{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/975 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1066<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.05.2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/663 Esas 2025/493 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 09.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.07.2025 <br><br>\tİzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2025 tarih 2024/663 Esas 2025/493 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA :Davacı vekili, davalıya ait ..... plakalı araç ile müvekkiline kasko poliçesi uyarınca sigortaladığı dava dışı.....'na ait .... plakalı aracın karıştığı kazada, sigortalı aracın hasarlandığını, davalı sürücünün olay yerini terk ettiğini, müvekkili tarafından hasara ilişkin tazminat ödendiğini, davalı tarafın olay yeri terk sebebiyle sorumlu olduğunu, rücu haklarının bulunduğunu, bu nedenle toplam ödenen bedelin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılmadığını, icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, hasar dosyasına göre müvekkilinin davaya konu kazaya karıştığını gösterir bilgi ve delil bulunmadığını, kaza tutanağına göre davacı araç sürücüsününü beyanına göre tutanak tutulduğunu, sadece bu beyana göre işlem yapıldığını, dosyadaki delil durumuna göre ..... plakalı aracın çift taraflı trafik kazasına karışıp karışmadığının belirlenebilir olmadığını, bu nedenle ödenen bedelin rücu edilerek tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, rücu edilebilmesi için rücu şartlarının oluştuğunun ispatlanması gerektiğini, iddiaların somut ve kesin delillerle ispatlanamadığını,  müvekkilinin davaya konu kazaya karışmadığını, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiçbir somut delil olmaksızın karşı araç sürücüsünün beyanına göre açılıp bu beyana göre rapor tanzim edildiğini, müvekkilinin kazaya karışmadığını, kazaya karıştığına ilişkin hiçbir bilgi, belge, kamera kaydı, görgü tanığı vs delil bulunmadığını, kaza tespit tutanağının da tek taraflı beyana göre tutulduğunu, bu beyana göre kusur tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. <br>\tGEREKÇE : Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında \" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre sigorta ettiren hangi mahkemeye başvurabilecek ise ona halefen sigorta şirketi de aynı mahkemede dava açabilecektir. <br>\tSomut olayda davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı dava dışı gerçek kişiye ait aracın davalı gerçek kişi şahısın işleteni ve sürücüsü olduğu olduğu araçla oluşan kazada sigortalısına ödenen bedelin tahsili istenmektedir. Davacı sigorta eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup sigortalı gerçek kişi ile davalı arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır ve  davalı taraf da tacir değildir. Hem kasko poliçesi, hem de uyaptan çıkartılan davacı araç plakasına göre, bu aracın kullanım şeklinin hususi olduğu belirlenmiştir. Buna göre  TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevli olup  ilk derece mahkemesince eldeki davada asliye hukuk mahkemeleri görevli olup, nispi ya da mutlak ticari dava niteliği bulunmayan eldeki davada  görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.  <br>\tBu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.05.2025 tarih 2024/663 Esas 2025/493 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc65f9dd658c4b16","SID":"6852ff3952f1b6ed"}}