{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/903 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1052<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/1006 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>KARAR TARİHİ \t: 07/07/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 07/07/2025 <br>                     <br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2025 tarih 2023/1006 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin ...San. Ltd. Şti.'ni kurduğunu, şirketi kurmasından hemen sonra davalının şirkete ortak olmak istediğini, davalı .... yönetici olduğundan, müşteri portföyünün çok gelişeceği umuduyla müvekkilinin şirketin %80 hissesini bila bedel davalıya devrettiğini, müvekkilinin şirketin işleyişi ve şirket kayıtları hakkında bilgi almasına izin verilmediğini, 06.10.2023 tarihli Genel Kurul toplantısında müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, davalı tarafından müvekkilinin ortağı olduğu şirketin faaliyet gösterdiği adreste aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirketi kurduğunu, davalı tarafından bizzat kendi adına ve muhasebe kayıtlarında karşılığı bulunmayan kişi ve kurumlara ait hesaplara kayıt dışı paralar gönderildiğini,  davalı tarafça Şirketi'nin SGK ve Vergi Dairesi Başkanlığı'na bulunan borçların zamanında ödenmediğini, bazı öğretmenlerin çocukları bedelsiz okutularak şirketin zarara uğramasına sebep olunduğunu, çekilen bazı kredilerin ödemelerinin özellikle geciktirilerek şirketin zarara uğratılmaya çalışıldığını, bazı kredilerde müvekkili adına kayıtlı taşınmazların ipotekli olması nedeni ile müvekkilinin zarara uğratılma kastı ile davranıldığını bildirerek şirketin yönetiminin dava sonuçlanıncaya kadar TTK 235 gereğince tedbiren kayyım tarafından yapılması ve/veya mevcut müdürlerin yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasını talep etmiştir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece,  davacının ihtiyati tedbir talebinin 05/01/2024 tarihli ara kararıyla talebin yargılamayı gerektirdiği HMK 389 ve devamı maddeleri kapsamında yasal şartlarının mevcut olmadığından reddine  karar verildiği, karar yönünden istinaf başvurusunun İzmir BAM 11. HD'sinin 2024/330 Esas-2024/680 Karar sayılı kararıyla reddine karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2024 tarihli duruşmada davalı şirkete kayyum atanması veya müdürün yetkisinin kısıtlanmasını talep ettiği, davalı şirkette organ boşluğu bulunmadığı, şirket müdürünün görevden alınması, yönetim  hakkı  temsil yetkilerinin kaldırılmasına yönelik iddia ve talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilin de ortağı olduğu şirkette davalının müdürlük yetkisinin kısıtlanmasına, dava sonuçlanıncaya kadar TTK 235 maddesi gereğince şirket yönetiminin kayyım tarafından yerine getirilmesine tedbiren karar verilmesi talepli olarak yerel Mahkeme nezdinde dava ikame edildiğini, dosyada mevcut cevabi yazılar gereğince davalı ...'un şirketi tam olarak idare edemediği, şirketin her geçen gün daha fazla zarar içinde kalmasına sebep olduğu açık olmasına rağmen ve bir şirkette mevcut yönetimin şirket ve şirket ortakları aleyhine çalıştığı, davalı ...'un dava konusu şirkete ait hesaplardan kendi şahsi hesabına düzenli olarak para aktardığı sabit olmuş, ayrıca SGK ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevaplarıyla borçlu şirketin çok fazla borçlu olduğu, şirketin ödemelerini düzenli yapmayarak işleyen faizler nedeni ile her geçen gün daha fazla borç altına girmeye devam ettiğinin ortaya çıktığı gerekçesiyle davalı yöneticinin hukuka aykırı davranışlarının ispatlandığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>GEREKÇE : Talep, TTK'nın 630/2. maddesi gereğince davalı müdürün görevden alınarak temsil yetkisinin kaldırılması talebiyle açılan davada, TTK'nın 235. maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren kayyım atanması ve/veya mevcut müdürlerin yetkilerinin tedbiren kısıtlanması talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. <br>İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>Davacı vekilinin aynı husustaki ihtiyati tedbir talebinin daha önce yerel Mahkemenin 05.01.2024 ve 16.07.2024 tarihli ara kararlarıyla reddedildiği, 05.01.2024 tarihli ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 26.03.2024 tarih 2024/330 Esas, 2024/680 Karar sayılı kararı ile; 16.07.2024 tarihli ara kararının ise yine Dairemizin 29.11.2024 tarih 2024/1471 Esas, 2024/2041 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği, davacı vekilince yine aynı gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, durum ve koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunun kanıtlanamadığı, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) yönünden istinaf karar harcı 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen (davacı) tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"232ecc68baa7c2b6","SID":"0b0eeb99a0f32904"}}