{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/525 - Karar No:2025/858<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/525 <br>KARAR NO\t: 2025/858<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/12/2022<br>NUMARASI\t: 2018/591 E-2022/1065 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 16.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.07.2025\t<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece  verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması  üzerine  eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müvekkili ile davalı arasında, TOKİ tarafından davalı  iş ortaklığına ihale edilen, ... İlçesi 863 Adet Konut, 20 Adet Dükkan ve 1 Adet 16 Derslik İlköğretim Okulu İnşaatı İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşinin, mekanik tesisat işleri pursantajında ve mahal listesinde belirtilen tüm imalatların teknik şartnameye uygun olarak her şey dâhil anahtar teslimi yapılması işi ile ilgili 27.04.2015 tarihinde  İkmal Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin 4/d maddesinde belirtilen imalatların yapımı karşılığında KDV dâhil 5.463.400,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, TOKİ tarafından ihale edilen işin geçici kabul ve kesin kabulünün yapıldığını, müvekkilinin üstlendiği işleri eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, müvekkiline KDV dâhil 4.143.677,55 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkilinin ticari defterlerinde toplam 4.424.858,57 TL ödeme göründüğünü, bu miktarın 281.181,02 TL'lik kısmının, sözleşme gereği hakedişlerden kesilen % 7 nakit teminat kesintisi olup, işin kesin kabulü  yapılmış olmasına rağmen söz konusu %7 nakit teminat kesintilerinin dahi müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline toplam 5.463.400,00 TL tutarında ödeme yapılmış olması gerekirken 4.143.677,55 TL tutarında ödeme yapıldığını, kalan 1.319.722,45 TL'lik kısmın ödenmediğini, yine davalının, müvekkilinden bazı ek işlerin yapılmasını istediğini, içme suyu ile ilgili altyapı imalatlarının sözleşme kapsamında olmamasına rağmen davalının istemi üzerine müvekkilince ek bedel karşılığında bu imalatların yapılabileceği belirtilerek ek imalatların yapılmış olmasına rağmen bunların bedelinin ödenmediğini,  ek iş niteliğinde olan 36 bloğun baca şaftlarının projeye uygun olarak müvekkili tarafından imal edilmiş olmasına rağmen hiçbir kusuru olmayan imalatların projeye uygun olmadığı iddiasıyla yeniden yapılmasının istenildiğini, davalının istemi doğrultusunda yeniden yapılmış olmasına rağmen müvekkilince yapılan işin dönüşüm ve işçilik bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, işin çeşitli safhalarında müvekkili imalatlarına diğer taşeronlarca zarar verildiğini, bu zararların fotoğraflarla da sabit olduğunu, işin devamı sırasında müvekkilinin diğer taşeronların imalatlarına zarar verdiği iddiası ileri sürüldüğünden müvekkilinin kusurlu olmadığı halde davalının talimatı üzerine diğer taşeronların imalatlarını bila bedel düzeltmiş olmasına rağmen müvekkilinin imalatlarına diğer taşeronlarca verilen zararların düzeltilmediğini ve müvekkilince giderilen söz konusu zararların bedellerinin de ödenmediğini, ayrıca davalının TOKİ projesinde şartnamede ve mahal listesinde yer almayan 136 grup yangın hattı imalatı, tüm binalardaki yağmur iniş hatlarının projede belirtilen miktardan artırılması,  tüm binalardaki kuranglezler diğer yaptırılarak logar bağlantısının yaptırılması, projeye uygun olarak imal edilen mutfak ve banyolarda bulunan pis su tesisatlarını ve imalatlarının söktürülerek proje dışı imalat yapılması talimatı üzerine söz konusu sözleşme kapsamı dışındaki imalatlar müvekkili şirket tarafından yapılmış olmasına rağmen yapılan işler nedeniyle müvekkiline herhangi bir bedel ödenemediğini, son olarak müvekkiline ödenmeyen ek iş bedelinin ise, don olayı nedeniyle davalının neden olduğu zararların müvekkilince  giderilmiş olmasına rağmen müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı ile TOKİ arasında yapılan geçici kabul tutanağından da görüleceği üzere müvekkilinin üstlenmiş olduğu imalatların büyük bir kısmını geçici kabul tarihi olan 09.09.2016 tarihi itibariyle tamamladığını, TOKİ tarafından yapılan geçici kabulde tespit olunan kusurlu ve eksik imalatların çok küçük bir kısmının müvekkili şirket tarafından yapılan imalatlar olduğunu, bu hususun  geçici kabul eksiklikler listesi ile de sabit olduğunu, bu tarihten sonra müvekkilinin yapmış olduğu imalatları davalıya  teslim ettiğini ve kalan eksiklikleri de tamamlayarak sözleşme gereği üstlenmiş olduğu işi kesin kabul aşamasına getirdiğini, kış aylarının başlaması nedeniyle davalının müvekkilinden  şantiye alanını terk etmesini istediğini, yapılan imalatların muhafazası için personel bulundurmak isteyen müvekkilinin haklı isteğinin reddedilerek müvekkili imalatlarının davalı şirket personeli tarafından muhafaza edileceğinin müvekkiline bildirildiğini, kış aylarında Konya ili, Ilgın ilçesinde don olayı olabileceğini öngöremeyen davalının  müvekkilinin yapmış olduğu tesisatları kontrol amacıyla tesisata su bastığını, ancak basmış olduğu suyu tahliye etmeyi ihmal ettiğini,  2017 yılı kış aylarında don olayının meydana gelmesi sonucunda da tesisatlara don attığını  ve diğer taşeronlarca yapılan imalatlar da dâhil tüm imalatlarda ciddi zararların oluştuğunu, davalının işin kesin kabulünün yapılabilmesi için meydana gelen  hasarların müvekkilince giderilmesini istediğini, müvekkilinin ücreti mukabilinde hasarların giderilmesini kabul ettiğini ve tüm hasarları gidererek işi kesin kabul aşamasına getirdiğini, tüm imalatların ve tesisatın eksiksiz bir şekilde tamamlandığının 09.09.2016 tarihinden önce TOKİ  ile davalı arasında yapılan hakediş raporları ile de sabit olduğunu, sonradan meydana gelen hasarlar nedeniyle müvekkilinin dilekçesinde belirtilen malzemeleri kullandığını ve 1yıl boyunca da işçilik ödemesi yapmak zorunda kaldığını, müvekkiline atfedilecek hiçbir kusur olmamasına rağmen davalının  işin kesin kabulü yapıldıktan sonra sözleşmenin 11.maddesinde yer alan düzenlemeyi bahane göstererek ödeme yapmayı reddettiğini, meydana gelen söz konusu hasarların davalının  kusuru neticesinde meydana geldiği sabit olup, davalının da bu husustaki kabulüne rağmen haksız kazanç elde etme amacında olan davalının işin kesin kabulü yapıldıktan sonra kalan bedeli ödeme iradesini inkâr ederek müvekkilini büyük zararlara uğramasına neden olduğunu, esasen davalının kusurun kendisinde olduğunu kabul ederek müvekkiline 14.06.2017 tarihinde 550,00 TL, 16.06.2017 tarihinde 40. 000,00 TL, 12.09.2017 tarihinde 75. 000,00 TL, 17.04.2018 tarihinde 30.000,00 TL ve 09.05.2018 tarihinde de 20.000,00 TL ödeme yaptığını, don olayı nedeniyle meydana gelen zararların toplamının 600.000,00 TL'nin üzerinde olup hayatın olağan akışı gereği şayet zararlar müvekkilinin  kusuru nedeniyle meydana gelmiş olsaydı müvekkiline don olayından sonra toplam 165.550,00 TL ödeme yapılmayacağını, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme bedelinin ne kadarlık kısmının ödenmediği ve yapılan ek işlerin bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığını belirterek, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, müvekkilinin sözleşmeden doğan bakiye alacağı ve yapmış olduğu  ek işler  nedeniyle hak etmiş olduğu alacak miktarlarının tespitine, belirlenecek alacak miktarından şimdilik 500.000,00 TL alacağın TOKİ ile davalı arasında yapılan kesin kabul tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline  ödenmesine karar verilmesini talep etmiş,\t\tdavacı vekili 07.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, dava değerini 316.166,98 TL daha arttırarak 816.166,98 TL'na yükselterek bu miktarın  TOKİ ile davalı arasında yapılan kesin kabul tarihinden  (18.05.2018) itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalılar vekili: Adi ortaklığını tüzel kişiliği ve taraf sıfatı bulunmadığından davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkillerinden hiçbir alacağı bulunmamakla birlikte belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından  davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, aksi halde harcın tamamlanması gerektiğini, dava dilekçesinde yer verilen alacak kalemlerinin davacı tarafından açıklanarak kuruşlandırılması gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olup, aksi yöndeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının 27.04.2015 tarihli sözleşme ile mekanik tesisat işlerinin yapımını anahtar teslimi 4.630.000,00 TL + KDV bedelli üstlendiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, işi taahhüt ettiği 30.11.2015 tarihinde tamamlayarak teslim etmediğini, bu nedenle davacıya sözleşmenin ilgili 5-e ve 5-f maddeleri ile 17.11.2015 tarihli tutanak uyarınca gecikme cezası uygulandığını, bu kapsamda müvekkilince davacıya gönderilen 05.11.2015 tarihli  19962 yevmiye sayılı ihtarname ile işin süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşıldığı ve gecikme cezası uygulanacağının ihtar edildiğini, davacının iş programı gerisinde kalması neticesinde 17.11.2015 tarihli tutanak düzenlendiğini, bu tutanakla ara terminlerde yapılan tespitlerde blok bazında bitmeyen imalat ya da blok olduğu takdirde gecikilen her gün ve her bir blok için ayrı ayrı değerlendirilmek üzere günlük 1.000,00 TL gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığını, 21.10.2016 tarihli yazı ile geçici kabul eksikliklerinin müvekkili tarafından davacıya bildirildiğini, davacı tarafından işin tamamlanmaması üzerine ise 30.11.2016 tarihli yazı ile işin tamamlanması adına 13.10.2016 tarihli protokolün düzenlendiği, ancak protokole göre 31.10.2016 tarihinde tamamlanması gereken işlerin yazı tarihinde dahi  tamamlanmadığının  ifade edildiğini, 28.12.2017 tarihli kesin kabul bildirimi ile müvekkilince  davacının kesin kabule davet edildiğini,  05.01.2018 tarihinde kesin kabul heyetinin tespit ettiği hususların üç gün içinde giderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacının kesin kabul eksiklerini gidermediği tespit edilmiş olmakla Ankara 64.Noterliği'nin 02.03.2018 tarihli, 05264 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eksikliklerin halen bitirilmediği, 29.03.2018 tarihli 07325 yevmiye numaralı ihtarname ile tekraren işin teslim edilmediği, iş teslim edilmeyecek ise nam ve hesaplarına işin tamamlanacağının belirtildiğini,  taraflar arasında akdedilen sözleşme ile gecikme cezasının uygulanacağı hal ve koşulların düzenlendiğini, bu kapsamda davacı aleyhine gecikme cezası uygulandığını, taraflar arasında kesin hesap görülmemiş olup müvekkilince düzenlenen kesin hesap incelendiğinde de davacının alacaklı değil aksine borçlu olduğunu, davacının  sözleşme ile üstlenmiş olduğu işler dışında gerçekleştirmiş olduğu ilave iş bulunmadığını, bu hususun davacı tarafından hakedişlerin ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmış olması ile de sabit olduğunu, ek iş bedeli adı altında sıralanan hususların tamamının davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükler dahilinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının sözleşme dışı işler ifa ettiği düşünülse dahi bu hususu ortaya koyacak herhangi bir delil tespit dosyasının mevcut olmadığını, içme suyu ile ilgili alt yapı imalatlarının sözleşme ile davacı tarafından üstlenildiğini, sözleşmenin 4-d maddesinde  açıkça mekanik tesisatla ilgili bütün imalatların sözleşme bedeline dahil olduğunun hüküm altına alındığını, 36 bloğun baca  şaftlarının projeye uygun olmasına rağmen yeniden yapılmasının istendiği ve bu nedenle işin dönüşüm ve işçilik bedellerinin ödenmediği iddia edilmekte ise de sözleşmenin notlar bölümünde  ve yine sözleşmede projelerdeki eksik veya hatalı imalatların davacı tarafından tespiti akabinde   müvekkili ve  iş sahibi idareyi  uyarma sorumluluğu bulunmasına rağmen  davacının bu sorumluluğunu dahi yerine getirmediğini,  diğer taşeronlar tarafından imalatlara zarar verildiği ve  bu zararlar için ödeme yapılmadığının iddia edildiğini, ancak diğer taşeronların vermiş olduğu bir zarar söz konusu olduğunda  şantiyede görevlendirilmiş yetkili personelin durumu bir yazı ile şantiye şefliğine bildirmesi gerekmekte iken davacı tarafından bu konuda da hiçbir bildirimde bulunulmadığını, kaldı ki davacının, işin idareye teslimine kadar imalatın korunmasından sorumlu olduğunu, (sözleşme md.6, md.14-d) davacının sözleşmeye açıkça aykırı iddia ve taleplerinin reddi gerektiğini, projede  yer almayan 136 grup yangın hattı, yağmur iniş boruları, kuranglez giderleri, mutfak ve banyolarda sökülerek proje dışı imalat yaptırıldığı iddiasının maddi ve hukuki gerçeklikle bağdaşmadığını, projelerde yer almayan hiçbir imalatın yaptırılması sözkonusu dahi olmayacağı gibi 136 grup yangın hattının projede yer almadığı halde nereye konulduğunun açıklanması gerektiğini, ayrıca davacı tarafından  yapılmayan ve kabul aşamasında geçici kabul heyeti tarafından tespit edilen yangın kolon hattının sonradan yapılmasından dolayı bitmiş imalatlara zarar verildiğini ve bu nedenle müvekkilinin ciddi zarara uğramış olduğunu, davacı  tarafından yapımı üstlenilen  ve davacıya teslim edilen su tesisatlarına zarar gelmemesi için gerekli önlemler alınmamış olup, kış aylarında don olayı meydana geldiğini  ve su tesisatları patlayarak seramik mermer döşemelere zarar verdiğini, davacının iddiasının aksine kendi ihmali sonucunda  seramik, mermer ve laminat döşeme kaplamalarının çok büyük zarar gördüğünü, sözleşmenin 11. ve 18/b maddelerine göre davacının sorumluğunda olan bir iş için müvekkilinden talepte bulunulmasının hukuken mümkün bulunmadığını, davalının ücreti karşılığında hasarın giderilmesini kabul ettiği iddiasının, taraflar arasında buna ilişkin herhangi bir sözleşme, ek protokol ya da zeyilname yapılmamış olması karşısında gerçek dışı olduğunu, aksini iddia eden davacının bu hususu yazılı delil ile kanıtlaması geretiğini, davacının kendisine atfedilecek kusur bulunmamasına rağmen kullanılan malzemeleri sıralayarak, sözleşmenin 11.maddesi hükmü gerekçe gösterilerek kendisine ödeme yapılmadığını belirttiğini, madde hükmü açık olmakla basiretli tacir konumunda olan davacının, sözleşme ile üstlendiği edimin aksi talepte bulunamayacağının açık olduğunu, müvekkili  tarafından 14.06.2017 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davacının talebini kabul anlamına gelmeyeceğini, zira yapılan ödemeler avans mahiyetinde olup taraflar arasında kesin hesabın dahi görülmediğini, yargılama sırasında ortaya konacağı üzere müvekkilinin kesin hesap neticesinde davacıdan alacaklı konumda olduğunu, sözleşmenin 10-k maddesinde taşerona ödeme yapılmasının ve ihtirazi kayıt konulmamasının yüklenici davalının gecikme cezası, tazminat, nefaset farkı ve benzeri haklarını ortadan kaldırmayacağının belirtildiğini, tüm bu açıklamalar ışığında ve davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanan hakedişler çerçevesinde talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, nakit teminatın iadesi koşulları oluşmamış olup davacının tüm talepleri gibi buna ilişkin talebinin de reddi gerektiğini, sözleşme gereği alınan teminatın iadesi koşullarının sözleşmenin 19.maddesi ile düzenlendiğini, müvekkilinin idare nezdinde halen teminat mektubu ve %3 nakit teminat kesintisi bulunduğunu, sözleşme gereği teminatın davacıya iade koşullarının oluşmadığını, davacının müvekkili uhdesindeki  nakit teminatının iadesi koşulları oluşmadığı gibi, kesin hesap neticesinde müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, teminat ile güvence  altına alınan risk müvekkili açısından gerçekleşmiş olup bu halde teminatın davacıya iadesinin mümkün olmadığını, öncelikle derdestlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, davalıların davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı nedeniyle reddi isteminin, HMK'nun 107 vd.  maddesi kapsamında yerinde görülmeyerek, davanın  kısmi dava olarak açıldığı, yine zamanaşımı  itirazının  TBK'nun 147. maddesi 6. bendi kapsamında  eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve kesin kabulün 28.12.2017 tarihinden  yapıldığı nazara alındığında   gerçekleşmediği anlaşılmakla  reddi gerektiği, taraflar arasında imzalanan 27.04.2015 tarihli İkmal Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesinin bulunduğu, uyuşmazlığın  davacı taşeron firmanın iş bu sözleşmeden doğan bakiye alacağı ile yaptığı ek işler nedeniyle hak ettiği alacak  bulunduğu ve ödenmediği noktasında toplandığı, mahkemece  taraf delilleri toplandıktan sonra Konya Ilgın Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla teknik bilirkişilerle keşif yapılarak  11/11/2019 tarihli bilirkişi raporunun aldırıldığı, taraf vekillerinin rapora itirazı ve teknik projelerin sunulması üzere yeniden talimat mahkemesi vasıtası ile önceki heyetten 06.07.2020 tarihli ve 29.01.2020 tarihli ek raporların alındığı, mahkemece yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden dosya üzerinden alınan 24.06.2022 tarihli raporun ve tarafların rapora itirazları üzerine  aynı heyetten  30.10.2022 tarihli ek raporun alındığı, mahkemece son heyet rapor ve ek raporunun ayrıntılı gerekçeli ve sözleşme hükümlerine uygun hazırlandığı  anlaşılmakla rapora itirazların reddine karar verildiği, tüm dosya kapsamından; taraflar arasında davalılar iş ortaklığı ile TOKİ arasında imzalanan  ... İlçesi 863 Adet Konut, 20 Adet Dükkan  ve 1 Adet 16 Derslik İlköğretim Okulu İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşine  ait (16 dersilik ilköğretim ve 20 adet dükkan dışında kalan )tüm konutların, kapıcı dairelerinin, ortak alanlarının, yüklenici ile idare arasında imzalanan sözleşmedeki mekanik tesisat işlerinin 27.04.2015 tarihli İkmal Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi kapsamında yapımı hususunda anlaştıkları, taraflar arasında yapılan ve onaylanan kesin hesabın mevcut olmadığı,  taraflarca 1. hakedişin 25.08.2015 ve 12. hakedişin 05.09.2016 tarihinde düzenlendiği, son hakediş tarihin den sonra taraflarca onaylanmış bir hakediş veya kesin hesabın bulunmadığı, ancak işe ait TOKİ ile davalı şirket arasında düzenlenen geçici kabul tutanağına göre geçici kabul itibar tarihinin 09.09.2016 olduğu, davacı taşeronun geçici kabul zamanına kadar anılan şantiye sahasında faaliyette bulunduğu  mekanik tesisat kalemlerine ilişkin olarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan kontroller neticesinde, düzenlenen eksik ve kusurlu işler listesine göre davacı taşeronun inşaat alanında birçok kalemde iş yaptığı ancak imalatlarında eksik ve hataların bulunduğu, eksik  imalatların tamamlanarak işin kesin kabul aşamasına getirerek asıl işverene teslim edildiği, davacının yaptığı işten dolayı bakiye alacağının bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca davalıların, davacı alacağında yaptığı bir kısım kesintilerin yerinde olmadığı, yine ifaya ekli gecikme cezası niteliğinde olan sözleşme maddesine göre sadece 10 nolu ve 12 nolu hak edişlerde toplam 70.000,00TL olarak kesildiği, ancak  gerek 17.11.2015 tarihli taraflar arasında imzalanan tutanakta düzenlenen gecikme cezası hükmü kapsamında, gerekse sözleşme kapsamında  diğer hakediş vs. de gecikme cezası kesilmediği ve ihtirazı kayıt ileri sürülmediği, geçici kabulden sonra artık gecikme cezası tahakkuk ettiremeyeceği anlaşılmakla, fazla tahakkuk ettirilen gecikme cezalarının hesapta nazara alınmadığı, buna göre davacının sözleşme gereğince yaptığı ve almadığı  iş bedelinin  506.999,04 TL  olduğunun hesap edildiği, yine  davacının; içme suyu altyapı imalatı, 36 bloğun baca şaftlarının yeniden yapılması, işin çeşitli safhalarında davacının imalatlarına diğer taşeronlarca verilen zarardan kaynaklanan alacak, yangın hattı, yağmur iniş hatları, kuranglezlere rögar bağlantısının yaptırılması, mutfak ve banyolardaki pis su tesisatlarına ilişkin harici işler ve don olayı nedeniyle su tesisatındaki patlama nedeniyle yapılan gider ve onarım masraflarının sözleşme dışı olduğu bu nedenle davacıya ödenmesi talep edilmiş ise de, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak gerekçesi belirtildiği üzere, sözleşme içi işler ve de davacı sorumluluğunda bulunan hususlar olup davalılardan bu işler için herhangi bir talebinin  olamayacağının anlaşıldığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin yapıldığı, asıl işverenle geçici ve kesin kabullerin yapıldığı, davalı iş ortaklığınca sözleşmenin 10/f maddesi gereğince davacı taşeron şirketten % 7 oranında ve toplam 309.167,94 TL tutarında nakit teminat kesintisi yapıldığı,  davacı taşeron şirket aleyhinde dava açıldığını gösteren herhangi bir belge ve kayda rastlanmadığı,  davalı iş ortaklığının da bu yönde herhangi bir iddia ve beyanda bulunmadığı nazara alındığında sözleşmenin 10/f maddesi gereğince  nakit teminat kesintisinin de  davacı taşeron şirkete iadesi gerektiği, dava ve ıslah dilekçesi kapsamında davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle,  davanın kabulü ile, 816.166,98TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin isabetsiz gerekçe ile davanın kabulüne dair hüküm kurduğunu, sözleşmenin yüklenici sıfatıyla davalı şirketlerin oluşturduğu  iş ortaklığı tarafından imzalandığını, davalı olarak iş ortaklığının gösterildiğini, adi ortaklığın tüzel kişiliği ve taraf sıfatının  bulunmadığını, olup, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerekirken bu hususun mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davacının müvekkillerinden hiçbir alacağı bulunmamakla birlikte  belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının da bulunmadığını,  bu bakımdan davanın dava şartı yokluğundan  reddi gerekmekte iken konuya ilişkin bu  itirazlarının da dikkate alınmadığını, davacının çelişkili iddia ve talepleri göz önüne alındığında sözleşmeden doğan alacak ve ek iş bedeli  adı altında talep ettiği alacak kalemlerinin nelerden ibaret olduğu konusunda açıklama yapmak üzere karşı tarafa  süre verilmesi ve açıklama yaptırılması gerekirken taleplerin açıklatılmamasının da hatalı olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı konumda olup, aksi yöndeki iddia ve taleplerinin kabulünün  mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde işe başlama ve bitirme tarihi ile gecikme halinde uygulanacak cezaların düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkilince 05.11.2015 tarihli 19962 yevmiye sayılı ihtarname ile işin süresinde bitirilemeyeceğinin anlaşıldığının bildirildiğini ve gecikme cezasının uygulanacağının ihtar edildiğini, davacının iş programının gerisinde kalması neticesinde taraflar arasında düzenlenen 17.11.2015 tarihli tutanakta ise sözleşmede belirtilen işin tamamına uygulanacak gecikme cezasından bağımsız blok bazında bitmeyen imalatlar için günlük 1.000,00 TL gecikme cezasına yer verildiğini, davacının kesin kabul eksiklerini gidermediği tespit edilmiş olmakla 02.03.2018 tarihli 05264 yevmiye sayılı ihtarname ile eksikliklerin halen bitirilmediği, 29.03.2018 tarihli 07325 yevmiye sayılı ihtarname ile  tekraren  işin teslim edilmediği, iş teslim edilmeyecek ise nam ve hesabına işin tamamlanacağının vurgulandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile gecikme cezasının uygulanacağı hal ve koşulların düzenlendiğini, bu kapsamda davacı aleyhine gecikme cezası kesildiğini, taraflar arasında kesin hesap görülmemiş olup müvekkilince düzenlenen kesin hesaba göre davacının alacaklı değil borçlu olduğunu, davacının sözleşme ile üstlendiği işler dışında  gerçekleştirmiş olduğu ilave işin bulunmadığını, bu hususun davacı tarafından hakedişlerin ihtirazi kayıtsız imzalanmış olması ile de sabit olduğunu, ek iş bedelinin ödenmediğini iddia eden davacının bu konuda sunmuş olduğu delil bulunmadığını ve ek iş bedeli adı altında sıralanan hususların tamamının davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri dahilinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının sözleşme dışı işler ifa ettiği düşünülse dahi bu hususu ortaya koyacak herhangi bir delil tespit dosyasının mevcut olmadığını,  müvekkili tarafından 14.06.2017 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davacının talebini kabul anlamına gelmesinin mümkün olmadığını, zira yapılan ödemelerin avans mahiyetinde olup taraflar arasında kesin hesabın dahi görülmediğini, sözleşmenin 10-k maddesinde taşerona ödeme yapılmasının ve ihtirazi kayıt konulmamasının yüklenici davalının gecikme cezası, tazminat, nefaset farkı ve benzeri haklarını ortadan kaldırmayacağının belirtildiğini, tüm bu açıklamalar ışığında ve davacı tarafından hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanan hakedişler çerçevesinde talepte bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, mahkemece hükme esas alınan hatalı ve taraflı bilirkişi raporları ve ek raporuna karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirilmediğini, davada  gecikme cezasının uygulanması hususunda, tüm açıklamalarına ve yazılı delillerine karşın herhangi bir hukuki açıklama veya tespit yapılmadığını, sözleşmenin açık hükmü ve keşide edilen ihtarnameler karşısında 1.730.000,00 TL tutarındaki bu alacak kalemine ilişkin hukuka ve delillere uygun bir tespitin yapılması gerektiğini,  dosyada tutanak ve ihtarname mevcut olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşmede de işin teslim tarihinin açıkça belirli olduğunu, mahkemenin yetersiz inceleme neticesinde bu hususları değerlendirmediğini, delillere aykırı belirlemede bulunduğunu,  süreç incelendiğinde müvekkilinin cezai şartı uygulaması için gerekli tüm şartların oluştuğunu, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, işi taahhüt ettiği üzere 30.11.2015 tarihinde tamamlayarak teslim etmediğini ve bu nedenle işin müvekkili tarafından  dava dışı idareye planlanan zamanda teslim edilemediğini, bu nedenle davacıya sözleşmenin ilgili 5-e ve 5-f bendi ve 17.11.2015 tarihli tutanak uyarınca gecikme cezasının uygulandığını, davacının işi süresinde bitiremediğini, işi gereği gibi tamamlayıp teslim ettiğine dair dosyada tek bir delilin dahi bulunmadığını, dosyaya mübrez hakediş tarihlerinin de bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, kaldı ki sözleşmede açıkça  30.11.2015 tarihinde tamamlanacağı kararlaştırılan işin  davacı tarafça 13.10.2016 tarihinde dahi tamamlanmamış olduğunun taraflar arasındaki protokol ile sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ve fazla hakları saklı olarak yalnızca sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi olan 30.11.2015 ile işin karşı tarafça tamamlanacağının kabul edildiği 31.10.2016 tarihleri arasındaki 334 günlük gecikme dahi hesaplandığında toplam 668.000,00 TL tutarında bir gecikme cezasının uygulanacağının izahtan vareste olduğunu, 28.12.2017 tarihli kesin kabul bildirimi ile müvekkilince  davacının kesin kabule davet edildiğini, 05.01.2018 tarihinde kesin kabul heyetinin tespit ettiği hususların üç gün içinde giderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacının kesin kabul eksiklerini gidermediği tespit edilmiş olmakla Ankara 64.Noterliği'nin 02.03.2018 tarihli 05264 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eksikliklerin halen bitirilmediği, 29.03.2018 tarihli  07325 yevmiye numaralı ihtarname ile tekraren işin teslim edilmediği, iş teslim edilmeyecek ise nam ve hesaplarına işin tamamlanacağının vurgulandığını, 30.11.2015 ve 18.05.2018 tarihleri arasındaki toplam gecikilen gün sayısının 900 gün olduğu, günlük 2.000,00TLdan 1.800.000,00TL olup önceki hak edişlerden kesilen 70.000,00TL mahsup edildiğinde toplam kesilecek ceza tutarının= 1.800.000,00 – 70.000,00 =  1.730.000,00TL olduğu, sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca taşerona gecikme cezası kesilmesi için cezanın idarece yükleniciye kesilmesi koşulu aranmadığı gibi, müvekkilince davacıya gönderilen ihtarnamelerin tamamında işin tamamlanması ile birlikte aksi takdirde ceza kesintisi uygulanacağı hususunu da ihtar ettiğini, gerekçeli kararda iadesi gerektiği yolunda hukuka tümüyle aykırı bir tespit yapılan nakit teminatın iadesi koşulları oluşmamış olup davacının tüm talepleri gibi buna ilişkin talebinin de reddi gerektiğini, teminatın iadesi koşullarının sözleşmenin 19.maddesinde düzenlendiğini, davacı işi bitirip teslim etmediğinden yerine getirmediği taahhüdüne  teminat olarak vermiş olduğu tutarın bu koşullar altında iadesinin mümkün olmadığını, ayrıca gerekçeli karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan teminat hesabında fahiş maddi hata bulunduğunu,  hesap yapılırken satır atlandığını ve ciddi bir farkın ortaya çıktığını,  ancak bu hususa dilekçelerinde  yer vermelerine  rağmen  mahkemece  değerlendirilmediğini, sözleşme uyarınca %7 oranında teminat kesintisi yapılacağı taraflarca kararlaştırılmış olup hak edişlerde buna uygun hesaplama yapıldığını, buna göre, 10 nolu hak edişte  19.258,00TL olan teminat kesintisinin bir alt satırdaki diğer kesintilerle karıştırılmış ve 38.605,00TL olarak hesaplandığını, 11 nolu hakedişte ise 14.582,00TL olması gereken kesintinin, 23.222,00TL olarak kesaplandığını neticede 281.181,00TL olması gereken toplam teminat tutarının 27.986,94TL farkla 309.167,94-L olarak hesaplanmış olduğunu, müvekkilinin idare nezdinde halen teminat mektubu bulunmakta olup sözleşme gereği teminatın davacıya iadesi koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin idare nezdinde bulunan teminat mektubunun bir suretinin dosyaya sunulduğunu, bununla birlikte davacının müvekkili uhdesindeki nakit teminatın iadesi koşulları oluşmadığı gibi, kesin hesap neticesinde müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun da sabit olduğunu, teminat ile güvence  altına alınan risk müvekkili  açısından gerçekleşmiş olup bu halde teminatın davacıya iadesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte  hükme esas ek raporda, karşı tarafın ticari defterlerine almadığı ancak müvekkilinin  usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar uyarınca cari hesapta görülen 306.706,06 TL borç göründüğünü, raporda ve dahi gerekçeli kararda  bu cari hesap borcuna hiç değinilmediğini,  söz konusu tutar yokmuş gibi hareket edildiğini, oysaki davacı tarafın müvekkiline  306.706,06 TL borçlu olduğunu  ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için  diğer alacak iddiaları doğru kabul edilse dahi bu tutarın mahsubu gerekeceğini, davacı taşeron için 05.09.2016 tarihinde yapılan hakedişte, Ağustos 2016 dönemine kadar personel yemeği giderinin 166.544,67 TL olarak hesaplandığını,  Eylül 2016 döneminden sonra davacının kendi personelinin çalıştığı gün toplamına göre hesaplanan yemek bedeli, Kesinti İcmali Ekli listede ve SGK e-bildirge hizmet listesinde belirtildiği üzere 1.799 gün üzerinden hesaplandığını, ayrıca idare ile yüklenici arasında yapılan ana sözleşmenin 3.maddesinin 38. bendine uyarınca, taşeron firmanın geçici kabul onay tarihi olan 20.12.2016 ile kesin kabul onay tarihi (18.05.2018) arasında geçen sürede (toplam 514 gün) 3 usta bulundurması gerekirken bunu yapmadığını ve dava dışı idare ile yapılan ana sözleşme gereğince  bu 3 personelin müvekkili  tarafından istihdamının zorunlu hale geldiğini, ilgili 3 personelin konaklama ve yemek masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, dosya kapsamında  hak ediş tarihleri, geçici kabul ile kesin kabul onay tarihleri tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açık olduğundan yapılacak basit bir hesaplama ile müvekkili tarafından karşılanan yemek bedeline ulaşılabileceğini, davacının personelini toplam 1.799 gün çalıştırdığı bilinmekte olup ve kesin kabule kadar geçen sürede ana sözleşme uyarınca şantiyede bulundurulan 3 personelin de toplam 514 gün çalıştırıldığının bilindiğini, bu halde yemek bedelinin 3 personel için toplam (514x3= 1.542  adet ) üzerinden yapılması gerektiğini, bu halde müvekkili  tarafından karşılanan yemek bedeline esas hesabın 1799+514= 3.341 gün şeklinde olduğunu, çalışma süresi boyunca personel yemeklerinin ... - ...firmasından temin edilmiş olup dava dışı  ilgili firmanın faturasından da anlaşılacağı üzere, günlük yemek bedeli, Kesinti İcmali Ekli listede yer verildiği üzere,  kahvaltı 3,70 TL, öğle ve akşam yemekleri öğün başı 6,48 TL olmak üzere  toplam 16.66 TL+KDV=18 TL olduğunu, bu bakımdan  3.341 gün X 18 TL= 60.138,00 TL yemek kesintisi yapıldığını, bilirkişi heyetin “kuşkuya yer bırakmayacak\"  şeklindeki  ifadesinin, dosya kapsamına aykırılık içerdiğini, işçilerin çalıştığı süre boyunca kendilerine yemek verildiği ve ilgili yemeğin bedelinin de müvekkili  tarafından ödendiğinin dosyada çekişmesiz bir husus olduğunu, davacı tarafın yemek bedellerinin kendisi tarafından ödendiğine ilişkin bir iddiası bulunmakta ise de bu hususu belgelerle kanıtlamak mecburiyetinde olduğunu, bu noktada ispat yükünün davacıda olduğunu, konaklama bedeline ilişkin değerlendirmede de benzer şekilde sonuca varılmasının mümkün olduğu, gün sayısı ile konaklama bedeli olarak sözleşmede belirlenen tutarın çarpını neticesinde (3.341GÜN X 3TL/gün + KDV=10.824,84TL)  konaklama bedelinin kesildiğini, bu noktada, şantiyede çalışan personelin konaklama ve yemek bedellerinin taraflardan biri tarafından karşılanmak zorunda olduğunun açık olup dosyaya sundukları belgelerin tamamının bu bedellerin müvekkili tarafından karşılandığını kanıtladığını, kaldı ki karşı tarafın dosya kapsamında yer alan toplam (11) adet hakedişin tamamında yemek ve konaklama bedeline ilişkin yapılan kesintileri kabul ettiğini, herhangi bir itirazda bulunmadığını, yemek ve konaklama bedelinin kabulü gerektiğini, JCB kesintisi bakımından; hükme dayanak kabul edilen ek raporda, 15.07.2017-14.05.2018 döneminde yaptırılan kazı çalışmalarının davacı taşeron şirketle ilgi ve bağlantısı ortaya konulamadığı bu yüzden 6.726,00 TL tutarındaki kazı çalışması bedelinin hesaplamalara dâhil edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini davacıdan kaynaklanan imalat eksiklerinin idarenin düzenlediği geçici kabul tutanaklarında tespit edilebildiği hususunun muhakeme kapsamında tespit edildiğini, ilgili eksikliklerin  giderilebilmesi için JCB çalıştırılmasının mecburi olduğunu, kaldı ki daha önce dosyaya sunulan fotoğraflarda da davaya konu konut projesi şantiyesinde yapılan JCB çalışmasının da açıkça görülebildiğini, vinç bedeli kesintisi bakımından; sözleşmenin 4/d maddesinde \"Fiyata Dahil İmalatlar\" başlığı altında  yer alan düzenleme \"Yağmur iniş borularının malzemesi taşeron tarafından temin edilecek ve montajı taşeron tarafından yaptırılacaktır.\" şeklinde olduğunu, ağırlıklı olarak bu imalatların yapımı-montajı ve sonraki dönemlerde kırılma-hatalı montaj-dübellerin yerinden sökülmesi v.s. nedenlerden dolayı davacı adına piyasadan vinç kiralandığını ve  ödemenin müvekkili tarafından yapıldığını, dosyada düzenlenen ek raporda \" Geçici kabul eksikleri yağmur iniş boruları için vinç gerektirir nitelikte değildir\" ifadesi teknik olarak son derece hatalı olup  bu gider kaleminin, ilgili imalatın olmazsa olmazı niteliğinde olduğunu, zira, bu tamiratları yapabilmenin başkada imkanının bulunmadığını, elektrik ve su bedeli kesintisi bakımından;30.09.2017-04.12.2017 dönemindeki elektrik ve su kullanımından kaynaklanan giderlerin davacı taşeron şirket adına yapıldığı hususunda kesin bir veri elde edilemediği bu yüzden  hesaplamalara dâhil edilmesi mümkün olmadığı şeklindeki hatalı görüş doğrultusunda hüküm kurulmuşsa da sözleşmenin 6/d maddesinde açıkça yazıldığı üzere elektrik ve su gideri taşerona ait olup işveren tarafından gerekli ödemelerin yapıldığını, ilgili bedellerin davacı adına müvekkil tarafından ödendiğine ilişkin elektrik ve su faturalarının suretlerinin dosyaya sunulduğunu, mahkemenin  kabul etmediği bu gider kaleminin taraflar arasındaki sözleşmeyle, hak edişlerle, faturalarla kanıtlanması bir yana çok sayıda işçinin aylar boyunca iş gördükleri bir iş ve yaşam alanında su ve elektrik kullanımının kaçınılmaz olduğu, bu kullanımların bedellerinin de ödenmiş olduğunun açık olduğunu, tesisat malzemesi kesintisibakımından; sözleşmenin 18/e maddesi hükmüne göre müvekkilin davacının eksik ve ayıplı işleri nedeniyle satın almak zorunda kaldığı malzemenin faturasının iki katını talep etmesinin sözleşmeden kaynaklanan bir hak olduğunu, zira söz konusu 7.456,94TL'lik tutarın, 3.728,47TL fatura bedelinin iki katı olarak hesaplanması neticesinde yansıtıldığını, yangın dolabı ve aparatları bakımından; müvekkil şirketler tarafından taşeron şirket nam ve hesabına satın alınan yangın dolabı ve aparatlarının faturalarının dava dosyasına sunulduğu, sözleşmenin 18/e maddesi gereğince 6.909,90 TLfatura tutarının iki katı üzerinden13.819,80 TL olarak gider kaydı yapılması gerektiği yönündeki itirazlarına karşın herhangi bir ihtarname keşide edilmediğinden dolayı yalnızca fatura bedelinin dikkate alındığı şeklindeki tespitin de kabul edilemez nitelikte olduğunu, laminant parke tamir faturası bakımından;hükme dayanak kabul edilen ek raporda, parke imalatına verilen zararın davacı taşeron şirketin eylemlerinden kaynaklandığı hususunun açık ve kesin surette ortaya konulamadığından giderin davacı taşeron şirkete yansıtılamadığı şeklinde son derece hatalı bir tespite yer verilmişse de söz konusu imalatların, daireler kullanılmaya başlandıktan sonra davacının sorumluluğundaki daire içi tesisat arızalarından kaynaklanan nedenlerle bozulan parkelerin tamiri için ödenmiş olup işbu hususun dilekçe ekinde dosyaya defaten arz edilen fotoğraflarla ve şikayet dilekçeleri ile  sabit olduğunu, ......A.Ş.'nin daire içi tesisat arızalarından nedeniyle bozulan parke imalatları için müvekkile kestiği ve ödemeleri yine müvekkil tarafından yapılan fatura bedelinin, ek raporda da kabul edilmemesinin  son derece hatalı olduğunu, ilgili faturaların sözleşmenin 18/e maddesi uyarınca taşerona fatura tutarının iki katının yansıtılmasının ( 5.233,02X2=10.466,04TL ) sözleşmesel bir hak olduğunu, kalorimetre kablosu bakımından;hükme dayanak sayılan ek raporda, kablo faturasına ilişkin zararın kaynağının ve sorumlu tarafın belirlenme imkanı bulunmadığından taşeron şirkete yansıtılamayacağından söz edilmişse de  sözleşmenin 4/d maddesinde yer alan  \"Fiyata Dahil imalatlar başlığı altında geçen Kalorimetre ve Basınç düşürücü montajlarının yapılması\" hükmü uyarınca taşeron tarafından temin edilmesi gereken kablo müvekkilince temin edilmiş olup sözleşmenin 18/ e bendine göre fatura bedelinin iki katının taşerona yansıtıldığını( 6.000,30 X 2 =12.000,60TL ), su sayacı bedeli-belediyeden alınan bozuk su sayacı kargo gönderim bedeli bakımından; ek raporda, su sayaçlarının yerine hangi nedenle  yenisinin temin edildiği ve  kargo bedeli ödemesinin hangi amaçla yapıldığı hususunda tutanak düzenlenmediğinden söz konusu  bedellerin davacı taşeron şirkete yansıtılmasının mümkün görülmediği öne sürülmekte ise de arızalı olduğu dosyaya mübrez evrak ile sabit olan su sayaçlarının yerine takılan su sayaçlarının alındığı yerde, nereye takıldığının da son derece belirli olduğunu, taraflar arasındaki  sözleşmenin 4/d maddesinde \"Fiyata Dahil imalatlar başlığı altında geçen su sayacı temini ve montajı fiyata dahildir.\"  maddesi uyarınca taşeron tarafından temin edilen su sayaçlarının bozuk olanları müvekkil tarafından belediyeden temin edildiğini, bozuk olan su sayaçları ise yine müvekkil  gönderilmiş olup kargo bedellerinin davacı taşeron adına müvekkilince ödenmiş olduğunu, davacı  adına alındığı iddia edilen kum-çimento-hırdavat bedeli bakımından; hükme dayanak sayılan ek raporda, iş akış sürecinde taraflar arasında imalat hatalarının giderilmesine yönelik olarak satın alınan imalat malzemelerine ilişkin tutanak düzenlenmediğinden zararın kaynağının ve zarardan sorumlu tutulacak tarafın yazılı bir mutabakatla belirlenmesi mümkün olmadığından malzeme bedellerinin taşeron şirkete yansıtılamayacağının öne sürüldüğünü, öncelikle sözleşme kapsamında tümüyle davacı taşeronun sorumluluğunda olan işle ilgili olarak malzemeyi satın aldığını ve işi olması gerektiği gibi teslim ettiğini ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, bu tamirat ve tadilatların hangi malzeme ile yapıldığı veya kim tarafından satın alındığı sorusu ile hiç ilgilenilmeksizin, son derece kolaycı bir yaklaşımla ilgili  masraf kaleminin de  reddinin hukuka aykırı olduğunu, oysa ki, taşeron firmanın imalat hatalarından kaynaklı olarak yapılan tamir-bakım için alınan malzemelerin faturaları dosyaya mübrez olup  söz konusu bedelin de sözleşmenin 18/e maddesi uyarınca 2 kat fazlasıyla taşerona yansıtılmasının sözleşmeden kaynaklanan bir hak olduğunu(24.676,61 X 2 = 49.353,22TL),  davacı taşeron adına alınan kömür bedeli ve çalışanlar için alınan nevresim bedeli bakımından; hükme esas alınan ek raporda, kömür ve nevresimin davacı taşeron şirket adına satın alındığını gösteren herhangi bir kanıt sunulmadığı bedellerin taşeron şirkete yansıtılamayacağı belirtilmekte ise de söz konusu tutarın şantiye giderleri arasında yer alan  ısınma-sıcak su (banyo için kalorifer kazanı) temini için alınan kömür bedeli olduğunun izahtan vareste olduğunu, sözleşmenin 14/e maddesinde, \"Yüklenici imalatlar esnasında da gerekli gördüğü malzemelerin yeniden testini isteyebilir. Söz konusu test ve deneyler ile ilgili tüm masraflar Taşerona ait olup, Yüklenici tarafından bu konuda herhangi bir bedel ödenmeyecektir.\" hükmünün yer aldığını, şantiyede konaklama sırasında kömür kullanımının şart olduğu, bu kömürün tedarikinin de müvekkili tarafından yapıldığının faturalarla sabit olduğunu, konut tesliminden önce şantiyede mevcut banyo-wc seramik bedeli bakımından;hükme dayanak kabul edilen ek raporda, inşaat malzemelerinin, seramik ve fayans bedellerinin yalnızca davalı tarafın imzasını taşıyan tutanakta söz konusu inşaat malzemelerinin mekanik tesisat taşeronu ile ilgi ve bağlantısı hakkında herhangi bir bilgi ve açıklama yer almadığından taşeron şirkete yansıtılamayacağı ileri sürülmüşse de konut tesliminden önce şantiyede mevcut banyo-wc seramik miktarını gösterir tutanağın mevcut olduğunu, seramik ve fayans alımının müvekkilince yapıldığının ilgili faturalarla ispat edildiğini ilgili malzeme için yapılan masrafın iki katının taşerona yansıtılmasının ise sözleşmenin 18/e maddesinden kaynaklanan sözleşmesel bir hak olduğunu(20.237 X 2 = 40.474,00TL),  asma tavan malzeme faturası bedeli bakımından; işbu bedelin mekanik tesisat arızalarından mütevellit  sökülen asma tavanların tamiratı için alınan malzemelerin bedeli olduğu, davacının eksik ve ayıplı imalatlarından kaynaklanan nedenlerle tavanlarda sıkıntılar ortaya çıktığı  ve konuya ilişkin şikayetlerin söz konusu olduğunun dosyaya sunulan şikayet dilekçeleri ile sabit olduğunu, ayrıca bu kalemlerde yapılan tamiratların fotoğraflarla da ortaya konulduğunu, müvekkilinin, sözleşmenin 18/e maddesi uyarınca bu maliyeti iki kat olarak davacıya yansıtmış olup,  bu kalemin de kabul edilmeme nedeninin anlaşılamadığını, temizlik bedeli bakımından; davacı taşeron şirketin toplaması gereken malzemeleri toplamadığına, yapması gereken temizliği yapmadığına dair herhangi bir tutanağa dava dosyası kapsamında rastlanmadığından taşeron şirkete yansıtılamayacağı şeklinde tümüyle sözleşmeye ve dahi hukuka aykırı bir tespit yolunda hüküm kurulmuşsa da sözleşmenin 6/c maddesinde yer alan hükme uygun olarak temizlik bedelinin kesildiğini, yapılan temizliğin bedeli  ( 72.246,68 + 47.169,32 = 119.416,00TL) olarak faturalandırılmış olup sözleşme uyarınca  iki katı bedelle taşerona yansıtıldığını( 119.416,00 x 2 = 238.832,00TL), geçici kabul ve kesin kabul arası 3 usta bulundurmaması nedeniyle kesilen ceza tutarı bakımından; gerekçeli kararda ve karara dayanak kabul edilen ek raporda, davacı taşeron şirketin şantiye alanında personel bulundurmadığı hususunda dosyada herhangi bir tutanak olmadığından davacı taşeron şirketin hakedişinden bu kalemin kesilmesinin mümkün görülmediği ileri sürülmekte ise TOKİ Özel İdari ve Teknik Şartnamesinin 3. maddesinin 38.bendinde belirtildiği üzere geçici kabul tarihi 20.12.2016, kesin kabul tarihi 18.05.2018 olarak dikkate alındığında aradaki toplam 514 gün üzerinden ve  davacı taşeron tarafından bulundurulmayan toplam 3 usta için yapılan ceza hesaplamasının ( 514 gün x 200,00TL x 3 kişi = 308.400,00TL) olduğunu, davacının ana sözleşme uyarınca 3 personel bulundurması gereken süre zarfında şantiyede personel bulundurmadığı, bu bakımdan bu yükümlülüğün  müvekkili tarafından yerine getirildiği dosyaya mübrez belgelerle sabit olduğunu, sözleşmede açıkça düzenlenen bir yükümlülüğün yerine getirilmediği ispat edilmişken ayrıca konuya ilişkin bir tutanak aranmasında da hukuki bir yarar olmadığını, ayrıca bu hususun ispatı külfetinin de tümüyle davacıda olup davacının hüküm gereği personel bulundurduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğunu, mühendislik gideri bakımından; hükme dayanak ek raporda, sözleşmenin 9/c hükmü gereğince mühendis maliyeti bakımından davacı taşeron şirkete rücu edildiği, 12 nolu hakedişten sonra herhangi bir kesinti yapılmadığına ilişkin mühendis için yapılan ücret ve SGK ödemelerini kanıtlar nitelikte herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığına dair hatalı tespitte ısrar edilmekte ise de  sözleşmenin 9/c ve 9/f maddesi hükümleri uyarınca işveren ile taşeron arasında yapılan hakedişlerde ilgili mühendis maliyeti (SGK + maaş)taşerona rücu edilmiş olup  12 nolu hak edişten kesilen tutardan sonra herhangi bir kesinti yapılmadığını, sözleşmenin söz konusu maddesi uyarınca makine mühendisi ...  01.09.2016-30.12.2016 tarihleri arasında  SGK+maaş maliyeti 19.133,48TL karşılığında çalıştırıldığını,  ancak bilirkişi heyeti ve dahi mahkemece konunun ceza kesintisi olarak yanlış değerlendirilmiş  olup bu kesintinin bir ceza kesintisi olmadığını, sözleşmenin yukarıda yer verilen ilgili maddeleri gereği davacı adına makine mühendisi olarak çalışan ve sözleşme gereği istihdam edilen ...’ e yapılan ücret ve sosyal güvenlik prim  ödemelerini kapsadığını, daha önce yapılan 11 hakedişte de gerekli kesintiler yapılmış olup ilgili kesintilerin davacı tarafından  kabul edildiğini, geçici kabul sonrası personel ücret ve SGK bedeli bakımından; dosya kapsamında düzenlenen ve hükme dayanak kabul edilen ek raporda, geçici kabul sonrası personel maaş ve SGK'ya ilişkin belgelerin 2016/9. dönem – 2018/2. dönem arası sigortalı bilgileri olmasından ve ana sözleşme konusu işin kesin kabul onay tarihinin 18.05.2018 olmasından ötürü taşeron şirketin sözleşme konusu işi ile ilgisi ve bağlantısını gösterir herhangi bir belge sunulmadığından itirazın dayanaksız olduğuna dair hatalı bir tespitin yapıldığını, sözleşmenin 18/b maddesinde belirtildiği üzere idarenin yapacağı geçici ve kesin kabul eksiklikleri ile ilgili tüm sorumluluğun taşerona ait olduğunu, kesin kabule kadar taşeron adına işveren bünyesinde çalışan ısıtma ve sıhhi tesisat ustaları bilgilerinin dosyaya sunulduğunu, dosya kapsamında sözleşmenin yukarıda yer verilen  maddesinin incelemiş olması halinde, işbu kalemin tümüyle davacı taşerona ait bir gider kalemi olduğunun ortaya çıkacağını, zira, müvekkilin  mekanik tesisat işleri ile ilgili tüm imalatları \"anahtar teslim\" şeklinde  taşeron firmadan beklediği, tabloda yer verilen personelin, söz konusu dönemde tümüyle mekanik tesisat imalatlarının tamiri ve eksikliklerinin giderilmesi için istihdam edilmiş olduğu ve idare ile yapılan sözleşmeye istinaden teknik personel listesinde yer aldıkları belgelerle sabit olduğunu, şantiye tamiratları bedeli bakımından; davacı taşeron firmanın hatalı imalatlarından dolayı tekrar yaptırılan imalatları gösterir tutanaklar işin doğası gereği tek taraflı tutulmak durumunda kalındığını, davacının ilgili işleri gereği gibi ifa edeceğine dair bir olasılığın kalmaması akabinde, söz konusu işlerde daha fazla gecikme yaşanmaması ve zararın büyümemesi bakımından davacı nam ve hesabına yaptırılmak durumunda kalındığını, eksik-yanlış imalatlardan kaynaklanan  tamiratların  ve yeniden imalat hallerinin konut sahiplerinin evlerine geçmesi nedeni ile acilen çözüme kavuşturulması gerektiğini, imalatların yapımı aşamasında taşeron firmadan muhatap bulunamadığını ve firma yetkililerinin diğer bir kentte ikamet etmeleri nedeeniyle iletişimde zorluklar yaşandığını, taşeron firma çalışanları ise işverenlerinin telkini ile tutanakları imza etmekten imtina ettiklerini, bu noktada müvekkili firmanın acilen konuya müdahale ederek gerekli imalat ve tamiratların yaptırıldığını, binalara yerleşildikten sonra ortaya çıkan ayıp ve kusurlara ilişkin çok sayıda dilekçe ile fotoğrafın dosyaya sunulduğunu, bu noktada, müvekkilden kaynaklanmayan, tümüyle davacının üstlendiği işi zamanında ve gereği gibi teslim etmemesinden kaynaklanan zararın müvekkili üzerinde bırakıldığını, eserin gerektiği gibi yapıldığı ve zamanında teslim edildiğini ispat külfetinin  davacı üzerinde olup davacının bu hususta da herhangi bir delil, belge, vs sunma gereği duymadığını, mahkemenin tümüyle hatalı bir değerlendirme ile ortaya çıkan zararın kaynağını dahi araştırma ve sorgulama gereği duymaksızın hüküm kurmuş olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, alacak istemine ilişkin olup,  mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br> \tMahkemesince, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin aşağıdaki hususların dışında kalan diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tDiğer istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise; davada talep konusu olan ve bilirkişilerce çıkartılan kesin hesapta iadesi gerektiği anlaşılmakla birlikte teminatların kesildiği 10 ve 11 nolu hakedişlerden kesilen ve iadesi gereken %7 nakdi teminat miktarları sırasıyla 19.258,16 TL ve14.582,84 TL iken hatalı değerlendirmeyle ve maddi hataya dayalı olarak 10 ve 11 nolu hakdişlerdeki nakdi teminat kesintisinin sırasıyla 38.605,56TL ve 23.222,38 TL olarak kabulü ile neticede toplam 281.181,00 TL teminat kesintisine hükmedilmesi gerekirken toplam 309.167,94 TL   teminat kesintisi miktarı üzerinden kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. <br>\t\tAçıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, 506.999,04 TL bakiye hakediş alacağı ve 281.181,00 TL nakit teminat kesintileri alacağı olmak üzere toplam 788.180,04 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne fazla istemin reddine dair  yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.12.2022 tarih ve 2018/591 E-2022/1065 K sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın kısmen kabulüne, <br>\t4-506.999,04 TL bakiye hakediş bedeli ve 281.181,00 TL nakit teminat kesintileri alacağı olmak üzere toplam 788.180,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  53.840,58  TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 8.538,75 TL ve ıslahla  ödenen  5.400,00 TL olmak üzere toplam 13.938,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.901,83‬ TL harcın davalılardan  müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,\t<br>\t6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 122.227,01 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, <br>\t7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 27.986,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalılara  verilmesine, <br>\t8-Davacı tarafından ödenen 8.538,75  peşin ve 5.400,00 TL  ıslah harcı olmak üzere toplam 13.938,75 TL'nın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t9- Davacı tarafından yapılan 16.950,00 TL bilirkişi ücreti, 652,15 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 17.602,15 TL yargılama giderinden davadaki kabul oranına göre hesap edilen 16.998,39TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t10-Davalılar tarafından yapılan 90,80 TL posta ve tebligat masrafının davadaki ret  oranına göre hesap edilen 3,11 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, bakiye giderin davalılar üzerinde bırakılmasına,  <br>\t11-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t12-Davalı tarafça ödenen 179,90 TL, 179,90 TL ve 13.579,00 TL olmak üzere toplam 13.938,80 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>\t13-Davalı tarafça ödenen 492,00 TL ve 492,00 TL olmak üzere toplam 984,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 800,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.784,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16.07.2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>         Başkan                    Üye\t             Üye               Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4cc871bcf77d539","SID":"475c65952905c745"}}