{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/2131<br>KARAR NO\t: 2025/1558<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ... (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ... (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI (TEMLİK EDEN)\t: ... GIDA VE TEMİZLİK MADDESİ MEŞRUBAT  NAK. TEK -...<br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>TEMLİK ALAN\t: ... ...  <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 17/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/07/2025<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekil ile davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin 1978 yılında bu yana devam etmekte olan davalı şirket bayiliğinin 01/07/2015 tarihi itibariyle sona ermesi sebebiyle müvekkili şirket ile davalı yan arasında yaklaşık 40 senedir devam etmekte olan bayilik ilişkisinin 01/07/2013 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında devam etmekte iken davalı tarafından muhtelif zamanlarda müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı davrandığı yönünde gerçek dışı beyan ve iddialarda bulunduğu ve son olarak da sözleşmenin 01/07/2015 tarihi itibariyle yenilenmeyeceği ve 24. mad. kapsamında sürenin sona ermesi ile sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğinin ifade edildiği, .... Noterliği aracılığı ile gönderilen 30/04/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 30/06/2015 tarihinden itibaren uzatılmayacağını ve işbu tarih itibariyle sona ereceğini beyan ettiği ve sözleşmeyi sona erdirdiği, müvekkili şirketin yıllar içerisinde oluşturduğu müşteri portföyü, ticaret hacmi ve potansiyel değerinin karşılığı olarak her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, tazminat miktarının davanın açıldığı tarih itibariyle tam ve kesin olarak belirlenmesi müvekkili şirketten beklenemeyeceğinden, 6100 sayılı HMK'nın 107.mad. Kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde ve tahkikat sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu ile alacaklarının miktarının tam ve kesin olarak belirlenebildiği anda taraflarınca arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davacı tarafın talepte bulunduğu portföy tazminatının davanın açıldığı tarih itibariyle tam ve kesin olarak belirlenemediğini beyan ederek işbu davayı HMK'nın 107. md. uyarınca belirsiz alacak davası olarak nitelendirdiği ve şimdilik 10.000,00-TL tazminat talepli olarak ikame ettiği, davacı tarafın portföy tazminatına TKK'nın 127. Maddesinin \"tazminatın acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı\" hükmünü dayanak gösterdiği, ancak dava konusu olayda HMK'nın 107. maddesinde belirsiz alacak davası açılmasına dair şartların mevcudiyetinin söz konusu olmadığından davanın reddini gerektiği, davacı tarafça davanın ikamesinden evvel gönderilen ....Noterliğinin 04/11/2015 tarihli ve 8805 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkili şirketten 1.500,000,00.TL portföy tazminatı talep edildiği, artık dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak olduğu iddia ve beyanının Yargıtay kararı uyarınca kabulünün  hukuken mümkün olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 01/07/2013 tarihinde bayilik/distrübütörlük sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeninin belirli süreli olarak düzenlendiği, 2 yıllık süresi sonunda yenilenmediği, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki değerlendirildiğinde, bayilik sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek haklı sebebin varlığının bulunmadığı, fakat sözleşmenin yenilenmemesinin davacının portföy tazminatı talep etmesine engel olmayacağı değerlendirildiğini, portföy tazminatı talep edilmesinin ön koşulu, bayilik sözleşmesinin yenilenmeyerek sona ermiş olmasını yeterli gördüğünden ön şart gerçekleştiğini, ikinci şart ise acentenin bulunduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalı şirketin önemli menfaatler elde etmesi olduğunu, davacının bayi olarak kazandırdığı müşterilerin davalı şirketle iş ilişkisini sürdürmesi ve davacı şirketin bundan menfaat sağlaması nedeniyle şartın gerçekleştiği anlaşıldığını, üçüncü şart ise bayilik sözleşmesi sona ermesinden kaynaklı davacı şirketin ücret kaybına uğraması olduğunu, davaya konu olayda  davacı şirketin kurulmasından önceki dönemde davacı şirket ortakları ile davalı şirket arasında bayilik ilişkisi uzun süredir devam ettiğinden davacı şirket tarafından kazandırılan yeni müşteriler olduğundan bu şartında gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Kanun TTK'nın 122/1 maddesi gereğince denkleştirme tazminatının hakkaniyete uygun olması gerektiğinden davaya konu markanın tanınmışlığı, davacının bazı işleri eksik yapması nedeniyle kusuru dikkate alınarak  hükme esas alınan 28/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden %50 indirim yapılarak 71.867,43.TL Portföy tazminatının ve davacının teminat mektupları için ödemiş olduğu 4.725,60.TL komisyon gideri yönünden davanın kabulüne karar verilerek, açılan davanın kısmen kabulü ile, 71.867,43.TL Portföy tazminatının 04/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya  verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4.725,60. TL komisyon bedelinin 04/11/2015  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile  birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya  verilmesine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, markasını tanınmışlığı ile bazı işleri eksik yapıldığını gerekçe göstererek belirlenen miktar üzerinden %50 oranında indirim yapılmasının hukuki dayanağını olmadığını, eksik işlerin tam olarak ne olduğunu kararda belirtilmediğini, davacı şirketin 2010 yılında kurulmuş is de bu şirketin kurulmasından önce de \"... Adi Ortaklığı\" ile 1978 yılında başlayan ve 2008 yılından itibaren ... olarak devam eden bayilik ilişkisi olduğunu, dolayısıyla bu süre zarfında zaten belli bir müşteri çevresi oluştuğunu, bu nedenle hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmenin sona ermesinde müvekkilinin hiçbir kusuru ve sözleşmeye aykırı davranışı olmadığını, daha önce davalının müvekkili ile gönderdiği yazılarda yer alan iddiaların gerçek olmadığını, hükmedilen tazminat bedeline ilişkin faizin sözleşmenin haksız olarak sona erdirildiğini 01/07/2015 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafı davadan önce ihtarname göndererek ne tutarda tazminat istediğini bildirmediğini, portföy tazminatı son 5 yıllık faaliyete ilişkin komisyon gelirleri ile diğer ödemelere göre belirlendiğini, dolayısıyla taraflarca belirlenebilir bir miktar olması gerektiğini, artırılan kısmın zaman aşımına uğradığını, davacının bayi olduğundan TTK 122.'ye göre denkleştirme tazminatı talep edemeyeceğini, taraflar arasında süregelen zincirleme aynı ve tek bayilik yapılanma ve ilişkisi bulunmadığını, farkı kişi adi ortaklık ve tüzel kişi yapılarıyla süren bayilik ilişkisi söz konusu olduğunu, taraflara arasındaki belirli süreli bayilik sözleşmesinin yenilenememek suretiyle sona erdirildiğini, %20 oranında kusur kabul edildikten sonra kusur indiriminden bahsedilemeyeceğini, davalının dünyaca tanınmış bir marka olduğunu, bu tanınmışlıktan dolayı davacının hiçbir katkısı olmaksızın markanın kendisini sattırdığını, bu nedenle %30 oranında tanınmış marka indirimi yapılmasının çok az olduğunu, bilirkişinin davacı markasını tanınmışlığından faydalandığını, davacı müşteri sayısını ve ürün sürümünü arttırmadığını, aksine son yıllarda devamlı suretiyle satışlarda azalma gerçekleştiğini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, davacı defterleri usulüne uygun olmadığını davacı davasını ispatlayamadığını, teminat komisyon giderinin ve temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, davacının ihtarnamelerinin 06/11/2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnamede 3 gün içinde ödeme talep edildiğinden temerrüt tarihi olan 10/11/2015 tarihi alacağının açık olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, denkleştirme (portföy) tazminatı ve teminat mektubu komisyon giderleri istemine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında arasında, 1978 yılında davacı tarafın yapısının adi ortaklık olduğu dönemde başlayan ve 2010 yılından itibaren şirket olarak tescili ile aralarındaki sözleşmenin sona erdiği 01.07.2015 tarihine kadar yaklaşık 40 yıl süren bayilik ilişkisi bulunduğu, bu ilişki 01.07.2013 tarihli Bayilik Sözleşmesi kapsamında devam etmekteyken davalı tarafından sözleşmedeki 2 yıllık sürenin sona erdiği 30.06.2015 tarihi itibariyle sözleşmenin uzatılmayacağının bildirildiği, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesine yakın bir sözleşme olup TTK'nın 122.maddesi uyarınca müşteri çevresine önemli katkı sağlayan tek satıcının portföy tazminatı talep edebileceği, müvekkili şirketin yıllar içerisinde oluşturduğu müşteri portföyü ve ticaret hacmi ve potansiyeli nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı ile sözleşmenin feshedilmesinden sonra davalının 2 ayı aşkın süre teminat mektubunu iade etmemesi bankaya ödenen teminat mektubu komisyon giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili tarafından özetle, davacı bayinin sözlü ve yazılı olarak uyarılmasına rağmen ödeme esasları, teminat, çalışma usul ve esasları ile satış noktalarının denetlenmesi, gerekli raporlamanın yapılması ve satış noktalarının şikayetleriyle ilgilenilmesi gibi sözleşme kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmenin bu sebeplerle yenilenmeyeceğinin davacıya ihbar edildiği, davacının son 5 yıldaki ve2 yıldaki satış performansına göre davacının portföy tazminatı talep etmesinin maddi dayanağının olmadığı, belirli süreli sözleşme sebebiyle portföy tazminatı talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Denkleştirme tazminatı, 6102 sayılı TTK'nın acentelere ilişkin 122.maddesinde \"Denkleştirme istemi\" başlığı altında düzenlenmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın 122.maddesinde;<br> \" (1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;<br> a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona  ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,<br> b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye  kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla  sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa,<br> c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa,<br> acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.<br>(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.<br>(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.<br>(4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.<br>(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıdaki yasal düzenlemeden, genel olarak denkleştirme (portföy) tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığı olduğu, acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshi dışında sözleşmenin fesih ya da sona erme sebebine bakılmaksızın diğer koşulların varlığı halinde acentenin denkleştirme isteminde bulunabileceği, denkleştirme istemine ilişkin bu hükmün, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. <br>Tek satıcılık sözleşmesiyle üretici, ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenmektedir.<br>Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 01.07.2013 tarihli ve 2 yıl süreli Bayilik/Distribütörlük Sözleşmesiyle, merkezi ... olan ve coğrafi sınırları  ..., ve ... olarak belirlenen bölgede davalı şirkete ait bira ve malttan mamül ürünlerin kendi nam ve hesabına depolanması, pazarlanması, dağıtılması ve satışının yapılmasının kararlaştırıldığı, bu haliyle sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.<br>TTK'nın 122/4.maddesi uyarınca  denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Bu sürenin niteliği hususunda öğretide görüşbirliği olmadığı, hak düşürücü süre mi yoksa zamanaşımı süresi olup olmadığının yasal düzenlemede açıklanmadığı, maddenin gerekçesinde de sürenin niteliğinin uygulama tarafından belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir.<br> Davacı vekili tarafından davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olduğu, 26.01.2021 tarihinde UYAP sistemi üzerinden verilen davaya konu alacak miktarının artırılmasına dair dilekçe sunulduğu anlaşılmaktadır.<br> Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesinde belirsiz alacak davası tanımlanmıştır. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır. Madde gerekçesinde de alacağın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için bazı kıstaslar  açıklanmıştır. Bu yasal düzenleme ve ilkeler kapsamında, somut davada davacının alacak miktarını önceden bilmesi kendisinden beklenemeyeceğinden, davanın  belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasında  hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, belirsiz alacak davasının açılmasıyla uyuşmazlığa konu alacağın tamamı yönünden hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin kesildiği, davacının TTK'nın 122/4.maddesi uyarıncasözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içerisinde eldeki davayı açtığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasında davacı tarafın adi ortaklık yapısında olduğu dönemlerde olmak üzere 1978 yılında başlayıp 2010 yılında davacı şirketin tescili ile devam eden ve en son 01.07.2013 tarihli 2 yıl süreli Bayilik/Distribütörlük Sözleşmesi ile sürdürülen tek satıcılık mahiyetinde akdi ilişkinin bulunduğu, davalı tarafından ....Noterliği'nden 30.04.2015 tarih ve 08458 yevmiye numaralı olarak keşide edilen ihbarnameyle davacının ödeme esasları, teminatlar, çalışma usul ve esasları ile sözleşme kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getirmediği sebeplerine dayanılarak sözleşme süresinin sona ereceği 30.06.2015 tarihinden itibaren sözleşmenin uzatılmayacağının ve buna bağlı olarak davacının tüm faaliyetlerinin de bu tarih itibariyle haklı nedenle sonlandırılacağının ihbar edildiği, taraflarca bildirilen deliller toplanmak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede davacının işletme ve faaliyetinde bir kısım eksiklikler bulunmuş olsa da, bu eksikliklerin uzun süredir devam eden tek satıcılık ilişkisini sona erdirmeyi haklı kılacak ölçüde önemli sebepler olmadığı, kaldı ki davalının haklı sebebe dayanarak sözleşmeyi sona erdirmesi sözleşme süresinin sona ermesini beklemesinin gerekmediği, bu itibarla uzun süredir devam eden sözleşme ilişkisinin davalı tarafından feshini ya da uzatılmamasını gerektiren haklı bir sebebin bulunmadığı, taraflar arasındaki tek satıcılık ilişkisinin süresi ve davacıya ait işletmenin faaliyet konusu itibariyle davalıya yeni  alt bayiler ve müşteri çevresi kazandırdığının ve var olan müşterilerle ticari ilişkileri geliştirdiğinin kabulü gerektiği, buna göre davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde TTK'nın 122/2.maddesinde belirtilen usule yapılan hesaplamada üst sınırı 143.734,87 TL olarak belirlenen denkleştirme tazminatının, belirlenen bu tutardan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle 71.867,43 TL olarak hüküm altına alınmasında ile davacıya ait teminat mektubunun davalı tarafından geç iade edilmesi sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı 4.725,60 TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik   bulunmadığından, davacı ve davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>TBK'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Somut olayda, davacı tarafından davalıya gönderilen ....Noterliği'nden 04.11.2015 tarih ve 08805 yevmiye numaralı ihtarnameyle portföy tazminatı ve teminat mektubu komisyon bedelinin en geç 3 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalıya 06.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalıya verilen 3 günlük ödeme süresi 09.11.2015 tarihinde sona erdiğinden davalının temerrüdünün 10.11.2015 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek hükmedilen tazminata bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 04.11.2015 tarihinden faize hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmasına karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, <br>3- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>4-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>5-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>a-71.867,43.TL Portföy tazminatının 04/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya  verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b-4.725,60.TL komisyon bedelinin 10/11/2015  tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan ...'ya  verilmesine,<br>c-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.232,06.TL nisbi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 3.131,48.TL harcın mahsubu ile bakiye  2.100,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>ç-Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 3.131,48.TL harcın davalıdan alınarak  temlik alan ...'ya   verilmesine,<br>d-Temlik alan  ...' vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca temlik alan vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak  temlik alan ...'ya   verilmesine,<br>e-Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00.TL vekalet ücreti takdiri ile temlik alan  ...'dan  alınarak davalıya verilmesine,<br>f-Davacı vekili tarafından sarf edilen 111,00.TL tebligat gideri, 22,06.TL müzekkere gideri, 2.000,00.TL bilirkişi gideri, 2.193,80.TL talimat gideri olmak üzere toplam 4.326,86.TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre takdiren 1.808,14-TL'sinin davalıdan alınarak  temlik alan ...'ya verilmesine, kalan yargılama giderinin  temlik alan ...  üzerine bırakılmasına,<br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin   06/11/2021 tarihli ... Esas ... karar sayılı, ... Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE,<br>-İptaline karar verilen harç tahsil müzekkeresine göre yapılan bir tahsilat var ise MAHSUBUNA,<br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL harçtan peşin alınan 59,30.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanununca davalı taraftan peşin alınan 1.309,00.TL harcın, kararın kesinleşmesiyle talep halinde davalıya iadesine, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan 162,10TL istinaf başvurma harcı, 22,00.TL tebligat gideri ve 47,00.TL posta gideri olmak üzere toplam 231,10‬.TL  istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>4-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan  gider avansının ilk derece mahkemesine İADESİNE,<br>7-6100 sayılı HMK'nın  359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce  taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/07/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. <br>\t<br><br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2bcb0c2b940db76","SID":"83063982a7e8dcf5"}}