{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/261 <br>KARAR NO:2025/865<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/06/2022<br>NUMARASI:2018/268 E. - 2022/693 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili  şirketin aşağıda belirtilen icra müdürlüğü ve dosya esası verilen icra takiplerine ilişkin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, Davalı, muhatabı ... Bankası ...Şubesi, keşidecisi ...Şirketi olan  ... seri numaralı, 78.850,00.-TL değerindeki 23.02.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiğini, Çekteki ciro silsilesinde müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu,  yine davalı, muhatabı .... Bankası... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  8014292 seri numaralı, 72.500,00.-TL değerindeki 18.01.2018 tarihli çeki icra ... sayılı icra takip dosyası ile takibine konu ettiğini ve çekteki ciro silsilesinde müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı, muhatabı ...Bank ...Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ...seri numaralı, 140.000,00.-TL değerindeki 27.02.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiği ve  Çekteki ciro silsilesinde müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı, muhatabı... Bankası... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  ... seri numaralı, 75.900,00.-TL değerindeki 07.02.2018 tarihli çeki .. sayılı icra takip dosyası icra takibine konu ettiğini, Çekteki ciro silsilesine göre müvekkilin de sözde cirosu bulunduğunu, davalı şirket tarafından yukarıda icra takibine konu edilen her dört çekte de yer alan müvekkili şirket cirolarının, müvekkilinin imzası ve kaşesinin taklit edilerek kullanılan sahte cirolar olduğunu,  Dava konusu yapılan bu çeklerde yer alan keşideci, lehtar ve cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari bağı da mevcut olmadığını, çekte gerçek bir imzası olmayan müvekkili şirketin bu çekte yer alan hiçbir kişiye, şirkete ve bu arada davalı bankaya da bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin ..., 2018/30630, ... ve ... sayılı icra takip dosyaları ile takip edilen alacak için borçlu olmadığının tespitini, surette davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalının,  ...bank ... Şubesi, keşidecisi ... olan ... seri numaralı, 95.700,00.-TL değerindeki 09.02.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası,  muhatabı...Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  ... seri numaralı, 74.000,00.-TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çeki ve muhatabı... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 100.000,00.-TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çeki ... sayılı icra takip dosyası ile takibine konu ettiklerini belirterek, her üç çekteki imza ve kaşenin sahte olduğunu belirterek, davanın konusu ve tarafları aynı olan İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/268 esas sayılı dosyası birleştirilmesine ve  borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili  şirket ile ... Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşme borcuna istinaden davaya konu çeklerin ... Şirketi  tarafından müvekkil şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin davaya konu iş bu çeklerden kaynaklanan alacağının tahsili amacı ile davacı borçlu aleyhine .... , ..., ...,... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, sonrasında davacı tarafından,  ...Bankası, ... Şubesine Ait ... Seri No'lu, 75.900,00 TL'lik, 07.02.2018 Keşide Tarihli Çek, ... Bankası,... Şubesine Ait ... Seri No'lu, 78.850,00 TL'lik, 23.02.2018 Keşide Tarihli Çek, ... Bankası, ... Şubesine Ait ... Seri No'lu, 72.500,00 TL'lik, 18.01.2018 Keşide Tarihli Çek, ...Bank, ... Şubesine Ait ...Seri No'lu, 140.000,00 TL'lik, 27.02.2018 Keşide Tarihli Çekler hakkında borçlu olmadığın tespiti amacı ile müvekkiline karşı  huzurdaki menfi tespit davasının  açıldığını, davaya konu çeklerin toplam bedelinin 367.250,00 TL olup davacı tarafından harca esas değer 406.637,00 TL  olarak belirtildiğini, davanın konusunun dava dosyasında belirtilen çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti olduğu, harca esas değer çek bedellerinin toplam tutarının   dava değerinin 367.250,00TL olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini, davanın ... Şirketi 'ne ihbarını talep ettiklerini, davaya konu iş bu çeklerin müvekkili şirkete müşterisi olan ...Şirketi tarafından genel kredi sözleşmesine istinaden verildiğinden iş bu davada yapılacak yargılama sonucunda müvekkil şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi durumunda çekleri müvekkile teslim eden şirkete rücu edileceğini, davacı-borçlunun süresi içinde herhangi bir imza itirazında bulunmadığını, dolayısıyla takip konusu çeklerin imzasının ikrar edilmiş belge niteliği kazandığını, dava konusu çeklerin incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve çekin hukuka ve yasaya uygun bir şekilde müvekkil şirkete geçtiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin  şirketin yetkili ve iyiniyetli 3.kişi hamil olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafça her ne kadar çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafın iddialarının somutlaştırılması açısından davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve keşideci ve cirantalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının saptanmasının ve imza incelemesi yapılması gerektiğini, dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı gibi müvekkil şirkete  imzanın davacıya ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü  olmadığını dolayısıyla müvekkili  aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirket alacağına zamanında kavuşamadığı ve mağdur olduğunu, Kötü niyetle yapılan itirazda davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddini,Davacı aleyhine takip miktarı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \"  asıl ve birleşen davaya konu olan 7 adet çekte, davacı şirkete atfen atılmış olan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiği\" şeklindeki gerekçeleri ile, Asıl davanın kabulü ile;a- ... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı ... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 78.850,00 TL değerindeki 23.02.2018 tarihli çek,b-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı ... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  ... seri numaralı, 72.500,00 TL değerindeki 18.01.2018 tarihli çek,c-... sayılı icra takip dosyasna konu olan, muhatabı ...Bank ...Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan ... seri numaralı, 140.000,00 TL değerindeki 27.02.2018 tarihli çek, d-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  ... seri numaralı, 75.900,00 TL değerindeki 07.02.2018 tarihli çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2018/315 esas sayılı dosyadaki davanın kabulü ile; a-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı ...bank ... Şubesi, keşidecisi .... olan. ..seri numaralı, 95.700,00 TL değerindeki 09.02.2018 tarihli çek,b-... sayılı icra takip dosyasına konu olan, muhatabı Türk ... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  ... seri numaralı, 74.000,00 TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çek ve muhatabı... Bankası ... Şubesi, keşidecisi ... Şirketi olan  ... seri numaralı, 100.000,00 TL değerindeki 30.01.2018 tarihli çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı (Temlik Alan) ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu bu nedenle davacının yargılamanın başından beri bir şeyler sakladığını, davacı dava konusu yapılan çeklerde yer alan keşideci, lehtar ve cirantalarla müvekkilinin hiçbir ticari bağının mevcut olmadığını iddia ettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında ticari ilişki olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, Söz konusu Bilirkişi Tespiti davacının başlangıçtan bu yana gerçekleri söylemediğini, sürekli bir şeyleri sakladığını ortaya koyduğunu,  menfi tespit istemine konu olan çeklerden biri olan ... nolu 23.02.2018 keşide tarihli 97.000 TL tutarlı keşidecisi ... olan çek de bu ilişkiyi tek başına kanıtladığını,  davacı Şirketin, ...'la da ticari ilişkisi olduğunu bu kişiye ait Bilirkişi Raporundaki tespitlerin de hatalı olduğunu, raporda davacıya ait 2018 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığının belirtildiğini, çekler 2018 yılında keşide edildiğini, davacı kayıtlarında çeklerin yer almaması davacının iddialarının haksız olduğunu, Yargıtay Kararları da davacının kötüniyetini ispatladığını, taraflar arasında yıllardır devam eden ticari ilişki, mal üretme, alıp, satma şeklindeki alışveriş v.s. ekonomik bağlantılar nazara alındığında; davacının  söz konusu çekleri dolaşıma soktuğu, ciro silsilesinde herhangi bir sorun olmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bir hüküm kurulduğunu, mahkeme kararını sadece imza incelemesine dayandırdığını, rapora yönelik  davalı ...bank tarafından sunulan itirazlar görmezden gelinerek eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini,Dava dışı ... Şti.nin de ticari  defterleri incelenerek menfi tespit istemine konu çeklerin ticari defterlerde işlenip işlenmediği işlenmiş ise  ne şekilde işlendiği , taraflar arasında mal alışverişi olup olmadığı, fatura düzenlenip düzenlenmediği hususlarının tespiti gerekirken bu yapılmadan karar verilmesinin de isabetsiz olduğunu, taraflar arasında yıllarca devam eden ticari ilişki olduğunun sabit olduğunu, bir takım hilelerle ticari ilişkinin yok sayılmasın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,  davacı-borçlu süresi içinde herhangi bir imza itirazında bulunmadığını, takip konusu çekler imzası ikrar edilmiş belge niteliği kazandığını, dava konusu çekler incelendiğinde ciro silsilesinin kopuk olmadığını ve çeklerin  hukuka ve yasaya uygun bir şekilde davalı alacaklı Banka'ya  geçtiğini, davalı alacaklı  şirketin yetkili ve iyiniyetli 3.kişi hamil olduğunu, davalı alacaklı  bankanın  çek bedelini tahsil etmek amacıyla işlem yapmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığını,  bu davada davacı ... Şirketi'nin şikayetiyle  Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/24302 Hz. sayılı dosyasından başlatılan soruşturmada;   savcılık, ekli  KYOK kararını verdiğini, bu hususlar dikkate alındığından davacının sahtelik iddiasının hakkın kötüye kullanılması vasfında olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın reddini, davacı aleyhine takip miktarı alacağın  %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının söz konusu iddiaların herhangi bir mesnedi bulunmadığını, davalı yalnızca kendisine istinaf sebebi oluşturmaya çalıştığını, şirketler arasında ticari bir bağ bulunsa da bulunmasa da incelenen ticari defterlerde dava konusu çeklere ilişkin bir kayıt bulunmadığını, davada ispatlanması gereken husus çeklerdeki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığı hususu olduğunu, ... ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunması davayı etkilemeyeceğini, müvekkili şirket, kaşesi ve sahte imzası kullanılarak ciro silsilesinde bulunmadığı bir çek sebebiyle haksız yere borçlandırıldığını,  kaşeyi kullanan ve imzayı taklit eden şirket ciro silsilesindeki borca batık olan ...çeklerin ... şirketi tarafından doğrudan bankaya sunulması ve teminat kullanmaya yönelik çeki kuvvetli gösterme saiki iddialarını güçlendirdiğini, dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde  müvekkil şirketin aldığı çekleri kaydettiğini “alınan çekler hesap muavin dökümü” de incelendiğini, burada da dava konusu çeklere rastlanılmadığının belirtildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede “tetkik konusu toplan yedi adet çekte ciranta ....Şti.ye atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi ...”  açıkça tespit edildiğini, mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğunu davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davanın konusu; İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 24/12/2020 tarihli muhasebe bilirkişine ait bilirkişi raporunda özetle; \"Huzurdaki davanın ve birleşen davanın konusu olan çeklerde keşideci, lehtar ve ciranta olarak görülen kişilerlerden, ... ve ... ile davacı arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, buna mukabil ....Şti ve ....Şti ile davacı arasında bir ticari ilişkinin var olduğu ,Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında huzurdaki davanın ve birleşen davanın konusu olan çeklere ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, dolayısıyla davacı defter ve kayıtlarına göre mezkur çeklerin var olmadığı tespit edilmiştir.\" şeklinde belirtilmiştir. 09/06/2022 tarihli grafolog  bilirkişi heyet  raporunda özetle,;\"Tetkik konusu toplan yedi adet çekte ciranta...Şti.ye atfen atılmış imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi ...\" belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından asıl ve birleşen davada dava konusu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, grafolog bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, muhasebe bilirkişisine ait raporda, davacıdan sonra ciroda yer alan  dava dışı ...Şti ve ... Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu tespit edilmiş ise de, bunun tek başına yeterli olmayacağı, dava konusu çeklerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, imzaya itiraz mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden  mahkemece verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih ve 2018/268 E., 2022/693 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken  27.777,37 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.944,35‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 21.833,02 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken  20.376,18 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.094,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.282,14‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davalı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f93334c3a0a2bda","SID":"c20744f264e9e99b"}}