığı, bu durumun \"karara peşinen muhalefet\" olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla \"...muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir.\" yönündeki yerleşik içtihat uyarınca iptali istenen 5 ve 8 nolu gündem maddeleri açısından dava şartının bulunmadığı yönündeki görüşümüzü Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunarız.Bu noktadan sonra yapılan açıklamalar ise, Sayın Mahkemenin TTK m. 446/1,a kapsamında ortaya koymuş olduğumuz görüşe katılmaması ihtimaline binaen usul ekonomisine hizmet etmek adına hazırlanmıştır.<br>2. Davalı Şirketin 08.09.2023 Tarihli Genel Kurulu 5 Nolu Gündem Maddesi Açısından<br>TTK m. 408/d uyarınca, \"Finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil, kullanılmasına dair kararların alınması\" genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Bununla birlikte, bir gerçek veya tüzel kişinin anonim şirkette pay sahibi olmasının temel sebeplerinden biri hiç kuşkusuz kâr elde etme gayesidir.<br>Konuya ilişkin Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2006 tarihli, ----- sayılı kararında \"... her ticaret ortaklığı gibi anonim ortaklığın nihai amacı kar elde edip ortaklarına dağıtmaktır. Bu amaç, ana sözleşmelerde yer almaz, çeşitli kanunlardaki kişi birliklerini ayıran, 'müşterek gaye' kıstasından ve 'ortaklık' kavramından doğar. Başka bir deyişle 'anonim şirket kanunen yasak olmayan her türlü İktisadi maksat ve konular için kurulur'. ve kar elde etmek ve paylaştırmak nihai amacını elde etmek hedefine yönelir ve bu yolda çaba harcar. Ortaklığın bütün organları bu nihai amaca uygun kararlar almak zorundadır. İşte, şirketin kar elde etmek ve dağıtmak nihai amacından doğan kâr _ payı, bir vazgeçilmez haktır.\" ifadelerine yer vermiştir.Kâr payı dağıtımının sınırlandırılmasına ilişkin olarak Yargıtay içtihadı ise doktrinde ana hatlarıyla şu şekilde açıklanmaktadır: \"Yargıtay kâr payı hakkının sınırlandırılması konusunda birtakım kriterlere uyulmasını istemiştir. Bunlar olağanüstü yedek akçe ayırabilmek için şirketin sürekli gelişimi ve _pay sahiplerinin istikrarlı kâr payı alma amacının gerçek olması, kâr dağıtımı ile ilgili kararlarda objektif iyiniyet kurallarına şirkete karşı güven ve ilgili sarsmayacak şekilde riayet edilmesi, kardan yapılan ayrımlarla dağıtım arasında uygun bir dengenin aranması ve bunların tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması gibi bazı objektif sınırlamalara riayet edilmesi istendiği söylenebilir...\" (-----).Yapılan açıklamalar Sayın Mahkemenin huzurundaki uyuşmazlık açısından değerlendirildiğinde; kâr payı hakkının pay sahibinin vazgeçilmez mahiyetteki hakları arasında yer aldığı, her ne kadar kâr payı dağıtım kararı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunsa da Yargıtay uygulamasının kâr payı dağıtımının genel kurul tarafından sınırlandırılması açısından objektif iyiniyet kurallarını dikkate alan dengeli bir yaklaşımının tespit edilmesi yönünde olduğu, buna karşın işbu bilirkişi raporu çerçevesinde yapılan mali incelemelerde \"Şirketin borçluluk oranı oldukça yüksektir ve özkaynak tabanı zayıftır. Likidite sıkıntısı yaşanabilir, çünkü dönen varlıklar içindeki hazır değerlerin payı düşüktür. Geçmiş yıl karlarının dağıtımı, özellikle finansal yükümlülüklerin karşılanması ve işletme sermayesi ihtiyaçları dikkate alındığında mali açıdan rasyonel görünmemektedir.\" tespitlerinde bulunul duğu, bu açıdan da 5 nolu gündem maddesine konu kâr payı dağıtılmaması yönündeki kararın iptali kabil olmadığı yönündeki görüşümüzü Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla sunarız.<br>3. Davalı Şirketin 08.09.2023 Tarihli Genel Kurulu 8 Nolu Gündem Maddesi AçısındanTTK m. 394 uyarınca, \"Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.\"<br>Yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine ilişkin oylamada, oydan yoksunluk halinin uygulama konusu olup olmayacağının tartışılması gerektiği görüşündeyiz. TTK m. 436/1 uyarınca \"Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.\"<br>Konuya ilişkin doktrinde ortaya konulan bir görüş, \"[O]rtaklıkla oydan yoksunluğa neden kişiler arasındaki iş, işlem veya davanın kişisel nitelikte olmasının ne anlama geldiği konusunda ne TTK ne de 6762 sayılı TTK'nın gerekçesinde bir açıklama bulunmaktadır. Gündemde yer alıp da oydan yoksunluğa neden olan kişileri ilgilendiren her konunun TTK m. 436/1 kapsamında değerlendirilemeyeceği, hükmün 'kişisel' şeklindeki sınırlayıcı ifadesinden anlaşılmaktadır. O halde, toplantı gündeminde pay sahibi ya da sayılan yakınlarıyla ilgili olmasına rağmen kişisel nitelikte olmadığı için pay sahibinin ya da yakınlarının oy kullanması yasak olmayan konular da bulunabilir. Kanunda 'kişisel' ifadesi aynı zamanda yönetim kurulu üyelerinin müzakerelere katılma yasağına ilişkin TTK m. 393/1 hükmünde geçmektedir. Bu hüküm uyarınca, yönetim kurulu üyesi, kendisinin ortaklık dışı kişisel menfaatleriyle ve bu fıkrada sayılan yakınlarının kişisel ve ortaklık dışı menfaatleriyle ortaklığın menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamazlar. Anılan hükmün gerekçesinde işin kişisel olmasıyla neyin kastedildiği şu şekilde açıklanmaktadır: 'Kişisel sözcüğü ile bizzat üyeye veya yakınına yönelik, onları konu alan veya onlarla ilgili bulunan bir menfaat kastedilmiştir, yoksa bir topluluğa ait olup da kişinin de yararlanabileceği bir kazanç, bir avantaj, bir zararın önlenmesi vb. haller kişisel sayılmaz.' TTK m. 393/1 hükmünde bu hükmün uygulanması bakımından menfaatin ayrıca 'ortaklık dışı olması' koşulu aranmaktadır. Buna göre bir üyenin, kendisinin veya bu maddede sayılan yakınlarının ortaklıkta bir göreve seçilmesi, atanması, görevden alınması, yolluk belirlenmesi gibi işlemlerde bu işlerin ortaklık dışı sayılmayacağı gerekçesiyle oy kullanabileceği belirtilmektedir. Madde metninde açıklık bulunmasa da işin, işlemin veya davanın 'ortaklık dışı' olması yani pay sahibi sıfatı ile ilgili olmaması koşulu TTK m. 436/1 hükmünün uygulanması bakımından da uygulanmaktadır. Bunun öncelikli nedeni, her iki hükmünde korunan menfaatler açısından aynı temele dayanılmasıdır. îkinci nedeni ise, kişisel ve fakat ortaklık dışı olmayan bir konu olan ibranın TTK m. 436/2 hükmünde ayrı bir oydan yoksunluk nedeni olarak düzenlenmesidir. Gerçekten, ibra, birinci fıkra uyarınca oydan yoksunluk hali sayılsaydı, ikinci _ fıkra hükmüne ihtiyaç duyulmazdı...\", -----<br>Buna karşın doktrinde ortaya konulan bir başka görüş \"Huzur hakkı için ve diğer mali haklar için belirtmek gerekir ki, kural olarak bir yöneticinin mali hakkını tespit yetkisi, esas sözleşmeyle farklı bir düzenleme getirilmemişse, onu atayan organa, bu anlamda yönetim kurulu üyelerinin ve genel kurul tarafından atanan murahhasların ücretleri genel kurul tarafından belirlenecektir. Yönetim kurulu tarafından atanan murahhasların ve diğer yöneticilerin mali hakları ise yine yönetim kurulu tarafından belirlenebilir. Burada üzerinde durulması gereken bir husus oydan yoksunluk durumudur. îlgili yöneticinin mali hakkını tespit yetkisi genel kurul ya da yönetim kurulundan hangisinde olursa olsun, ilgili yönetici ile ortaklığın menfaatleri çatışacağından söz konusu yönetim kurulu ya da genel kurul toplantısında oy hakkından mahrum olacaktır.\" (-----).<br>Konuya ilişkin doktriner açıklamalar ışığında;<br>✓ Sayın Mahkemenin görüşü huzur hakkının oylanması açısından, oydan yoksunluk bulunduğu yönünde ise;<br>>\t8 nolu gündem maddesi kapsamında \"Yönetim kurulu üyesi ----- 65.000 TL (net) ücret ödenmesine, pay sahiplerinden  ------ 43800 adet olumlu oyuna karşılık, toplantıya katılan diğer pay sahiplerinden --- vekili Av.  ----- 24000 adet olumsuz oy kullanmıştır.\" Bu bağlamda 8 nolu gündem maddesi çerçevesinde, ----- huzur hakkı ödenmesi için verilen olumlu oy bulunmadığı için, karar \"yok\" hükmünde olacaktır. (Bu bağlamda yokluk müeyyidesinin TTK m. 446 kapsamında iptal davası açılması için aranılan dava şartlarından muaf olduğunu Sayın Mahkemenin takdirine sunarız.)<br>>\t8 nolu gündem maddesi kapsamında \"Yönetim kurulu üyesi ---- 45.000 TL (net) ücret ödenmesine, pay sahiplerinden ----- 43800 adet olumlu oyuna karşılık, toplantıya katılan diğer pay sahiplerinden ---- vekili Av.  ------ 24000 adet olumsuz oy kullanmıştır.\" Bu noktada ise, ---- ile<br>------ arasında TTK m. 436/1'da yer alan hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığının önem teşkil ettiğini, dosyanın mevcut kapsam ve içeriğinden ----- arasındaki hukuki ilişkinin belirlenemediğini bu sebeple bilirkişi olarak görüş beyan edilemediğini ifade etmekteyiz.<br>✓ Sayın Mahkemenin görüşü huzur hakkının oylanması açısından, oydan yoksunluk bulunmadığı yönünde ise; Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 tarihli ve ----- sayılı kararı çerçevesinde \"6102 sayılı TTK'nın 394. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır... Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir... \" açıklamaları yer aldığı ve işbu Bilirkişi Raporunun mali incelemeler kapsamında, deneyim ve uzmanlık seviyesine göre farklı tespitlerde bulunulduğu, bu kapsamda takdirin Sayın Mahkeme olduğu yönündeki görüşümüzü saygıyla arz ederiz.<br><br>6-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalının defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde;<br>A- Davalı Şirket defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden: Verilen yetki ile incelenen davalı şirketi 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTL ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- 08.09.2023 tarihli genel kurul toplantı incelendiğinde, davacı ---- vekili Av.  ----- iptali talep edilen 5 ve 8 nolu gündem maddeleri kapsamında henüz karar alınmadan önce söz alarak görüş ve itirazlarını açıkladığını ve bunların toplantı tutanağına geçirildiği, oylamanın ise daha sonra yapıldığı, bu durumun \"karara peşinen muhalefet\" olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla \"...muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerekmedir.\" yönündeki yerleşik içtihat uyarınca iptali istenen 5 ve 8 nolu gündem maddeleri açısından dava şartının bulunmadığı C- Ancak Sayın Mahkeme somut uyuşmazlıkta peşinen muhalefette bulunulmadığı bu bağlamda iptal davası açılaması için tüm şartların gerçekleştiği görüşünde olur ise, kâr payı hakkının pay sahibinin vazgeçilmez mahiyetteki hakları arasında yer aldığı, her ne kadar kâr payı dağıtım kararı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunsa da Yargıtay uygulamasının kâr payı dağıtımının genel kurul tarafından sınırlandırılması açısından objektif iyiniyet kurallarını dikkate alan dengeli bir yaklaşımının tespit edilmesi yönünde olduğu, buna karşın işbu bilirkişi raporu çerçevesinde yapılan mali incelemelerde \"Şirketin borçluluk oranı oldukça yüksektir ve özkaynak tabanı zayıftır. Likidite sıkıntısı yaşanabilir, çünkü dönen varlıklar içindeki hazır değerlerin payı düşüktür. Geçmiş yıl karlarının dağıtımı, özellikle finansal yükümlülüklerin karşılanması ve işletme sermayesi ihtiyaçları dikkate alındığında mali açıdan rasyonel görünmemektedir.\" tespitlerinde bulunulduğu, dolayısıyla 5 nolu gündem maddesine konu kâr payı dağıtılmaması yönündeki kararın yine iptali kabil olmadığı, D- 8 nolu gündem maddesi açısından ise, huzur hakkı oylamasında oydan yoksunluk olup olmadığına ilişkin doktrinde görüş birliği bulunmadığı, Sayın Mahkeme oydan yoksunluk olduğu görüşünde olursa, -----huzur hakkı ödenmesi için verilen olumlu oy bulunmadığı için, karar \"yok\" hükmünde olacağı, bu bağlamda yokluk müeyyidesinin TTK m. 446 kapsamında iptal davası açılması için gerekli olan dava şartlarının aranmadığını, ---- ile ----- arasında TTK m. 436/1'da yer alan hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığının dosyanın mevcut kapsam ve içeriğinden anlaşılamadığı, bu sebeple ---- huzur hakkı ödenmesi için  ----- oy kullanıp kullanmayacağı ve sonuç olarak \"yokluk\" yaptırımının uygulanıp uygulanamayacağının tespit edilemediği, keza Sayın Mahkeme huzur hakkının ödenmesi açısından oydan yoksunluk bulunmadığı görüşünde ise, işbu Bilirkişi Raporunun mali incelemeler kapsamında, deneyim ve uzmanlık seviyesine göre farklı tespitlerde bulunulduğu, bu kapsamda takdirin Sayın Mahkeme olduğu<br>Kanatine ulaşılmış olup yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz.<br>...\"<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. <br>Taraf vekillerinin rapora itirazları, temin edilen rapor ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde raporun davanın aydınlanması yönünden yeterli olduğu, itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat bitirilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>Yargılama sonuna kadar süreci takip edilen ve davalı şirketin fesih talebine ilişkin ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından davalı şirketin feshi için 22/03/2022 tarihinde açılan dava olduğu belirlenmiş olup, eldeki bu davanın karar tarihi itibariyle şirketin feshine ilişkin bir karar söz konusu olmadığından devam eden diğer davanın eldeki bu davanın karara bağlanmasına engel teşkil etmediği ve sonucunun da beklenmesine gerek olmadığı değerlendirilmiştir.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 446. Maddesi:<br>''II - İPTAL DAVASI AÇABİLECEK KİŞİLER<br>    Madde 446- (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, <br>    b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, <br>c) Yönetim kurulu, <br>    d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri,<br>    iptal davası açabilir.''<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.<br>Dava konusu toplantı tutanağına ve hazirun listesine göre davacı adına vekilinin toplantıya katıldığı, dava konusu maddelerin görüşülmesi sırasında görüş belirtildiği ancak oylamadan sonra tutanağın altında gerekçeli her hangi bir muhalefet şerhinin bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Sonuç olarak dava konusu genel kurula ilişkin toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ana sözleşme, temin edilen dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlanması yönünden Mahkememizce de yeterli görülen söz konusu rapor, ileri sürülen itirazların yerinde görülmemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:<br><br>Yukarıda belirtilen şekilde muhalefetin yasanın aradığı anlamda muhalefet olması için olumsuz oy kullanmanın yeterli olmadığı hatta oy kullanma sırasında ileri sürülen muhalefetin de yeterli olmadığı ve oylamadan sonra kararın veya toplantı tutanağının altında karara muhalefetin açıkça belirtilmesi gerektiği ve yargısal uygulamanın bu yönde karar kıldığı anlaşıldığından dava konusu olayda da söz konusu yargısal uygulama ışığında TTK. Madde 446 düzenlemesinde öngörülen ''muhalefetini tutanağa geçirten'' şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmış olduğundan bu dava şartına yönelik eksiklik nedeni iptali söz konusu olan 5 nolu madde yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından bu madde yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş ise de dava konusu 8 nolu madde yönünden TTK. Madde 436 düzenlemesinde belirtilen şekilde oydan yoksunluk söz konusu olduğundan bu madde yönünden karar yok hükmünde olduğundan ve Mahkeme önüne gelen davada yok hükmünde olup olmamayı resen de tespit edebileceğinden yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinden ve yukarıda belirtilen TTK. Madde 446 düzenlemesindeki muhalefet şerhine ilişkin dava şartı \"yok hükmünde olma hali\" yönünden varid olmadığından 8 nolu madde yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından açıklanan çerçevede davanın kısmen kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>Davanın kısmen kabulü ile 08/09/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan:<br>5 nolu madde yönünden dava şartı yokluğuna bağlı olarak davanın usulden reddine,<br>8 nolu madde yönünden kararın yok hükmünde olduğunun tespiti ile bu madde yönünden kararın iptaline,<br> Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 345,55 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından peşin ödenen harçlar toplamı 578,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafça harç dışında yapılan toplam 20.474 TL yargılama giderinden bilirkişilere takdir edilen ücret miktarı, davanın niteliği, her halde bilirkişi incelemesi yapılacak olması gibi hususlar da gözetilerek sonuçta kabul ve red oranına göre takdiren 11.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>Kısmen kabul yönünden davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kısmen red yönünden davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f079c75ec8e35b92","SID":"1a714ff303181fff"}}