{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  ...  <br>KARAR NO\t:  ... <br>KARAR TARİHİ\t: 12/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>ÜYE\t\t:  ... <br>KATİP\t\t:  ... <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/04/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas  ... Karar<br><br>DAVACI\t:  ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t:  ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Tespit<br><br>Taraflar arasında görülen davada ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:  <br>Dava, soruşturma aşamasında davacıya yediemin olarak verilmesine karar verilen teknenin teslimine ilişkindir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında; \"1-Davanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2. Maddeleri uyarınca görevsizlik nedeniyle usulden Reddine,<br>2-HMK 20/1 maddesi uyarınca, taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize dilekçeyle başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili  Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde HMK 20/1. Maddesi gereğince davanın açılmamış sayılacağına,\" denilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında ise; \"O halde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın tarafları arasında sözleşme bulunmadığı, Ortaca CBS'nin soruşturma dosyası kapsamında dava konusu özel teknenin marinaya çekilmesine karar verildiği göz önüne alınarak taraflar arasında tüketici ilişkisinden de söz edilemeyeceğinden davaya bakmakla görevli mahkemenin davanın ilk açıldığı Mahkeme olan Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; Mahkememizin karşı görevsizliği ve davaya bakmakla görevli Mahkemenin Muğla 1.Asliye Hukuk Mahkemesi  olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" denilmek suretiyle karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine yargı yeri belirlenmesi amacıyla Dairemize dosya gönderilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER:<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;<br> HMK'nun 2.maddesinin 1.fıkrası gereğince malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Yine 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca HMK'da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. <br>Göreve ilişkin genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiştir.<br>Ticari davalar TTK'nun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. Maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.<br>Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.<br>Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. <br>Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. Maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. <br>Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. Maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olanca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.<br>Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.<br>\tSomut olayda; göçmen kaçakçılığında kullanıldığı anlaşılan tekne davalı şirketin işlettiği marinaya çektirilmiş ve soruşturma aşamasında yediemin olarak davacıya teslimine karar verilmiştir. Taraflar arasında teknenin davalı şirketin işlettiği marinada kalmasına yönelik bir sözleşme yahut ticari dava sayılmasını gerektirir ticari ilişki  yoktur. Bu durumda taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ticari dava niteliğindeki  uyuşmazlığın Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  12/08/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/08/2025<br> \t\t\t\t<br><br>Başkan<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Üye<br> ... <br><br>Katip<br> ...  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15c8b0dbdd621f79","SID":"1178adfff35b1849"}}