{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/707 <br>KARAR NO:2025/1178<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/02/2022<br>NUMARASI:2020/881  E. -  2022/87  K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkili .... Şti. ile davalı ... Hizmetleri AŞ arasında 02/03/2018 tarihli bir \"Yük Taşıma Sözleşmesi\" akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin tedarikçi olarak ... Grubu'nun depolarından ...'un belirteceği, yönlendireceği lokasyonlardan, depolardan, tesislerden teslim alacağı malları, emtiaları, ürünleri, gene ...'un tanımlayacağı bölgeler içerisinde ... Grup operasyonlarına tahsisi taahhüdü altına girdiğini,  davalı şirketin ise müvekkili şirketin işbu hizmeti karşılığında navlun bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmede yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna karşılık davalı şirkete fatura edilen  alacakların kendisine ödenmediğini, davalı tarafa fatura edilen alacağın ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasıyla davalı (borçlu) aleyhine icra takibi başlatıldığını,  ancak her ne kadar ödenmeyen fatura bedeli hasebiyle davalı tarafın müvekkiline karşı borçlu olsa da haksız ve kötü niyetli bir şekilde borcun aslına ve takip öncesi faize itiraz ettiğini iddia ederek, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, dava konusu 114.481,67 TL fatura alacağının davalının temerrüt tarihi olan 02/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının takip konusu alacağın (asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz alacağı) %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında Yük Taşıma  Sözleşmesi akdedildiğini  ve müvekkili şirket tarafından davacıdan taşıma hizmeti alındığını,  davacının iddia ettiğinin aksine, davacının vermiş olduğu taşıma hizmetlerinin bedelini ödediğini,  müvekkili şirket nezdinde davacının ödenmemiş bir alacağı kalmadığını, müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde, davacının müvekkili şirkette herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının görüleceğini, davacı her ne kadar e-posta yazışmalarında müvekkili şirketin ödeme taahhüdünde bulunduğunu, müvekkili şirkete gönderilen e- faturaların itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ve buna rağmen borcun ödenmediğini iddia etmişse de davacı tarafından, dosyaya, bahsi geçen e-posta yazışmalarının ve e- faturaların sunulmadığını ve dava dilekçesi ekinde tebliğ de edilmediğini savunarak, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"..Taraflar arasında  taşıma işinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca, faiz ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 25/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda,  tarafların 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (10.01.2020) itibariyle davacının davalıdan 1.690.660,41 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (10.01.2020) itibariyle davalının davacıya 7.222,10 TL borcunun bulunduğu, taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının 1.683.438,31 TL (1.690.660,41 TL - 7.222,10 TL) olduğu, bu farkın sebebinin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olan bir takım ödemelerin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı olduğu, 30/11/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, davalı şirket tarafından sunulan bir kısım ödeme evrakları incelendiğinde; listelenen fatura ve avans ödemelerinin dayanak evraklarının dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle 603.439,96 TL ödemenin davalının ispatına muhtaç olduğu, listelenen bir kısım fatura ödemelerine dayanak olarak Tahsilat Makbuzu ve Para Makbuzu mevcut olduğu, bazı ödemelerde sadece imza bulunduğu, bazı ödemelerde kaşe ve imza mevcut olduğu, bazı ödemelerde ... isim ve imzasının bulunduğu, bazı ödemelerde ise kaşe ve imza mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte, Tahsilat Makbuzu ve Para Makbuzu her zaman düzenlenebilecek nitelikte evrak olduğundan ve ödeme yapıldığına dair karine teşkil edecek başka bir dayanağı bulunmadığından toplam 690.566,68-TL ödemenin de davalının ispatına muhtaç olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; dosya kapsamına göre, davacı firmanın davalı adına düzenlemiş olduğu faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, dosyaya ibraz edilmiş olan faturalar, ödeme belgeleri, taraf şirketlerin ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ve davalının  icra takibinden önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak davacının vermiş olduğu taşıma hizmetlerinden dolayı davalıdan 114.481,67-TL alacaklı olduğu ve temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu yönünde  mahkememizde kanaat oluşmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 114.481,67-TL asıl alacak üzerinden  devamına karar vermek gerekmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle alacağın likit ve bilinebilir olduğu dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranında, borçlu davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 114.481,67 TL üzerinden devamına, asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren takipteki koşullar üzerinden faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak olan 114.481,67 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 22.896,33 TL  icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirket müşterilerine ait  ürünlerin taşındığını, hizmet karşılığı hak edilen ücretlerin davacıya tam ve eksiksiz şekilde ödendiğini, defterler incelendiğinde müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı defterlerinde ise müvekkili firmadan alacaklı gözüktüğünü, davacı defterlerinin hatalı, eksik ve doğru veriyi göstermediğini, davacının 16.12.2019 tarihli imzalı yazıdan da görüleceği üzere müvekkili firmadan 142.301,81 TL alacaklı olduğunu  belirttiğini, kısacası davacının defter kayıtları ile göndermiş olduğu yazı ve dava dilekçesindeki miktarların farklı olduğunu, müvekkilinin ödemeleri nakden makbuz karşılığı yaptığını, davacının müvekkili şirketin ...Firmasının ürünlerini taşıdığını, taşıma hizmeti verilirken taşıma başı nakden ödeme yapılarak gerçekleştirildiğini, bilirkişi raporunda 603.439,96 TL ödemenin ispata muhtaç olduğunun belirtildiğini, 16.12.2019 tarihinde davacı ile mutabakat yapılmak istendiğini, bakiye rakamdan mutabık kalınmadığını ancak rakamın 142.301,81 TL olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yapılan ödemelerin davacı firmanın personeli tarafından elden ve nakden teslim alındığını, çalışma şeklinin bu şekilde yürüdüğünü, ödemeyi alan davacı personeli ile davacı firma arasındaki problemden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, bunlara rağmen müvekkilinin ödemeyi ispat edemediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve kötü niyetli olduğu düşünülerek icra inkâr tazminatına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına, davanın reddi ile  kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, eşya taşımaya ilişkin faturaya bağlanmış alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, yük taşıma sözleşmesinin mevcudiyeti konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık, davalının takip konusu faturalardan kaynaklı ücretleri ödeyip ödemediğine ve neticede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında 02.03.2018 tarihinde yük taşıma sözleşmesinin kurulduğu, sözleşmede davacı şirketin tedarikçi, davalının ise ... olarak anıldığı, sözleşme konusunun tedarikçinin ... Grubunun depolarından ... belirteceği, yönlendireceği, lokasyonlardan, depolardan, tesislerden teslim alacağı malları, emtiaları, ürünleri gene ... tanımlayacağı bölgeler içerisinde ... Grup operasyonlarına navlun karşılığı tahsis edeceği, özellikleri ve detayları bulunan araçlar ile taşınması, dağıtımı, boşaltılması ve istiflemesi ve ilgili teslimat sırasında ödeme alınması gerekiyor ise faturada belirtileceği, ödemenin kredi kartı veya nakit olarak tahsilat işlemlerinin belirlenen genel ve özel şartlar çerçevesinde yerine getirilmesi bu yapılan hizmete karşılık ise ... bu hizmetlerin bedelini bu sözleşmede belirlenen şartlar ve bedeller üzerinden tedarikçiye ödemesi olarak belirtildiği, hak edişler ve ödeme şartlarının 4.maddede düzenlendiği, ...'un tedarikçiye bu sözleşmede belirlenen araç, sürücü çalışmalarına karşılık olarak mutabakatla belirlenen navlun bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, sefer sona ermeden navlun bedeline hak kazanılamayacağı, sefer tamamlanmadan hak edilemeyeceği, tedarikçinin yüklenen her araç başına ...'un belirlemiş olduğu hizmet giderini ödemeyi kabul edeceğinin belirtildiği, sözleşmenin 01.03.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği, 31.12.2018 tarihine kadar geçerli olduğunun düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı aleyhine ... sayılı dosyasında çok sayıda faturaları belirtmek suretiyle faturalardan kaynaklanan bakiye 114.481,67 TL asıl alacak ile 2.385,30 TL temerrüt faizi olmak üzere 116.866,97 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davacı tarafça davalı adına düzenlenen e-faturaların nakliye hizmeti adı altında gübre nakliyesi açıklaması ile düzenlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından takibe ve borca itiraz edildiği, davacının İİK 67.maddesi gereğince arabuluculuk aşaması sonrasında iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır.25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun davacının davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacı ile yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 1.690.660,41 TL alacaklı olduğu, davalının 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin  bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 7.222,10 TL borcunun bulunduğu, cari hesap farkının 1.683,438,31 TL olduğu, bu farkın sebebinin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olan bir takım ödemelerin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı olduğu, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olan ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ödeme kayıtlarına dayanak belgelerin talep edilmesine rağmen davalı şirket tarafından ibraz edilmediğinden ispata muhtaç olduğu, sonuç olarak davalının ispata muhtaç ödeme kayıtları nazara alınmadığında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 114.481,67 TL alacaklı olduğu, takip öncesi davalının temerrüte düşürülmemiş olduğundan işlemiş faiz alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; raporda alacakların tespit edildiğini, e-faturaların karşı tarafa dijital sistem üzerinden tebliğ edilmiş olduğunu, söz konusu faturaların davalı tarafça kabulüne ilişkin uygulama yanıtlarının dosyaya sunulduğunu belirterek, alacaklı olduklarının kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, mahkeme ara kararı gereğince ödemelere ilişkin belgenin ibrazı için iki haftalık süre verildiğini, belgelerin mahkemeyi ibraz edildiğini, bir kısım ödeme belgesinin arşivden temin edilemediğini, ödeme belgelerinin dilekçe ekinde ibraz edildiğini belirtmiştir.30.11.2021 tarihli ek  bilirkişi raporunda; davalı şirket tarafından kök rapor sonrası dosyaya sunulan ödeme evrakları incelendiğinde dayanak evrakları bulunmayan ödemelerin detaylarının liste halinde gösterildiği toplam 603.439,96 TL ödemenin fatura ve avans ödemelerine ilişkin olduğundan ve evrakları dosyada mevcut olmadığından ispata muhtaç olduğu, davalı şirketin kök rapor sonrası dosyaya sunulan ödeme evraklarında dayanak evrakların bulunmadığı ancak fatura üzerinde ödeme alındığına dair isim ve imza bulunan evrakların liste halinde belirtildiği, adı geçen ...'ün ve ...isimli kişilerin davacı şirket personeli olup olmadığı bununla birlikte davacı çalışanı kabulü halinde dahi fatura üzerindeki isim ve imzanın ödeme alındığına karine teşkil edemeyeceğinden zira ödemeye ilişkin dekont, makbuz vb evrakı olmadığından toplam 399.742,46 TL ödemenin davalının ispatına muhtaç olduğu, ayrıca tahsilat makbuzu ve para makbuzunun her zaman düzenlenebilecek nitelikte evrak olduğu, ödeme yapıldığına karine teşkil edecek bir dayanağı bulunmadığı belirtilerek, sonuç olarak kök rapordaki kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.  Taraflar arasında, yük taşıma sözleşmesi kapsamında tedarikçi olarak yer alan davacı şirketin nakliye hizmetine  dair davalı adına faturalar düzenlediği tartışmasızdır.Davalı tarafça her ne kadar sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirildiği ve ödemelerin yapıldığı savunulmuş ise de dosyaya ibraz edilen ve ek bilirkişi raporunda incelenerek değerlendirilen belgelerin ödeme niteliğinde kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalı tarafça davacı alacağının ödendiği savunulmuş olduğundan ispat külfeti davalı tarafa geçmiştir. Davalı dosyaya ibraz edilen delilleri ile ödemeyi ispat edememiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davlı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 5.865,17 TL istinaf  karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı  tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"111c9ef99ce06c28","SID":"0e388f29f57a1ee7"}}