{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2021/830 Esas<br>KARAR NO: 2025/558<br>DAVA: Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğünün Tespiti ve İptali<br>DAVA TARİHİ: 11/02/2013<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğünün Tespiti ve İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>İDDİA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette babası------ tarihinden ölümünden sonra 2000 yılından itibaren pay sahibi olarak yer aldığını, davalı şirketin sermayesinin 250.000,00TL olduğunu, davalı şirketin babasının ölümünden sonra ilkokul mezunu müvekkilinin cahilliğinden faydalanarak notere götürmek suretiyle veya doğrudan okumasına müsaade edilmeden bir takım belgeler imzalatıldığını, müvekkilinin esasen imzaladığı belgelerin neler olduğu ve nerede olduğunu dahi tam bilmediğini; ancak davalı şirketin; ----- yılı olağan genel kurul toplantısını ---- yılında yapıldığını; bu toplantı tarih ve saatini müvekkiline bildirmediğini, müvekkilinin toplantıya iş bu nedenle katılamadığını, iş bu genel kurulda 1999 yılı şirketin elde ettiği kârdan müvekkilinin payını almadığını, genel kurulda şirketin elde ettiği kara ilişkin bir kararında alınmadığını,---- yılının genel kurul toplantısının ---- tarihinde yapıldığını, müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; ---- yılının olağan genel kurul toplantısının --- tarihinde yapıldığını, müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; ----- yılının olağan genel kurul toplantısının -----, tarihinde yapıldığını, müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; ---- tarihinde olağanüstü genel kurulun toplandığını, bu toplantıda şirkete ait taşınmazın satışı ve sermaye artırımına karar verildiği ancak kararda müvekkiline ait imzanın sahte olarak taklit edildiğini; müvekkilinin toplantıya katılmadığını; -----yılının olağan toplantısının ----- yılında yapıldığını; müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; <br>----yılının olağanüstü genel kurulunun ---- yılında toplandığını; müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; <br>----yılının olağanüstü genel kurulunun ---- yılında toplandığını; müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; <br>---- yılının olağan genel kurulunun ---- tarihinde yapıldığını; müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; <br>---- yılının olağan toplantısının ----- tarihinde yapıldığını; müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; <br>----yılının olağan toplantısının ---- tarihinde yapıldığını; müvekkiline tarih ve saatinin bildirilmediğini, imzasının yokluğunda sahte olarak atıldığı, müvekkilinin kardan payını alamadığını, şirketin elde ettiği kârın oy birliğiyle ihtiyaca ayrıldığı; <br>----yılının olağan toplantısının ---- tarihinde yapıldığını; bu toplantının müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin bulunmadığı bu toplantıda da kâr payının dağıtılmasına karar verilmeyip, fevkalade ihtiyaca ayrıldığı; <br>---yılının olağan toplantısının ---- tarihinde yapıldığını; bu toplantınında müvekkiline bildirilmediğini, toplantının müvekkilinin yokluğunda yapıldığını, kâr payının dağıtılmasına karar verilmeyip ihtiyaca ayrıldığını; <br>---- yılının olağan toplantısının --- tarihinde yapıldığını; müvekkiline herhangi bir çağrının ulaşmadığını, müvekkilinin yokluğunda şirketin kâr payı dağıtmama ve kâr payını fevkalade ihtiyaca oy birliğiyle ayırmaya karar verdiğini; Anonim şirketlerin genel kurul toplantısına, paydaşların TTK'ya göre usulüne uygun olarak toplantıya davet edilmesi gerektiğini, bu nedenle genel kurul toplantısının o tarihte yürürlükte olan TTK 368. Maddesi (yeni TTK 414) gereğince yukarıda belirtilen tarihlerde yapılmış bulunan genel kurul kararlarının mutlak butlan nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini beyanla, müvekkilinin usulüne uygun olarak genel kurul toplantılarına çağrılmadığından ve de imzası yokluğunda sahte olarak atılmış olduğundan yapılış bulunan genel kurul kararlarının mutlak butlan olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilerek iptaline, alınmış olan tüm kararların geçersiz olduğuna karar verilmesine, müvekkilinin babasının ölümünden sonra -----yılları arasında davalı şirketten kar payı almadığından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ve ileride arttırılmak üzere şimdilik 1.000TL kar payının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMA: Davalı vekili, genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali için dava açılabilmesi için, pay sahibinin genel kurula katılarak, karara karşı vermiş ve bu durumu toplantı tutanağına geçirterek muhalefet şerhini ve gerekçelerini yazdırmış olması gerektiğini, davacının alınan kararlarla ilgili böyle bir şerh düşmediğini, davacının yukarıdaki yasal zorunluluğu yerine getirmediği gibi, davayı süresinde de açmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yukarıdaki beyanları saklı kalmak ve aksi anlaşılmamak üzere, davacının davayı süresinde açmaması ve genel kurullarda alınan kararlarla ilgili muhalefet şerhi ileri sürememiş olması nedeniyle davasının hiçbir şekilde dinlenemeyecek olması ve reddi gerekeceği açık olmasına karşın, bu beyanlarımızı mahfuziyeti kaydıyla, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket ve yönetimi aleyhine yer verdiği haksız ve gerçek dışı kötü niyetli beyan ve iddialarına karşı da beyan ve itirazları da sunma gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirketin 1998 yılında davacının amcası ------ önderliğinde ve davacının babasının da bulunduğu diğer 5 kardeşi tarafından kurulduğunu, tüm ortakların ittifakı ile yönetim kurulu başkanı olduğunu, davacının babasının yönetimde yer almadığını ve almak istemediğini, müvekkili şirketin ve yönetim kurulunun bugüne kadar kardeş olmaları sebebiyle hiçbir hissedarın hakkına halel getirmeyecek şekilde şirketin iştigal konuları ile ilgili işleri gerçekleştirmediğini ve kararlar aldığını, müvekkili şirketin ve yöneticilerin ne kuruluşundan veraset ilamı nedeniyle davacının da hissedar olduğu 1999 ve nede ondan sonraki yıllardan bugüne, hissedarlarına ve şirkete zarar verecek hiçbir işlem gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin kuruluşundan bugüne tüm hissedarlardan ve aile bireylerine destek olduğunu ve eşit mesafede bulunduğunu, tüm hissedarların ve aile bireylerinin yapılan işlerden haberi olduğunu, davacının beyan ve iddialarının aksine kar payı dağılmamasında ana sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığını, ana sözleşmede kar payı dağıtılacağı yazılı olsa dahi, genel kurul kar payı dağıtılmamasına ve karın şirket menfaatleri için yedek akçe olarak ayrılmasına karar verebileceğini, genel kurulun alacağı bu haklı kararda hukuka aykırılık bulunmadığından davacının aksi yöndeki iddialarının da dinlenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kâr dağıtacak kadar herhangi bir kazanç elde etmediğini; bu nedenle düşük miktarlı kazançlarında yedek akçeye ayrıldığını; nitekim, bu kararın haklılığının sonraki yıllara şirketin yaptığı araçlara doğalgaz satışı işi ile ilgili olarak devletin bir gecede ---- oranlarını çok büyük oranda arttırması ve faaliyetin cazip olmaktan çıkması ile ortaya çıktığını, çok bir kârı olmayan bir şirket yönünden davacının aksi yöndeki beyan ve ibdalarının gerçeği yansıtmadığını gibi üstelik aradan geçen uzunca yıllara rağmen ------ tüm genel kurullara ait kararların iptalini talep etmesinin de son derece haksız ve kötü niyetli bir talep olduğunu, davacının dilekçesinde söz ettiği 2009 yılı olağan genel kurul toplantısına ait hissedarlardan sadece ----- yönetime karşı bir muhalefet şerhinin bulunduğunu, ancak onun tarafından da daha sonra herhangi bir dava açılmadığını; ayrıca noter belgelerinden de görüleceği üzere davacının çok kısa zaman aralıkları ile çok farklı imzaları kullandığını, sabit bir imzasının olmadığını ve zaman zaman kendisini vekille temsil ettirdiğinin açıkça anlaşıldığını beyanla, -----yıllarına ilişkin olarak yapılmış genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davanın öncelikle süreden açılmamış olması nedeniyle reddine, hakeza davacının dava konusu taleplerinin haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle reddine karar verilmesini savunmuştur. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket ortağının katılmamasına rağmen sahte olarak imzası taklit edilen yıllara ilişkin genel kurul toplantısında alınan kararların butlanla batıl sayılması, diğer dava konusu genel kurul kararlarının iptali ve -----yılları arasında şirketin ödemesi gereken kâr paylarının faizi ile tahsili davasıdır.  Mahkememizce, davacının örnek imzaları toplanmış, ilgili genel kurul kararları celp edilmiş, hazirun cetvelleri ve davalı şirketin ana sözleşmesi getirtilmiş; taraf delilleri toplanmış, şirketin yıl sonu bilançoları ve mali faaliyet tabloları alınmış; uzman bilirkişilerden rapor ve ek raporlar alınıp, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.  Davacı tarafın, kendisinin katılmadığı ancak katılmış gibi gösterilerek alınan genel kurul kararları ile ilgili iddiası yönünden davacının örnek imzaları toplanmış, huzurda imzaları alınmış ve adli tıp kurumundan rapor alınmak suretiyle imza sahteciliği iddiası incelenmiştir. ---- tarihli ek rapor ile ve ---- tarihli 3'lü bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ---- tarihli ek raporları ile,Davalı şirketin ------tarihinde gerçekleşen Genel Kurul ToplantısındaDavalı şirketin ----yılına ait olup, -- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul ToplantısındaDavalı şirketin ---- yılına ait olup,--- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul ToplantısındaDavalı şirketin --- yılına ait olup, ---tarihinde gerçekleşen Genel Kurul ToplantısındaDavalı şirketin --- yılına ait olup, --- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul ToplantısındaDavalı şirketin ----yılına ait olup,---- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında davacıya ait olan imzaların sahte olduğu, mahkememizce kesin olarak belirlenmiştir.Mahkememizce 14/02/2019 tarihinde verilen kararda; Bu hususla ilgili tespitler yapıldıktan sonra;''MK'nun 2. Maddesi gereğince hiç kimse hakkını kullanırken kötü niyetli davranamaz. Bu davada, davacının imzasının sahte olduğu tespit edilen genel kurul toplantılarında en son tarihli olan toplantı ------ yılına ait genel kurul toplantısıdır. Bu toplantıdan sonra ------- ilişkin genel kurul kararlarınında iptali mahkememizce talep edilmiş olup, davacının bu toplantılara katılmadığı ancak şirketin her yıl için genel kurulunun toplantığını bilmemesinin mümkün bulunmadığı, zira kendisine ait olduğu belirlenen imzalardan da anlaşılaacağı üzere ----toplantıya katıldığı gibi, sahte imzalı son toplantı tarihinden sonraki -------tarihli toplantılara da katılmıştır. Bu nedenle her yıl genel kurul toplantısı yapıldığını bilmektedir. Kendisinin sadece iki iptal sebebini ileriye sürdüğü; bunlardan birinin sahtelik, diğerinin kâr payı dağıtılmaması olduğu; bundan da davacının iptalini talep ettiği genel kurul kararlarından doğan memnuniyetsizliğinin esasen kâr payı alamamaktan kaynaklandığı; kendisinin sadece davalı şirkette 1,56 oranında çok küçük bir pay sahibi olduğu; söz konusu genel kurul kararlarında sadece kâr payı yönünden kararların bulunmadığı; bir çok hususta ve yönetim seçimi / ibrası gibi hususlarda kararın bulunduğu; mahkememizce  şirketin ve tüm şirket ortaklarınında menfaat dengesinin gözetilmesi gerektiği; bu nedenle sahtelik nedeniyle iptale konu olabilecek genel kurul kararlarının muhteviyatı ve iptali halinde geriye dönük olarak ortaya çıkacak durumun yaratacağı zarar sebebiyle davacının sırf  hazirun cetvelindeki imza sahteliği nedeniyle ve bundan sonraki iki genel kurula da katılmış olması, sonradan geçen  zamanda hareketsiz kalması ve kâr payı alamaması üzerine bu davayı açması sebebiyle bu dosyaya mahsus bu haller nazara alınarak davacının iyi niyetli olmadığı, mahkemece de bu durumun korunamayacağı kanaatine varılarak sahtecilik yönünden iptale gidilmemiş; Diğer iptal sebebi olan kâr payı dağıtılmamasına ilişkin ve kâr paylarının yedek akçeye ayrılmasına ilişkin diğer iptal sebebi incelenmiş olup; bu iddianın genel kurul toplalntılarını yokluk ve / veya butlan yaptırımına tabii kılmayacağı; kâr payı dağıtmamanın genel kurul kararlarını yokluk veya butlanla malul etmeyeceği; bu yönde iptali için şirketin kâr etmesine rağmen ve yedek akçeye ihtiyacı olmamasına rağmen kâr payı dağıtmamakta \"direnme hali\" içinde olması gerekeceği; davalımız olan şirketin bu direnme halinde olup olmadığı yönünde mahkememizce ek rapor alındığı; uzman bilirkişilerin vermiş bulundukları 31/12/2018 tarihli ek raporunda davacının 1,56 oranında pay sahibi olduğu, dava konusu genel kurullara katılmış olup muhalif olsa dahi iş bu kararların alınmasında toplantı nisabında ve karar nisabında herhangi bir etkisinin olmadığı, bu nedenle kâr payı dağıtılmamasına ilişkin kararların hukuken geçerli olduğu; tamamı oy birliğiyle alınmış bulunduğundan davacı katılsa dahi sonucun değişmeyeceği; dava konusu genel kurullarda esas sözleşmesi değişikliğinin söz konusu olmaması nedeniyle TTK'nun 385. Madde uyarınca bir değerlendirmeye de yer olmadığı; ayrıca kâr payı alma hakkının mutlak anlamda bir müktesep hak olmadığı, ekonomik şartlar çerçevesinde kâr dağıtımı için şartların oluşması halinde korunması gereken bir hak olduğu ve o takdirde genel kurulda oy çokluğuyla alınabilecek bir karar olduğu; şirketin finans ve kâr durumuna göre de, iptali talep edilen  genel kurullarda mutlaka kâr payı dağıtmasını gerektirecek durumun bulunmadığı belirlendiğinden; bu yönden de iptali gerektirecek bir durumun bulunmadığı kabul edilmiş ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir''<br><br>GEREKÇELERİ İLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ.Karar davacı vekilince istinaf edilmiş,------- Karar sayılı hükmünde;'' Dava, davalı şirketin davaya konu kararlarının davacı çağrılmadan ve imzaları taklit edilmek suretiyle yapıldığı iddiasıyla, genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl, geçersiz karralar olduğunun tespiti ve kâr payı alacağının tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda gösterilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya içerisindeki  ----- tarihli raporunun incelenmesinde; ----- tarihlerinde yapılan ----- toplantısına ait hazirun cetvellerinde ...na atfen atılmış imzaların ----eli ürünü olduğu, ------ tarihlerinde yapılan ---- ilişkin olağan genel kurul toplantılarındaki hazirun cetvellerinde ...'na atfen atılmış imzaların --- eli ürünü olmadığı yönünde kanaate varıldığı görülmüştür. Bilirkişi raporunda,----- tarihlerinde yapılan  olağan genel  kurul toplantısına ait hazirun cetvellerinde zaten ------ atfen atılan bir imzanın tespit edilemediği görülmüştür. İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama aşamasında ------ tarihinde grofoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişilerce hazırlanan raporda yapılan değerlendirme neticesi ---- tarihinde yapılan 2006 yılına ait olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveli aslı, ---- tarihinde yapılan olağan genel  kurul toplantısına ait hazirun cetveli aslı, ---- tarihinde yapılan olağan genel  kurul toplantısına ait hazirun cetveli aslındaki ----adına atılan imzaların --- elinin mahsulü olduğu, ---- tarihinde yapılan 2008 yılına ait  tarihinde yapılan olağan genel  kurul toplantısına ait hazirun cetveli aslı, ------- tarihinde yapılan 2007 yılına ait, 28/03/2006 tarihinde yapılan 2005 yılına ait, ---- tarihinde yapılan 2004 yılına ait, 22/03/2004 tarihinde yapılan 2003 yılına ait, 30/04/2003 tarihinde yapılan olağan genel  kurul toplantısına ait hazirun cetveli aslı, 17/06/2003 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelindeki atılı imzaların ------ eli mahsülü olmadığı, 30/03/2013 tarihinde yapılan 2012 yılına ait---- tarihinde yapılan 2011 yılına ait , 25/04/2011 tarihinde yapılan 2010 yılına ait, ---- yılında yapılan 2009 yılına ait, ----yılında yapılan olağan genel  kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde zaten ---- atılı herhangi bir imza olmadığı yönünde değerlendirme yapılmıştır.İlk derece mahkemesindeki yargılamada önceki bilirkişiler eliyle hazırlanan 17/07/2016 tarihli ek raporda ; kök rapordan ayrılmasını gerektirir bir durum olmadığı yönünde sonuca varılmıştır.İlk derece mahkemesince 03/11/2016 tarihli ara kararda 1999 yılından başlayan ve 2011 yılında biten toplam 13 adet genel kurul kararının irdelenmesi suretiyle söz konusu genel kurul kararlarının iptalini gerektirir bir durum olup olmadığının irdelenmesi için yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Bu bağlamda dosyaya ibraz edilen ---- tarihli bilirkişi raporu dosya içerisindeki grafolojik rapordaki değerlendirmeler de nazara alınarak hazırlanmıştır. Söz konusu raporda ; ------- tarihlerindeki genel kurullara ait hazirun cetvellerindeki davacı adına atfen atılmış imzaların sahte olduğu tespit edilmiş olması sebebiyle kararların yoklukla maul olduğu, ----- tarihli genel kurulda alınan kararlara ilişkin yokluk ve veya butlan yaptırımla tabi tutulabilecek bir durumun bulunmadığı, ----- tarihlerine ilişkin genel kurullardaki kararlarda yalnızca ilgili yılllara ilişkin kârın olağanüstü yedeklere ayrılmasına dair kararın, kâr dağıtmamak için haklı bir sebebin bulunduğu yönünde davalı şirket üzerinde ispat yükü olduğu, ancak dosya kapsamında davalı şirketin bu yükümlülüğü yerine getirmediği, davalı yanın bu yöndeki eksikliği inkar etmesi halinde yeniden değerlendirme gerekeceği hususunda rapor düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin ---- tarihli ara kararı uyarınca, az yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporunun eki mahiyetinde olan 12/07/2017 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. Söz konusu raporda davacının talep edebileceği kâr payı miktarının tespiti açısından davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi gerekmekte olup ek raporun tevdiinde ticari defterlere ilişkin bir evrakın teslim edilmediği, dolayısıyla inceleme yapılmadığı, ------ tarihli  genel  kurullarda alınan kararlara karşı herhangi bir yokluk veya iptal talebinde bulunulamayacağı, ------ tarihli genel kurullarda kar payı dağıtılmayıp olağanüstü yedek akçelere ayrılması dışındaki kararlara karşı yokluk/iptal talebinde bulunulamayacağı, bu yıllarda alınan kâr payının dağıtılmayıp olağanüstü yedek akçelere ayrılması kararının ise butlan ve malul  olduğu hususları tespit edilmiştir. Davalı vekili  26/09/2017 tarihli dilekçesinde yapmış olduğu itirazlarında, davacı yanın tüm toplantılara katılmış olması halinde dahi %1,56 lık pay oranı itibariyle alınan kararlara bir etkisinin olamayacağı, davacının iptali talep edilen tüm genel kurul toplantıları için dava açma süresinin geçirdiği, ---- önceki genel kurul toplantılarına ilişkin iddiaların incelenmesinin mümkün olmadığı, davacının davadan önceki----- tarihlerinde yapılan toplantılara da katılmadığı, davanın genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olduğu, kâr payı dağıtıma ilişkin kararların ayrı bir dava konusu olduğu yönünde itirazda bulunmuştur. Bunun üzerine ilk derece mahkemesince alınan 31/12/2018 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda davacının %1,56 oranında pay sahibi olduğu, dolayısıyla genel kurullara katılıp kararlara  muhalif olsa dahi toplantı nisabında da karar nisabında da durumun herhangi bir etkisinin olamayacağı, dava konusu genel kurullarda esas sözleşme değişikliğine gidilmemesi sebebiyle 6762 sayılı TTK'nın 385. maddesi uyarınca bir değerlendirme gerekmediği, kâr dağıtım kararının ekonomik şartların varlığı halinde genel kurulda oy çokluğu ile alınan bir karar olduğu yönünde tespit yapılmıştır.Anonim şirketlerin temel karar organlarından olan genel kurulun görevleri ve toplantıya çağrılma usulleri TTK'nın 407 vd maddelerinde (ETK 360 vd. ) düzenlenmiş olup, usulüne uygun şekilde toplantıya çağrılan ortağın, genel kurulda alınan kararların iptalini talep edebilmesi için toplantıya katılarak olumsuz oy kullanması ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi gerekir. Ancak yokluk gibi durumlar ile TTK'nın 446. maddesinde belirlenen nedenler aranmaksızın ve üç aylık hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti istenilebilir. Genel kurulun tüm ortaklar bulunmaksızın çağrısız şekilde toplanamayacağı, tüm ortakların eksiksiz şekilde katılmaması nedeniyle toplantının TTK'nın 416. (ETK 370.) maddesi gereğince çağrısız genel kurul olarak da değerlendirilemeyeceği bilinmektedir ------Dava dilekçesinde, 2000 ve 2012 yılları da dahil olmak üzere bu tarihler arasında yapılmış bazı genel kurul kararlarının yokluğu talep edilmekle; eldeki davanın açılış tarihi 06.03.2013 tarihidir.Somut olayda davacı ortağın usulüne uygun şekilde çağrılmadığı, buna rağmen  kararlara katılmış gibi imzasının sahte olarak atıldığı iddia edilmekle, ilk derece mahkemesince daav konusu genel kurulların çağrı işlemleriyle ilgili olarak  bir araştırma yapılmadığı, dava konusu genel kurul toplantı tarihlerinin ortaklara ne şekilde bildirildiği hususuna yönelik bir araştırma yapılmadığı,  toplantı gün ve saatini bildirir ilanların, varsa  bu hususta davacı  adına yapılan tebliğlere ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılmadığı, dava dilekçesine konu edilen genel kurul toplantılarının  çağrısız genel kurul şeklinde de gerçekleşmiş olabileceği  ihtimali dahi  tartışılmadan ve eğer çağrısız genel kurul söz konusu ise davacının katılmamasının hukuki sonuçlarının her bir toplantı açısından ne olduğu, yokluk halinin bulunup bulunmadığı, üzerinde hiç durulmadan,  sadece hazirun cetvelinde davacı adına atılan imzanın toplantı ve karar nisabını etkileyecek bir durum teşkil edip etmediğinin ve kâr payı dağıtılmamasının somut olayda koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi suretiyle eksik gerekçe ile sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davalı tarafın savunma gerekçesi ve delilleri tartışılarak yeniden karar verilmek üzere, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine''KARAR VERİLMİŞ,Mahkememiz esasına kaydedilen davada söz konusu toplantıların çağrılı olup olmadığı davalı şirketten sorulmuş, davalı şirket toplantıların çağrılı olduğunu bildirerek; toplantıya çağrı ve toplantı gündemi ile ilgili; söz konusu toplantıya katılanlarla ilgili ve toplantıda alınan kararlarla ilgili tüm belgelerin PDF ile küçültülmüş CD ortamında mahkememize göndermiş, Mahkememizce bilirkişi heyetinden bunlarda inceletilmek sureti ile rapor ve ek rapor alınmış; ek raporda taraf itirazları tek tek karşılanmış, Dosyanın bir bütün olarak incelenmesinde,Davacının katılmadığı halde katılmış gibi gösterilip imzasının sahte olarak atıldığı toplantıda alınan kararların davacı oyunun sonuca etkili olup olmadığının önemi bulunmaksızın sırf sahte imza sebebiyle butlanı gerektirdiği değerlendirilmek suretiyle TTK 447 madde gereğince bu genel kurul toplantılarının yok hükmünde olduğunun tespiti yoluna gidilmiş,Diğer toplantılarda genel kurulun yeterli karar ve toplantı nisabını sağlayarak karar aldığı, davacının katılmadığı toplantılar yönünden imzasının taklit edilmesi gibi bir durumunda söz konusu olmadığı, davacı katılmadığı toplantılara usulünce çağrılmış ve olumsuz oy kullansa dahi sonuç değişmeyeceğinden bu toplantılar yönünden iptal sebebinin doğmadığı, Ayrıca 1999-2011 yılları arasında kâr payı dağıtılmaması yönünden alınan kararlarda, hükümsüzlüğü tespit edilen genel kurullar dışında kalan toplantılarda bu yönde alınan kararların oy çokluğuyla ve genel kurulun yetkisi dahilinde alındığı, bu sebeple dağıtılması gereken bir kâr payının bulunmadığı; hükümsüzlüğüne karar verilen genel kurul toplantılarının ise yok hükmünde olduğundan kâr payı dağıtılmasına ilişkin hükümlerinde yok hükmünde olduğu bu nedenle bunların yerine yeniden yapılacak toplantılarda kâr payı yönünden kararlar alınacağı, dağıtılmamasına ilişkin alınacak yeni kararların iptaline gidilebileceği nazara alınarak kâr payı yönünden de talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE<br>Davalı şirketin -----tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında<br>Davalı şirketin ---- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında<br>Davalı şirketin ---- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında<br>Davalı şirketin ---- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında<br>Davalı şirketin ---- tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında<br>Davalı şirketin ------ tarihinde gerçekleşen Genel Kurul Toplantısında,<br>Alınan kararların TTK447 madde gereğince butlanla batıl sayılmasına (hükümsüzlüğüne)<br>Davalı şirketin dava konusu edilen diğer yıllara ilişkin genel kurul kararlarının iptaline ilişkin talebin ve kâr dağıtılmasına ilişkin davacı taleplerinin REDDİNE,<br>Dava maktu harca tabi olduğundan, maktu ret harcından eksik 591,1‬0 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,<br>Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinden 48,60 TL peşin karar harcı ve başvuru harcının toplamı ile; 14.300,00 TL bilirkişi ücretlerinin ve 1.650,00 TL tebligat giderlerinin kabul ve ret oranları gereğince (talep 14 adet genel kurul kararının iptaline ilişkin olup 6'sı kabul edildiğinden 6/14 oranında) 6.835,70 TL'lik kısmının toplamı 6.884,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine; kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,  karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,<br>Karar tarihindeki AAÜT gereğince her iki taraf leh ve aleyhlerine 30.000,00'er TL maktu vekalet ücreti takdirine, birbirlerinden tahsiline,<br>Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliğiyle  verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f2741fdb7f97416","SID":"665cf4e29dcdd126"}}