{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/653 Esas  - 2025/646 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/653 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/646<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t: 20/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/151 Esas 2025/118 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 02/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine  yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı ile davalılardan ...'ın 2017 yılında evlendiklerini, davalı ... şirketinde çalışırken 22/09/2020 tarihinde 1.750 pay satın aldıkları, pay tescilinin davalı adına yapıldığını ve münferit yetkili müdür olduğunu, davacının da 07/02/2023 tarihinde, 3.250 adet pay satın alarak davacı ve davalıdan oluşan bir ortaklık yapısının oluştuğunu, davacının aynı zamanda ... şirketinde Rehber ve Psikolojik Danışman olarak çalıştığı halde, davalı ...'ın Milli Eğitim'e, SGK ve Maliye'ye davacının hizmetlerini bildirmediğinden aralarında da başka sorunlar olduğundan anlaşarak boşandıklarını, Ankara 5. Aile Mahkemesi'nde görülen boşanma dosyasına sundukları protokolün mal rejiminin tasfiyesi başlıklı kısmın 2. paragrafında \"...tarafların ortak rıza ve kabulleri ile ... hissesinin %15'inin bedelsiz olarak boşanma kararının verilmesinin akabinde ...'a devir ve adına tescil edecektir. Böylelikle tarafların belirtilen şirketteki hisse oranlarının ...'ın %50, ...'in %50 şeklinde olacaktır.\" şeklinde düzenleme nedeniyle davacının Yenimahalle 6. Noterliğinin 01/08/2023 tarih ve 16505 yevmiye numaralı yazısı ile boşanma protokolü uyarınca pay devri için hazır olduğunu ve yönetiminin paylaşılması için gerekli işlemleri yapması için davalıyı ihtar ettiğini, davalı ...'ın ihtara cevap vermediğini, davacının Ankara Arabuluculuk Bürosuna 2023/93772 numara ile müracaat ederek \"pay devri ve protokol hükümlerine uygun olarak değişiklik\" talebinde bulunduğunu, ancak şirket müdürü nün davalı ahdine vefa etmediğinden anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davacının Ankara 35. Noterliğinin 02/11/2023 tarih ve 17740 yevmiye yazısı ile \"protokol gereği pay devri için\" davacıya ihtarname gönderdiğini, davalı ...'ın Ankara 79. Noterliğinin 06/11/2023 tarih ve 23888 yevmiye sayılı yazısında; \"15 oranında hissenin bedelsiz devralımı konusunda hazır oldukları...\" şeklinde cevap verdiğini, davalı ...'ın hisselerini bedelsiz devir almaya hazır olduğuna dair cevabına rağmen davacının yaptığı tüm girişimleri fiilen geri çevirdiğini, bunların üzerine davacının 13/11/2023 tarihinde şirketin mali müşaviri ...'ın ise \"Merhaba ... Hanım, talebinizi ... beye ilettim haber bekliyorum\", \"Merhaba ... hanım, net bir cevap alamadım\" şeklinde cevap verdiğini, davacının bu kez de bir sonuca bağlamak için 09/11/2023 tarihinde %15 payın davalı ...'a bedelsiz devri, ...'a ait hisselerin  bedeli karşılığında alınabileceği hususlarında Ankara Arabuluculuk Bürosuna müracaat ettiği ...'ın bu taleplerinin de ayrı ayrı reddettiği için 2023/131617 numaralı dosya ile anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davacının Ankara 32. Noterliği'nin 15/11/2023 tarih ve 20592 sayılı yazısı ile Genel Kurul çağrısı yaptığını, ...'ın ise Ankara 64. Noterliği'nin 20/11/2023 tarih ve 34018 sayılı yazısı ile genel kurulu gerek olmadığına dair cevap verdiğini, pay devri konusunu bir türlü sağlayamayan davacının bu kez de 25/04/2024 tarihli dilekçesi ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müracaat ederek tescile davet yazısı gönderilmesi istemli talebinin ilettiğini, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/06/2024 tarihli yazısı ile \"davalının tescile davet edildiğine, şirket vekili olarak avukat tarafından Tescilden kaçınma ve sebeplerine\" dair 03/06/2024 tarihli dilekçeleri ile cevap verildiğinden, kaçınma sebepleri de yerinde bulunduğundan\" bahisle cevap verildiğinden, protokol hükümlerinin tescil ve ilanına ilişkin işlemlerin yine yapılamadığını, davacının 23 Mayıs 2024 tarihinde Ankara 28. Noterliği'nin 3524 sayılı yevmiyesinde kayıtlı ihtarname ile davalıyı protokol hükümleri uyarınca hisse devri ile pay devrine ilişkin işlemlerin sürüncemede bırakıldığına, bu işlemlerin yapılması halinde sorumlulukların muhataba ait olacağına dair ihtarname gönderdiğini, davalının protokol hükümlerine uymaktan kaçınması sebebiyle hisse devri konusunda yine sonuç alınmadığını, son olarak davalı ... ile pay devri konusunu bir sonuca bağlamak için davacıyı temsilen Ankara 79. Noterliğinin 02/09/2024 tarih ve  22548 yevmiye sayısında kayıtıl ihtarname gönderildiğini, ...'ın ise Ankara 79. Noterliğinin 11/09/2024 tarih ve 23424 yevmiyesinde kayıtlı cevabında ahdine vefa etmemeye devam ettiğini, davalının sürüncemede bırakan cevabı üzerine davacının tanıklardan ... ile sorunları gidermek için şirkete gittiğini ancak şirketin isminin değiştiğini öğrendiklerini ve davalının orada olmasına rağmen görüşmediğini, bunların üzerine Ankara Arabuluculuk Bürosunun 2024/12419 numaralı müracaatları üzerine davacının ... şirketindeki %15 hissenin bedelsiz devrini de önermelerine rağmen anlaşmadıklarından 2024/129710 numaralı anlaşmamaya dair son tutanağın düzenlendiğini, tüm bu süreç içerisinde davalının muvazaalı bir şekilde ... isimli bir kişiye ... unvanlı bir başka şirketi kurdurarak tüm öğrenci kayıtlarını bu şirkete kaydırdığını, demirbaşları da bu şirketin kullanımına tahsis ettiğini, ... şirketinin içini boşaltıp resmi adresinde ... unvanlı şirket altında faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı şirket müdürünün kötü niyetli ve kasıtlı davranışları ile şirketi batağa götürüp içini boşaltırken, davacıyla kar paylaşımı yapmadığını, işten çıkartıp gelir elde edemez hale soktuğunu, davacı müvekkilinin bir süre branşı olmayan bir işte çalışırken işten ayrılıp bir başka işe girmek zorunda kaldığını iddia ederek Ankara 5. Aile Mahkemesince onaylanan protokol uyarınca davacı adına olan paylardan %15'inin davalı adına hükmen tesciline, davalı şirketin müdürlük yetkisinin ... ile davacı tarafından müştereken kullanılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... ve ... Grup Eğitim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili  cevap dilekçesinde özetle;  davanın, boşanma protokolünden kaynaklanan hisse devri ve tescili istemine ilişkin olduğunu, görevli mahkemenin Aile Mahkemeleri olması gerektiğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde “... Şirketinin Müdürlük yetkisinin ... ile ... tarafından müştereken kullanılmasına,\" şeklindeki talebinin, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/730 Esas Sayılı dosyası ile derdest olduğunu, ilgili dosyanın 18.12.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık tespitinin, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından \"Davada uyuşmazlık, davalı ...'ın davalı şirketin yöneticilikten azli ve diğer terditli taleplerin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.\" şeklinde yapıldığını, her iki dosyanın dava dilekçelerinin dahi neredeyse aynı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ı maddesi uyarınca \"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.\" dava şartı olarak düzenlendiğini,  davacının müdürlük yetkisine ilişkin olan talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirkete karşı husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, Ankara 5. Aile Mahkemesinin 2023/471 Esas 2023/558 Karar sayılı kararı ile ilama geçirilen boşanma protokolü, davacının hisselerinin ve müdürlük yetkisinin devri için yeterli bir hukuki sebep olmadığını, davacının %15 oranında hissesinin müvekkili üzerine tescil edilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığını, davacının taleplerinin şirket çıkarlarını değil tek taraflı olarak kendi çıkarlarını gözettiğini ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketinin içinin boşaltıldığı ve müvekkili şirketineyerine muvazaalı şirket kurularak faaliyetlere devam edildiği yönündeki iddialarının ispattan uzak ve asılsız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m. 114/1-h \"Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.\" uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, işbu dava konusuna ilişkin müvekkiline yapılan bir tescil başvurusu bulunmadığını,  müvekkilince verilen davaya konu edilebilecek bir ret kararının da bulunmadığını, müvekkilinin tek yükümlülüğünün TTK m. 33 hükmünden kaynaklanmakta olduğunu, bu yükümlülüğünde yerine getirildiğini, bu nedenle davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, reddi gerektiğini, müvekkilinin resen tescil yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacının da kabul ettiği şekilde; davacı ... tarafından açılan ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/730 Esas sayılı dosyası ile devam eden davada, davacının eldeki dava ile aynı mahiyette ... Grup Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin müdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılmasına müdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılması talebinde bulunduğu, davalıların ... ve ... Grup Eğitim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu ve dosyanın derdest olduğu , davacının bu kez aynı taraflar arasında aynı talebe ilişkin eldeki davayı açmış olduğu, böylece aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olduğu, derdestliğe yönelik dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı ve derdestlik dava şartı olup Mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği gerekçeleriyle HMK' nun 114/1-ı ve 115/2. maddeleri gereğince derdestlik ile ilgili dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın şirket müdürünün yetkisinin kaldırılması davası olmayıp, davacının şirketteki %65 hissesinden %15'inin davalı adına tescili talebinden ibaret olduğunu, dava dilekçesinin netice ve talep kısmında yer alan şirket müdürünün yetkisinin kaldırılmasına dair ifadenin \"sehven\" kalan bir ifade olduğunu, mahkemece cevaba cevap dilekçesi ve ön inceleme duruşma tutanağına yazılan beyanları gözetilmeksizin sanki iki talep varmış, dava konusu olan talebin birisinin derdestmiş ve sanki kabulleri varmış gibi hatalı değerlendirme ile kendi mahkemeleri önünde olmayan bir dava konusu üretmesinin, tefrik ve ayrı bir karar ihdas etmesinin dosya kapsamına, usul ekonomisine, adil yargılanma hakkına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, cevaba cevap dilekçesi ve ön inceleme duruşmasındaki beyanlarının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, nitekim dava dilekçesinin 20 ve 21 no'lu bentlerinde bu davada sadece protokol gereği davacıya ait olan %65 paydan %15'inin davalı adına bedelsiz olarak tescilinin talep edildiğinin açıkça belirtildiğini, mahkemece bu hususunda dikkate alınmadığını bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;   şirket müdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTicaret sicil kayıtları, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/730 Esas sayılı dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tDosya kapsamından, davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/748 Esas numarasına kaydedilen dava dilekçesinde,  davacı ile davalı ...'ın Ankara 5. Aile Mahkemesinde görülen boşanma dosyasına sundukları protokolde davalı ...'ın %35, davacı ...'ın %65 hissedar oldukları davalı ... Grup Eğitim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketindeki davacıya ait %65 hissenin %15'ini bedelsiz olarak boşanma kararının verilmesi akabinde davalı ...'a devir ve adına tescil edileceğinin, böylelikle tarafların şirketteki hisselerinin %50'şer oranında olacağının kararlaştırıldığı belirtilerek  söz konusu protokolün boşanma kararı ile birlikte mahkeme tarafından onaylanmasına rağmen davalı ...'ın hisse devrine dair işlemleri taraflar arasındaki ihtarname ve yazışmalara rağmen kasten yerine getirmediği ayrıntılı şekilde açıklanarak ve protokolde davacının müdür olarak atanmasına dair karar yönünden kararın uygulanması amacıyla davalı ...'ın şirket müdürlüğünden azli ile  şirkete tedbiren denetim ve yönetim kayyımı atanması istemiyle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/730 esas sayılı dosyasında dava açtıklarının bildirildiği, dava dilekçesinin 1.sayfasında \"Konu\" başlıklı kısımda davanın konusunun \"Ankara 5. Aile Mahkemesince onaylanan protokol uyarınca davacı adına olan paylardan %15'inin davalı adına hükmen tescili\" olarak belirtildiği, yine dava dilekçesinin 3.sayfasında 18 no'lu bent ile son paragrafında davalının hisse devrini gerçekleştirmediği, eldeki davada şimdilik sadece protokol gereği davacıya ait olan %65 paydan %15'inin davalı adına bedelsiz olarak tescili isteminin konu edildiğinin açıklandığı anlaşılmıştır. <br>\tYine, davacı vekilince sunulan 10/02/2025 tarihli cevaba cevap dilekçesinde eldeki davanın konusunun Ankara 5. Aile Mahkemesince onaylanan protokole göre   davacı adına olan %65 paydan %15'inin davalı ...'a devredilmesi hakkındaki anlaşma hükmüne dayanmakta iken, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davadaki uyuşmazlığın ise, şirket müdürünün yetkisinin kaldırılması ya da sınırlandırılması istemine ilişkin olduğunun belirtildiği görülmüştür. <br>\tÖte yandan, davacı vekilince 20/02/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında;  \"Dava dilekçesinde maddi hata olmuştur. Şöyle ki dilekçesinin talep kısmında hisse tecili yer almasına rağmen sonuç kısmında müdürlük yetkisinin kullanılması şeklinde ayrı bir talep geçmiştir. Ancak bu taleple ilgili bir harç yatırılmamıştır. Ayrıca bizim bu konuda açmış olduğumuz ayrı dava da vardır. Bu nedenle maddi hata hususunun kabul edilerek davanın yalnız hisse tesciline yönelik olarak görülmesini talep ediyoruz. Davanın açılmış sayılabilmesi için harcının yatırılması gerekir. Biz bu konuda herhangi bir harç yatırmamıştık.\", şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. <br>\t20/02/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında mahkemece, davanın şirket müdürlük yetkisinin müşterek kullanılmasına ilişkin talebinin tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildiği, tefrik edilen dosyanın istinaf incelemesine konu esas numarasına kaydedilerek eldeki davanın derdestlik dava şartı nedeniyle davanın usulden reddedildiği görülmüştür. <br>\tHer ne kadar ilk derece mahkemesince Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/730 esas sayılı dosyası ile devam eden davada, davacının eldeki dava ile aynı mahiyette davalı şirketin müdürlük yetkisinin taraflarca müşterek kullanılması talebinde bulunduğu, davalıların ... ve ... Grup Eğitim Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, dosyanın derdest olduğu, davacının aynı taraflar arasında aynı talebe ilişkin eldeki davayı açtığı, böylece aynı davanın daha önceden açılmış ve derdest olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de,  <br>\tYukarıda açıklandığı üzere, davacının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/748 Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesindeki talebinin \"Ankara 5. Aile Mahkemesince onaylanan protokol uyarınca davacı adına olan %65 paydan %15'inin davalı adına hükmen tescili\"ne ilişkin olup, davalı şirketin müdürlük yetkisinin davalı ... ile davacı tarafından müştereken kullanılmasına dair bir talebinin ve davasının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince usulüne uygun açılmış bulunmayan bir davanın varlığı kabul edilerek ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/730 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın eldeki dava açısından derdest olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan ve açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Ankara 5. Aile Mahkemesince onaylanan protokol uyarınca davacı adına olan %65 paydan %15'inin davalı adına hükmen tesciline ilişkin  Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/748 Esas sayılı davada değerlendirilecek olmasına göre taraflar yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE, <br>\t2-Ankara  3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  20/02/2025  tarih ve 2025/151 Esas 2025/118 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-\"Davalı şirketin müdürlük yetkisinin davalı ... ile davacı tarafından müştereken kullanılması\" talepli açılmış bir dava bulunmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t2-Yargılama giderlerinin  Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/748 Esas sayılı davada dikkate alınmasına, <br>\tC)1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>\t2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın kaldırılma gerekçesi de gözetilerek üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025<br><br>Başkan-             Üye -                        Üye -              Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f1fdcf12676a12e","SID":"a3bed754c168a375"}}