{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2467 - 2025/1590<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br>   <br>DOSYA NO\t: 2021/2467 <br>KARAR NO\t: 2025/1590<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br><br>DAVACI\t: ... PETROLLERİ İNŞAAT TAAHHÜT MADENCİLİK TAŞIMACILIK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: AV.  <br>DAVALILAR\t: 1 -... İNŞAAT ENERJİ MADENCİLİK ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: AV.  <br>\t: 2 -... İNŞAAT TURİZM TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ <br>\t: 3 -... İNŞAAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.  <br>VEKİLİ\t: AV.  <br>\t: 4 -... BAKANLIĞI  <br>VEKİLLERİ\t: AV.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:17/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:17/07/2025<br>    <br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı  aleyhine kararı  aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü tarafından, ... ... Balıkçı Barınağı İnşaatı işinin ihaleye çıkarıldığını, davalılardan ... İnşaat... Ltd. Şti ve ... İnşaat... Ltd. Şti'nin ihaleyi oluşturduğunu, ...-... İş Ortaklığı kazanmış barınağın yapım işini üstlendiklerini, davalı ... İnşaat... A.Ş firması da, ...... Ltd. Şti ile grup firma olup, ortaklarının ve yetkililerinin aynı kişiler olduğunu, inşaatı devam eden ve bitirilme aşamasına gelen, balıkçı barınağının, dolgu malzemesi olarak kullanılan, taş, kaya ve patar gibi malzemelerin temini ve nakliyesi işinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davalıların talebi üzerine bu iş için sözleşmenin, müvekkili şirket ile ... İnşaat.. A.Ş arasında düzenlendiğini ve yapılan işin faturalarının da ... İnşaat.. A.Ş'ne kesildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde, her ay sonu itibariyle o ay için kesilen faturaların toplam bedelinin 30 gün içinde ödeneceğinin hükme bağlandığını, ancak, davalı tarafça ödemelerin süresinde yapılmayıp, müvekkili şirketin, yapmış olduğu iş nedeni ile cari hesapta 1.117.266,36-TL bakiye alacağının olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa en son 2016 yılı 8.ayında fatura düzenlendiğini, müvekkil şirketin alacaklarının tamamının muaccel hale geldiğini, müvekkilinin vermiş olduğu malzemenin ve nakliye hizmetinin bedelinden davalıların tamamının müvekkile karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, 2 yıldır müvekkili şirkete ödedikleri paranın 150.000,000-TL olduğunu, davalı ... Ltd. Şti tarafından müvekkili şirkete sözleşme kapsamında 550.000,00-TL teminat çeki ile 700.000,000-TL bedeli teminat senedi verildiğini belirterek, davalı şirketlerin, ... Bakanlığı nezdindeki hak edişlerinin, ihale bedeli alacaklının ve sair her türlü hak ve alacaklarının davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketlerin ... Bakanlığı nezdindeki hak ediş, ihale bedeli alacağı ve sair her türlü hak ve alacaklarının, müvekkil şirketin alacağı olan 1.117.266,36-TL tutarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... İnşaat Ticaret Taahhüt Limited Şirketi' cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki, alacak-borç durumu bulunmadığını, davacı şirkete karşı borçlu olduğu belirtilen ... İnş.. Ltd. Şti ile de müvekkili şirketin bir ilgili bulunmadığını, müvekkili ... İnş... Ltd. Şti ile ... İnş... Ltd. Şti'nin oluşturduğu ...-... İş Ortaklığı tarafından T.C. ... Bakanlığı tarafından ihaleye çıkarılan ... ... Balıkçı Barınağı İnşaatı işinin 2014 yılında üstlenildiğini, ... Firması tarafından temin edilen malzemelere karşılık, ...-... İş Ortaklığı'na kesilen 26/12/2014 tarihli KDV dahil 498.615,20-TLtutarlı fatura bedeli ile sair giderlerin, İş Ortaklığı tarafından ... Firmasına ödendiğini, 31/12/2016 tarihi itibariyle iş ortaklığının ... Firmasına kalan borç bakiyesinin 2.628,02-TL olduğunu, davanın niteliği gereği davacının tanık deliline muvafakatlarının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Bakanlığı'nın cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen borçtan asıl sorumlu olan sözleşmede adı geçen ... İnş.. A.Ş olduğunu, Bakanlıklarının ... Genel Müdürlüğünce, dava konusu işin bu firmaya değil, ..... Ltd. Şti ve ... İnş...Ltd. Şti ortak girişimine ihale edildiğini, ... .. A.Ş ile diğer davalılardan ... Şti. firmasının ortak oldukları ve birlikte sorumlu olacakları yönündeki savı Bakanlıkları bakımından bağlayıcı olmadığını, Bakanlıklarını bu davada hasım gösterebilmek adına bir gerekçe olamayacağını, ... ... Balıkçı Barınağı İnşaatı işi ... Genel Müdürlüğünce 19/02/214 tarihinde 10.848.006,40-TL bedelle, ... İnş... Ltd. Şti ve ... İnş.. Ltd. Şti ortak girişimine ihale edildiğini ve sözleşmesinin .... Noterliğinin 27/08/2014 gün ve 17010 sayı ile bağıtlandığını, inşaatı uygulama projelerine göre 12/12/2016 tarihinde bitirilerek geçici kabulü yapıldığını, ... İnşaat Tic.. Ltd. Şti ve ... İnş.. Ltd. Şti ortak girişiminin taşeron olarak firma çalıştırmak üzere herhangi bir başvurusu olmadığını, idarelerinin hukuka ve sözleşmeye uygun hareket ettiğinden, usul ve esasa göre bu davada hasım olmadıklarını, sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın Bakanlıkları yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle;  bununla birlikte 19.02.2020 tarihli ticaret sicil gazetesinde ise; ... İnş. Ltd. Şti.'nin ortaklarından ...'nun payını ...'ye devrederek ...'nin,  ... İnş. ..Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve şirket temsilcisi konumuna geldiği, davalılardan ... ... Ltd. Şti.'nin 28.08.2015 tarihli ticaret sicil gazetesinden anlaşıldığı üzere ... .... Ltd. Şti., iş adresini, davalılardan ... İnş. Ltd. Şti.'nin ...'deki ... mahallesi ... caddesi ... apartmanı numara 134/B-21 .../... adresine taşıdığı, her ne kadar davalılardan ... ...İnş. Ltd. Şti. ile ... İnş. ..Ltd. Şti. arasında şirket ortak ve temsilcilerinin kardeş olmaları ve şirket adreslerinin aynı olması şirketler arasındaki organik bağ bulunduğu düşünülebilir ise de adres ayniyetlerinin organik bağın varlığı için yeterli olmayacağı, şirketlerin unvan benzerliği ve ortaklık yapısının doğrudan doğruya perdenin kaldırılması teorisinin uygulanmasını sağlamayacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2384 E. ve 2019/2653 K),  bununla birlikte davacı ile davalılardan ... İnş. Ltd. Şti., arasında tanzim edilen 13.05.2014 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye dayanılarak düzenlenen faturaların tanziminden sonrasına ilişkin iş ve işlemler nedeniyle muvazaa iddiasının dinlenilemeyeceği, bunun dışında her ne kadar davacı tarafından TMK'nin m.893-3 gereğince ... Bakanlığı'nın inşaata malzeme verenlere karşı sorumlu olacağı yönünde davacı iddiasının ise; gerek ihale sözleşmesinde gerekse ihaleyi alan iş ortaklığıyla, davacı arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde TMK m.893/3 hükmünün uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, davalılardan ... Bakanlığı'nın ihale makamı olduğu, davacı ile davalılardan ... İnş. ...Ltd. Şti., arasındaki sözleşmede bakanlığın taraf olmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı ... Bakanlığı'ndan talepte bulanamayacağı, mali müşavir bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve sunulan raporlar dikkate alındığında, davacının ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalılardan ... İnş. ...Ltd. Şti.'nin ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, ancak bu davalının ilgili vergi dairesinden BA formları üzerinden yapılan incelemede, davacının davalıya düzenlediği faturaların defterine işlendiği, davacının bu davalıdan alacağının bulunduğu, diğer davalılar ... .... Ltd. Şti.i ile  ... İnş. .... Ltd. Şti. ve davacı arasında herhangi bir sözleşmenin ve ticari bir ilişkinin varlığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. Davalı ... İnşaat Turizm Tic. San. Ltd. Şti. Hakkında açılan davanın kabulü ile 1.117.266,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... Bakanlığı, ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti. Ve ... İnş. San. Tic. Ltd.Şti haklarında açılan davanın reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu alacakları diğer davalıların da sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürülerek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, alacak istemine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, davalı Bakanlık tarafından ihale edilen ... Balıkçı Barınağı Yapım İşi davalılardan ... İnşaat... Ltd.Şti. ile ... İnşaat... Ltd.Şti. arasındaki iş ortaklığı tarafından üstlenildiği, davalılardan ... İnşaat... Ltd.Şti. İle ... İnşaat... Ltd.Şti.'nin grup firmaları olduğu, balıkçı barınağının dolgu malzemesi olarak kullanılan taş, kaya ve patar gibi malzemelerinin temini ve nakliyesi işinin davalılardan ... İnşaat... Ltd.Şti. ile müvekkili arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilini tarafından yerine getirildiği, davacının yapmış olduğu iş sebebiyle davalı ... İnşaat... Ltd.Şti.'nden 1.117.266,36.TL alacağından dolayı müvekkiline karşı müştereken sorumlu olduğu ileri sürülerek sözkonusu alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı Bakanlık vekili tarafından özetle, işin ortak girişime ihale edildiği, geçici kabulün yapıldığı, ortak girişimin taşeron çalıştırma konusunda Bakanlığa bir başvurusunun bulunmadığı, Bakanlık işlemlerinin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğu, davada hasım olamadıkları ve sorumluluklarının bulunmadığı, davacının diğer davalılar olan şirketler arasında grup firma ilişkisi bulunduğuna ilişkin iddiasının Bakanlık bakımından bağlayıcılığının olmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>Davalı ... İnşaat... Ltd.Şti. vekili tarafından özetle, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, müvekkilinin, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği ... İnşaat... Ltd.Şti. ile bir ilgisinin olmadığı, iş ortaklığı tarafından ... İnşaat... Ltd.Şti.'nin temin ettiği malzeme bedellerinin bu şirkete ödendiği ve sadece 2.628,002.TL borç bakiyelerinin bulunduğu savunularak davanın reddi istenilmiştir.<br>Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davacının davalı ... İnşaat... Ltd.Şti. hakkında açtığı davanın kabulüne ve diğer davalılar hakkında açılan  davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişi ile ortakları arasında malvarlığı ile sorumluluk ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları veya  kardeş şirketleri sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen TMK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir (Yargıtay 11 HD'nin 2017/2384 Esas-2019/2653 Karar sayılı ve 23.HD'nin 2017/150 Esas-2020/1582 Karar sayılı ilamları).<br>Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken  şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir.<br>Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.<br>“Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” ana kuralın istisnası olarak ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir yoldur.(Yargıtay 11.HD'nin 04/04/2019 Tarih ve 2017/2384 Esas-2019/2653 Karar sayılı ve Yargıtay 3.HD'nin 03/12/2019 Tarih ve 2019/593 Esas-2019/9655 Karar sayılı ilamları).<br>Somut olayda, mahkemece dosya arasına getirtilen kayıt ve belgelerden,  15.01.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'ne göre davalılardan ... İnşaat... Ltd Şti'.nin  temsilcisi daha önce ... iken 15.01.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ...'nin şirketteki hisselerinin tamamını ...'ye devrederek şirket ortaklığından ayrılmış olduğu, bu şekilde şirketin tek tek ortağı ve temsilcisinin ... olduğu, davalılardan ... İnş.aat... Ltd.Şti.'nin 15.02.2014 tarihli Ticaret Sicil gazetesine göre temsilcisinin on yıllığına temsilcisi ... olduğu, davacı ile davalılardan ... İnşaat..Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte ... İnşaat... Ltd.Şti'nin temsilcisinin ... ve ... İnşaat... Ltd.Şti'nin temsilcisinin ise ... olduğu, 19.02.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ise ... İnşaat... Ltd.Şti.'nin ortaklarından ...'nun payını ...'ye devrettiği, bu suretle ...'nin  ... İnşaat... Ltd.Şti.'nin tek ortağı ve şirket temsilcisi konumuna geldiği, davalılardan ... İnşaat... Ltd. Şti.'nin 28.08.2015 tarihli  Ticaret Sicil Gazetesi'nde anlaşıldığı üzere ... İnşaat... Ltd. Şti'nin adresini davalılardan ... İnş. Ltd. Şti.'nin \"... mahallesi ... Caddesi ... Apartmanı numara 134/B-21 .../...\" adresine taşıdığı, her ne kadar davalılardan ... İnşaat... Ltd. Şti. ile ... İnşaat... Ltd.Şti'nin ortak ve temsilcileri kardeş ve şirket adresleri aynı ise de, bu durum adıgeçen şirketler arasında organik bir ilişkinin varlığını ve şirketlerden birinin veya her ikisinin tüzelkişilik perdesinin arkasına sığınarak hareket ettiğini ispata yeterli değildir. <br> Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı tarafından, davalılardan ... İnşaat... Ltd.Şti. ile aralarındaki dolgu malzemesi temini sözleşmesi kapsamında adıgeçen davacıdan alacaklı olduğu, yine adıgeçen davalı şirket ile yüklenici iş ortaklığına dahil olan davalılardan ... İnşaat... Ltd.Şti. arasında grup firması ilişkisi bulunduğu ileri sürülerek grup şirketler arasındaki tüzelkişilik perdesinin aralanması, sonuç olarak  ... İnşaat... Ltd.Şti.'nden olan alacağından iş sahibi davalı Bakanlık ile yüklenici iş ortaklığına dahil olan diğer davalı şirketlerin de sorumlu tutulması istenildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'da kural olarak sözleşmenin nispiliği ilkesi benimsenmiş olup, bu ilkeye göre bir sözleşme kanunda açıkça öngörülen istisnai haller dışında sözleşmeden doğan hak ve borçlar o sözleşmenin tarafları üzerinde doğar. Başka bir ifadeyle, sözleşmede taraf olmayan kimse, o sözleşmenin taraflarından birinin diğerinden olan hak ve alacağından sorumlu tutulamaz. Her ne kadar davacı tarafından, kendisinin inşaata malzeme veren konumunda olması nedeniyle ... İnşaat... Ltd.Şti.'ne yönelik alacağı sebebiyle, 4721 sayılı TMK'nın 893/3.maddesi gereğince diğer davalıların da sorumluluğuna gidilebileceği iddia edilmiş ise de, gerek ihale makamı olan Bakanlık'ın imza koyduğu ihale sözleşmesinde taraf olaması ve gerekse ihaleyi alan yüklenici iş ortaklığı ile arasında herhangi bir sözleşme bulunmaması gözönüne alındığında, somut olayda TMK'nın 893/3.maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmakta olup, davacının, karşı akidi olan ... İnşaat... Ltd.Şti.'nden olan alacağını, aksine bir taahhütleri olmadıkça diğer davalılar olan iş sahibi Bakanlık ile yüklenici iş ortaklığına dahil olan diğer davalılar ... İnşaat... Ltd.Şti. ile ... İnşaat... Ltd.Şti.'ne karşı ileri sürmesine imkan yoktur.<br>Sonuç olarak, ilk derece  mahkemesince davacının davalılardan ... İnşaat... Ltd.Şti.'nden olan alacağından diğer davalıların da sorumlu tutulması talebiyle yönelttiği davalılar ... Bakanlığı ile ... İnşaat... Ltd.Şti.  ve ... İnşaat... Ltd.Şti.ne yönelik davasının ayrı ayrı reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen istinafa konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 59,30TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,1‬TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/07/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. <br> <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4d7718d4cc7be46","SID":"4e0f33067797d198"}}