{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/862 <br>KARAR NO: 2025/966<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/04/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/294 Esas (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilleri ... ve ...'un yönetim kurulu üyesi olduğunu, ... A.Ş. ile ilgili olarak 25.03.2025 tarihinde alınan TTK m. 363 uyarınca İstifa ve Atama konulu 2025/3 sayılı Yönetim Kurulu Kararının yokluğunun, mümkün olmadığı takdirde butlanının tespiti ile iptalini talep ettiklerini, söz konusu kararın Şirket Esas Sözleşmesi'ne ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na açıkça aykırı olduğunu, toplantı esnasında müvekkillerin sorularının cevaplanmadığını, bilgi alma ve inceleme taleplerinin göz ardı edildiğini, tüm bu hususlar toplantı tutanağına yazılmamış olduğundan müvekkiller tarafından bu kararlara muhalefet edilerek muhalefet şerhleri düşüldüğünü, kararın TTK madde 393'te düzenlenen \"Müzakereye katılma yasağı\" başlıklı hükme açıkça aykırı olarak alınmış olduğundan yokluğunun tespiti gerektiğini, TTK. 363 kapsamında yeni yönetim kurulu üyesi olarak atanan ...'nün, açık kaynaklara göre; Yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ... nun aile şirketleri olan ... (... Holding A.Ş. ve diğer şirketler) bünyesinde ... A.Ş. yönetim kurulu üyesi olduğunu, yani yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'nun kendi aile şirketlerinde çalışan bir kişiyi usul ve yasaya aykırı olarak şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atamaya çalıştığının anlaşıldığını, fakat bu kişinin kim olduğu hakkında toplantıda herhangi bir açıklama yapılmadığını, ... şirketine ne gibi bir fayda sağlayacağı, imza yetkilisi olarak şirketi temsil etmesi ile ilgili hususlar hakkında bilgi verilmediğini, bu kişinin özgeçmişinin dahi sunulmadığını, ayrıca kendisine sınırsız imza yetkisi verildiğini, şirket için çok önemli hususlarda karar ve sınırsız bir imza yetkisi olacak bu kişinin müvekkilleri tarafından tanınmaması, bu konuda müvekkillerine bilgi dahi verilmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, nitekim ... ve ...'nun oylamaya katılmasının TTK m.393 kapsamında mümkün olmadığını, zira bu durumun dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, kendi aile şirketi çalışanlarını şirkete sınırsız yetkili yönetim kurulu üyesi olarak atayan ... ve ... 'nun, bu kişiye yapılacak ödemelerle ilgili de bir bilgi vermediklerini, amaçlarının 6 kişilik yönetim kurulunda çoğunluğu ele geçirmek olduğunu, bu noktada, ... hakkında alınan yönetim kurulu kararında şirket menfaati ile yönetim kurulu üyelerinin menfaatlerinin çeliştiğini, bu kapsamda ...'nün yönetim kurulu üyesi olmasının durdurulmasına şayet bu husus mümkün değilse her türlü oy kullanma ve A Grubu sınırsız imza yetkisi haklarının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Yönetim kurulunun kararının uygulanması ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği bir durum bulunmamaktadır.  Dava sonunda yönetim kurulu kararı iptal edildiğinde seçilen yeni üyenin üyeliği iptal edilmiş olacağından yönetim kurulu yeni üye seçimini tekrar yapmak zorunda kalacaktır. Burada gecikme sebebiyle doğabilecek bir sakınca veya ciddi bir zararın olmadığı kabul edilmiştir. Öte yandan ihtiyati tedbir talebine de gerekçe olarak gösterildiği anlaşılan (ciddi zarar tehlikesi olarak dava dilekçesinde belirtildiği düşünülen) ve davacı vekilince öne sürülen \"...yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'nun kendi aile şirketlerinde çalışan bir kişiyi usul ve yasaya aykırı olarak şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atamaya çalıştığı, ...bu kişinin kim olduğu hakkında toplantıda herhangi bir açıklama yapılmadığı, ... şirketine ne gibi bir fayda sağlayacağı, imza yetkilisi olarak şirketi temsil etmesi ile ilgili hususlar hakkında bilgi verilmediği, bu kişinin özgeçmişinin dahi sunulmadığı, ayrıca kendisine sınırsız imza yetkisi verildiği, bu kişinin müvekkilleri tarafından tanınmadığı, bu konuda bilgi dahi verilmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığı...\" hususlar ciddi bir zarar tehlikesi olarak kabul edilmemiştir. Davacıların kendilerine bilgi verilmediği yönündeki iddiaların ise bilgi edinme hakkı çerçevesinde TTK hükümleri çerçevesinde ortaklara tanınan bir hak olup yasal yollara başvurmanın mümkün olduğu bu sebebin kararın uygulanmasının durdurulması için gerekçe olamayacağı, nihayetinde yeni atanan yönetim kurulu üyesinin geçici görevinin kesinleşmesi için kararın genel kurula sunulması gerektiği, bu yönde de karar alındığı gözlendiğinden yönetim kurulu kararının uygulanmasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar yargılama sonucunda dava konusu yönetim kurulu kararı iptal edildiğinde yeni üyenin üyeliğinin iptal belirtilmişse de uzun süren yargılama süreleri göz önünde bulundurulduğunda yargılama sürecinde aslında hukuken var olmayan bir karara dayalı olarak ilgili kişilerin kötü niyetli ve aslında hukuken sakat nitelikli kararlar alabileceği hiç kuşkusuz olup  tam da bu noktada geri dönülmesi zor ve hatta imkânsız bir durum oluştuğunu, dava konusu edilen yönetim kurulu kararı neticesinde yeni atanan üye hakkında yönetim kurulu başkanı ... ve diğer yönetim kurulu üyesi ...'nun ...'nün özgeçmişi ve bu kişiyle olan özel ilişkileri hakkında herhangi bir bilgi vermemesi, buna karşın bu kişinin yalnızca Yönetim Kurulu Başkanı ... ve diğer yönetim kurulu üyesi ...'nun kendi aile şirketlerinde çalışan olması sebebiyle seçilmiş olması ve kendisine sınırsız yetki verilmiş olması doğrultusunda yeni atanan üyenin dürüstlük kuralına aykırı şekilde şirket menfaatleri gözetilerek atanmamış olduğunu, üstelik yargılama sürecinde dava konusu karara dayalı olarak alınabilinecek diğer hukuksuz kararlarla bağlantılı olarak; yönetim kurulunda çoğunluğu ele geçiren kötü niyetli kişiler tarafından Şirketin durağan bırakılarak zarar etmesi ve kar etmesi engellenmesi gündeme gelecek olup ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389/1. maddesine göre \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" denildiğini, bu kapsamda huzurdaki yargılamada yasal mevzuattaki ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu ve buna rağmen ihtiyati tedbir kararı verilmemesi ihtimalinde Davacının büyük bir mağduriyet yaşayacağını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, anonim şirket yönetim kurulu kararının butlanı istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davalı şirketin uyuşmazlığa konu 25.03.2025 tarihinde alınan TTK m. 363 uyarınca İstifa ve Atama konulu 2025/3 sayılı yönetim kurulu kararı ile ; şirket Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etmiş olan ...'ün yerine, şirket ortağı olmayan ...”nün ilk genel kurulun onayına sunulmak üzere, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 363. Maddesi uyarınca Yönetim Kurulu üyesi olarak atanmasına, A grubu imza yetkilisi ... 'ün Şirketten ayrılmış olması sebebiyle verilen tüm imza yetkilerinin iptaline, ...'nün, ... numaralı Yönetim Kurulu Kararında belirtilen yetkileri kullanmasına ve A Grubu sınırsız imza yetkilisi olarak atanmasına, bu hususta ek sirküler çıkartılmasına karar verilmiştir. Yönetim kurulunun bu kararına davacılar şerh düşmüştür.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti olmadığı takdirde butlanına karar verilmesi istemli davada 25.03.2025 tarihinde alınan TTK m. 363 uyarınca İstifa ve Atama konulu 2025/3 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile yönetim kurulu üyeliğine seçilen ...'nün yönetim kurulu üyesi olmasının durdurulmasına, bu husus mümkün değilse her türlü oy kullanma ve A Grubu sınırsız imza yetkisi haklarının durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 391. Maddesinde, yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. Ancak TTK'da şirket yönetim kurulu kararının butlanı davasında talep edilecek ihtiyati tedbirlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu halde, söz konusu davada istenecek ihtiyati tedbirler hakkında genel nitelikteki düzenleme olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir. HMK'nın 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.  TTK'nın 363/1. Maddesine göre, 334 üncü madde hükmü saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar. Davacı tarafça, yönetim kurulu üyeleri ... ve ... bakımından müzakereye katılma yasağı bulunduğu ve ayrıca kararın TTK'nın 391. Maddesi gereğince batıl olduğu ileri sürülmektedir. Ancak, dava konusu yönetim kurulu kararının ... ve ...'nun kendisi veya kanunda sayılan yakınlarının şirket dışı kişisel menfaatine ilişkin olduğu veya anılan yönetim kurulu üyelerinin müzakereye katılmamasının dürüstlük kuralının gereği olan bir durumdan kaynaklandığı hususları ile butlan sebeplerinin bulunduğu iddiası yönünden yaklaşık ispat bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d67251bf3408dd0","SID":"038474bbc0e5d27b"}}