{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/453 - Karar No:2025/853<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/453 <br>KARAR NO\t: 2025/853<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/01/2025<br>NUMARASI\t: 2024/157 E-2025/34 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 16.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.07.2025<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Taraflar arasında 20/08/2019 tarihli sözleşme ile ... parsel sayılı taşınmazda inşaatı devam eden otelin elektrik ve diğer işlerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, sözleşme konusu işin tamamlanması ile birlikte taraf yetkililerince 09/01/2020 tarihinde hakediş tutanağı başlığı ile kesin hakedişin yapıldığını, hakedişte ödeme 804.090,00TL kabul edildikten sonra kalan 425.101,00 TL müvekkili davacının alacağı olduğunun kabul edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Antalya 22. Noterliği'nin 27/02/2020 tarih 03286 yevmiye sayılı ihtarnamenin gönderilerek davalının temerrüde düşürüldüğünü ve alacağın tahsili için Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2020/2937 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>\t\tDavalı vekili: Taraflar arasında 20/08/2019 tarihli sözleşme akdedildiğini, davacının sözleşme gereği bir kısım malzemeleri temin etmediğini, bunların müvekkili tarafından fatura karşılığı dava dışı şirketlerden toplam 134.733,00TL bedelle alınarak otele montajının yapıldığını, davacı tarafından sunulan 09/01/2020 tarihli hakediş tutanağı kesin hakediş olmadığı gibi davacının sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesi  gereğince davacının geçici kabul için müvekkili şirkete başvuruda bulunmadığını ve geçici kabul yapılmadığını, sözleşmede geçici ve kesin hakediş şartlarının özellikle 14 ve 15. maddelerde belirtildiğini, davacının süresi içerisinde sözleşme gereği yüklenilen işi bitirmediğini ve sözleşmenin 8. maddesinde işin süresi ve gecikme cezalarının belirtilmiş olduğunu, davacının sözleşmenin 17. maddesi gereği kusur ve garanti süresince müvekkili şirkete vereceği ayrı bir teminat miktarını sunmadığını ve ayrı bir teminat miktarının belirtilmediğini, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun   olduğunu belirterek davanın reddi ile  %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin 2023/1205 esas 2024/70 karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı, kaldırma ilamından sonra mali müşavir, elektrik elektronik bilirkişisi ve nitelikli hesap bilirkişisinden alınan 15/09/2024 tarihli raporda, kaldırma ilamı çerçevesinde yapılan tespit ve hesaplamalar neticesinde, davacının Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2020/2937 sayılı dosyasında talep edebileceği alacak miktarının 255.066,32 TL olduğunun bildirildiği, taraf itirazları üzerine alınan 26/11/2024 tarihli ek raporda, kök rapordaki beyanlarını tekrar ederek davalı tarafından 10/01/2020 tarihinde 20.000,00 TL ve 13/02/2020 tarihinde yapılan 150.000,00TL ödeme düşüldüğünde Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2020/2937 sayılı dosyasında talep edebileceği alacak miktarı 85.066,32 TL olarak hesaplanmakta olup, davalı tarafça davacının 108.711,00 TL alacağının teminat olarak tutulduğu beyanı ile birlikte takdirin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, kök ve ek rapor kaldırma ilamı doğrultusunda düzenlendiğinden hesaplama yönünden hükme esas alındığı, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine kaydedildiği, dolayısıyla faturaya konu işlerin yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, istinaf ilamı ile, malzemelerin davalı tarafından temin edildiği iddiasının mahsup savunması olduğu gerekçesi ile ve asgari işçilik oranının değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği, kaldırma ilamından sonra alınan bilirkişi raporlarında, davalı yanca malzemelerin kendisi tarafından temin edildiğinin ispatına ilişkin sunulan faturaların davalı kayıtlarında bulunduğu, ancak iş programı, teknik şartnameler, kontrol planları ve başkaca kayıt bulunmadığından bu faturalardaki malzemelerin dava konusu iş için temin edilip edilmediğinin bilirkişilerce belirlenmediği, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalının da ispata elverişli başkaca delil sunmadığı gözetildiğinde mahsup savunmasının yerinde olmadığının değerlendirildiği, davalının teminat bedelinin muaccel olmadığına ve SGK ödemesine davacının katlanması gerektiğine ilişkin savunmalarına, kaldırma ilamında bu yönde bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmediğinden ilk kararda açıklanan gerekçeler de dikkate alındığında itibar edilmediği, asgari işçilik yönünden yapılan değerlendirmede ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen 22.012,50 TL asgari işçilik bedelinin davacı alacağına ilişkin bedelden düşülmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeye itibar edildiği, ancak bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada SGK ödemesi, malzeme bedeli ve asgari işçilik oranının halihazırda düşülmesi ile davacı alacağının tespit edildiği, açıklanan gerekçelerle ve kaldırma ilamı gözetilerek kabule göre yalnız asgari işçilik oranının düşülmesi halinde takipte talep edilen miktarın üzerinde davacı alacağının bulunduğunun belirlendiği (425.101,00-22.012,50=403.088,50 TL), ancak davalının takipten önce 10/01/2020 tarihli 20.000,00 TL ve 13/02/2020 tarihli 150.000,00 TL ödemesinin düşülmesi neticesinde davalının bakiye (403.088,50-170.000,00=) 233.088,50 TL alacağının bulunduğu belirlenmiş olmakla bu miktar yönünden davacının davasının sübut bulduğu, fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiği, alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit olmadığı değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 11. İcra Dairesi'nin 2020/2937 sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali takibin 233.088,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin kaldırma ilamında teminata ilişkin bir değerlendirme  yapılmadığı yönündeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu,  taraflar arasında imzalanan 20.08.2019 tarihli sözleşme gereği hakediş üzerinden kesilen  89.400,00 TL tutarındaki teminatın dava ve takip tarihinde  davacı yüklenici tarafından yapılan işin garanti süresi dolmadığından muaccel olmadığını  ve sözleşme gereği talep edilemeyeceğini, davacı tarafın itirazı nedeniyle huzurdaki davada, takip anında teminat yönünden alacağın varlığını ve muaccel, istenebilir durumda olduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, henüz muaccel hale gelmemiş bir teminat bedelini de dahil ederek takip başlatılmasında da korunmaya değer bir menfaatin olduğundan söz edilemeyeceğini, teminat yönünden mahkemeye başvurmada korunmaya değer yararın bulunup bulunmadığının ise davanın açıldığı ana ilişkin bir değerlendirme olduğunu, ancak icra takibi ile aralarındaki sıkı bağ nedeniyle itirazın iptali davalarında, davacının takip tarihinde de hukuki yararının mevcut olmasının arandığını, işbu sebeple bilirkişinin sözleşme gereği kesilen teminat bedelinin dava ve takip tarihinde muaccel olmadığından 09.01.2020 tarihli hakediş tutanağından belirtilen bakiye 425.101,00 TL üzerinden düşerek hesaplamasını yapması gerektiğini,  çünkü teminat kesintisi davacı yana ödenecek 425.101,00 TL içerisinden kesildiğini ve hakediş tutanağında açıkça belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan 20.08.2019 tarihli sözleşme gereği 89.400,00 TL tutarındaki teminatın yapılan işin 2 yıl garanti süresince işverende kalacağının sözleşme ile belirlendiğini  ve tartışmasız olduğunu, kaldı ki dava konusu, taraflar arasında imzalanan 09.01.2020 tarihli hakediş tutanağında  özellikle %10 teminat kesintisi yapılacağı 89.400,00 TL olarak açıkça belirtildiğini  ve taraflarca imza altına alındığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava ve takip tarihinde muaccel olmayan teminat bedeli 89.400,00 TL'nın davacı alacağından düşülmek suretiyle hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tMahkemenin\t2020/337E-2021/758K sayılı 02.11.2021 tarihli kararında özetle; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, tarafların bildirdikleri delillerin toplandığı, davalı temsilcisine hakediş tutanağındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, sunulan hakedişin kesin hakediş niteliğinde olup olmadığı ve belgede davacının hesabından düşüleceği belirtilen asgari işçilik oranı düşülerek alacağın davacının iddia ettiği miktarda olup olmadığı konusunda beyanda bulunmak üzere duruşma gün ve saatini bildirir, geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği, gelip de sorulara cevap vermediği takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağına dair ihtaratlı tebligat yapıldığı, davalı vekilince tutanak altındaki imzanın müvekkiline ait olduğu, kesin hakediş niteliğinde olmadığı, fiyatlar üzerinde mutabık kalmak için düzenlendiğinin beyan edildiği, ancak davalı temsilcisinin tebliğe rağmen duruşmaya katılmadığı, taraf defterleri ile dosya kapsamında rapor düzenlenmesi için dosyanın SMMM ve nitelikli hesap bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi heyeti 28/07/2021 tarihli raporunda, davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlendiği ve kendisi lehine delil teşkil ettiği, davalının defter ve kayıtlarının bir kısmını ibraz ettiği, düzenlenen faturalar yönünden taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, davacı defterlerine göre davacının 255.754,17 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre 13.404,18 TL sigorta ödemesi ile 148.022,18 TL davalı tarafından alınan malzeme faturası yönünden farklılık bulunduğunu, bu miktarların davacı alacağından düşülmesi gerektiğinin tespiti halinde davalı defterlerine göre davacının 108.711,91 TL alacaklı olduğunu bildirdiği, rapora defter ve kayıtlardaki değerlendirmeler kapsamından itibar edildiği, davalı kayıtlarında belirlenen sigorta ve malzeme faturalarının alacaktan düşülmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeye aşağıda açıklanacağı üzere itibar edilmediği, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine kaydedildiği, dolayısıyla faturaya konu işlerin yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmayarak davayı inkar ettiği, süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde malzemelerin bir kısmının davalı tarafından alındığını, bu miktarın davacı alacağından düşülmesi gerektiğini, davacının işi süresinde bitirmediğini savunduğu, yukarıda açıklandığı üzere faturaya konu işlerin yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının davayı inkar ettiği, ancak sonrasında savunmayı genişleterek sözleşmenin aksine malzemelerin bir kısmını davalının aldığını, sonrasında malzemelerin davacının işçilerince çalındığını, bu nedenle davalı tarafça malzeme alındığını savunduğu, sözleşmenin aksine işe ait malzemelerin davalı tarafından alındığına ilişkin savunmanın davanın inkarı kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının savunmanın genişletilmesine de muvafakati bulunmadığı, bu nedenle davalının sunmuş olduğu faturalardaki malzeme bedeline ilişkin araştırma yapılmadığı, davacının alacağından düşülmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiğini, yine bilirkişi raporunda sigorta ödemelerinin davacı alacağından düşülmesi gerektiği belirlenmiş ise de, sigorta bedelinden davacının sorumlu olduğuna ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı, iş sahibinin davalı olduğu gözetildiğinde rapora bu yönden itibar edilmediği, taraf defterleri faturalar ve ödemeler yönünden birbirini doğruladığı, taraflarca imzası inkar edilmeyen hakediş tutanağında belirlenen bedelin de faturalar nedeni ile davacının alacaklı olduğu miktarı kapsadığı, davalı her ne kadar bunun kesin hakediş olduğunu kabul etmemiş ise de, sözleşme gereği her hakedişten sonra fatura düzenleneceği belirlenmiş olmasına karşın fatura tarihleri gözetildiğinde faturalara ilişkin düzenlenmiş ara hakedişlerin sunulmadığı, tek bir hakediş sunulduğu, garantiye ilişkin kesintinin hakedişte belirlenmesi, davalının isticvaba cevap vermemesi de gözetildiğinde bunun kesin hakediş olduğunun değerlendirildiği, bu hali ile davalının süresinden sonra işin eksik yapıldığına ilişkin savunmasının da savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalsa da itibar edilmediği, açıklanan gerekçelerle, davalının takibe itirazının yerinde olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerektiği, alacak eser sözleşmesinden kaynaklandığından likit olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, Ankara 11. İcra dairesinin 2020/2937 sayılı dosyasında davalının itirazının iptali takibin aynen devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/1205 E-2024/70 K sayılı 07.02.2024 tarihli kararında özetle: “…Taraflar arasında otel elektrik tesisatına ilişkin malzeme ve montaj işini konu alan 20/08/2019 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığı, yine taraflarca hakediş tutanağı başlıklı 09/01/2020 tarihli belgenin imzalandığı tarafların kabulünde olup ihtilafsızdır. Davacı vekili dava dilekçesinde sözleşme ve hakediş tutanağını da belirterek 425.101,00 TL kesin hakediş alacağı olduğunu, 27/02/2020 tarihli ihtarname ile talep edilmesine rağmen ödenmediğinden bahisle davalı aleyhine yaptığı icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 134.733,00 TL bedelli malzemelerin müvekkilince temin edilerek davacıya verildiğini, düzenlenen hakedişinin kesin hakediş olmadığını, sözleşme gereğince geçici kabulün yapılmadığını, işin süresinde bitirilmediğini, sözleşmede garanti süresinin öngörüldüğünü, garanti süresine ilişkin teminatın da verilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan 09/01/2020 tarihli \"Hakediş Tutanağı\" başlıklı belgede toplam alacak 1.229.191,00 TL, ödenen bedel 804.090,00 TL, kalan alacak 425.101,00 TL (%10 teminat kesintisi 89.400,00 TL) olarak belirtilmiş, asgari işçilik oranı dosya kapandıktan sonra davacı hesabından düşüleceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.Taraflar arasındaki sözleşmenin malzeme ve işçilik olarak düzenlendiği anlaşılmakla, taraflar arasında düzenlenen 09/01/2020 günlü hakediş tutanağı da değerlendirilerek, davalının bir kısım malzemelerin kendisi tarafından temin edildiği savunması mahsup niteliğinde bulunmakla Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere yargılamanın her aşamasında yapılabileceği dikkate alınarak ve yine belgedeki asgari işçilik oranı dosya  kapandıktan sonra davacı hesabından düşüleceğine dair kabulleri de değerlendirilerek davacının taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında talep edilebileceği toplam bedel, ispatlanan ödemeler, davalı tarafça bir kısım malzemelerin kendisi tarafından temin edildiğine ilişkin iddia ve delilleri, asgari işçilik oranına ilişkin davacı alacağı hesabından düşülecek bedel bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi incelemesi yaptırılarak, alınan rapora itiraz edilmesi halinde itirazları da karşılayacak şekilde ek rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, diğer istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine …\" karar verilmiştir. <br>\tDairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDava, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasındaki sözleşme kapsamında taraflar arasında düzenlenen 09.01.2020 günlü \" Hakediş Tutanağı\" başlıklı belge kapsamında bakiye alacağın ödenmediği iddiasına dayalı itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br>\tDavaya dayanak tarafların kabulünde olan 09.01.2020 günlü tutanağın incelenmesinde, davacı yüklenicinin bakiye alacağının 425.101,00 TL olduğu, %10 teminat kesintisinin 89.400,00 TL olduğu, asgari işçilik oranının dosya kapandıktan sonra yüklenici hesabından düşüleceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>\tDosya kapsamı itibariyle söz konusu hakediş tutanağının düzenlenmesinden sonra ve davaya konu icra takibinden önce davalı tarafça 10.01.2020 tarihinde 20.000,00 TL, 13.02.2020 tarihinde de 150.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL ödenmiş olduğu da ihtilafsız olup, davada talep edilen 255.101,00 TL bakiye hakediş alacağı kalmış olduğu anlaşılmakta ise de, sözleşmenin \"Garanti Süresi\" başlıklı 17.maddesinde de sözleşme dönemi sonrasında 2 yıllık kusur sorumluluk dönemi boyunca yüklenicinin garantisi altında olacağı, garanti süresince yüklenici, işverinin kabul ettiği miktarda ve türde bir teminat ayrıca vereceğinin kabul edildiği, bu kapsamda da davaya dayanak hakediş tutanağında %10 teminat kesintisi olarak 89.400,00 TL'nın tutulacağının kabul edildiği görülmekle, sözleşme tarihi, sözleşme gereğince iş bitim tarihi, hakediş tutanağı ve takip tarihi dikkate alındığında takip tarihi itibariyle %10 teminat kesintisi 89.400,00 TL'nı talep hakkının doğmadığı, ancak mahkemesince yargılama aşamasında sözleşme kapsamı işe ilişkin eksik ayıplı iş yönünde herhangi bir tespit ve değerlendirme de bulunmadığı gibi istinaf dilekçesinde de davalı tarafın bu yönde bir iddia ve beyanı bulunmadığı, bu nedenle %10 teminat kesintisi 89.400,00 TL yönünden taraflar arasında yeni davalara sebebiyet verilmemesi ve usul ekonomisi kuralları dikkate alınarak, bu bedelin de eldeki davada değerlendirilmesi gerektiği, ancak takip tarihi itibariyle davalı tarafça bu miktar yönünden karşı çıkmakta haklı olduğu anlaşılmakla, 89.400,00 TL miktar bakımından da yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması ve lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile,  Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2937 sayılı takip dosyasında  davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 233.088,50 TL asıl  alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının takipte kötüniyetli olmadığı, yasal şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, hüküm altına alınan alacağın 89.400,00 TL'sı bakımından da yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmaması ve lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle buna ilişkin yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.01.2025 tarih ve 2024/157 E-2025/34 K sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın kısmen kabulü ile, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2937 sayılı takip dosyasında  davalının 233.088,50 TL asıl  alacak üzerinden itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t4- Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>\t5- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>\t6- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 15.922,28 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 3.080,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.841,30 TL harcın ve 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t7-Davacı tarafça ödenen 3.080,98 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>\t10-Davacı tarafından yapılan 231,40 TL tebligat- posta gideri ve 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.231,40 TL yargılama giderinden davada  kabul edilen orana göre hesaplanan\t6.889,47 TL'sının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t11-Davalı tarafından yapılan 369,60 TL yargılama giderinden davada reddedildiği kabul edilen kısma göre hesaplanan\t161,40 TL'sının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t12-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t13-Davalı tarafından ödenen 3.980,57 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t14-Davalı tarafından ödenen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat masrafı ve 300,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.023,1‬0 TL yargılama giderinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  16.07.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t<br><br>         Başkan                  Üye\t             Üye               Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d61add7660564c8","SID":"4016004a64eeeb89"}}